POLİTİKA - 18 Şubat 2026 Çarşamba 13:04

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İran’ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İran’ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İran’ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Biz barışın tarafında olmaya devam ederek müspet temennilerle meseleye yaklaşıyoruz. Türkiye olarak İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplayarak gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Değerlendirmesinde olası bir İran-ABD savaşı hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaşın kimseye bir şey kazandırmayacağını aksine bölgenin kaybedeceğini söyledi. Gazze Barış Kurulu hakkında da konuşan Erdoğan, Gazze meselesinin insanlığın vicdan sınavı olduğunu ifade etti.


"Görüşmelerimizde, ticaret, yatırımlar, savunma sanayii, özellikle enerji, ulaşım ve daha birçok konuyu değerlendirdik"


Etiyopya’nın, Afrika’nın önde gelen devletlerinden biri olduğunu söyleyen ve yaklaşık 11 yıl aradan sonra ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Görüşmelerimizde, ticaret, yatırımlar, savunma sanayii, özellikle enerji, ulaşım ve daha birçok konuyu değerlendirdik. 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşmak için gerekli adımları ele aldık. Türk yatırımlarının artırılması konusundaki fırsatlara değindik. Ekonomi ve enerji alanlarında belgelere imza attık. Biliyorsunuz, Etiyopya Afrika’daki uçuşlar için önemli bir bağlantı merkezi konumunda. Bu sebeple büyük bir havalimanı projesini ilerletiyorlar. Biz de Türkiye olarak firmalarımızın bu projeye katkı sağlayabileceklerini düşünüyoruz. Etiyopya, Afrika Boynuzu tabir edilen ve stratejik önemi haiz, bölgenin de en büyük ülkesi. Gerek köklü devlet geleneği gerek 130 milyonu bulan nüfusuyla büyük potansiyele sahip. Afrika Teşkilatı başta olmak üzere Birleşmiş Milletler kuruluşlarına ev sahipliği yapan Addis Ababa, Afrika kıtasının diplomasi başkenti olarak adlandırılıyor. Sahra Altı Afrika’daki en eski büyükelçiliğimizin 1926 yılında Addis Ababa’da açılması Cumhuriyetimizin geçmişinde bu kadim şehri, Afrika kıtasıyla ilişkilerimizin kalbine yerleştirdiğini gösteriyor" diye konuştu.


"Birlikte güzel işlere imza attık, inşallah bundan sonra da atacağız"


Etiyopya’nın birçok önemli toplantıya ev sahipliği yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüzdeki yıl da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı yine Addis Ababa’da düzenlenecek. Biz de inşallah kasım ayında yapacağımız bu Taraflar Konferansı’na dair tecrübelerimizi Etiyopyalı kardeşlerimizle paylaşacağız. Dolayısıyla şayet Afrika’daki potansiyeli değerlendirmek istiyorsak, hiç şüphesiz bunun yollarından biri Etiyopya’dan geçmektedir. Ankara Süreci’nden hatırlayacağınız üzere Etiyopya ile ortak mesai yapma alışkanlığımız zaten var. 2024 Aralık ayında kabul edilen Ankara Bildirisi ile Etiyopya ve Somali arasında güvenin pekiştirilmesini sağladık. Birlikte güzel işlere imza attık, inşallah bundan sonra da atacağız" ifadelerini kullandı.


"Biz, Afrika’daki meselelere çıkar odaklı, tarafgir bir gözle bakmadık, bakmıyoruz"


Türkiye’nin dünya üzerinde hiçbir ülkeye sömürgecilik anlayışı ile yaklaşmadığının altını çizen Erdoğan, "Milletçe tarihimizin hiçbir döneminde bizler sömürgeci olmadık. Afrika’daki insanları kardeşimiz, dostumuz olarak gördük. Bugün kıtada gözlerin ülkemize çevrilmesinin temelinde işte bu tertemiz sicilimiz vardır. Karşılıklı saygı ve eşit ortaklık, bizim Afrika politikamızın esasıdır, pusulasıdır, değişmez ilkesidir. Biz, Afrika’daki meselelere çıkar odaklı, tarafgir bir gözle bakmadık, bakmıyoruz. Ülkemize yönelik bu bakış açısı bizim insani diplomasimizin, barış diplomasisi adımlarımızın başarısında da etkili. Barışın lafla değil, iradeyle tesis edileceğini biliyor ve ona göre adımlar atıyoruz. Türkiye böylesi bir barış tesis etmeye muktedir midir? Muktedirdir evelallah, kimsenin bundan şüphesi olmasın. Çok şükür yalnız da değiliz. Sözümüz de sesimiz de artık çok daha güçlü" açıklamasında bulundu.


"Türkiye mezunları Afrika’nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor"


Afrika ile ilişkileri geliştirmek, ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere her alanda iş birliğini ileriye taşımanın gayreti içerisinde olduklarını belirten Erdoğan, "Kıtadaki, büyükelçilik sayımızı biliyorsunuz 44’e çıkardık. İktidarı devraldığımız zaman bu sayı 12 idi. Ankara’da 38 Afrika ülkesinin büyükelçiliği, şu anda faaliyet gösteriyor. Türk yükleniciler, Afrika’da toplam değeri 100 milyar doları bulan 2 binden fazla projeyi üstlenmiş durumda. Kıta genelindeki yatırımlarımızın piyasa değeri 15 milyar doları aştı. 2025 yılında kıtayla dış ticaret hacmimiz yüzde 10 artışla 35 milyar dolara yaklaştı. Türk üniversitelerinde kıtanın farklı köşelerinden on binlerce öğrenci şu anda eğitim alıyor. Türkiye mezunları Afrika’nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor" dedi.


"Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz"


Terörsüz Türkiye hedefine doğru, dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam adımlarla ilerlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayırlı bir işe koyulduk ve bunu inşallah başaracağız. Ülkemizdeki bu güçlü irade, Suriye’ye de şu an itibariyle sirayet etmiştir. Orada terörsüz bölge idealimizi destekleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Bu da bizi ayrıca memnun ediyor. Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz. Anlaşmanın uygulanması için gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, gerçekten emin adımlarla Suriye’de yola devam ediyor. Ayrıca terörle mücadelenin sadece güvenlik meselesi olmadığını sık sık da vurguladım. Meselenin hukuki ve toplumsal boyutunu da sürekli ele alıyoruz. Şu anda gerek Meclis Başkanımızla gerekse komisyondaki arkadaşlarımızla bu işi çok sıkı tutuyoruz. Sabırla, akılla, kararlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz. Bu yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır" diye konuştu.


"İran’ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder"


Bir gazetecinin "Sizce İran meselesi savaşa mı, barışa mı daha yakın? Nasıl görüyorsunuz son durumu?" sorusuna dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İran ile ABD arasındaki sorunlar, diyalog yoluyla çözülsün istiyoruz. Her iki ülke ile de en üst düzeyde temas halindeyiz. Her iki ülke bu noktada. İşte en son İran Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Hemen ertesi gün aynı zamanda ABD Başkanı Trump ile görüşmemi yaptım. Bütün bu görüşmelerde nasıl bir yol alabiliriz bunları konuştuk. Biz duvar ören, çatışmaları körükleyen değil, köprü kuran, barışa zemin hazırlayan bir ülke konumundayız. İran’ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Biz barışın tarafında olmaya devam ederek müspet temennilerle meseleye yaklaşıyoruz. Türkiye olarak İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik. Böylesi bir askeri tırmanmanın, yükselen tansiyonun bölgemizi daha fazla belirsizliğe sürükleyeceğini anlatmayı sürdüreceğiz. Diplomasi kapısı açık olduğu sürece ümit vardır. Biz de bu umudu koruyacağız ve güçlendireceğiz" ifadelerini kullandı.


"Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız"


Gazze Barış Kurulu hakkında da değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Gazze Barış Kurulu’nun Gazze’de özlenen kalıcı istikrar, ateşkes ve nihayetinde barışa katkı sunmasını umuyorum. Gazze meselesi insanlığın bana göre vicdan sınavıdır. Biz bu sınavda nerede olduğumuzu ilk günden beri açıkça ortaya koyduk. Gazze’deki Filistinli kardeşlerimizin yaşadıkları acılar artık son bulmalıdır. Burada amaç; ateşkesi kalıcı hale getirmek, insani yardımları Gazze’ye kesintisiz ulaştırmak ve iki devletli çözüm zeminini güçlendirmek olmalıdır. Bütün bunların yanında Gazze Barış Kurulu’nun böylesi bir amaca hizmet etmesini arzu ederiz. Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin hayrına olan her türlü girişime destek vereceğimizi açık bir şekilde ilan ettik. Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız. Ramazan ayının ilk gününe denk geldiği için toplantıda ülkemizi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey temsil edecektir" dedi.


"Avrupa’nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye’yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir"


Türk ordusunun NATO ve Avrupa için öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı:


"Yıllardır her platformda ülkemizin Avrupa Birliği’ne birçok yönden olumlu katkılarının olacağını anlatıyoruz. Avrupa’nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye’yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir. Dünya değişiyor, Avrupa Birliği hızla dönüşümlerin yaşandığı bu çağda daha ne kadar dar gündemlerin esiri olabilir? Bunu anlamak mümkün değil. İyi tercih, Türkiye’nin Avrupa’yla bütünleşmesinin önündeki ideolojik bariyerleri kaldırmak ve Avrupa’nın gücüne güç katmaktır. Türkiye’yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir. Avrupa’da yeni bir savunma mimarisi kurmak. Eğer bu niyettelerse, bunun Türkiye’siz oluşturulmasının yetersiz bir çaba olacağı aşikardır. Türk ordusu bugün NATO içindeki en büyük ve en etkin ordulardan biridir. Ordumuza olan güvenimiz tamdır. Bu sayede sadece masa başında konuşan değil, sahada yeteneklerini ortaya koyan bir ülkeyiz. Umarım Türkiye olmadan Avrupa’nın ayakları yere basan bir güvenlik denklemi kurmasından söz edilemeyeceğini artık herkes anlamıştır."


"Anayasa konusunda henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz"


Bir gazetecinin yeni anayasa çalışmalarının son durumunu sorması üzerine konuşan Erdoğan, "Yani bizim özellikle Zeynep kardeşimizin Mihalgazi’deki verdiği mücadele sıradan bir mücadele değil. Yani onların o beyaz yaşmaklarına takılıp kalanlar, geçmişte olduğu gibi ‘uçağın kanatlarına takıldı’ filan diyorlardı ya. Şimdi Zeynep hanım ve bulunduğu bölge hep beyaz yaşmaklı ve şalvarlıdır. Telefonla görüşmemiz sonrası sağ olsunlar 200 kişi Mihalgazi’den otobüslere doldular ve o gün bizim Grup Toplantımıza katıldılar ve bize ayrı bir güç kattılar. İnşallah Zeynep bacımıza verdiğimiz destekle onu hem Eskişehir’de hem ülke genelinde çok daha başarılı tutmanın gayreti içinde olacağız. Anayasa konusunda ise henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz" ifadelerine yer verdi.


"Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Ama CHP’ye de meydanı bırakmayacağız"


Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ile Ankara’nın Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan arasında ortaya çıkan küfürlü mesajları da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunların dostluklarına bu kadar güvenilir işte. Eğer CHP’de siyaset yapan bir politikacıysanız, Genel Merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda, küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkumsunuz. Böyleyse olması gereken nedir? Sen dik duracaksın. Sabırlı olacaksın. Vakti saati geldiğinde de gereğini yapacaksın. Bizim yaptığımız bu. Geri adım atmak yok. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Ama CHP’ye de meydanı bırakmayacağız" diye konuştu.


"Biz CHP’nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. Sadece işimize bakıyoruz"


Bir gazeteci tarafından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik eleştirilerinin son dönemde sertleştiğinin ve ‘umudumu kestim’ gibi bir tespitinin olmasının sorulması üzerine Erdoğan, "Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi aslında çok farklı bir kıskacın içinde. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP’yi kuşatmış durumda. Böyle bir gayretin içindeler. Biz rakibimizi siyaseten eleştiririz. Politik açıdan ortaya koydukları tezlere sonuna kadar karşı da çıkarız. Kendi tezlerimizi en makul zeminde ortaya koyar ve savunuruz. Tabii bu siyasetin doğasında olan bir şeydir. Ama onların böyle bir derdi var mı? Yok. Sayın Kılıçdaroğlu’nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok daha farklı. O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle de hamdolsun biz bu yarışların hepsinde de ipi göğüsledik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Fakat şimdi CHP’nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP’nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor. Sayın Genel Başkan gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor. Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın ki. Onun için de biz CHP’nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. Sadece işimize bakıyoruz. Yolumuza da böyle inşallah devam ediyoruz" cevabını verdi.


"Aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz. Bunu koruyacağız. Bu planlamayı korumak için de atacağımız çok çok ciddi adımlar var"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte uygulanan aile planlaması politikalarının nüfus düşüşünde etkisinin olup olmadığı ve ailenin güçlenmesiyle ilgili yeni desteklerin gelip gelmeyeceği sorusu üzerine şu açıklamalarda bulundu:


"Aile meselesi satır aralarına sıkıştırılacak kadar basit bir mesele değil. Bizim aile meselesini özellikle bu yılın önemli bir başlığı olarak öne çıkartmamızın sebebi bu. Hamdolsun şu anda bizim yakaladığımız seviye, Rusya’nın yeni yakaladığı seviye. Rusya şu anda bu konuda çok ciddi adımlar atıyor. Nüfusun artış hızının korunması ve aile yapısının muhafazası için çalışmalar yapıyorlar. Onlar da nüfus artışını teşvik eden politikalar geliştiriyorlar. Aynı şekilde Suudi Arabistan ciddi adımlar atıyor. Biz de bu konuda çok önemli bir yerdeyiz. Ama biz düşüyoruz. Ciddi manada nüfus kaybımız var. Bizim medeniyetimizde aile, toplumun çekirdeği ve bu çekirdeği bizim asla kaybetmememiz lazım. Buna yönelik olarak veriler özellikle de alarm durumuna geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Hem nüfusun hem aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz. Bunu koruyacağız. Bu planlamayı korumak için de atacağımız çok çok ciddi adımlar var. Bundan taviz veremeyiz. Tam aksine bunu toparlamamız şart."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Şahinbey Belediyesi Ramazan’da gönülleri Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi’nde buluşturacak Şahinbey Belediyesi paylaşma, yardımlaşma ve dayanışmanın simgesi olan Ramazan ayında düzenleyeceği etkinliklerle vatandaşları Şahinbey Millet Cami’nde ağırlayacak. Şahinbey Belediyesi, paylaşma, yardımlaşma ve dayanışmanın simgesi olan Ramazan ayında bu yıl da birbirinden anlamlı etkinliklere imza atacak. Türkiye’nin en büyük ikinci camisi olma özelliğini taşıyan Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi’nde kurulan Ramazan Sokağı ve etkinlik çadırı, her yaştan vatandaşı manevi bir atmosferde bir araya getirecek. Ramazan Sokağı’nda geleneksel ve manevi iklim Şahinbey Belediyesi, Türkiye’nin en büyük ikinci camisi olma özelliğini taşıyan Şahinbey Millet Cami ve Külliyesi’nde kurduğu Ramazan Sokağı ve Ramazan Çadırı ile birbirinden güzel etkinlikler düzenleyecek. Kurulan çadırda minikler, Hacivat-Karagöz oyunları ile Ramazan akşamlarını hem eğlenerek hem de kültürel değerleri tanıyarak geçirme fırsatı bulacak. Yetişkinler için ise tasavvuf musikisinin sevilen isimleri sahne alacak. Program kapsamında Grup Tillo, Mehmet Emin Ay, Abdurrahman Önül, Fadıl Aydın, Hasan Dursun, Umut Mürare, Feyzullah Çelebi ve Sedat Uçan seslendirecekleri ilahi ve ezgilerle Ramazan’ın manevi iklimini vatandaşlara yaşatacak. Etkinlikler boyunca vatandaşlar hem ibadetlerini huzur içerisinde yerine getirecek hem de Ramazan gecelerini birlik ve beraberlik ruhu içerisinde değerlendirecek. "Ramazan ayında vatandaşlarımızla bir arada olacağız" Ramazan ayında vatandaşlarla birlik ve beraberlik içerisinde olacaklarını belirten Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, "Ramazan ayı 11 Ayın sultanı oruç, ibadet ve sahur ayı. Allah’ın rahmet kapılarının sonuna kadar açıldığı bir aydır. Allaha hamdolsun ki bugüne kavuşmanın huzuru, mutluluğu içerisinde Ramazan ayı ile ilgili hazırlıklarımızı tamamladık. Şahinbey Millet Cami ve Külliyesi’nde düzenleyeceğimiz birbirinden güzel etkinliklere düzenleyeceğiz. Her Ramazan ayında olduğu gibi bu ramazanda da vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.
İstanbul Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında savunma yapan sanık Mustafa Mutlu: "Ozan İş, Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının paralarını ödemeyerek, onları zor kullanmaya itti" Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava, 4’üncü haftasında savunma yapan tutuksuz sanık Mustafa Mutlu, "Ozan İş’in odasını bastılar belediyede, Ozan İş’e küfürlerle hakaretler ettiler. Sonrasında kepçelerle belediyenin şantiyesine girdiler. Onunla ilgili de yargılama süreci devam ediyor. Belediyenin şantiyesinde tüm konteynerleri kepçelerle, dozerlerle üzerinden geçip orayı dümdüz ettiler. Oradaki yaklaşık 4 buçuk 5 milyar civarında bir kamu malına zarar verdiler. Biz 650 milyon üzerine bir kar elde etmiştik. Ozan İş, çeklerin ödeneceğini söyleyip, firmaları oyalıyordu. Mesai bitince de, ihale firmalarına para yok diyordu. Ozan İş, Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının paralarını ödemeyerek, onları zor kullanmaya itti" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanıklı davanın görülmesine devam ediliyor. Devam eden yargılamada, tutuksuz sanıklar savunmalarını sürdürüyor. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde görülmeye devam eden duruşmanın bugünkü oturumda, iddianamede ismi örgütün ihale aldığı Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi ve İSFALT’a ihale danışmanlığı yapan tutuksuz sanık Mustafa Mutlu savunma yaptı. Suç örgütünün kurumlara ihaleler almasında en kritik kişilerden biri olduğu, ihalelerde gizli kalması gereken bilgilere vakıf olup bu bilgileri örgüt lideri ve yöneticileriyle paylaştığı, tüm ihale süreçlerini örgüt lehine organize ettiği, bu nedenle hiyerarşik yapıya dahil olduğu öne sürülen tutuksuz sanık Mustafa Mutlu savunmasında, "Aziz İhsan Aktaş’tan benim iş almam veya onun beni bir kuruma yerleştirmesi imkansızdır. Aziz İhsan Aktaş’ın düşmanlarının verdiği ifadeler sonucu sanık olarak yargılanıyorum. Beşiktaş Belediyesi’nin kiralama firmasından temin ettiği hizmet araçlarından 74 tanesinden 44 tanesinin muayenesi yok. 16 tanesinin ise sigortası yok ve bakımları yapılmamış. Araçlardan bir tanesi kaza yapıyor. Bu kazanın yapılmasının sebebi bu araçların bakımlarının yapılmamış olması ve muayenelerin olmamasıdır. Araçlara muayene bitiş tarihleri listeleriyle beraber tespit çalışması yapıldı. Çalışmalarda, 74 aracın 16 tanesinin arızalı olduğu belirlendi. Araç kiralama firmasınca belediyeye toplam 1 milyon ceza kesilmişken bu tespitler neticesinde daha sonrasında da 5 milyon 722 bin lira ceza kesiliyor. Sonrasında, kesilen ceza tutarı hizmet alımı ihaleleri uygulama yönetmeliğinde belirtilecek şekilde ceza tutarının sözleşme bedelin yüzde 30’u aşması sebebiyle sözleşme fes ediliyor. Biz Beşiktaş Belediyesi olarak bu firmalara ceza kestik ve haklıyız" ifadelerini kullandı. "Ozan İş, Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının paralarını ödemeyerek, onları zor kullanmaya itti" Savunmasına devam eden sanık Mustafa Mutlu, "Mevzuatın emrettiği şekilde hareket edildi. Rıza Akpolat, Çağdaş Ateşçi savunmalarını yaparken, bazı firmaların ihaleye girmediğinden, bunun sebebinin yasaklı olduklarından bahsettiler ama o tarihte o firmalar yasaklı değillerdi ve ihaleye katıldılar. O noktada bir yanlış tespit var. Bu firmalar ihaleye katıldı. Dekontek firması yetkilerini yasakladık. Sonra bu firmaya bağlı kişiler önce bizi tehdit ettiler. Bu işlemleri geri döndürmem gerektiğini, bu işlemlerin sorumlusunun ben olduğumu, işlemlerden sonra başıma gelecekleri hayal bile edemeyeceğimi söylediler. Bunun gibi tehditlerle hem beni hem de başka belediye çalışanlarını rahatsız ettiler. Bu kişiler sonradan, Ozan İş’in odasını bastılar belediyede, Ozan İş’e küfürlerle hakaretler ettiler. Sonrasında kepçelerle belediyenin şantiyesine girdiler. Onunla ilgili de yargılama süreci devam ediyor. Belediyenin şantiyesinde tüm konteynerleri kepçelerle, dozerlerle üzerinden geçip orayı dümdüz ettiler. Oradaki yaklaşık 4 buçuk 5 milyar civarında bir kamu malına zarar verdiler. Aziz ihsan Aktaş’ın ismini Ali İhsan Aktaş olarak biliyordum. Ben telefonuma bu şahıs, o şekilde kaydetmiştim. Murat Hazinedar döneminde de Beşiktaş Belediyesi borçlu bir belediyeydi. Ozan İş toplantıda, 300 bin liralık bir ödeme gücünün olmadığından yakınarak, ihalelerle ilgili yeni bir düzenleme yaptı. Belediyeden, hiç ödemediği bir para aldı. Barka isimli şirket belediyeden ihale almıştı. Biz ihaleyi düzenlerken fiyat farkı vermedik çünkü belediyenin parası 47 milyon 776 liraydı. Bir diğer ihale ise Bilginay firmasının aldığı araç kiralama ihalesiydi. Biz 650 milyon üzerine bir kar elde etmiştik. Ozan İş, çeklerin ödeneceğini söyleyip, firmaları oyalıyordu. Mesai bitince de, ihale firmalarına para yok diyordu. Ozan İş, Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının paralarını ödemeyerek, onları zor kullanmaya itti" şeklinde konuştu.
Muğla ‘Hoş Geldin Bebek, Yaşama Sırası Sende’ projesi ile yüzler gülüyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, bebek sahibi olan ailelerin yanında olmak ve anne-bebek sağlığını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği ‘Hoş Geldin Bebek Yaşama Sırası Sende’ projesiyle il genelinde binlerce aileye ulaşıyor. Proje kapsamında yeni doğan bebeklerin temel ihtiyaçlarını içeren hediye çantaları ailelere ulaştırılırken, annelere hamilelik sürecinden başlayarak bebeğin ilk iki yaşına kadar uzanan dönemde eğitim ve danışmanlık desteği sağlanıyor. Büyükşehir Belediyesi, 13 ilçede yürüttüğü çalışma ile bugüne kadar 4 binin üzerinde aileye destek verirken, 2 bini aşkın anneye de bilgilendirici eğitimler sundu. Bebekler için hazırlanan hediye çantalarında kıyafet, eldiven, çorap, suluk, derece ve battaniye gibi temel ihtiyaçlar yer alıyor. Proje ile özellikle annelerin bilinçli destek alması, bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişim süreçlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Projeden yararlanmak isteyen Muğla’da ikamet eden vatandaşlar, 444 48 01 Çağrı Merkezi üzerinden başvuruda bulunabiliyor. Halk Kart hizmetinden yararlanan annelere ise nakit desteğin yanı sıra çocukları 24 aylık olana kadar aylık ek destek sağlanıyor. Anneler için eğitim desteği sürüyor ‘Hoş Geldin Bebek Yaşama Sırası Sende’ projesi kapsamında yürütülen eğitim çalışmalarıyla annelere; gebelik sürecinde dikkat edilmesi gereken konular, sağlıklı beslenme, doğum sonrası emzirme, aşı takibi ve bebek bakımı başlıklarında destek veriliyor. Alanında uzman ekipler tarafından yürütülen eğitimlerle anne ve bebek sağlığının korunması amaçlanıyor. Başkan Aras: ‘Mutlu aileler, güçlü bir toplumun temelidir’ Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, proje ile ailelerin mutluluğunu paylaştıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Ülkemizin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik şartlarda her yaştan hemşehrimizin yanında olmayı önceliyoruz. Muğla’mızda dünyaya gözlerini açan bebeklerimizin ve fedakâr annelerimizin bu özel sürecinde yanlarında oluyoruz. Ekiplerimizle evlere misafir oluyor, anne ve bebek sağlığı için destek sunuyoruz. Toplumun temeli olan aile kurumunu güçlendirmek, mutlu bir Muğla için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz"