POLİTİKA - 18 Eylül 2025 Perşembe 15:54

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz bu coğrafyada ev sahibiyiz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz bu coğrafyada ev sahibiyiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bayrağımızın dalgalandığı her yere sadece huzuru ve barışı götürdük. Her zaman söylüyorum; biz bu coğrafyada ne misafiriz, ne de işgalciyiz. Unutmayın, biz bu coğrafyada ev sahibiyiz. Bin yıldır buradayız; inşallah "ilâ yevmi’l kıyâme", yani kıyamete kadar da yine burada olacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen Şehit Yakınları, Gazi ve Gazi Yakınlarımızın Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Kura Töreninde konuştu.Konuşmasına konukları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında, bir kere daha tüm kalbimle, tüm hücrelerimle vatanı için, milleti için, bayrağı için toprağa düşmüş tüm şehitlerimizi, sizin yiğit evlatlarınızı ve yakınlarınızı rahmetle yad ediyorum. Cenab-ı Allah asil ruhlarını şad, mekanlarını cennet, makamlarını inşallah âli eylesin, diyorum.Yarın önemli bir günü, Gaziler Günü’nü idrak edeceğiz. Buradaki kardeşlerimizin nezdinde tüm gazilerimizin "Gaziler Günü’nü" şahsım ve milletim adına şimdiden tebrik ediyorum. Bu vesileyle mukaddes değerlerimiz uğruna kanlarını akıtan, böylece gazilikle müşerref olan kahramanlara Rabbim’den uzun ve hayırlı ömürler niyaz ediyor, ahirete irtihal etmiş olanlara rahmet diliyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Şehitlerin yüksek mertebelere sahip olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Müslümanlar olarak, Yüce Allah’ın şu ilahi müjdesine ve ikazına yürekten inanıyoruz: Rabbimiz, hayat rehberimiz olan Kur’an’da şüheda için şöyle buyuruyor: "Onlara ölüler demeyin, onlar diridirler ama siz bunun şuurunda değilsiniz." Evet, biz, tam manasıyla idrakinde olamasak dahi şehitlerimiz "diridir"; ve "Rabbimiz katında" inşallah rızıklandırılmaktadır. Şehitlerimizin manevi gölgeleri asırlardır olduğu gibi bugün de bize refakat ediyor; inşallah kıyamete kadar üzerimizden hiç eksik olmayacak" açıklamasını yaptı.

Şehitlere olan şükran borcunun ne yapılırsa yapılsın layıkıyla ödenemeyeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her zaman söylüyorum, bugün bir kez daha hatırlatmak istiyorum: Şehadet şerbeti içerek mertebelerin en yükseğine erişmiş kahramanlara, ne yaparsak yapalım, şükran borcumuzu layıkıyla ödeyemeyiz. Aynı şekilde gazilik payesini kuşanarak, bu aziz milletin katında en büyük rütbelerden birine nail olmuş gazilerimize de minnettarlığımızı hakkıyla ifa ve ifade edemeyiz. Çünkü bu vatan ve bu topraklar, bize aziz şehitlerimizin emanetidir. Şehitlerimizin anne-babaları, kardeşleri, eş ve çocukları da, devlet-millet olarak sahip çıkmamız gereken birer emanettir. Tıpkı ülkemiz, devletimiz, bayrağımız ve bağımsızlığımız gibi sizler de aziz şehitlerimizin emanetleri olarak bizim için çok ama çok kıymetlisiniz" açıklamasını yaptı.

"Bizler şehidini kalbinin en mutena köşesine yerleştirmiş, gazilerini baş tacı etmiş, şehit ve gazi yakınlarını daima bağrına basmış bir milletiz; böyle bir hükümetiz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm imkanlarımızla, şehitler tepesini boş bırakmayan o yüce ruhlara layık olma çabasındayız. Gaziler Günü vesilesiyle tertiplediğimiz kura törenimiz, bunun en somut nişanesidir. Birazdan çekeceğimiz kurayla 630 şehit yakını, gazi ve gazi yakınımızın atamalarını gerçekleştireceğiz. Şüphesiz ateş düştüğü yeri yakar; ve çoğu zaman kelimeler bu yangını söndürmekte kifayetsiz kalır. Yine biliyorum ki; evladını, kardeşini, hayat arkadaşını, anne-babasını toprağa vermiş mahzun ve mahcup bir gönlün içinde kopan fırtınaları dindirecek, duadan başka, hiçbir söz ve eylem yoktur. Ama buna rağmen, bugünkü törenle bir nebze de olsa sizlere olan minnet, vefa, şükran borcumuzu yerine getirebilmenin memnuniyeti içerisindeyiz. Birazdan çekilecek kuralarla görev yerleri belli olacak her bir kardeşime şimdiden kamu hizmetlerinde hayırlı ve başarılı vazifeler diliyorum" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Bugünkü atamayla birlikte, 51 bin 947 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının kamuda istihdam edildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, her zaman şehit yakınları ve gazi ve gazi yakınlarının yanlarında olacaklarını belirtti. Erdoğan," "Şehitlerimizin muazzez hatırasını, gazilerimizin gönlünü incitecek en ufak bir söze, beyana, tavra, fiile zerre miskal tahammülümüz yoktur. Bu konudaki kararlılık ve hassasiyetimizden hiçbirinizin şüphesi olmasın.Devletimizin şefkat eli daima sizin üzerinizde olmaya devam edecek. Derdinizi derdimiz, sevincinizi sevincimiz, sıkıntınızı sıkıntımız olarak görmeyi ve bunların çözümü için elimizden geleni yapmayı sürdüreceğiz. Allah’ın izniyle ne bu aziz milletin, ne de sizin başınız öne eğilmeyecek. Her daim sizin yanınızda olmaya, sizlere kol-kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Bütün bunları sizleri teskin etmek için söylemiyorum. 23 yıldır ortaya koyduğumuz samimi gayretlerin bir neticesi olarak bunları açık yüreklilikle ifade ediyorum" değerlendirmesini yaptı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemiyle birlikte 31 yıldır bilfiil siyasetin içinde olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu süreçte çok ağır bedeller ödedik, çok zorlu günlerden, çok çetin imtihanlardan geçtik. Ama, Rabbime sonsuz hamdolsun, ne size olan ahdimize, ne de şehit ve gazilerimizin emanetlerine gölge düşürmedik. Her karışı şehit ve gazilerimizin kanlarıyla sulanan bu vatanı muhafaza ve müdafaa etmek için ne gerekiyorsa yaptık. Terörün her türlüsüyle en etkin şekilde mücadele ettik. Kader ortaklığımıza, yol arkadaşlığımıza, kan kardeşliğimize, millî birlik ve dayanışma ruhumuza pusu kuranların planlarını hep birlikte yırtıp attık. Bütün ihanet odaklarına rağmen, içeriden ve dışarıdan gelen envaı çeşit saldırıya rağmen vatanımıza namahrem ellerin değmesine izin vermedik. Şunu hiç kimse unutmasınŞahitlerimizin kabirleri, emperyalistlerin taşeronluğunu üstlenen ihanet ve işgal odaklarına karşı kazılmış birer siperdir. O siperler hiçbir zaman aşılmadı ve aşılmayacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de yaşanan Soykırıma en güçlü sesin Türk Milletinden ve Türkiye Cumhuriyeti’nden çıktığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Erdoğan,"Milletçe, zor bir coğrafyada ve zor bir zaman diliminde yaşıyoruz. Bin yıldır ateşle imtihan olduğumuz bu topraklarda, bugün de özgürce, onurlu ve başı dik bir şekilde var olma mücadelesi veriyoruz. Filistin başta olmak üzere, mazlumların feryatlarının, bomba ve kurşun seslerinin arasında kaybolduğu ağır imtihan günlerinden geçiyoruz. Başında "Gazze Kasabı" Netanyahu’nun bulunduğu katliam şebekesi, her gün bir ülkeye saldırarak, zalimlikte ve barbarlıkta sınır tanımıyor. 23 aydır tüm insanlığın gözleri önünde gerçekleştirilen bu soykırıma, en güçlü tepki; yine Türk Milleti’nden ve Türkiye Cumhuriyeti’nden yükseliyor. Öte yandan Türkiye’nin, mazlumlara umut aşılayan bu vicdanlı duruşunun, zalimleri ve destekçilerini rahatsız ettiğini, hepimiz çok net görebiliyoruz. Dikkat ederseniz, artık bunu gizleme gereği duymuyorlar. Kimi zaman medya ve sosyal medyadaki tetikçileri aracılığıyla Kimi zaman siyasetçi kılıklı aparatları vasıtasıylaKimi zaman uğruna can vereceğimiz mukaddesatımıza dil uzatarakKimi zaman da tam 27 yıldır dinmeyen kuyruk acısının öfkesiyle niyetlerini, rahatsızlıklarını, hazımsızlıklarını açığa vuruyorlar" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Kıyamete kadar da yine burada olacağız"

Türkiye’nin devlet geleneğinin 2 bin yıl öncesine dayandığını bir kez daha hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü;

"Biz, tarih sahnesine yeni çıkmış nevzuhur bir devlet değiliz. Tam tersine, Türkiye Cumhuriyeti olarak, hafıza kartında 2 bin yıldan fazla tecrübesi, birikimi ve müktesebatı olan köklü bir devletiz. Cumhurbaşkanlığı forsumuzdaki her bir yıldız, işte bu kadim geleneğin birer sembolüdür. Şimdi birileri çıkıyor, güya bize laf atıyor; tarih dersi vermeye çalışıyor. Oysa biz, bize sataşanların daha iki-üç nesil önce geldiği topraklarda yüzyıllar boyunca hüküm sürdük, tüm cihana nizam verdik, adaletin kılıcı olduk. Şair diyor ya .... "Bir zamanlar biz de millet hem nasıl milletmişiz, Gelmişiz dünyaya millet milliyet nedir öğretmişiz" Biz böyle bir milletiz, sıradan değil. Bayrağımızın dalgalandığı her yere sadece huzuru ve barışı götürdük. Her zaman söylüyorum; biz bu coğrafyada ne misafiriz, ne de işgalciyiz. Unutmayın, biz bu coğrafyada ev sahibiyiz. Bin yıldır buradayız; inşallah "ilâ yevmi’l kıyâme", yani kıyamete kadar da yine burada olacağız."

"Kimin ne yapmaya çalıştığının tabii ki farkındayız"

"Kimin ne yapmaya çalıştığının tabii ki farkındayız. Senaryoyu da, senaristi de gayet iyi biliyoruz. Bölgemizi istikrarsızlığa hapsetmeye yönelik planlar inşallah tutmayacak. Emperyalist ve Siyonist kan dökücüler, sinsi emellerine ulaşamayacak." diyen Erdoğan," Allah’ın izniyle her türlü oyunu bozacak, her türlü senaryoyu yırtıp atacak kudrete, kuvvete, kapasiteye ve elbette basiret ve ferasete sahibiz.Tahriklere kapılmadan, sağduyu ve serinkanlılık içinde, dikkatli ve kararlı bir şekilde kutlu yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. 86 milyon olarak ebedi kardeşliğimize, birlik ve beraberliğimize sıkı sıkıya sarılarak, oyunları bir kez daha bozacağız. Bizi etnik köken, mezhep ve hayat tarzı üzerinden bölmeye çalışanlara inat; birbirimize tutunacağız, birbirimize sarılacağız, birbirimize güveneceğiz; birbirimizle hoşgörü ve empatinin diliyle konuşacağız. Biz unutmayın Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Arabıyla, Çerkeziyle bir olacağız, iri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız" dedi.

"Bu süreci alnımızın akıyla, şehit ve gazilerimizin emanetine en ufak bir leke bulaştırmadan inşallah başarıyla taçlandıracağız"

Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan," Ümitli, sabırlı, sağlam ve samimi adımlarla ilerlediğimiz Terörsüz Türkiye hedefine, inşallah, beraberce vasıl olacağız. Sizlerin de desteği ve hayır duasıyla, bu süreci alnımızın akıyla, şehit ve gazilerimizin emanetine en ufak bir leke bulaştırmadan inşallah başarıyla taçlandıracağız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak yeni bir kardeşlik destanını, yeni bir başarı hikayesini hep birlikte yazacağız. Buna hazır mıyız? Bunu yapmaya var mıyız? İşte o zaman şehitlerimiz de bize ebedi alemden dualarını yansıtacaktr. Malum şehitlerimiz sevgililer sevgilisi Peygamberimize ve peygamberlere en yakın makamdalar. Rabbim bizlere de bu makamı nasip eylesin. Şehitlerimize ve gazilerimize milletçe şükranlarımızı tekraren ifade ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla atama kurasını başlattı. Erdoğan, sahneye gelen çocuklarla sohbet ederek onlara harçlık verdi. Daha sonra ataması yapılan isimleri sahneye davet eden Cumhurbaşkanı, yeni görevlerine başlayacak personeli tebrik etti.

Bakan Göktaş’tan anlamlı hediye

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, programda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a özel bir hediye takdiminde bulundu. Hediye olarak sunulan eser, 4 Kasım 2016’da El Bab’da şehit düşen Alper Kocaman’ın eşi Azize Kocaman tarafından katı’ sanatıyla hazırlandı. Eserde Kâfirun, Nas, Felak ve İhlas sureleri yer alıyor. Harflerin ağaç formunda işlendiği kompozisyon, ilahi kelamın kökleşen ve hayatı kuşatan yönünü sembolik biçimde yansıtıyor.

Hülya Keklik 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli Belediyesi’nden 23 ayda 23 yeni araç Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik, göreve geldiği günden bu yana yürüttüğü tasarruf politikasıyla hem belediyenin borç yükünü büyük ölçüde hafifletti hem de 23 yeni aracı ilçenin hizmetine sundu. 56 bin metrekare asfalt ihalesi, yeni barınak projesi ve Ahmet Şensan Kültür Merkezi’nin bulunduğu 6 bin metrekarelik alanın yenilenmesi gibi adımların yanı sıra araç filosunun güçlendirilmesi için de kalıcı adımlar atan Başkan Tetik, gerçekleştirdiği mahalle buluşmalarıyla da sık sık vatandaşların taleplerini yerinde dinleyerek halkın takdirini kazandı. Son dönemde esnaf odası ziyaretlerini artırarak her kesimden vatandaşın ilçe yönetimine ve yatırımlara ilişkin taleplerini bizzat ilk ağızdan dinleyen Tetik, belediyenin mali gücünün artırılmasıyla hizmetlerin de hız kazanacağına dikkat çekti. Mart ayı itibariyle 4 yeni aracı Temizlik İşleri Müdürlüğü bünyesinde kullanılmak üzere hizmete sunduklarını kaydeden Tetik, özellikle ara sokakların hijyen standartlarının artırılması için 10 işçinin 1 saate yaptığı işi yarım saatte tek başına yapan yeni araç alımı gerçekleştirdiklerini ifade etti. Söz konusu araçların sayısının artırılarak şehrin temizlik sorununu tamamen çözeceklerini belirten Başkan Tetik; "Nazilli’nin iki temel sorunu var; yol ve temizlik. Yol sorununu büyük ölçüde çözecek ihalemiz için ilanlarımız yayınlandı. Temizlik sorununu çözüme kavuşturmak için işçi alım girişimlerimiz ne yazık ki Ankara’dan bir sonuç alamadı. Biz de çözümü teknolojiden yana kullandık ve yeni araçlarımızı şehrimize kazandırdık. Bu araçların sayısını artırarak bu sorunu da çözmüş olacağız. Halkımız sabırlı olsun. Tüm sorunları el birliğiyle çözüme kavuşturacağız" dedi.
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı böyle görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dron ile havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum ETSO Mart ayı Meclis Toplantısı yapıldı: UR-GE projelerinde Türkiye birinciliği vurgulandı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ETSO Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında yapıldı. Toplantıda, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın tarafından aylık faaliyet raporu meclis üyelerine sunuldu. Toplantının en önemli gündem maddelerinden biri Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) projeleri oldu. Başkan Saim Özakalın meclise yaptığı sunumda, ETSO’nun UR-GE projelerinde Türkiye genelinde birinci sırada yer aldığını belirterek, bu istikrarlı başarının firmalarımızın yeni teknolojilerle tanışmasına, vizyonlarını genişletmesine ve küresel pazardaki yeni ufuklara adapte olmasına ivme katacağını ifade etti. Ankara Temasları ve Stratejik Kazanımlar Meclise Aktarıldı Saim Özakalın’ın meclis üyelerine sunduğu faaliyet raporunda, geride kalan ay boyunca Ankara’da ve Erzurum’da yürütülen yoğun temaslar detaylandırıldı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ile yapılan görüşmelerde, Erzurum’un 2. OSB genişleme süreci, 6. Bölge teşvikleri ve mesleki eğitim yatırımları için alınan destek sözleri meclis üyeleriyle paylaşıldı. Rapor kapsamında ayrıca, ETSO heyetinin Erzurum Valisi Aydın Baruş ziyareti, Model Fabrika Projesi hazırlıkları, Ziraat Bankası ve Halkbank bölge müdürlükleriyle yapılan finansmana erişim toplantıları ile Kadın ve Genç Girişimciler kurullarının yürüttüğü çalışmalar değerlendirildi. Toplantı, meclis üyelerinin sektörel taleplerini dile getirmesi ve Ramazan ayı gıda yardımları gibi sosyal dayanışma faaliyetlerinin istişare edilmesinin ardından sona erdi.
Balıkesir Havran ölüm kavşağına ışıklandırma yapıldı Balıkesir’in Edremit ile Havran ilçeleri arasındaki D230 karayolu üzerinde bulunan Çamdibi Kavşağı’na trafik sinyalizasyon sistemi kuruldu. Yıllardır çok sayıda trafik kazasının meydana geldiği ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği ya da yaralandığı kavşakta yapılan trafik sinyalizasyon düzenlemesi sonrası trafik akışı kontrollü hale getirildi. Edremit-Havran karayolu üzerinde yer alan Çamdibi Kavşağı, özellikle orta refüjden yapılan dönüşler ve tali yoldan ana yola kontrolsüz çıkışlar nedeniyle uzun süredir bölgenin en riskli trafik noktalarından biri olarak gösteriliyordu. Ana yol üzerinde yüksek hızla ilerleyen araçlarla kavşağa giren araçların karşı karşıya gelmesi sonucu yıllar içinde çok sayıda ciddi kaza meydana geldi. Bölge sakinlerinin ve sürücülerin ifadelerine göre kavşakta bugüne kadar onlarca kaza yaşandı, birçok kişi hayatını kaybetti ve çok sayıda vatandaş da yaralandı. Özellikle gece saatlerinde görüş mesafesinin düşmesi ve kavşakta herhangi bir sinyalizasyon sisteminin bulunmaması kazaların en önemli nedenleri arasında gösteriliyordu. Uzun süredir kamuoyunda tartışma konusu olan kavşakta karayolları ekipleri tarafından trafik ışıklandırma ve sinyalizasyon sistemi kuruldu. Yeni sistemle birlikte ana yol ve tali yol geçişleri ışıklarla kontrol altına alınırken, orta refüj dönüşleri de daha güvenli hale getirildi. Işıklandırma sisteminin devreye girmesiyle birlikte bölgede trafik akışının daha düzenli hale geldiği görülürken, sürücüler de kavşaktan daha kontrollü şekilde geçiş yapmaya başladı. Ancak yıllardır çok sayıda kazanın yaşandığı kavşağa trafik ışıklarının ancak şimdi konulması, "Bu önlem kavşak ilk yapıldığında neden alınmadı?" sorusunu da beraberinde getirdi. Bölge halkı, onlarca can kaybı ve yaralanmanın yaşandığı noktada yapılan düzenlemenin geç kalınmış ancak önemli bir adım olduğunu ifade ediyor.
İstanbul Dirençli mantar enfeksiyonlarına karşı yeni tedavi yaklaşımı geliştiriliyor Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Yağmur Ekenoğlu Merdan, yürütücülüğünü üstlendiği projede, son yıllarda hastanelerde daha sık görülen ve tedavisi zorlaşan "candidozyma auris" adlı mantara karşı yeni bir tedavi yaklaşımının araştırıldığını söyledi. TÜBİTAK-ARDEB 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında desteklenmeye değer bulunan çalışmada, mevcut mantar ilaçlarının etkinliğini artırmaya yönelik yenilikçi bir yöntem laboratuvar ortamında inceleniyor. Projede ele alınan candidozyma auris’in, özellikle bağışıklık sistemi zayıf hastalarda ciddi enfeksiyonlara yol açabildiğini belirten Dr. Ekenoğlu Merdan, bu mantar türünün birçok yaygın ilaca karşı direnç geliştirebildiğine dikkat çekti. Dr. Ekenoğlu Merdan, "Hastane enfeksiyonları açısından önemli bir sorun haline gelen candidozyma auris, mevcut tedavilere her zaman yeterli yanıt vermeyebiliyor. Bu da yeni ve destekleyici tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor" dedi. Mevcut ilacın etkisini güçlendiren bir yaklaşım Araştırma hakkında bilgi veren Dr. Ekenoğlu Merdan, "Mantarların çoğalma ve iletişim mekanizmalarını baskılayabilen farnesol adlı bir maddenin, özel taşıyıcı yapılarla birlikte kullanılması ve yaygın olarak kullanılan flukonazol adlı mantar ilacıyla oluşturduğu birlikte etkinin değerlendirilmesini hedefliyoruz. Bu yaklaşımın, ilacın mantar üzerindeki etkisini artırarak daha etkili ve güvenli tedavi seçeneklerine katkı sağlayabileceğini öngörüyoruz" dedi. Laboratuvar sonuçlarıyla etkinlik değerlendiriliyor Çalışma kapsamında geliştirilen bu yeni kombinasyonun, mantarın çoğalmasını ne ölçüde baskıladığı ve tedaviye katkı potansiyeli laboratuvar ortamında test edildiğini söyleyen Dr. Ekenoğlu Merdan, "Amacımız mevcut antifungal ilaçların etkinliğini artırabilecek, uygulanabilir ve güvenli yeni yaklaşımlar ortaya koymak. Bu tür çalışmalar, dirençli enfeksiyonlarla mücadelede önemli bir bilimsel zemin oluşturuyor" diye konuştu. Gelecek çalışmalara bilimsel altyapı sunması bekleniyor Araştırmadan elde edilecek bulguların, dirençli mantar enfeksiyonlarına yönelik yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlaması ve ileride yapılacak daha kapsamlı çalışmalara yol göstermesi amaçlanıyor.