POLİTİKA - 04 Mart 2026 Çarşamba 21:07

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Millet olarak ebedi yurdumuz olan bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özel Kuvvetler Komutanlığında düzenlenen Mehmetçik ile İftar Programı’na katıldı. Türkiye’nin dört bir köşesinde görev yapan askerlere üstün başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabbim askeri, polisi, jandarması, güvenlik korucusu ve istihbaratçısıyla tüm güvenlik güçlerimizin yardımcısı olsun. Onları her türlü kazadan, beladan, saldırıdan, ihanetten korusun ordumuzu daima muzaffer eylesin. Elbette bu mübarek akşamda vatanı için, milleti için, bayrağı için toprağa düşmüş tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyor ruhları şad, menzilleri mübarek, mekanları inşallah cennet olsun diyorum" diye konuştu.

"Tarih boyunca bize ömür biçenler, bize hasta adam yaftası vuranlar, bizi bu topraklardan söküp atabileceklerini zannedenler oldu. Hepsinin heveslerini kursaklarında bıraktık"

Türk milleti için en sık kullanılan ifadelerden birinin "asker millet" tanımı olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatanımız, bayrağımız, bağımsızlığımız ve mukaddes değerlerimiz tehdit edildiğinde istiklalimiz ve istikbalimiz tehlikeye girdiğinde nasıl bir millet olduğumuzu bu topraklardaki bin yıllık tarihimizde defalarca gösterdik. Tarih boyunca bize ömür biçenler, bize hasta adam yaftası vuranlar, bizi bu topraklardan söküp atabileceklerini zannedenler oldu. Ezanı Muhammediyelerimizi susturmaya, rengini şehitlerimizin kanından alan şanlı bayrağımızı indirmeye yeltenenler müstevliler oldu. Hepsinin heveslerini kursaklarında bıraktık. Önce Çanakkale’de en son İstiklal Harbimizde harimi ismetimize uzanan kirli ve kalleş elleri tüm imkansızlıklara rağmen tek tek kırmayı başardık. Bu mücadele ruhuna sahip olmasaydık dünyanın en çok çalkantılı bölgesinde bin yılı aşkın zamandır alnı açık başı dik bir şekilde yaşayamazdık. Bugün de etrafımızda yanan ateş çemberinin ortasında bir istikrar adası olarak temayüz ediyorsak bunu ilk önce esareti asla kabul etmeyen milli seciyemize ardından da kahraman ordumuzun caydırıcılığına borçluyuz" açıklamasında bulundu.

"Bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız"

Türkiye Cumhuriyeti’nin küresel ölçekte takdir toplayan siyasi, diplomatik ve ekonomik gücünün gerisinde eğitimi, donanımı, disiplini, cesareti ve vizyonuyla Türk Silahlı kuvvetleri olduğuna dikkati çeken Erdoğan şöyle devam etti:

"Türk ordusu milletimizle birlikte gönül coğrafyamızda yaşayan milyonlarca dost ve kardeşimizin de güven kaynağı haline gelmiştir. Değerli arkadaşlar ecdadımızın asırlarca ‘ey şanlı ordu, ey şanlı asker’ nidalarıyla yüreklendirdiği kahraman ordumuzu her türlü desteği vererek daha da güçlendirmeye devam ediyoruz. İşte en son geçtiğimiz hafta HAVELSAN’da çok önemli bir açılış töreni gerçekleştirdik. Tamamlandığında Avrupa’nın en büyüğü olacak simülatör üretim ve entegrasyon tesisinin temeline attık. Öncesinde Deniz Kuvvetlerimizin gücüne güç katacak çeşitli platformların hizmete giriş, bayrak çekme ve saç kesme törenini icra ettik. Savunma ve havacılık ihracatında 2025 yılını 10 milyar doları açtığımız rekor bir rakamla tamamladık. Almanya’da yapılan NATO tatbikatında silahlı kuvvetlerimiz yetenekleriyle hem bizi gururlandırdı hem de müttefiklerimizden büyük takdir topladı. Şayet füze testi yapmayın. Balıklar ürküyor diyenlere kulak kabartsaydık elbette bunların hiçbirini başaramazdık. Hep söylüyorum. Ama bugün bir kez daha altını çizerek söylüyorum; Millet olarak ebedi yurdumuz olan bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız."

"Ülkemizin ve güvenliğini temin hususunda irademiz de kapasitemiz de en üst düzeydedir"

Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın sıkıntılı bir süreçten geçtiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu günlerde hudut ve hava sahası güvenliğini şansa bırakmadıklarını belirterek, "Bu sabahki olayda olduğu gibi NATO müttefiklerimizle yakın istişare içinde her türlü önlemi alıyoruz ve anında gerekli müdahalede bulunuyoruz. Bir daha benzer hadiselerin yaşanmaması için de uyarılarımızı en net biçimde yapıyoruz. Allah’a hamt olsun. Ülkemizin ve güvenliğini temin hususunda irademiz de kapasitemiz de en üst düzeydedir. Son 23 yılda her türlü engele, ambargoya, sabotaja ve ihanete rağmen yılmadan, yorulmadan çalıştık. Kendimize inandık, milletimize güvendik ve neticede bugün hayal dahi edilemeyen seviyelere geldik. İnşallah çok daha iyi yerlerde olacağız. Türkiye Yüzyılını mutlaka inşa edeceğiz. Bütün oyunları bozacak, bütün engelleri aşacak, bizi çekmek istedikleri tuzaklara düşmeden bu ülkeyi çocuklarımıza gurur duyacakları bir emanet olarak bırakmayı inşallah başaracağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun" ifadelerini kullandı.

Ömer Faruk Karataş



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Sinan Ateş cinayeti davasında sanıkların yargılanmasına devam edildi Sinan Ateş cinayetinde dosyaları ana dosyadan ayrılan 10 sanığın yargılanmasına devam edildi. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuksuz sanıklardan Suat Yılmazzobu ve Talha Atalay ile Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, ablası Selma Ateş, Sevda Ateş ve taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar Burak Kılıç ve Gökhan Türkmen ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Sanık Burak Kılıç, mahkeme başkanının Sinan Ateş’in evinin bulunduğu yerin fotoğrafını Tolgahan Demirbaş’a neden gönderdiğini sorması üzerine, "Bunu benden kimse istemedi. İsteseydi mutlaka hatırlardım. Olayın üzerinden çok zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Maktulün yaşadığı sitede birden fazla bina vardır. Maktulün tam nerede yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum. Görüntüleri çekip çekmediğimi de hatırlamıyorum, sosyal medyadan, internetten bulmuş olabilirim" dedi. Kılıç, Sinan Ateş’i birebir tanımadığını belirterek, "Bir husumetim yok. Tolgahan Demirbaş ile mesajlaşmalardaki ‘S.A.’ Sinan Ateş değildir, kim olduğunu hatırlamıyorum" diye konuştu. Ana davada yargılanan Doğukan Çep’in konakladığı otelin sahibi olan tutuksuz sanık Gökhan Türkmen ise, "Doğukan Çep olay günü otelimize sahte kimlikle giriş yapmıştır. Kimliğin sahte olup olmadığını tespit etmek bizim yetkimizde değildir. Sahte kimlik adına yapılmış ödememiz de mevcuttur. Ben olay günü zaten şehir dışındaydım. Bu nedenle beraatımı talep ediyorum" dedi. Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesi’nde görevden uzaklaştırılan Komiser Atalay da cinayetle bir alakası bulunmadığını iddia ederek, "Tolgahan Demirbaş ile aynı camiadan olmamız sebebiyle suçlanıyorum" dedi. Sinan Ateş’in ablası Sevda Ateş, sanıkların ifadelerine tepki göstererek, "Hatırlamıyorum diyorlar. Adalete güvenim sonsuz. Eminim ki bu olayın her saniyesi akıllarındadır. Bu savunmaların yalan olduğuna eminim" diye konuştu. Ara kararını açıklayan mahkeme, bilirkişi raporunun beklenmesine, sanık avukat Serdar Öktem’in 6 Ekim’de İstanbul’da öldürülmesi nedeniyle dosyasının ayrılmasına karar verdi. Sanık Yunus Hasar hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına ve diğer sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına karar veren mahkeme, duruşmayı 24 Haziran’a erteledi.
Kırıkkale AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ercan: "Ateş çemberine rağmen hizmetlerimize devam ediyoruz" AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, yaşanan gelişmelere ilişkin, "Biz o ateş çemberinin içerisinde hamdolsun faaliyetlerimize, hizmetlerimize devam ediyoruz" dedi. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, Kırıkkale Öğretmenevi’nde partisinin düzenlediği iftar programına katıldı. Programda konuşan Ercan, son dönemde bölgede yaşanan gelişmelere değinerek, "Bu son haftada İran’da İsrail’den dolayı başlayan bir savaş var ortamda. Ama bunun öncesi de vardı. Sadece bu üç günlük mesele değil. Gazze’de kanayan bir yaramız var. Kuzey, güney, doğu ve batı nereye bakarsanız bakın etrafımız ateş çemberi ama biz o ateş çemberinin içerisinde hamdolsun faaliyetlerimize, hizmetlerimize devam ediyoruz" dedi. Türkiye’nin zor bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Ercan, "Ne kadar şükretsek azdır Cenab-ı Allah’a. Kıymetli kardeşlerim, ülke olarak AK Parti hükümetleri olarak inanın çok gayret veriyoruz, vermeye de devam ediyoruz. Durmadan, yorulmadan çalışan bir liderimiz var elhamdülillah. Ne kadar şükretsek azdır. Dünyada sözü dinlenen bir liderimiz var. Bu çok büyük bir imkan, çok büyük bir avantaj. Allah başımızdan eksik etmesin" diye konuştu. İftar programında AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan, İl Başkanı Engin Pehlivanlı ve İl Kadın Kolları Başkanı Özden Temoçin de katılımcılara hitap etti.