POLİTİKA - 19 Kasım 2025 Çarşamba 19:52

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstanbul sürecinin akut hal alan sorunları giderecek şekilde yeniden devreye girmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile gerçekleştirdiği basın toplantısında, "İstanbul sürecinin daha kapsamlı bir içerikle artık akut hal alan sorunları giderecek şekilde yeniden devreye girmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile bir araya geldi. Birtakım temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gelen Zelenskiy, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde resmi törenle karşıladı. İki lider, törenin ardından baş başa görüşme gerçekleştirdi, çalışma yemeği sonrasında ise liderler ortak basın toplantısıyla gündemdeki başlıklara ve görüşmeye dair basın açıklaması gerçekleştirdi.

"İstanbul sürecinin daha kapsamlı bir içerikle artık akut hal alan sorunları giderecek şekilde yeniden devreye girmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz"

Ukrayna ve Rusya arasında üç yılı aşkın süredir başlatılan doğrudan görüşmelere ev sahipliği yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, "Gerçekleştirilen üç tur müzakerede bilhassa insani konularda ilerleme sağlanması mümkün oldu. Ayrıca taraflar arasında ateşkes ve barışa dair görüşler ile askeri meseleler doğrudan ele alınabildi. Bunların tamamını kıymetli adımlar olarak görüyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde de İstanbul sürecinin pragmatik ve sonuç odaklı bir anlayışla sürdürülmesi gereği üzerinde durduk. Her iki taraf için de savaşın yıpratıcı etkilerinin giderek derinleştiği bir dönemde İstanbul görüşmelerinin diplomatik çözüme yönelik çabalarda önemli bir merhale teşkil ettiğine inandığımızı belirttim. Özellikle enerji altyapılarına yönelik artan saldırılar ve yaşanan can kayıpları her iki taraf için telafisi güç yıkımları da beraberinde getiriyor. İstanbul sürecinin daha kapsamlı bir içerikle artık akut hal alan sorunları giderecek şekilde yeniden devreye girmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz. Bölgede akan kanın durmasını arzu eden tüm ortaklarımızdan da İstanbul sürecine yönelik yapıcı yaklaşım sergilemelerini bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

"Savaşın tüm zorluklarına rağmen ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz"

Zelenski ile bugün gerçekleştirilen görüşmenin içeriğine dair bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Stratejik ortağımız Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına olan bağlılığımızı bir kez daha teyit ettik. Bu minvalde Ukrayna ile aramızda müstesna bir tarih ve kültür bağı olan Kırım Tatarlarına desteğimizin süreceğini de belirtmek isterim. Savaşın tüm zorluklarına rağmen ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bu güç koşullarda ülkeyi terk etmeyerek cesaretle çalışmalarına devam eden Türk müteşebbislerin desteği ile yeniden imar konusunda Ukrayna’ya katkı sunmayı arzuluyoruz. Ancak evvela ateşkesi hızlandıracak, adil ve kalıcı barışın önünü açacak önerileri Türkiye olarak Rusya ile de ele alma konusunda her daim hazırız. Bu bağlamda müttefikimiz Amerika’nın da sürece dahilini önemsiyoruz. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken savaşlı hayatını kaybedenler için dost Ukrayna halkına taziyelerimi iletiyorum" diye konuştu.

"Türkiye’nin, Rus savaşına ilişkin ilgili tutumu Ukrayna için çok önemlidir"

Ukrayna’nın Türkiye ile ilişkilerine çok önem verdiğini ve bu yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilk görüşmesi olmadığını anımsatan Zelenskiy, "Sayın Cumhurbaşkanı bunun için de size teşekkür etmek istiyoruz. Türkiye’nin devletimize ve halkımıza karşı yürütülen Rus savaşına ilişkin ilgili tutumu Ukrayna için çok önemlidir. Hayatlarımızı korumamıza yardımcı olan iş birliği için ve Türkiye’nin, Rus saldırganlığının tüm kilit unsurlarına yönelik net duruşu için teşekkür ediyorum. Türkiye’nin Ukrayna’nın bağımsızlığını, egemenliğini desteklediği için de teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

"Bugünkü Rus saldırısında toplam 48 füze ve 476 saldırı amaçlı İHA kullanıldı"

Ukrayna’nın egemenliği için meşru müdafaa hakkı olarak kendilerini savunduklarını aktaran Zelenskiy, "Bu gece dünya yeniden Rus saldırganlığının bu savaşın ne getirdiğini gördü. Şehirlerimize yeni bir Rus saldırısı yapıldı ve Rus İHA’ları ile füzeleri sıradan konut binalarına doğrudan isabet etti. Sadece Ternopil’de bu Rus saldırısının nedeniyle 20’den fazla kişi hayatını kaybetti. Evlerinde bulunan, huzur içinde uyuyan insanlar, şu an itibariyle 25 kişinin öldüğü biliniyor. Bunların arasında 2 çocuk var. Maalesef enkaz altında insanların olabileceği biliniyor. Kurtarma ekipleri mümkün olan her şeyi yapmaya çalışıyorlar. Ayrıca diğer yerleşim yerlerine de saldırılar yapıldı. Sadece bugünkü Rus saldırısında toplam 48 füze ve 476 saldırı amaçlı İHA kullanıldı. Bu savaş bu kadar kanlı. Ukrayna olarak güçlü saldırılara karşı sürekli savunma yapmak zorundayız" şeklinde konuştu.

Hava savunması için gerekli füzeleri, savunma için gerekli silahları, ekipmanları ve savaş uçakları aradıklarını dile getiren Zelenskiy, bugünkü görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan ile savunma alanındaki iş birliğinin de ele alındığını kaydetti.

"Karadeniz’deki güvenliğin önemini herkes anlıyor ve bu güvenlik yalnızca Türkiye ile garanti altına alınabilir"

Başkent’teki temaslarında diplomatik alanındaki durumun da detaylı şekilde ele alındığını aktara Zelesnkiy, savaşın sona ermesini ve barışın alternatifinin olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"Rusya savaş ve insan öldürmenin hiçbir şekilde ödüllendirilemeyeceğini anlamalıdır. Ayrıca Rusya’nın Ukrayna ya da bölgemizdeki veya komşu bölgelerdeki herhangi bir ülkeye karşı benzer bir savaşı yeniden başlatma imkanı da kalmamalıdır. Türkiye ile bu konuda aynı görüşü paylaşıyoruz. Barış ve güvenlik garanti altına alınmalıdır. Bu güvenlik garantileri çok önemlidir. Tüm ortaklarımızla yakın koordinasyona ve çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin desteği için minnettarım. Bir kez daha Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etmek istiyorum. Türk diplomasisinin gücüne ve Moskova’da anlaşılabilir olmasına güveniyoruz. Türkiye’nin Gönüller Koalisyonuna özellikle askeri denizcilik birleşenine aktif katılımı da çok önemlidir. Karadeniz’deki güvenliğin önemini herkes anlıyor ve bu güvenlik yalnızca Türkiye ile garanti altına alınabilir."

"Yıl sonuna kadar esir değişimlerini yeniden başlatmayı ve önemli sayıda esiri geri getirmeyi umuyoruz"

Rusya ile aralarında esir değişimlerinin yeniden başlatması için çabaların devam ettiğini dile getiren Zelenskiy, "Ukraynalı asker esirlerimizin, Rusya tarafından alıkonulan Ukraynalı sivillerin, özellikle Kırım Tatar siyasi ve dini tutukluların evlerine dönmesi için, elbette kaçırılan Ukrayna çocukların geri dönmesi için de çalışıyoruz. Bizim ilgili platformlar çalışıyor. Türkiye’de de bu çalışmalar için oluşturduğumuz platformlar var. İnsanlarımızı geri döndürmek için şu anda bu konuda çalışıyoruz. Yıl sonuna kadar esir değişimlerini yeniden başlatmayı ve önemli sayıda esiri geri getirmeyi umuyoruz. Türkiye bu konuda çok büyük bir destek veriyor ve bunu gerçekten takdir ediyorum" dedi.

İstanbul süreci kapsamında yapılan müzakerelerde 2 binden fazla askeri Ukrayna’ya geri dönme yolunda ilgili kararlar alındığını hatırlatan Zelenskiy, diplomatik çabaların hızlandırması gerektiğinin altını çizdi.

Ömer Faruk Karataş - Cem Geçim - Oğuzhan Halil Özbek

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Atıklar kadınların elinde sanata dönüşüyor Yunusemre Belediyesi Kadın Dayanışma ve Eğitim Merkezleri’nde eğitim alan kadınlar, atık malzemeleri sanata dönüştürerek hem çevreye katkı sağlıyor hem de ürettikleri ürünleri satarak ev ekonomilerine destek oluyor. Yunusemre Belediyesi Kadın Dayanışma ve Eğitim Merkezleri’nde eğitim alan kadınlar, geri dönüşüm malzemelerini değerlendirerek hem doğaya katkı sağlıyor hem de el emeği ürünleriyle üretime katılıyor. Kadınların hazırladığı göz nuru eserler her hafta salı günü Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda kurulan El Emeği Pazarı’nda satışa sunuluyor. Yunusemre Belediyesi ile Yunusemre Kent Konseyi kadınlarının öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında kursiyerler; yumurta kolileri, eski tencere ve tavalar, soda şişeleri ile gazete kâğıtları gibi günlük hayatta atık olarak görülen birçok malzemeyi yeniden değerlendirerek farklı el sanatları ürünlerine dönüştürüyor. Böylece hem israfın önüne geçiliyor hem de kadın emeği görünür hale geliyor. Yunusemre Kadın Dayanışma ve Eğitim Merkezi el sanatları öğretmeni Ayşe Uzun, kursiyerlerin geri dönüşüm malzemeleriyle birbirinden güzel çalışmalar ortaya koyduğunu belirterek, "Yumurta kolileri, soda şişeleri, eski mutfak eşyaları ve gazete kâğıtları gibi pek çok malzemeyi değerlendiriyoruz. Kursiyerlerimizin üretkenliği bizi mutlu ediyor. Bu çalışmalar sayesinde hem çevre bilinci oluşuyor hem de sanatsal ürünler ortaya çıkıyor." dedi. Kursiyerlerden Kemale Taşkıran ve Ayşe Kucur ise kurslarda hem yeni bilgiler öğrendiklerini hem de sosyalleşme imkânı bulduklarını ifade ederek, "Burada hem çevremize katkı sağlıyoruz hem de el becerilerimizi geliştiriyoruz. Aynı zamanda birlikte üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz." diye konuştu. El emeği ürünlerini pazarda satışa sunan kursiyerlerden Gülseren Uygun da geri dönüşüm çalışmalarının kendilerine büyük mutluluk verdiğini belirterek, "Kullanılabilir kâğıt ve benzeri malzemeleri çöpe atmıyoruz. Onları değerlendirerek yeni ürünler üretiyoruz. Böylece hem doğaya sahip çıkıyor hem de ev ekonomimize katkı sağlıyoruz." ifadelerini kullandı. Kadın emeğinin ve çevre bilincinin ön plana çıktığı bu çalışmalar, her hafta salı günü Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda kurulan El Emeği Pazarı’nda vatandaşlarla buluşuyor.
Ankara Eşini ve kızını öldürüp, diğer kızını yaraladıktan sonra intihar eden emekli uzman çavuşun psikolojisinin bozuk olduğu iddiası Ankara’da bunalıma girdiği ileri sürülen emekli uzman çavuş, tabanca ile eşini ve iki kızını vurduktan sonra aynı silahla intihar etti. Saldırı sonucu kızlardan biri ve annesi hayatını kaybederken, ağır yaralanan diğer kızın durumunun ağır olduğu öğrenildi. Olay, dün akşam Sincan ilçesi Hürriyet Mahallesi İrfan Züm Caddesi’ndeki bir apartman dairesinde meydana geldi. Alınan bilgilere göre, emekli Uzman Çavuş Remzi Büyükköprü (55), beylik tabancasıyla eşi Deniz Büyükköprü (46) ile kızları Simge Büyükköprü (21) ve Irmak Nehir Büyükköprü’yü (16) vurduktan sonra aynı silahla başına ateş etti. Olayda Irmak Nehir, anne Deniz ve baba Remzi Büyükköprü olay yerinde hayatını kaybederken, çenesinden vurulan ve ağır yaralı halde evden kaçmayı başaran Simge Büyükköprü ise Ankara Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay yerindeki incelemelerin ardından anne, baba ve vefat eden kızlarının cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Buradaki işlemlerin ardından anne ile kızının Eskişehir’de, intihar eden adamın ise Kırıkkale’de toprağa verileceği öğrenildi. Büyük kızından babasının psikolojik problemleri olduğu iddiası Simge Büyükköprü’nün geçirdiği ameliyatın ardından yoğun bakım servisine alındığı öğrenildi. Çenesinden vurulduğu için konuşamayan Simge Büyükköprü’nün hastanede kağıda babasının bunalımda olduğunu, maddi problemleri bulunduğunu ve kendisini önce odaya kilitleyip, daha sonra kaçarak kurtulduğunu yazdığı öğrenildi. "Ara sıra her evde olduğu gibi bağırma ve kavga seslerini duyardık" Olayla ilgili konuşan apartman yöneticisi Levent Çolak, "Bu kadar şiddetli bir olay olacağını tahmin etmemiştik. Saldırıya uğrayan kızlardan biri yoğun bakım servisinde tedavi görüyor. Saldırgan olayı gerçekleştirdikten sonra başına ateş ederek intihar etmiş. Neden böyle bir şey yaptığını bilmiyoruz. Fazla samimi olduğumuz bir komşumuz değildi. Komşumuzun psikolojisi hakkında da bir bilgimiz yok. Ara sıra her evde olduğu gibi bağırma ve kavga seslerini duyardık. Dışarıda kaldığımız için müdahale etme imkanımız olmazdı. 10 senedir burada ikamet ediyorlarmış. Yaralı kızlardan biri evden kaçmayı başararak komşusuna sığınmış. Onun da durumu ağırmış. Ameliyattan çıkmış, çenesinden vurulmuş. İlgili ekipler buradaydı, çalışmalarını gerçekleştirdiler" dedi. "Üzerinde kan lekeleri vardı" Komşulardan Taner Öcal ise, "Evimde oturduğum sırada ambulansların geldiğini gördüm. Olayla ilgili ekiplere ihbarda bulunmuş diğer komşularımız. Jandarmaya kapıyı açtık. Yaralanan kızı gördüm, üzerinde kan lekeleri vardı. Ağzından yaralıydı. Konuşamadığı için eliyle evini işaret ediyordu. Bildiklerimizin hepsi bu kadar" ifadelerini kullandı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Samsun Gençliğin Üretim Çağı: OKAF’26 başladı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde ve bölge üniversitelerinin paydaşlığında "Gençliğin Üretim Çağı" mottosuyla düzenlenen "Orta Karadeniz Kariyer Fuarı" (OKAF’26), düzenlenen törenle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Paydaş üniversite öğrencilerinin ve mezunlarının katılımıyla gerçekleşen OKAF’26, bölgede faaliyet gösteren kurumları, kuruluşları ve üniversiteleri bir araya getirerek söz konusu firmaları insan kaynakları anlamında desteklemeyi, katılımcı öğrencilerin meslekler hakkında detaylı bilgi almasını, firmaları tanımasını, girişimcilik ve kendi işini kurma gibi konularda bilgilenmesini sağlayarak öğrencilerin kariyer planlarına yön vermeyi amaçlıyor. "İstihdamda kalıcılıklarını sağlamak daha da önemli hâle geldi" Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen programın açılışında konuşma yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, "Son 23 yılda ülkemiz gelişmeye, çalışma hayatımız büyümeye, istihdamımız sürekli olarak artmaya devam etmektedir. Ülkemizin nüfusu 2000’li yıllarda 65 milyon civarındayken, 2025 yılı sonu itibarıyla 86 milyona ulaşmıştır. Toplam istihdam edilen sayımız 20 yıl önce 20 milyon seviyesindeyken, bu yıl başı itibarıyla 33 milyon seviyesine ulaşmıştır. İşsizlik oranımız son 34 ayı aşkın bir zamandır tek haneli rakamlardadır ve 2026 Şubat itibarıyla yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. İstihdam rakamlarımızdaki bu olumlu seyrin daha da ileriye gitmesi için bakanlık olarak çok önem verdiğimiz çalışmaların başında gençlerimizin istihdamı gelmektedir. Genç nüfusumuzun istihdamı ve istihdam alanlarının genişletilmesi en öncelikli konularımızdandır. Bugün sayıları 11,5 milyonun üstünde olan 15-24 yaş grubumuzdaki gençlerimizi çalışma hayatına kazandırırken istihdamda kalıcılıklarını sağlamak çok daha önemli bir konu haline gelmiştir. Bu noktada gençlerimizin iş hayatına geçişinde İŞKUR’un çok önemli programları olduğunu hatırlatmak istiyorum. 2012’den 2026 yılı Mart sonuna kadar İŞKUR’un aktif iş gücü hizmetleri kapsamında 1,3 milyon kardeşimiz İŞKUR’un mesleki eğitim programlarından yararlanmış ve bu katılımcıların yüzde 38’ini gençlerimiz oluşturmuştur. Aynı dönemde 2,6 milyon vatandaşımız İŞKUR işbaşı eğitim programlarımızdan faydalanmış ve yine bu programdan yararlarının yüzde 51’i yine gençlerimiz olmuştur. 2002’den 2026 yılı Mart sonuna kadar İŞKUR 16 milyon vatandaşımızın işe yerleştirilmesine aracılık etmiştir. Ve bu işe yerleşenlerin 5,5 milyon kişisi gençlerimizdir. Yine 2025 yılında işe yerleştirilen yaklaşık 1,5 milyon kişinin yüzde 34’ü gençlerimizden oluşmaktadır. Bu toplamda anlaşılacağı üzere bizler gençlerimizi sadece geleceğin bir unsuru olarak görmüyor, gençlerimizi aynı zamanda bugünün ortakları olarak ve kalkınma hamlemizin tam merkezine koyduğumuz bugünün sahipleri, bugünün ortakları olarak görüyoruz" dedi. "OSB alanı, yüzde 107’lik artışla 2025 yılında 23 bin 860 dekara çıkarıldı" Samsun Valisi Orhan Tavlı ise konuşmasında, "Samsun’umuzda 2023 yılında 11 bin 520 dekar olan toplam organize sanayi bölgesi (OSB) alanı, yüzde 107’lik artışla 2025 yılında 23 bin 860 dekara çıkarılmıştır. Tabii, bu rakamlar içerisinde Çarşamba’da 5 bin dönümlük bir alanda üretim kampüsü oluşturan Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) bilgileri yok. Tekkeköy’de 400 hektar özel endüstri bölgesi ilan eden BAYKAR’ın rakamları yok. Bir taraftan bu rakamsal artış aynı zamanda özellikle mesleki okulların tercihine de yansıdı. 48 mesleki okulumuzda Samsun’umuzda yaklaşık 28 bin öğrencimiz var. Önceki yıllarda 4 bin bandında birinci sınıfa öğrenci kaydı yapılırken bu yıl yaklaşık 8 bin 500 öğrencimiz, gencimiz Samsun’da meslek okullarında birinci sınıfa kaydını yaptırdı" ifadelerini kullandı. "MKE’nin ilk üretimi temmuzda" Samsun’a yapılan yatırımlardan bahseden Vali Tavlı, şöyle devam etti: "Türk savunma sanayisinin dünya markası, milli gücümüz MKE’ye ilk etapta 800 dönüm yer tahsis edilmişti. 2 milyarlık yatırımla savunma sanayisi üretim merkezi haline dönüştüreceği ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu stratejik ürünleri yerli imkanlarla üreteceği Samsun Üretim Kampüsü’nde çalışmalar hızla devam etmekte. İlk üretim inşallah temmuz ayında yapılacak diye planlanıyor ve özellikle bölgedeki paydaşlarımızın da desteğiyle bu üretim kampüsü 5 bin dönümlük bir alana çıkmış durumda. Bir taraftan da bu üretim kampüsümüzün içerisinde Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından yapılan 24 derslikli meslek okulumuz da MKE’nin emrine, üretimine verilecek inşallah. Tabii, bir taraftan Türkiye’nin ilk yerli ve milli insansız hava araçlarını üreten dünya markası BAYKAR’ın, özellikle Tekkeköy ilçemizde ilan ettiği özel endüstri bölgesiyle Samsun’da kurulacak olan havacılık sanayii, insansız hava araçları gibi teknolojik çalışmaların yapılacağı alanın da özellikle gençlerimizin istihdamına yön verecek diye değerlendiriyorum. Bu çalışmalarda özellikle şunu ifade etmek istiyorum: Samsun’da 7 tane faal organize sanayi bölgemiz var, bugün itibarıyla organize sanayi bölgelerimizin sayısı 11 oldu. Özellikle gençlerden ricamız; organize sanayi bölgesi müdürlüklerini ziyaret etsinler, başkanlıkları ziyaret etsinler, oradaki işletmeleri, fabrikaları ziyaret etsinler. Bugünkü kariyer fuarının daha önce de yapıldı, bugün de üniversitemizin kalbinde yapılıyor. En güzel tarafı iş dünyasını sizlerle buluşturuyor, gençlerle buluşturuyor, nitelikli insan kaynağıyla buluşturuyor." Önemli projeler ve fabrika inşaatları Vali Tavlı, OSB’lere yapılan yatırımlar hakkında şu bilgileri verdi: "Yakakent’teki Su Ürünleri İşleme İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) ilk tahsisler yapıldı. Ülkemizin en önemli su ürünlerini işleyen farklı firmalar yer aldı ve çalışmalarına başladılar. Biz buraların altyapısını Büyükşehir Belediye Başkanlığımızla beraber yapacağız. Terme’de yine 2 bin dönümlük alanda, Terme Karma OSB’de ilk tahsis yapıldı 100 dönümlük bir alanda. Eskiden ’5 dönüm, 10 dönümde fabrika kuruyoruz’ deniyordu; şimdi ilk etapta Terme’de 100 dönüm alanı bir holdinge tahsis ettik. Bu yıl da kendileri proje ve fabrika kurulum aşamasına geçecekler inşallah. Tabii BAYKAR, Makine ve Kimya Endüstrisi bizim milli, yerli gücümüz, medarıiftiharımız. Bir taraftan Merkez Organize Sanayi Bölgesi’nde, Yeni Organize Sanayi Bölgesi’nde 530 dönümlük alanda otomotiv firmamız fabrika kurulum çalışmalarına başladı. 150 dönümlük alanda kablo üretimi yapan ve ilk 500’de olan firmalardan bir fabrika kurulumuna başladı. İlk etapta birinci etap üretimimiz bu sene başlayacak inşallah. Yine metal firmamız Yeni OSB’de üretime başladılar. Bu organize sanayi bölgesinin de altyapı çalışması 2024 Mart ayında başladı. Altyapı çalışmasına başlayan firmalardan, tahsis ettiğimiz firmalardan özellikle istirhamımız; biz altyapıya başlarken onlar da projeye ve fabrika inşaatına başlıyorlar, bu çok önemli bir şey. Özellikle Havza’da bin dönüm olan eski organize sanayi bölgesini şu anda 11 bin dönüm alanına çıkardık. Burası tabii 20 bin, 30 bin dönüm potansiyeli olan bir ilçemiz. Ankara yolunda, Samsun’un kalbi noktasındaki Havza ilçemizde Devlet Demiryollarımız özellikle o organize sanayi bölgesinin içerisinde yükleme rampası inşa ediyor, bu yıl bitecek. Otoban, kara yolu, demir yolu, iki havalimanının ortasında olan bir organize sanayi bölgesi olunca orada da Büyükşehir Belediye Başkanlığımızla altyapı çalışmasını yapıyoruz ve bu altyapı çalışmasında altyapı işleri 5 yıl garantili yapılmakta, bunu özellikle de ifade etmek istiyorum. Geçen hafta bir holdingimize, Makine ve Kimya Endüstrisi ile beraber çalışma yapıyorlar; projesi ve yapımı inşallah Makine ve Kimya Endüstrisi tarafından yapılacak, bin dönümlük bir alanda, Havza’da savunma sanayii konusunda fabrika inşaatına inşallah bu sene başlanacak." Rektör Aydın: "Gençlerimizin yarınlarına istikamet verecek önemli bir platform" Fuarın açılışında konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, organizasyonun gençlerin kariyer yolculuklarına yön verme açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Aydın, "Gençlerimizin yarınlarına istikamet verecek, şehrimizin dinamiklerini akademiyle buluşturacak böylesine anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz. 2019 yılından bu yana üniversiteler, kamu kurumları, özel sektör kuruluşları ve meslek odalarının iş birliğiyle düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarları; gençlerimizin sektörleri yakından tanıdığı, yeni bağlantılar kurduğu, staj ve istihdam imkânlarını değerlendirdiği; iş dünyasının ise nitelikli ve stratejik insan kaynağına doğrudan ulaşabildiği son derece kıymetli platformlardır. Bu fuarlar, gençlerimizin enerjisi ile kurumlarımızın birikimini aynı potada buluşturan güçlü bir etkileşim zemini oluşturmaktadır. Bu etkinlik; kariyer planlaması arayışındaki gençlerimiz için bir pusula, potansiyellerinin farkına vardıkları bir aydınlanma eşiği ve geleceklerini bilinçle kurgulayabilecekleri güçlü bir başlangıç noktasıdır. Yapay zekâ, dijital dönüşüm, büyük veri ve otomasyon gibi gelişmeler yalnızca meslekleri değil, düşünme biçimlerimizi ve toplumsal yapımızı da hızla değiştirmektedir. İş dünyası artık yalnızca diploma sahibi bireyleri değil; analitik düşünebilen, problem çözebilen, ekip çalışmasına yatkın ve etik değerlere sahip bireyleri tercih etmektedir. Bu noktada üniversitelerin en önemli sorumluluğu; zamanın ruhunu kavrayabilen, değişime uyum sağlayabilen, katma değer üreten ve geleceği doğru okuyabilen nesiller yetiştirmektir. Bu vizyon doğrultusunda eğitim programlarımızı sektör ihtiyaçlarına göre sürekli güncelliyor; uygulamalı eğitim modellerimiz, araştırma merkezlerimiz, teknoparkımız ve sektör iş birliklerimiz aracılığıyla öğrencilerimizi doğrudan üretim ve Ar-Ge süreçleriyle buluşturmayı öncelikli görevlerimiz arasında görüyoruz" ifadelerini kullandı. "Samsun yükselen bir ekonomik merkez konumunda" Samsun’un ekonomik potansiyeline de dikkat çeken Rektör Aydın, "Samsun; limanları, organize sanayi bölgeleri, lojistik gücü ve artan sanayi yatırımlarıyla ülkemizin yükselen ekonomik merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Savunma sanayinden otomotive, tarımdan gıda sanayine uzanan geniş yatırım yelpazesi; üniversite-sanayi iş birliğini her zamankinden daha kritik bir konuma taşımıştır. Fuarımız vesilesiyle ortaya çıkacak her fikir ve kurulan her stant; şehrimizin geleceğine yön verecek yeni yatırımların ve iş birliklerinin kapısını aralayacaktır. Bizler İlk Adım Şehrinin üniversitesi olarak; yenilikçi projelerimiz ve güçlü akademik ekosistemimizle ilimizin sorunlarına çözüm üreten başlıca paydaşlardan biri olarak kendimizi konumlandırıyoruz" şeklinde konuştu. İki gün sürecek olan fuarın açılış töreni, kurdele kesilmesi ile sona erdi. Açılış programının ardından protokol üyeleri, stantları gezerek incelemelerde bulundu. Fuara ayrıca Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, ilçe kaymakamları, belediye başkanları, kamu kuruluşlarının temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, akademisyenler, çok sayıda katılımcı kurum, kuruluş ve firma yetkilisi, sivil toplum kuruluşlarının sorumluları, vatandaşlar ile öğrenciler katıldı.