POLİTİKA - 12 Şubat 2026 Perşembe 22:32

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "KKTC’yi Doğu Akdeniz’in parlayan bir yıldızı olarak geleceğe taşımak en büyük hedefimizdir"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "KKTC’yi Doğu Akdeniz’in parlayan bir yıldızı olarak geleceğe taşımak en büyük hedefimizdir"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel ile Ankara’da bir araya geldi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC Başbakanı Üstel ve hükümet ortaklarıyla Ankara’da bir araya geldi. Baş başa ve heyetler arasında gerçekleştirilen görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve KKTC Başbakanı Üstel ortak basın açıklaması yaptı. Yılmaz, yaptığı açıklamada, görüşmenin son derece faydalı bir şekilde geçtiğini ifade ederek, Türkiye ile KKTC arasında ilişkilerin sıradan iki ülke arası ilişkiler olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti’nin ana vatan ve garantör ülke olarak her zaman KKTC’nin yanında olduğunu ve olmaya da devam edeceğini ifade etti.



"KKTC’yi Doğu Akdeniz’in parlayan bir yıldızı olarak geleceğe taşımak en büyük hedefimizdir"


KKTC Başbakanı Üstel ile her yıl ekonomik ve mali iş birliği protokolleri üzerinde çalışmalar yaptıklarını dile getiren Yılmaz, "Bu çalışmaları yaparken ortak akılla hareket etmeye büyük önem veriyoruz. Bir taraftan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumları ve KKTC’nin kurumları, diğer taraftan da ekonomik ve sosyal paydaşlarla istişareler içinde bu programları şekillendiriyoruz. Bu yıl da aynı anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün de yine bu kapsamda önemli değerlendirmeler yaptık. Bizim amacımız açık ve nettir. Biz, KKTC’yi çok daha müreffeh, güçlü yarınlara taşımak istiyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu konuda yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Eğitimden sağlığa, fiziki ve teknolojik altyapıdan üniversitelere, Ar-Ge’den bilişim vadisi vizyonlarına varıncaya kadar KKTC’yi Doğu Akdeniz’in parlayan bir yıldızı olarak geleceğe taşımak en büyük hedefimizdir. Amacımız KKTC’nin kendine yetebilen, küresel şartlarla uyumlu, rekabetçi ve sürdürülebilir bir ekonomik yapıyla yoluna devam etmesidir. Önümüzdeki dönem özellikle girişimcilere dönük, kadınlara, gençlere, üreticiye, çiftçiye dönük neler yapabiliriz diye istişare ediyoruz. Bu çalışmalarda ana yaklaşımımız insan odaklı, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmadır" diye konuştu.



"KKTC’nin haklarını, egemenliğini savunmaya devam edeceğiz"


Ana vatan ve garantör ülke olarak her zaman KKTC’nin ve Kıbrıs Türkü’nün haklarını her platformda en güçlü şekilde savunmaya devam edeceklerini ifade eden Yılmaz, "Adanın gerçeklerini herkesin görmesi lazım. Adada iki devlet ve iki ayrı halkın olduğunu herkesin iyi bilmesi lazım. Egemen, eşitlik temelinde konuya yaklaşılması lazım. Bir çözüm aranacaksa bu çözüm, adadaki gerçeklikler üzerine inşa edilen bir çözüm olmak durumundadır. Bu noktada Rum kesiminin çözümden yana olmayan yaklaşımını hepimiz biliyoruz ve bu defalarca test edildi, görüldü. Tarihte de bunu çeşitli kez yaşadık. Bir çözüme yanaşmayı bırakın, BM kapsamında birkaç konuda iş birliği yapılsın denilen konularda dahi adım atmadıklarını herkes biliyor. Önümüzdeki süreçlerde de biz bu gerçekler üzerine bina edilmiş bir yaklaşımla KKTC’nin haklarını, egemenliğini savunmaya devam edeceğiz. İki toplum arasında iş birlikleri her zaman yapılabilir. Bütün bunlara da her zaman hazırız" dedi.



"Teknik heyetlerimizle birlikte neler yapabiliriz diye konuştuk"


KKTC Başbakanı Ünal Üstel ise Kıbrıs ekonomisinin kendi ayakları üzerinde durana kadar Türkiye Cumhuriyeti ile büyük projeleri her alanda gerçekleştireceklerini dile getirerek, "Bugün de uzun süren toplantımızda teknik heyetlerimiz ile birlikte yeni mali iş birliği protokolümüzle ülkemizin ihtiyaçlarına göre neler yapabiliriz diye Cumhurbaşkanı Yardımcımızla ve heyetiyle konuştuk. Ayrıca bir de değerlendirme toplantısı yaparak, 2025’te imzaladığımız mali iş birliği protokolünde neleri yaptık, hangi projelerimiz devam ettiği ve ne zaman sonuçlanacağına ilişkin konuları dile getirdik" açıklamasında bulundu.



"2025 yılında KKTC’de büyük projelerin temelini attık"


Üstel, 2025 yılında KKTC’de büyük projelerin temelinin atıldığını hatırlatarak, "Bazı büyük projeler 30 yıldır konuşuluyor ama bugün imzaladığımız iş birliği protokolüyle ülkemizin hep üzerinde durduğu ve gerçekleştireceğimiz Lefkoşa Nalbantoğlu Hastanesi’nin yeniden revize edilmesi ve ülke insanına hizmet edecek 320 yataklı yeni bir hastane inşaatının temellerinin süratli bir şekilde yükseldiğini görmek bizler için büyük bir mutluluktur. Yine uzun yıllar konuşulan Güzelyurt Hastanesi, yine uzun yıllar konuşulup bugün gerçekleştirdiğimiz Karpaz Pamuklu Hastanesi ve bir yandan gerçekleştirdiğimiz ve insanlarımızın kullanımına açtığımız Maraş Sağlık Merkezimiz ve öbür yörelerimizde yaptığımız sağlık merkezlerimizle 2025 yılında KKTC’de sağlıkta iyi bir yıl ve sağlıkta büyük projelerin gerçekleştirildiğine inanıyoruz. 2026 yılında da inşallah Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızla bu hastanelerin açılışlarını yapacağız" dedi.



"Kıbrıs Türkü’nün yanında ana vatanı Türkiye Cumhuriyeti vardır"


Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin KKTC’nin ekonomisinin geriye götürmek için her türlü baskıyı uyguladığına dikkati çeken Üstel, "Yunanistan ve İsrail’le imzaladıkları bir savunma protokolüyle silahlanma yarışı içerisine girdiler ve her geçen gün yeni savunma araçlarını almak için basında şov yapmaya devam ediyorlar. Unutuyorlar, Kıbrıs Türkü yalnız değil. Kıbrıs Türkü’nün yanında ana vatanı Türkiye Cumhuriyeti vardır. Ne yaparlarsa yapsınlar biz de günü geldiğinde kendilerine aynı şekilde bir cevap vereceğimizden kuşkumuzdur yoktur" değerlendirmesinde bulundu.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "KKTC’yi Doğu Akdeniz’in parlayan bir yıldızı olarak geleceğe taşımak en büyük hedefimizdir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Edremit’te "Orman Benim" seferberliği Balıkesir’in Edremit ilçesinde, yaklaşan yaz ayları öncesinde orman yangınları riskini en aza indirmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla "Orman Benim" etkinliği düzenlendi. 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen kampanya kapsamında, protokol üyeleri ve çevre dostu vatandaşlar ormanlık alanda temizlik yaptı. Türkiye genelinde "Yeşil vatanımızı hep birlikte koruyoruz" mottosuyla yürütülen orman yangınlarına karşı bilinçlendirme kampanyasının Edremit ayağı, Hacıaslanlar Mahallesi Meşeli Düz Mevkii’nde gerçekleştirildi. Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş’ın katılımıyla düzenlenen etkinlikte, orman yangınlarının önlenmesinde çevre temizliğinin hayati rolüne dikkat çekildi. Ekipler ve vatandaşlar sahaya indi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İlçe Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerinin koordinasyonunda organize edilen etkinlikte, çok sayıda doğasever bir araya geldi. Yaklaşan yaz mevsimiyle birlikte artacak yangın risklerine karşı ormanlık alandaki çöpler ve kolay tutuşabilecek atıklar tek tek toplandı. Orman içi temizlik çalışmalarına bizzat destek veren Kaymakam Ahmet Odabaş, yangın çıkış nedenlerinin başında insan faktörü ve doğaya bırakılan atıkların geldiğini hatırlattı. Kaymakam Odabaş: "Ormanları korumak vatandaşlık görevidir" Ormanların geleceğe bırakılacak en değerli miras olduğunu vurgulayan Kaymakam Ahmet Odabaş, "Ormanlarımızı korumak sadece ilgili kurumların değil, hepimizin ortak vatandaşlık görevidir. Bugün burada ’Orman Benim’ diyerek yeşil vatanımıza hep birlikte sahip çıkıyoruz. Yangın risklerini en aza indirmek için her bir vatandaşımızın azami hassasiyet göstermesini rica ediyor, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurumlarımıza ve çevre dostu hemşehrilerimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "112" İhbar hattı hayat kurtarır Geniş bir katılımla icra edilen farkındalık etkinliğinde, ormanlık alanlarda görülebilecek en ufak bir duman ya da şüpheli durumda zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunulmasının erken müdahale için hayati önem taşıdığı bir kez daha hatırlatıldı. Anlamlı çevre hareketi, toplanan atıkların geri dönüşüm alanlarına taşınması ve katılımcıların birlikte çektirdiği hatıra fotoğrafı ile son buldu.
Erzurum Türk dünyasının kadim lezzetleri Erzurum’da buluştu Erzurum’da Türk dünyasının ortak kültürel mirasını ve kadim gastronomi geleneğini yaşatmak amacıyla düzenlenen "Türk Mutfağı Haftası" programı, Yakutiye Medresesi’nde gerçekleştirildi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi bar ekibinin gösterisiyle başlayan program, Türk dünyası müzikleri korosunun konseriyle devam etti. Etkinlik daha sonra protokol konuşmalarıyla sürdü. Programda konuşan Erzurum Büyükşehir Belediyesi Gastronomi ve Turizm Müdürü Resul Parlak, şehrin turizm çeşitliliğinin hem Türkiye’de hem de dünyada hak ettiği değeri görmesi adına çalışmalar yürüttüklerini belirterek, keşfedilmeyi bekleyen değerleri gün yüzüne çıkarmaya devam ettiklerini söyledi. Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer ise sofraların yalnızca yemeklerin paylaşıldığı alanlar olmadığını ifade ederek, kültürün, hatıraların, geleneklerin ve gönül bağlarının kuşaktan kuşağa aktarıldığı önemli miras alanları olduğunu dile getirdi. AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu da Türk mutfağının yalnızca yemek kültüründen ibaret olmadığını belirterek, aynı sofrada buluşan aile bireylerinin sevgi ve birlikteliğinin de bu kültürün önemli bir parçası olduğunu kaydetti. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Türk Mutfağı Haftası kapsamında düzenlenen organizasyonun sadece yemeklerin tanıtıldığı bir etkinlik olmadığını söyledi. Sekmen, etkinliğin ortak tarih, kültür ve medeniyet bağlarının yeniden gönüllerde buluştuğu önemli bir kültür şöleni niteliği taşıdığını ifade etti. Erzurum Valisi Aydın Baruş da gastronomi turizminin günümüzde diğer turizm türlerini tamamlayıcı önemli bir alan haline geldiğini belirterek, Erzurum’un gastronomi zenginliklerinin ön plana çıkarılmasının turizm sektörüne ve şehrin geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyledi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri, Yakutiye Medresesi önünde kurulan Türk lezzetleri sergisini gezdi. Stantlarda yer alan yemekler hakkında, ülkelerinden Erzurum’a eğitim için gelen öğrenciler bilgi verdi. Programın sonunda protokol üyeleri tarafından katılımcılara Türkistan pilavı ikram edildi.
Bursa Bursa Hayvanat bahçesinin yeni yavruları umut oldu Bursa’da yaklaşık 206 bin metrekarelik alanda 123 türden 1123 hayvana ev sahipliği yapan Bursa Hayvanat Bahçesi, nesli tehlike altındaki türlere umut oluyor. Kızıl pandalar ve Türkiye’de sadece Bursa Hayvanat Bahçesi’nde bulunan dev karıncayiyen türlerinin yavrulaması, büyük sevinç ve heyecan yaşattı. 2 karıncayiyen ve 2 kızıl panda yavrusu Doğal yaşam alanları iklim değişikliği ve insan kaynaklı tehditler nedeniyle giderek daralan dev karıncayiyen ve kızıl panda yavruları, nesli tehlike altındaki türlerin korunmasına yönelik çalışmaların önemini bir kez daha ortaya koydu. Bursa Hayvanat Bahçesi’nde kısa bir süre önce dünyaya gelen 2 karıncayiyen ve 2 kızıl panda yavrusu, uzman veteriner hekimler ve bakım ekiplerinin gözetiminde büyütülüyor. Gelişimini tamamlayan yavruların, ilerleyen süreçte uluslararası koruma ve tür devamlılığı programları kapsamında Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumları Birliği üyesi bir hayvanat bahçesine gönderilmesi planlanıyor. Böylece kontrollü üretim programlarına katkı sağlanarak, nadir türlerin genetik çeşitliliğinin korunması ve dünya genelindeki popülasyonlarının artırılması hedefleniyor. Bursa Hayvanat Bahçesi yönetimi, yalnızca ziyaretçilere ev sahipliği yapmadıklarını; aynı zamanda nesli tehlike altındaki türlerin korunması, doğa eğitimi ve toplumsal farkındalık çalışmalarında da aktif rol üstlendiklerini belirtti.