EKONOMİ - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 17:15

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları; su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 2026 Yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katıldı.


Burada konuşan Erdoğan, 23’ü genel kurul delegesi, 22’si oda ve borsa genel sekreteri olmak üzere toplam 55 kişiye plaket verileceğini kaydederek, 10, 20 ve 30 yıllık hizmet süreleri boyunca TOBB çatısı altında özveriyle çalışanları tek tek kutladığını aktardı.


TOBB’un her sene mayıs ayında düzenlediği bu törenin esasında TOBB camiasının kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi ve iltifat nişanesi olduğunu dile getiren Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakarlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda Türkiye’nin de önünü açtıklarını dile getirdi.



"Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten 3’üncü oda sistemidir"


TOBB’un 367 ticaret sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odasıyla özel sektörün çatı kuruluşu olarak çok önemli bir misyonu yerine getirdiğine dikkati çeken Erdoğan, "81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkanlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Gayret samimi, niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hale geliyor. Bugün itibarıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten 3’üncü oda sistemidir. Birlik, 2 milyon 634 bin üyesiyle Türkiye’nin ve ekonomimizin lokomotifidir, omurgasıdır, güvencesidir. Halihazırda ihracatımızın yüzde 99’u yani 273 milyar dolarlık kısmı oda ve borsa üyesi firmalarımız tarafından gerçekleştiriliyor. Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle son dönemde oda ve borsaların hizmet kapasitesinin önemli ölçüde arttığını dile getirerek, "Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimizde ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dahil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırınız. Ülkemizi Küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN’ımızla birlikte sizden ürettiniz. 81 ilimizde 81 okul inşa ettiniz. Asrın felaketinde tüm imkanlarınızı, tüm kaynaklarınızı depremzedelerimiz için sahaya indirdiniz. Afetzedelerimize söz verdiğimiz ve hamdolsun geçtiğimiz yılın Aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettiğimiz 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği verdiniz. Son olarak, Türkiye’nin ilk elektrikli aracı Togg’un hayata geçirilmesini sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen Togg birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor.


"Biz Türkiye’ye 10 yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor" diyen Erdoğan, bazı kesimlerin eline geçirdikleri her fırsatta kullandığı şeamet tellallığını bugüne kadar kale almadıklarını ve yeni başarılara imza atmayı sürdüreceklerinin altını çizdi.


"Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik"


Türk milletine ve Türkiye’ye hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bıraktıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devre aldığımız ilk günden itibaren milletimizin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarımızda taşıdığımızın bilinciyle hareket ettik ve ediyoruz. Son 23 buçuk yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk. Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları; su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" ifadelerine yer verdi.


"2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yaptık"


Bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek milli geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli geliri 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyleyen Erdoğan, "Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız. Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ediyoruz. Geçen ay ihracatımız önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdı. Bu rakam aynı zamanda Cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçti. Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artış, son 53 ayın en yüksek ihracat artışı oldu. Savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatı güçlü ivmesini korudu ve 166 ülkede ihracatımız artış gösterdi. 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yaptık. Yıllıklandırılmış mal ihracatımız 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldi. 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatımız 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktı. Hizmetler ticareti fazlamız 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti ve bu tutar cari dengemize güçlü bir katkı sağladı. Türkiye, hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6’ncı ülkesi konumuna yükseldi" dedi.


"SAHA 2026 fuarında 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandı"


Savunma ve havacılık ihracatının geçen yıl 10 milyar doları aştığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandı. İhracatta yakaladığımız ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinliyoruz. 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladık, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettik. Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken, işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor. Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcılar da son 23 yılda ülkemizde 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptılar. Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar" diye konuştu.


"Ekonomi yönetimimiz piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir"


Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının her vatandaşlar hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı bildiklerini kaydeden Başkan Erdoğan, "İktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik. Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla, esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle, işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim halindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu.


"Birileri fahiş fiyatlarla vatandaşlarımızın cebine, kesesine, kazancına el uzatmaktadır"


Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıya olduklarını söyleyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır. Yani birileri girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşlarımızın cebine, kesesine, kazancına el uzatmaktadır. Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneğiyle şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur. Tam aksine ahilik; dayanışma demektir, yardımlaşma demektir. Hakkın rızasını halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demektir. Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz."


Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda gerçekleştirdiği konuşmanın ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile plaketleri takdim etti.



Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayserispor: "Geride bıraktığımız sezonda Türk futbolunda eşit rekabet ortamı sağlanamadı" Kayserispor’dan yapılan açıklamada, geri kalan sezonda Türk futbolunda eşit rekabet ortamının sağlanamadığı belirtilerek, "Müsabaka sonuçlarını etkilemeye yönelik fiillerin sportif yargı bakımından da değerlendirilmesi gerekir" denildi. Trendyol Süper Lig’de 2025-2026 sezonunu 30 puanla tamamlayarak ligden düşen Kayserispor, sezon geneliyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Türk futbolunda rekabet eşitliğinin korunabilmesine dikkat çekilen açıklamada, "Futbol, doğası gereği üç sonuçlu bir oyundur. Kazanmak da kaybetmek de beraberlik de oyunun ve rekabetin ayrılmaz parçalarıdır. Sonuçlar, sahada eşit şartlar altında verilen adil bir mücadelenin neticesi olduğu sürece tartışmaya açık değildir. Ancak üzülerek ifade etmek isteriz ki, geride bıraktığımız sezonda Türk futbolunda eşit rekabet ortamı sağlanamamış; saha içinde verilmesi gereken mücadelenin üzerine gölgeler düşmüştür. Futbolun temelini oluşturan adalet duygusu zedelenmiş, sezon sürerken yaşanan gelişmeler kamuoyunun vicdanında ciddi soru işaretleri oluşturmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.02.2026 tarihli yazılı basın açıklamasında, toplam 33 kulüp yöneticisinin kendi müsabakalarında maç sonucunu manipüle etmeye yönelik eylemlerde bulunduğunun tespit edildiği ve bu kapsamda operasyon süreçlerinin başlatıldığı açık şekilde ifade edilmiştir. Ayrıca bu operasyonlar kapsamında bazı kulüp başkanları ve yöneticileri tutuklanmıştır. Türk futbolu açısından son derece vahim bir nitelik taşıyan tespitler karşısında, sürecin yalnızca adli boyutuyla ele alınması yeterli değildir. Müsabaka sonuçlarını etkilemeye yönelik fiillerin sportif yargı bakımından da değerlendirilmesi; ülkemizde futbolun güvenilirliği, rekabet eşitliği ve kamu vicdanının korunabilmesi adına zorunlu hale gelmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmalar kapsamında bazı dosyalarda kamu davalarının açıldığı, Süper Lig’de mücadele eden bazı kulüplerin başkan ve yöneticileri hakkında adli tedbirler uygulandığı ve tutuklama kararları verildiği süreci tarafımızca da yakından takip edilmektedir" denildi. "Kulübümüz, adil ve eşit rekabet ilkesine Türk Futbolunun menfaati adına inanmaktadır" "Müsabaka sonuçları üzerinde etkisi bulunduğu yönünde ciddi tespitler yapılan idareciler bakımından yalnızca şahsi yaptırımlarla yetinilmesi, sportif adalet ve rekabet eşitliği ile uzlaşmamaktadır" denilen açıklamada, "Sezon başlangıcından bu yana Türkiye Futbol Federasyonu tarafından sportif disiplin mekanizmaları işletilmiş; binlerce futbolcu, antrenör ve kulüp mensubu hakkında çeşitli disiplin yaptırımları uygulanmıştır. Türkiye Futbol Federasyonu, yargı mercileri önünde devam eden süreçlere rağmen bazı kişiler hakkında disiplin ihlali tespitinde bulunmuş ve buna bağlı olarak cezai yaptırımlar tesis etmiştir. Hal böyleyken, müsabaka sonuçları üzerinde etkisi bulunduğu yönünde ciddi tespitler yapılan idareciler bakımından yalnızca şahsi yaptırımlarla yetinilmesi, sportif adalet ve rekabet eşitliği ile uzlaşmamaktadır. Kulübümüzün beklentisi; futbolun güvenilirliğini, kamu vicdanını ve ligimizin sportif bütünlüğünü korumak adına, ilgili kişi ve kulüpler hakkında talimatlar çerçevesinde gerekli sportif yaptırımların tereddütsüz şekilde uygulanmasıdır. Kulübümüz, adil ve eşit rekabet ilkesine yalnızca kendi bulunduğu konum itibarıyla değil, Türk Futbolunun menfaati adına inanmaktadır. Sportif başarının ancak şeffaflık, hakkaniyet ve eşit şartlar altında anlam taşıdığı düşüncesiyle hareket eden kulübümüz; Türkiye Futbol Federasyonu’nun da futbolun tüm paydaşlarının beklentisine uygun şekilde adil rekabet ortamını tesis edeceğine olan inancını korumaktadır. Bu çerçevede, halen devam eden adli ve sportif disiplin süreçleri birlikte değerlendirildiğinde, 2025-2026 sezonunun mevcut haliyle tescil edilmesinin kamuoyu vicdanını tatmin etmeyeceği ve adalet duygusu ile uzlaşmayacağı kanaatindeyiz. Futbol kamuoyunda oluşan ciddi soru işaretlerinin giderilmesi, rekabet eşitliği ilkesinin tam anlamıyla sağlanması ve yürütülen süreçlerin sağlıklı şekilde sonuçlandırılması adına gerekli değerlendirmelerin yapılmasının Türk futbolunun geleceği açısından zorunlu olduğu görüşündeyiz. Adil ve eşit olmayan yarışma ortamı nedeniyle ligimizin sportif gerçekliğine darbe vurulmaktadır, bu ortamın düzeltilmesi için gayret göstermek sadece kulübümüzün değil Türk futbolunun menfaatini düşünen herkesin görevidir. Futbolcuların ve antrenörlerin yasal platformlar üzerinde kendilerine ait. kimlik numaraları üzerinden düşük meblağlarla bahis oynadığı gerekçesiyle 12 aya varan hak mahrumiyeti gibi ağır cezalar aldığı gerçeği karşısında; kulüp başkanları ve yöneticileri seviyesinde şike, yasa dışı bahis, müsabaka sonucunu etkileme ve kara para aklama gibi son derece ağır ve vahim olguların görmezden gelinmesi kabul edilemezdir. Kamuoyunda yürütülen sürecin yalnızca ’bahis soruşturması’ olarak değerlendirilmesi eksik ve yetersiz olacaktır. Zira soruşturma kapsamında ortaya çıkan iddialar, basit bir bahis ihlalinin ötesinde; müsabaka sonuçlarının manipülasyonu ve sportif rekabetin doğrudan ihlali niteliğinde son derece ağır eylemlere işaret etmektedir" ifadeleri kullanıldı. "Kulübümüzün sadece Türkiye Cumhuriyeti kurumları önünde değil uluslararası kurumlarda da haklarının takipçisi olacağız" Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklama şöyle devam etti: "Özellikle bazı kulüp yöneticilerinin, kendi takımlarının aleyhine ve rakip takımların lehine sonuçlara yönelik sistematik nitelikte kabul edilebilecek bahis faaliyetleri içerisinde olduğuna ilişkin tespitler, spor etiği ve futbolun dürüstlüğü bakımından kabul edilemez bir tablo ortaya koymaktadır. Bir kulüp yöneticisinin, kendi takımının kaybedeceği ve rakibinin kazanacağı senaryolar üzerinden menfaat ilişkisi içerisine girmesi; sportif rekabetin doğasına aykırı olduğu gibi, uluslararası spor hukukunun temel prensipleri bakımından da son derece ağır bir ihlal niteliği taşımaktadır. Nitekim sezon devam ederken gerçekleşen adli süreçlere ilave olarak Süper Lig’de mücadele eden iki kulübe sürmekte olan soruşturmalar nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konulmuş olması dahi Türk futbolu adına son derece olağanüstü ve ağır bir tabloyu ortaya koymaktadır. Sportif rekabetin güvenilirliğini doğrudan etkileyen böylesine vahim gelişmelerin yalnızca adli boyutuyla değerlendirilmesi mümkün değildir. Kulübümüzün görüşü; bu ölçekteki müdahalelerin sportif sonuçlarının da Türkiye Futbol Federasyonu tarafından değerlendirilmesi gerektiği, puan silme ve ligden düşürme dahil olmak üzere talimatlarda öngörülen yaptırımların uygulanmasının adil rekabet ortamının tesisi açısından kaçınılmaz olduğudur. Kamuoyunun da takip ettiği üzere futbolun her seviyesinde gerçekleşen her türlü disiplin ihlallerinde Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu tarafından ağır yaptırımlar uygulanmaktadır. Türk Futbolunun güvenilirliğini ve rekabet bütünlüğünü doğrudan doğruya töhmet altında bırakan ve devlet tarafından takip edilen vahim iddialar bakımından da aynı kararlılığın gösterilmesi zorunludur. Bu kapsamda, ilgili kişi ve kulüpler hakkında talimatlarda öngörülen puan silme ve ligden düşürme dahil tüm sportif yaptırımların ivedilikle uygulanmasını beklediğimizi; kulübümüzün sadece Türkiye Cumhuriyeti kurumları önünde değil başta FIFA ve UEFA olmak üzere uluslararası kurumlar nezdinde de haklarının sonuna kadar takipçisi olacağını kamuoyunun bilgisine sunarız. Şu aşamada dahi yasa dışı bahis, müsabaka sonucunu etkilemeye yönelik faaliyetler ve organize suç iddialarının hangi boyutlara ulaştığı adli makamlarca yürütülen soruşturmalar kapsamında araştırılmaya devam etmektedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde sürdürülen soruşturmaların kapsamlı şekilde devam edeceği hususu, Başsavcı Vekili Osman Sağlam tarafından da kamuoyuna açık şekilde ifade edilmiştir. Hal böyleyken, henüz tüm boyutları ortaya çıkarılmamış ve etkileri tam anlamıyla tespit edilmemiş süreçler devam ederken sportif sonuçların kesinleştirilmesi; hem kamu vicdanı hem de rekabet eşitliği ilkesi açısından telafisi güç sonuçlar doğurma riski taşımaktadır. Bu nedenlerle, Süper Lig’e ilişkin nihai sonuçların ve tescil işlemlerinin mevcut aşamada ilan edilmemesi gerektiği kanaatindeyiz. Adli merciler önüne yansıyan süreçlerin, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından da bütün yönleriyle değerlendirilmesi; müsabaka sonuçlarını etkilemek suretiyle ihlalde bulunduğu tespit edilen kişi ve kulüpler hakkında talimatlar ve mevzuat çerçevesinde gerekli yaptırımların uygulanması, adil ve eşit rekabet ortamının yeniden tesisi adına zorunludur."
Bursa Başkan Vekili Biba: Orhangazi’de yapacak çok işimiz var Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Orhangazi ilçesini ziyaret ederek devam eden ve planlanan projeleri yerinde inceleyerek bilgi aldı. İlk olarak Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın’ı makamında ziyaret eden Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, belediye yöneticilerinin de hazır bulunduğu istişare toplantısında projeler hakkında fikir alışverişinde bulundu. Toplantının ardından esnafı ziyaret ederek sohbet eden Başkan Vekili Biba, vatandaşların görüş ve düşüncelerini de dikkatle dinledi. Ardından Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın ve belediye yöneticileriyle birlikte saha ziyaretlerinde bulunan Başkan Vekili Biba, Orhangazi Belediyesi Ek Hizmet Binası, Orhangazi İlçe Terminali ile Orhangazi Yaşam Merkezi projelerini yerinde inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Proje alanlarında vatandaşlarla da bir araya gelen Başkan Vekili Biba, talep ve önerileri dinleyerek ilçede yapılabilecek çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Orhangazi’nin Bursa’nın önemli ilçelerinden biri olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, "Orhangazi’de yapacak çok işimiz var. Toplantımızda projelerimizi hep birlikte masaya yatırdık. Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak hizmetleri en kısa süre içinde ilçemize kazandıracağız. İlçe halkının beklentilerini karşılayacak doğru çözümler üreteceğiz" dedi. Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın da ilçede devam eden Büyükşehir yatırımları ve Orhangazi Belediyesi’nin planladığı hizmetler noktasında görüş alışverişinde bulunduklarını söyleyerek katkılarından dolayı Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve Büyükşehir ekiplerine teşekkür etti.
Erzurum Potada çifte zafer: Atatürk Üniversitesi Türkiye şampiyonu oldu Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından 2025-2026 faaliyet programı kapsamında düzenlenen Ünilig 33 Basketbol (Kadın-Erkek) Türkiye Şampiyonası, 11-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirildi. Şampiyonada mücadele eden Atatürk Üniversitesi Kadın ve Erkek Basketbol Takımları, gösterdikleri üstün performansla Türkiye şampiyonluğunu kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Turnuva boyunca sergiledikleri mücadeleci oyun anlayışı, takım disiplini ve yüksek performanslarıyla dikkat çeken Atatürk Üniversitesi sporcuları hem kadınlar hem de erkekler kategorisinde rakiplerini geride bırakarak kupayı Erzurum’a getirdi. Elde edilen bu çifte şampiyonluk, üniversitenin spora verdiği önemin ve spor altyapısına yaptığı yatırımların somut bir göstergesi oldu. Sporun ve başarının adresi Atatürk Üniversitesinin yalnızca akademik başarılarıyla değil, sportif alanda elde ettiği önemli derecelerle de öne çıktığını belirten Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu; öğrencilerin fiziksel, sosyal ve kültürel gelişimlerini destekleyen çalışmaların meyvelerini vermeye devam ettiğini ifade etti. Ünilig 33 Basketbol Türkiye Şampiyonasında kadın ve erkek kategorilerinde kazanılan Türkiye şampiyonluklarının üniversite camiası adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Rektör Hacımüftüoğlu, şu değerlendirmede bulundu: "Üniversitemizi en iyi şekilde temsil ederek Türkiye şampiyonu olan kadın ve erkek basketbol takımlarımızı, teknik ekibimizi ve emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum. Elde edilen bu anlamlı başarı, disiplinli çalışmanın, takım ruhunun ve spor kültürüne verilen önemin önemli bir sonucudur. Atatürk Üniversitesi olarak öğrencilerimizin akademik gelişimlerinin yanında sportif başarılarını da desteklemeyi sürdürecek, gençlerimizin her alanda ülkemize değer katmaları için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz."
Şırnak Şırnak’ta 23 milyon 812 bin lira değerinde kaçak malzemeler ele geçirildi Şırnak’ta bir haftalık operasyonlarda 23 milyon 812 bin lira değerinde tarihi eser ve gümrük kaçağı malzemeler ele geçirildi. Şırnak genelinde yürütülen istihbari çalışmalar ve alınan duyumlar üzerine toplam 117 şüpheli şahsa ait ev, eklenti ve araçlarda arama gerçekleştirildi. Yapılan operasyonlarda gümrük kaçağı olduğu değerlendirilen çok sayıda malzeme ele geçirildi. Operasyonlarda; 90 adet sentetik ecza hapı, bin 313 adet tarihi eser niteliğinde sikke, 2 adet dedektör, 24 adet cep telefonu, 30 bin 922 adet bandrolsüz sigara, 3 bin 698 adet elektronik sigara ve likiti, 91 kilogram nargile tütünü, 2 bin 264 adet çeşitli hırdavat malzemesi, bin 54 adet tekstil ürünü, 645 adet kozmetik ve süs eşyası ile 511 adet farklı türde kaçak malzeme ele geçirildi. Ele geçirilen kaçak ürünlerin piyasa değerinin yaklaşık 23 milyon 812 bin TL olduğu belirtildi. Şırnak İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen operasyonlar kapsamında, gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın ürünleri ülkeye sokmaya çalıştıkları değerlendirilen toplam 117 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı bildirildi. Öte yandan Şırnak İl Jandarma Komutanlığı GKİT Şube Müdürlüğü tarafından 11-17 Mayıs tarihleri arasında düzensiz göçle mücadele kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlerde de önemli sonuçlar elde edildi. Uludere İlçe Jandarma Komutanlığı, Dağdibi Karakol Komutanlığı ve GKİT Şube Müdürlüğü ekiplerince Andaç köyünde bir araçta yapılan kontrolde 7 Afganistan uyruklu düzensiz göçmen ile 3 organizatör yakalandı. Gözaltına alınan organizatörlerden 1’i çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer şüpheli ise ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Yakalanan düzensiz göçmenler ve organizatörler hakkında 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında işlem yapıldı. Bu kapsamda yabancı uyruklu şahıslara toplam 288 bin 687 TL, organizatör olduğu değerlendirilen şüphelilere ise toplam 366 bin 709 TL idari para cezası uygulandı. Yakalanan düzensiz göçmenler, sınır dışı işlemleri için Şırnak İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Ayrıca Uludere İlçe Jandarma Komutanlığı ile Dağdibi Karakol Komutanlığı ekiplerince yürütülen yol kontrol ve arama faaliyetlerinde Irak uyruklu bir şahsın yapılan parmak izi sorgusu ve pasaport kontrolünde kimlik bilgilerinin uyuşmadığı ve Türkiye’ye yasa dışı yollarla giriş yaptığı tespit edildi. Hakkında idari işlem uygulanan Irak uyruklu şahıs da deport edilmek üzere Şırnak İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Şırnak İl Jandarma Komutanlığı’nın kaçakçılık, düzensiz göç ve sınır güvenliğine yönelik operasyonlarının aralıksız sürdüğü belirtildi.