POLİTİKA - 30 Ağustos 2025 Cumartesi 19:54

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Elhamdülillah 9 yıl gibi kısa bir sürede imkansız denileni başardık. FETÖ ihanet çetesinin askeri eğitim sistemimizde sebep olduğu tahribatı ziyadesiyle telafi ettik"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Elhamdülillah 9 yıl gibi kısa bir sürede imkansız denileni başardık. FETÖ ihanet çetesinin askeri eğitim sistemimizde sebep olduğu tahribatı ziyadesiyle telafi ettik" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da Milli Savunma Üniversitesi Harp Okulları Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende mezunları "Merhaba Harbiyeliler" diyerek selamladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Kara, Deniz ve Hava Harp Okullarındaki eğitimlerini başarıyla nihayete erdiren tüm öğrencileri canıgönülden tebrik ettiğini belirtti. Mezuniyet töreninin çok anlamlı bir tarihte gerçekleştiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık düşüncesinin ölümsüz anıtı olarak tarif edilen Büyük Zafer’in 103’üncü yıl dönümünü idrak ediyoruz. Öncelikle sizlerin şahsında aziz milletimizin, Kıbrıs Türk halkının ve yurt dışındaki 7 milyonu aşkın vatandaşımızın her birinin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ediyorum. Kahraman ordumuzun, necip milletimizle yekvücut olup adeta devleşerek yazdığı Büyük Zafer’in 103’üncü yılı kutlu olsun" diye konuştu.

Ordunun tüm mensuplarının Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nü de kutlayan Erdoğan, "26 Ağustos’ta vatanına, bayrağına, devletine, istiklal ve istikbaline sahip çıkarak, Büyük Taarruz harekatını başlatan o güçlü irade, 30 Ağustos’ta kazanılan Başkomutan Meydan Muharebesi ile zirvesine ulaşmıştır. İşgal ve istila orduları tek tek bozguna uğratılmış, Anadolu’ya göz diken emperyalist güçler makus kaderleriyle yeniden tanışmış, kirli ve sinsi senaryoların sefih figüranları bu topraklardan ebediyen kazınmıştır. 30 Ağustos’ta milletimiz, zillet ve zulmete asla rıza göstermeyeceğini, esarete boyun eğmeyeceğini, hürriyetinden ödün vermeyeceğini bir kez daha ispatlamış, bu hakikati tüm dünyaya gür bir seda ile ilan etmiştir. Milletimize bu zaferi armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin muhterem üyelerini, ordumuzun tüm neferlerini, tüm askerlerini minnetle yad ediyoruz. Kanlarıyla, canlarıyla, tam bin yıldır nazlı hilale gölge düşürmeyen, şehit ve gazilerimize Cenabıallah’tan rahmet niyaz ediyorum. Rabb’im ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin diyorum" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Harp Okullarımızdaki toplam mezun sayımızı 19 bin 735’e çıkarıyoruz"

Milli Savunma Üniversitesine bağlı harp okullarından mezun olan teğmenlerin sevinç ve heyecanlarına ortak olduğunu söyleyen Erdoğan, "Kara Harp Okulumuzdan 928, Deniz Harp Okulumuzdan 278, Hava Harp Okulumuzdan 199 olmak üzere eğitimlerini başarıyla tamamlayan bin 405 teğmenimizin tamamını şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum. Harp okullarımızda öğrenim gören 106 misafir öğrencimizi de aynı şekilde kutluyorum. Böylelikle 2016’dan bugüne Kara Harp Okulumuz bünyesinde 754’ü misafir 15 bin 755, Deniz Harp Okulumuzun çatısı altında 100’ü misafir 2 bin 167, Hava Harp Okulumuzda ise 148’i misafir bin 793 öğrencimizle birlikte harp okullarımızdaki toplam mezun sayımızı 19 bin 735’e çıkarıyoruz" ifadelerini kullandı.

Mezun olan teğmenlerin ordunun farklı kademelerinde üstlenecekleri görevlerle denizde, havada ve karada ülkenin gücüne güç katacaklarını aktaran Erdoğan, "Sahip oldukları bilgi, yetenek ve kabiliyetlerle ülkemizde, sınırlarımızda ve bölgemizde caydırıcılığımıza çok önemli katkılar yapacak, kalplerinde taşıdıkları vatan, millet, ezan ve devlet aşkıyla, tarihimizden ve ecdadımızdan devraldıkları o kutlu mirası yarınlara aktaracak, erdemleriyle, ahlaklarıyla, vizyonlarıyla, şahsiyetleriyle, imanlarıyla, peygamber ocağımızın sancağını yurt içinde ve yurt dışında iftiharla dalgalandıracak bu evlatlarımıza şimdiden muvaffakiyetler diliyorum. Rabb’im ayağınızda taş değdirmesin" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Suriye ile işbirliğimizi askeri eğitim dahil geniş bir yelpazede ilerletiyoruz"

Mezun olan genç teğmenlerin ailelerine de şükranlarını ileten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Aynı şekilde teğmenlerimize modern, güçlü ve nitelikli bir eğitim vererek onları hayata ve mesleğe hazırlayan tüm hocalarımıza, komutanlarımıza, üniversitemizin her bir mensubuna teşekkür ediyorum. Gönül elçilerimiz olarak telakki ettiğimiz misafir öğrencilerimize de kendi ordularında üstlenecekleri vazifelerde başarılar temenni ediyoruz. Dost ve kardeş ülkelerin Milli Savunma Üniversitesine her yıl artan ilgisini çok kıymetli buluyoruz. 9 sene önce 27 olan ülke sayısının bu yıl 48’e ulaşması Türkiye’nin askeri alanda yükselen itibarının da bir nişanesidir."

Suriye’de yeni hükümet sonrasında gerçekleşen askeri işbirliklerinin önemine değinen Erdoğan, "Devrimden sonra komşumuz Suriye ile işbirliğimizi askeri eğitim dahil geniş bir yelpazede ilerletiyoruz. Misafir askeri personellerin ülkemizle ve milletimizle kurdukları güçlü bağların ortak geleceğimizde önemli bir yer tutacağını düşünüyorum. Biz de kendileriyle irtibatımızı daima koruyacağız. İnşallah gelecekte ülkelerine hizmet ettikleri farklı görevlerde kendileriyle tekrar mülaki olacak, ortak çalışmalara beraber imza atacağız" ifadelerini kullandı.

Bando Astsubay Meslek Yüksekokulunda 38’i Türk, 2’si yabancı olmak üzere toplam 40 öğrencinin mezun olduğunu belirten Erdoğan, "Yarın da inşallah kara, hava, deniz, meslek yüksek okullarımızda öğrenim gören 68’i misafir 2 bin 41 öğrencimiz diplomalarını alacak" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"FETÖ ihanet çetesinin askeri eğitim sistemimizde sebep olduğu tahribatı ziyadesiyle telafi ettik"

Mezun olan öğrencileri tebrik eden Erdoğan, "Elhamdülillah 9 yıl gibi kısa bir sürede imkansız denileni başardık. FETÖ ihanet çetesinin askeri eğitim sistemimizde sebep olduğu tahribatı ziyadesiyle telafi ettik. Bakınız, bugün Kara Kuvvetlerimizde görev yapan subayların yüzde 76’sı, Deniz Kuvvetlerimizin yüzde 45’i, Hava Kuvvetlerimizin ise yüzde 31’i üniversitelerimizden mezun oldu. Yine Kara Kuvvetlerimizin mevcut astsubaylarının yüzde 59’u, Deniz Kuvvetlerimizin yüzde 32’si, Hava Kuvvetlerimizin ise yüzde 24’ü Milli Savunma Üniversitemiz mezunlarından oluşuyor. Sadece eğitim ve personel boyutunda kalmadık" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"TSK’da zafiyet bekleyenlerin hepsini hüsrana uğrattık"

Sınır ötesi harekatlardan diğer operasyonlara kritik birçok adımın atıldığının altını çizen Erdoğan, "Hatırlarsanız 15 Temmuz sonrası ellerini ovuşturanlar peydah olmuştu. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde zafiyet bekleyenlerin hepsini hüsrana uğrattık. Milli Savunma Üniversitemizin de güçlü desteğiyle ordumuz, dimdik ayakta olduğunu dost düşman herkese ispat etti. Türkiye üzerine sinsi hesap yapanlar, 15 Temmuz’da kolumuzu kestiklerini zannediyorlardı. Kesilenin sadece sakalımız olduğunu çok kısa sürede onlar da gördüler. Biz ise onların 40 yıldır besleyip büyüttükleri yılanlarının başını koparttık. 40 yıllık planı, 40 yıllık hesabı, Allah’ın yardımı ve milletimizin kahramanca direnişi sayesinde bir gecede darmadağın ettik" değerlendirmelerinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Ordumuzu tüm imkanlarıyla desteklemeye devam edeceğiz"

Şer gibi görünen badireden ülkeyi, milleti ve demokrasiyi daha da güçlendirerek çıkmayı başardıklarını vurgulayan Erdoğan, "Şunu gönül huzuruyla, rahatça söyleyebiliyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bugün 9 sene öncesine göre daha güçlüdür, daha caydırıcıdır, insicamı daha kavidir, kapasitesi çok daha ileridedir. Gelecekte inşallah çok daha iyi olacağız. Personel, eğitim, donanım ve teknolojik kabiliyetler noktasında ordumuzu tüm imkanlarıyla desteklemeye devam edeceğiz. İşte bu hafta ASELSAN’da çok önemli teslimatlar yaptık. 47 araçtan oluşan çelik kubbe sistemlerini ordumuza kazandırdık. TEKNOFEST Mavi Vatan’da denizlerdeki gücümüzü yakından gördük. Burada şunu da söylemek isterim. Önümüzdeki dönemde hep bizi gururlandıracak, başka programlarımız, müjdelerimiz, teslimatlarımız olacak. ’Güçlü Türkiye Güçlü Ordu’ şiarımızı inşallah tüm katmanlarıyla adım adım hayata geçireceğiz" dedi.

Öğrencilerin ülkenin en seçkin eğitim kurumlarından biri olan Milli Savunma Üniversitesinde eğitim aldığını bildiren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Mesleğinizi icra ederken ihtiyaç duyacağınız her konuda yoğun ve yorucu olduğu kadar kaliteli süreçlerden geçtiniz. Artık yeni bir yolculuğa başlıyorsunuz. Şehit ve gazilerimizin emaneti olan şerefli bir üniformayı kuşandınız. Peygamber ocağının onurlu bir neferi olarak birbirinden önemli vazifeleri inşallah alnınızın akıyla yerine getireceksiniz. İşte bu yüzden sizlerden omuzladığınız sorumluluğun ne kadar ağır ne kadar kutsal olduğunu daima aklınızda tutmanızı rica ediyorum. Sizler vatanımızın, milletimizin, hürriyetimizin bin yıldır bu topraklarda aralıksız devam eden zafer yürüyüşümüzün teminatısınız."

"İnsani değerleri savaşta olsa bile gözetmiş müşfik bir milletin evladısınız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilere seslenerek, "Şunu da hiç ama hiç unutmayın. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de milletimiz size güveniyor. İnsanımızın size olan itimadını ve inancını lütfen boşa çıkarmayın. Ailelerinizin ve komutanlarınızın size olan güvenine lütfen halel getirmeyin. Mensubu olduğunuz bu millet, binlerce yılı bulan tarihinde hiçbir kara leke olmayan necip bir millettir. Ne zulüm ne soykırım ne katliam ne de sömürgecilik bunların hiçbirine meyil etmemiş, masumlara hiçbir zaman dokunmamış, insani değerleri savaşta olsa bile her zaman gözetmiş müşfik bir milletin evladısınız" ifadelerini kullandı.

Gazze’de yaşanan vahşeti herkesin gördüğünü vurgulayan Erdoğan, "Gözünü kin, kan ve nefret bürümüş bir cinayet şebekesinin neler yaptığını inanıyorum ki sizler de esefle takip ediyorsunuz. Biz onlar gibi hiçbir zaman olmadık ve olmayacağız. Adaletten, merhametten, şefkatten asla taviz vermeyeceğiz. Türkiye Cumhurbaşkanı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkomutanı olarak her birinizden bu hassasiyetle hareket etmenizi bekliyorum" şeklinde konuştu.

"Ünvanımız, rütbemiz ne olursa olsun hepimiz milletimizin hizmetkarıyız"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin vazife şuuru, vatan sevgisi ve millet sevdası ile birlikte üstün disiplini ile de temayüz etmiş köklü bir kurum olduğunu belirten Erdoğan, "İcra ettiğiniz meslekte disiplinin ve cesaretin yerini hiçbir şey tutmaz. Ömrünün önemli bir kısmı savaş meydanlarında geçmiş Gazi Mustafa Kemal bu gerçeği bakınız nasıl ifade ediyor. ’Disiplini mükemmel olan bir ordunun, muharebenin en buhranlı devirlerinde, geri çekilmenin en elim safhalarında bile manevi kuvveti sarsılmaz. Lakin disiplinsiz bir ordu ilk geri çekilmede dağılır ve artık ondan başka bir vazife talep etmek mümkün olmaz.’ Evet, bütün mesele budur. Ordumuzun milletimize karşı görevlerini layıkıyla yapabilmesi ancak ve ancak disiplinini her zaman en iyi düzeyde muhafaza etmesine bağlıdır. Allah korusun, bu hususta gösterilecek en küçük bir rehavetin hem ordumuza hem de devletimize ağır bedelleri olur. Sizden beklentimiz meslek hayatınız boyunca disiplin başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel prensiplerine sıkı sıkıya sarılmanızdır. Komutanlarımızın etkin tecrübelerinden istifade ederek harp okullarında aldığınız kaliteli eğitimin yol göstericiliğinde Türkiye Yüzyılı’nın inşası için fedakarca çalışacağınızdan hiç şüphem yoktur. Şununla kendinize daima rehber edilmenizi istiyorum. Ünvanımız, rütbemiz, konumumuz ne olursa olsun hepimiz milletimizin hizmetkarıyız. Aynı şekilde askeri, polisi, jandarması, sahil güvenliği ve istihbaratçısıyla tüm birimlerimiz aziz milletimizin hizmetinde ve emrindedir" ifadelerine yer verdi.

"Mesleğinize dört elle sarılmanızı sizlerden özellikle rica ediyorum"

Hiçbir ayrım yapmadan 86 milyonu kucaklamakla mükellef olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezun öğrencilerin her birinin Anayasa ve yasaların çizdiği sınırlar içerisinde, milli iradenin riyasetinde, demokratik kurum ve kurallar dahilinde ülkeye ve millete karşı mesuliyetlerini en güzel şekilde yerine getireceğine inandığını söyledi.

"Sizi ve kahraman ordumuzu yıpratmaya çalışanlar, unutmayın, herkesten önce karşılarında bizi bulacaklardır"

Erdoğan, bu süreçte öğrencileri siyasi tartışmalara çekmek isteyenlerin olabileceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Sizin üzerinizden siyasi prim kazanmak isteyen simsarlar çıkabilir. Bunları asla dikkate almayın. Moralinizi bozmalarına izin vermeyin. Sizi ve kahraman ordumuzu yıpratmaya çalışanlar, unutmayın, herkesten önce karşılarında bizi bulacaklardır. Sizin hakkınızı, hukukunuzu kimseye çiğnetmeyiz, kimseye yedirmeyiz. İşte bu özgüvenle mesleğinize dört elle sarılmanızı sizlerden özellikle rica ediyorum. Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum. Her birinizi tebrik ediyor, tek tek alınlarınızdan öpüyor, Cenab-ı Allah’tan başarılar niyaz ediyorum. Sizleri yetiştiren ailelerimize, hocalarımıza, komutanlarımıza şahsım ve milletim adına tekrar teşekkür ediyorum. Misafir öğrencilerimize de başarılar diliyor, ülkelerine bizlerden selam götürmelerini istirham ediyorum. Milli Savunma Üniversitemizin değerli yönetimini ve kadrosunu yaptıkları hizmetler, verdikleri emekler dolayısıyla ayrıca kutluyorum. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her bir mensubuna buradan en kalbi selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum."

MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ve Kara Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Levent Sabahattin Güldağı’nın da konuşma yaptığı törende, MSÜ Kara Harp Okulu dönem birincisi Yusuf Kalkan yeni teğmenlere mezuniyet andını yaptırdı. Mezuniyet andının ardından Kara Harp Okulu dönem birincisi Kalkan ve Hava Harp Okulu dönem birincisi Elif Emirmehmetoğlu yaş kütüğüne dönem yıldız ve plaketini çaktı. Deniz Harp Okulu devre birincisi Oğuzhan Demir ise Deniz Harp Okulu Mezuniyet Zinciri’ne 252’nci baklayı yerleştirmek üzere kaloma verdi.

Kara Harp Okulu devre birincisi Yusuf Kalkan, Deniz Harp Okulu devre birincisi Oğuzhan Demir ve Hava Harp Okulu devre birincisi Elif Emirmehmetoğlu, diplomalarını ını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı. Dereceye giren diğer öğrencilere ise diplomalarını TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları verdi. Dereceyle mezun olan misafir teğmenler ile diğer mezunların da diplomalarını almaları sonrasında sancak devir teslimi gerçekleştirildi. Kara, Hava ve Deniz Harp Okullarının komutanları tarafından sancaktar ve sancak muhafızlarına kılıç ve diploma verilmesinin ardından mezunlar 100. Yıl Marşı’nı okudu ve tören geçişi yapıldı.

Mehmet Kalay - Cem Geçim



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Treva ile havalimanı deneyiminde yeni dönem: Tek platform, sınırsız yolculuk Seyahat deneyimini uçtan uca yeniden kurgulamayı hedefleyen dijital platform Treva, havalimanı öncesinden başlayarak yolculuğun tüm aşamalarını tek bir yapıda bir araya getiriyor. Treva; yalnızca hizmetlere erişim sağlayan bir uygulama olmanın ötesinde, seyahat deneyimini uçtan uca orkestra eden yeni nesil bir yapı olarak konumlanıyor. Lounge erişimi, hızlı geçiş, restoranlar, duty-free alışveriş, özel transfer, araç kiralama ve otopark gibi hizmetlerin yanı sıra; uçuş bilgileri, terminal navigasyonu, Wi-Fi erişimi ve yolculuk boyunca ihtiyaç duyulan bilgilere tek noktadan erişim sağlanıyor. Yolcular, havalimanına gelmeden önce alışveriş ve siparişlerini tamamlayabilirken; havalimanında bekleme sürelerini daha verimli kullanarak daha akıcı ve konforlu bir deneyim yaşayabiliyor. Farklı pazarlarda ölçeklenen yapı İlk etapta İzmir Adnan Menderes, Milas-Bodrum ve Ankara Esenboğa havalimanlarında hayata geçen Treva’nın, kısa sürede Almatı ve Tiflis’i de kapsayacak şekilde genişlemesi planlanıyor. Platform ayrıca global ölçekte 300’den fazla havalimanında lounge erişimi ve 160 ülkede araç kiralama hizmetlerine erişim imkânı sunuyor. Yapay zeka destekli kişiselleştirme Treva’nın vizyonuna ilişkin değerlendirmede bulunan TAV İşletme Hizmetleri Pazarlama ve Dijital Çözümler İcra Kurulu Üyesi Aylin Alpay şunları söyledi: "Bugün havalimanları fiziksel olarak son derece gelişmiş yapılar. Ancak yolcunun dijital deneyimi hâlâ parçalı ilerliyor. Treva’yı bu parçalı yapıyı ortadan kaldırmak için değil, tüm deneyimi yeniden tasarlamak için geliştirdik. Treva, sadece bir marketplace değil; havalimanı deneyimini uçtan uca yöneten, yolcunun ihtiyacını doğru anda karşılayan ve tüm yolculuğu tek bir akış haline getiren bir platform. Bu anlamda Treva uygulamamızı, havalimanı deneyimi için geliştirilen ilk gerçek ‘super app’lerden biri olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı sektörlerle iş birlikleri kurarak Treva’yı seyahatin ötesine taşıyan, yaşam tarzına entegre bir platform haline getirmeyi hedefliyoruz." Treva, havalimanı ekosistemindeki hizmet sağlayıcıları tek bir noktada buluştururken; farklı sektörlerle kurulacak iş birlikleriyle deneyimi daha da zenginleştirmeyi hedefliyor. Mobilite, perakende, finansal hizmetler ve dijital servislerle sağlanacak entegrasyonlar sayesinde platform, yolculuğu yalnızca bir ulaşım deneyimi olmaktan çıkararak bütünsel bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor. Treva’ya iOS ve Android uygulamaları ile trevaworld.com üzerinden kolayca erişilebiliyor.
Antalya Kepez’e Köy Enstitüleri Kültür Evi geliyor Kepez Belediyesi ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şubesi arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Türkiye’nin eğitim tarihine önemli katkılar sunan Köy Enstitüleri’nin izleri Kepez’de yeniden canlanıyor. 1940 yılında kurularak kısa sürede üretim odaklı eğitim modeliyle örnek bir sistem haline gelen Köy Enstitüleri, 1954 yılında kapatıldı. Etkisi yıllar boyunca süren bu özgün eğitim modeli, aradan geçen 86 yıla rağmen Kepez Belediyesi tarafından yeniden gündeme taşındı. Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından biri olan Köy Enstitüleri’nin mirası, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ ile Kepez’de yaşayacak. Bu kapsamda; Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Kültür Evi, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait olan Gülveren Mahallesi’ndeki 3760 sokağın güneyinde bulunan park alanına inşa edilecek. Proje tamamlandığında, kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere Kepez Belediyesi’ne devredilecek. Kültür Evi’nde, eğitimden kültüre, sosyal sorumluluk projelerinden üniversite öğrencilerine yönelik programlara kadar birçok faaliyet yürütülecek. "Köy enstitüleri çok kıymetli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, protokolün ardından yaptığı açıklamada; köy enstitülerinin önemine vurgu yaptı. Kocagöz, "Biz, insanımız, gençlerimiz ve ülkemizin geleceği için Köy Enstitüleri’nin çok değerli olduğuna inanıyoruz. Bu inançla yola çıkarak, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneğimize her türlü desteği sağlamayı bir görev değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz. Umarım ki burası hem insanımız hem de ülkemizin geleceği için çok faydalı çalışmaların gerçekleşeceği bir yer olur. Kendilerine yürekten teşekkür ediyorum. Her zaman birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kepez’imize ve Antalya’mıza hayırlı olsun" dedi. YKKED Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak, köy enstitülerinin toplumsal ve kültürel yaşamda derin izler bıraktığını belirterek, Kepez Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilecek ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’nin bu mirası yaşatacak önemli bir yer olacağını söyledi.
İstanbul Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul’un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuk şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ ve ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, suça sürüklenen çocuk E.Ç.’nin, maktul Atlas Çağlayan’ı kesici-delici alet kullanmak suretiyle göğüs bölgesinden yaraladığı, Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporuna göre Çağlayan’ın ölümünün bu eyleme bağlı, kot kesisi ve iç organ yaralanması sonucu gelişen iç kanama nedeniyle meydana geldiği aktarıldı. 15 yaşındaki çocuk şüphelinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Yapılan yazılı açıklamada, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna ilişkin de hususlar yer aldı. ATK raporuna göre, 15 yaşındaki şüpheli E.Ç.’nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında kullandığı bıçağın, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanunu’ kapsamında kaldığı da yazılı açıklamada vurgulandı. İddianame çocuk ağır ceza mahkemesine gönderildi Olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin de dosyaya eklendiği belirtildi. Açıklamada Şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında Atlas Çağlayan’ın yanında bulunan diğer çocuklar D.Ç., Y.O.O., R.O. ve T.U.A. isimli çocuklara da bıçak doğrultmak suretiyle silahla tehditte bulunduğu belirtildi. Başsavcılık, şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ ile ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından iddianame düzenlenerek, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kamu davası açıldığını aktardı. Çocuk şüphelinin yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Bursa Edebiyatın kalbi Osmangazi’de atıyor Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve eğitim çalışmaları kapsamında düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’, edebiyat tutkunlarını yeniden bir araya getirdi. Programın son etkinliğinde, Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ adlı eseri üzerine okuma ve söyleşi gerçekleştirildi. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen programda Doç. Dr. M. Emin İlhan, konuşmacı olarak katıldı. Okuma etkinliğinde ele alınan Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabı, kitapseverleri etkileyici bir yolculuğa çıkarttı. Yaklaşık 4 bin yıllık bir zaman dilimini kapsayan eser, yazının ve edebiyatın dünya üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, metinlerin imparatorlukları nasıl kurup yıktığını, dinleri ve felsefi akımları nasıl şekillendirdiğini de okuyuculara aktardı. Etkinlik, katılımcılara edebiyatın tarihi gücünü keşfetme fırsatı sundu. "Bu buluşmalar son derece faydalı geçiyor" Martin Puncner ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabını işlediklerini ifade eden Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emin İlhan, "Yazar, kitabında hikayenin hem sosyal hem de siyasal yaşamımız üzerindeki etkisini ve tarihi süreçleri nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Bu yönüyle eser, şimdiye kadar pek ele alınmamış özgün bir yaklaşım sunuyor. Oldukça keyifli bir okuma deneyimi sunan kitapta, ay keşfinden Uzak Doğu metinlerinin inşa sürecine kadar uzanan geniş bir içerikle karşılaşıyoruz. Okuyucu açısından son derece akıcı ve anlaşılır bir dile sahip olan eser, her bir konuyu kendi içinde ele alarak ilgili kültürün atmosferini doğrudan yansıtmayı başarıyor. Bu yönüyle kurduğu bağlantılar oldukça güçlü ve etkileyici. Daha önce benzerine pek rastlanmayan bu çalışma, özgünlüğünü açıkça ortaya koyuyor. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’ kapsamında belirlenen kitapları okuyarak metinler üzerine kapsamlı tartışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu buluşmalar son derece faydalı, öğretici ve bilgi dolu geçiyor" şeklinde konuştu.
Erzincan Erzincan bölgenin fidan ihtiyacını karşılıyor Erzincan Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nde toprakla buluşturulan fidanlar bölgenin ihtiyacını karşılıyor. Enstitüsü Müdürlüğünce bölge ekolojisine uygun olarak yetiştirilen meyve fidanları talebe göre üreticilerle buluşturuluyor. Bölgenin fidan ihtiyacını karşılayan enstitüde yıllık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi gerçekleştiriliyor. Üretilen fidanlar Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün sorumluluk alanlarındaki illere gönderiliyor. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Samet Karataş, enstitüde ciddi bir meyve ve meyve fidanı üretimi olduğunu kaydederek, "Meyvelerin fidanlarını ürettiğimiz yerlerde çöğür anaçların dikimi yapılıyor. Bu çöğür anaçların da birçoğunu biz kendimiz üretiyoruz elma, kayısı gibi. Yıllık yaklaşık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi kapasitemiz var. Sorumluluk alanlarımızdaki illerin ve çiftçilerin talebine göre üretimimizi gerçekleştirip üreticilerimizle fidanlarımızı buluşturuyoruz" şeklinde konuştu. Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün üretim anlamında geniş bir çalışma alanı olduğunu aktaran Enstitüsü Müdürü Karataş, meyve fidanlarının yanı sıra enstitüde araştırma bahçeleri olduğunu belirtti. Karataş, "Burada yine bizim araştırma bahçelerimiz var. Başta bahçe sistemleri, meyvecilik, bağcılık, biyoçeşitlilik ve genetik kaynaklar, süs bitkileri olmak üzere bahçelerimizi kurup çalışmalarımızı yürütüyoruz" dedi.