POLİTİKA - 25 Şubat 2025 Salı 14:54

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkmen gazının 1 Mart 2025 tarihinden itibaren Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkmen gazının 1 Mart 2025 tarihinden itibaren Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Enerji alanında, BOTAŞ ve Türkmengaz arasında imzalanan anlaşma ile Türkmen gazının 1 Mart 2025 tarihinden itibaren Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz" dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Nökergulı Atagulıyev, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Hükümetler Arası Komisyon Toplantısı sonrası protokol imzalayarak basın toplantısı düzenlendi. Yılmaz, Türkiye ile Türkmenistan arasındaki ortak dil, din, kültür ve tarih köklere dayanan güçlü bağları karşılıklı üst düzey ziyaretlerle her geçen gün daha da derinleştiğini belirtti. Geçen yıl, Antalya Diplomasi Forumu vesilesiyle Türkmen Halkının Milli Lideri Kahraman Arkadağ’ı (Gurbangulu Berdimuhamedov) ağırlayarak bu özel ilişkinin önemini bir kez daha ortaya koyduklarını ifade eden Yılmaz, "Ayrıca, Türkmenistan’ın girişimiyle BM Genel Kurulu’nca 2025 yılı ‘Uluslararası Barış ve Güvenlik Yılı’ olarak ilan edilmiştir. Bu vesileyle Türkmenistan’ı yürekten kutluyor, barış ve güvenlik yolunda gösterdiği kararlılığı takdirle karşılıyorum.


Ayrıca, Türkmenistan’ın Daimi Tarafsızlığının 30. Yıl Dönümü’nü de içtenlikle tebrik ediyorum. Türkmenistan’ın bağımsızlığından bu yana geçen 34 yılda kaydedilen tüm bu başarılarla iftihar ederken, 2024 yılını da kardeş ülkemizle gerçekleştirilen karşılıklı ziyaretler ve ortak değerlerimize dayanan işbirliğimizle en güzel şekilde geçirmiş bulunmaktayız" diye konuştu.


Ekonomik İşbirliğine Dair Hükümetlerarası Türk-Türkmen Komisyonu (HEK) 7. Dönem Toplantısı’nı Aşkabat’ta gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yılmaz, "Bugün ise Sayın Atagulıyev ile birlikte HEK 8. Dönem Protokolünü imzaladık. 87 maddelik Protokol kapsamında; 12. Türk İhraç Ürünleri Fuarının Türkmenistan ev sahipliğinde; Türkmen Ürünleri Fuarının ise ülkemiz ev sahipliğinde 2025 yılında düzenlenmesi, enerji alanındaki işbirliğinin geliştirilmesi ve Türkmen gazının ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına erişiminin sağlanması, Orta Koridorun ‘Uluslararası Hazar Geçişli Doğu-Batı Koridoru’ ayağının geliştirilmesi, ortak gümrük komitesinin ve basitleştirilmiş gümrük koridorunun kurulması, Mevcut, Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşmasının modernize edilmesi müzakerelerinin hızlandırılması, iş dünyaları arası temasların genişletilmesi, sağlık turizminde işbirliğinin güçlendirilmesi, tarımsal araştırma personeli eğitimi alanında ortak çalışmalar yapılması, TÜBİTAK ile Türkmenistan Bilimler Akademisi arasında uygulama protokolü ve işbirliği anlaşması imzalanması, KOBİ’ler ve girişimcilik alanında işbirliğinin geliştirilmesi gibi eylemler bulunmaktadır. Yeni dönem için oluşturulan bu Eylem Planımızda, önceki dönemlerden devreden çok sayıda madde bulunması daha yakın çalışmamız gerektiğini bizlere göstermektedir. Bu doğrultuda, Cumhurbaşkanlarımız Recep Tayyip Erdoğan ve Gurbangulu Berdimuhamedov’un ortaya koydukları birliktelik ve işbirliği iradesi bizler için yol gösterici niteliktedir. Böyle bir motivasyonla yol almak iki kardeş ülke adına da kazanımlarımızı pekiştirecek ve bunlara yenilerini ekleyecektir" şeklinde konuştu.


2024 yılında Türkiye ile Türkmenistan arasındaki ticaret hacmi 2,2 milyar dolar seviyesine ulaştığına dikkat çeken Yılmaz, "İkili ticaretimiz, ‘dengeli’ bir görünüm sergilemekte. Bu kapsamda, Türkmenistan’ın hem ihracatında hem de ithalatında 2’nci sırada olmaktan gurur duymaktayız.


Ancak, Sayın Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak çalışacağız. Bu hedefe ulaşmak için, özellikle Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı ve Türkmen İhraç Ürünleri Fuarı gibi etkinliklerle iş dünyalarımızı bir araya getirmeye devam edeceğiz. Türkmenistan ile karşılıklı yatırımlarımız, 200 milyon doları aşmıştır ve bu yetersiz" ifadelerini kullandı.


Karşılıklı yatırımların artırılması ve potansiyeline ulaşması amacıyla Türk müteahhitler, Türkmenistan’da bugüne kadar 54 milyar dolar değerinde 1.100’den fazla proje üstlendiğine dikkat çeken Yılmaz, "Bu projeler arasında Olimpiyat Kompleksi, Türkmenbaşı Limanı ve Arkadağ Akıllı Şehri gibi prestijli projeler bulunmaktadır. Türkmenistan, yurt dışı müteahhitlik portföyümüzde yüzde 10 payla Rusya’dan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Önümüzdeki dönemde, özellikle Aşkabat Akıllı Şehri ve Arkadağ Akıllı Şehri’nin ikinci etabı gibi projelerde Türk firmalarının daha fazla yer almasını arzu ediyoruz. Bu projeler, iki ülke arasındaki iş birliğini daha da güçlendirecektir" dedi.


"Enerji alanında, BOTAŞ ve Türkmengaz arasında imzalanan anlaşma ile Türkmen gazının 1 Mart 2025 tarihinden itibaren Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz"


Enerji alanında, BOTAŞ ve Türkmengaz arasında imzalanan anlaşma ile Türkmen gazının 1 Mart 2025 tarihinden itibaren Türkiye’ye ulaşmasını planladıklarını söyleyen Yılmaz şu ifadeleri kullandı:


"İlk etapta 1.3 milyar metreküplük bir swap yöntemiyle gelecek doğalgazdan bahsediyoruz. Bu bir başlangıç olarak görüyoruz. İleri aşamalarda daha yüksek rakamlara çıkacağına ve Türkiye üzerinden Avrupa başta olmak üzere dünya pazarlarına Türkmen gazının ve elektriğini ulaşacağına inanıyoruz. Ayrıca, Türkmenistan’daki hidrokarbon sahalarının geliştirilmesi ve bu kaynakların Türkmenistan’ın batısına taşınmasına yönelik alt yapı yatırımlarında TPAO ve BOTAŞ gibi devlet şirketlerimizin yer alması için çalışmalarımız devam etmektedir."


Ulaştırma alanında, Orta Koridor’un geliştirilmesine büyük önem verdiklerini bildiren Erdoğan, "Bu kapsamda, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nun kapasitesinin artırılması ve Zengezur Bağlantısı’nın açılması, Orta Koridor’u daha cazip hale getirecektir. Diğer taraftan eğitim alanına baktığımızda, Türkiye’deki üniversitelerimizde 30 bine yakın Türkmen öğrenci eğitim aldığını görmekteyiz. Bu sayının artırılması ve Türkmenistan’daki eğitim kurumlarıyla iş birliğimizin geliştirilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ayrıca, Türkmen-Türk Genel Eğitim Okulu’nun kapasitesinin artırılması ve bu okulun daha fazla öğrenciye hizmet verebilmesi için gerekli adımları atacağız" ifadelerini kullandı.


Toplantının başarıyla gerçekleştirerek Türk-Türkmen ilişkilerinin kapsayıcı bir perspektifte ilerletilebilmesinin yollarına dair ikili ve heyetler arası ölçekte görüş alışverişinde bulunduklarını aktaran Yılmaz, "Ayrıca, karşılıklı temasların artırılarak sürdürülmesi konusundaki fikir birliğimizi bir kez daha vurguladık. İlişkilerin derinleştirilmesinde, kamu sektörü, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) etkileşimlerinin artırılmasının önemli faydaları olacağını değerlendiriyoruz. Yönetişim esaslı bu yaklaşımımızla ortak fayda temelinde Türk ve Türkmen halkının refahını artırmaya yönelik adımlarımızı kararlılıkla atmaya devam edeceğiz. Türkiye ve Türkmenistan arasındaki kardeşlik bağlarının daha da güçlenmesi ve iki ülke halkının refahının artırılması için omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkmen gazının 1 Mart 2025 tarihinden itibaren Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Balık tezgahları kış aylarını aratmıyor Denizlerde büyük tekneler için başlayan av yasağına rağmen, Kocaeli’deki balıkçı tezgahlarında çeşitlilik ve hareketlilik devam ediyor. Gırgır ve trol tekneleri için 15 Nisan itibarıyla başlayan genel av yasağı, tezgahlardaki balık bolluğunu durdurmadı. Vatandaşların "balık bitti, fiyatlar artacak" endişesinin aksine Kocaeli’deki tezgahlarda hamsi, istavrit, sardalya, mezgit, zargana, çupra, levrek ve eşkina gibi pek çok çeşit satışa sunuluyor. Balıkçı esnafı Kemal Bineklioğlu, yasağın yalnızca büyük ölçekli avcılık yapan gırgır ve trollere yönelik olduğunu, küçük teknelerle kıyı balıkçılığının sürdüğünü hatırlattı. Tezgahlarda kış aylarını aratmayan bir çeşitlilik olduğunu ifade eden Bineklioğlu, "Sezon kapandı dediğimiz konu balığın tamamen yasak olduğu anlamına gelmiyor. Sadece gırgır ve trollere yasak geliyor. Küçük motorlarla, çekme ve çevirme yapmadan balık yakalamak yasak değil. Şu anda gördüğünüz gibi tezgah yine ağzına kadar dolu, kış sezonundaki gibi. Gırgır ve trollerin çekilmesiyle birlikte balığın miktarı biraz düşüyor, o kadar. Bu da yaz balığına fiyat olarak yansıyor ama çok fazla değil" dedi. "Balık fiyatlarında büyük bir yükselme yok" Fiyatlardaki son durumu değerlendiren Bineklioğlu, en çok tercih edilen balıklardan hamsi, istavrit ve sardalyanın kilogramının 250 liradan satıldığını bildirdi. Bazı türlerdeki fiyat artışının arz-talep dengesiyle ilgili olduğunu kaydeden Bineklioğlu, şunları söyledi: "Hamsi ve istavritin kilosu bir iki ay önce de 250 liraydı, şu anda da 250 lira. Balık fiyatlarında çok büyük bir yükselme yok. Sadece trol ile yakalanan tekir ve barbun gibi türlerde, serme ağ usulüne geçildiği için az yakalanıyor ve fiyatlar yukarıya çıkıyor. Bu da arz-talep meselesi. Sardalya da kilosu 250 liradan alıcı buluyor. İstavritin biraz irisi ise kilosu 300 lira. Zargana, mezgit ve Karadeniz mezgiti de kilosu 500 lira ama onlar yine trolle yakalanan balık olduğu için fiyatları bu şekilde. Çupra ve levreklerin fiyatları aynı. Somon 450 liraydı, 400 liraya düştü. Bu mevsimin balıkları var. Mesela isparoz 300 lira. Bu mevsimde yenmesi gereken, sürekli bu dönemde çıkan çok lezzetli balıklarımız var; isparoz, izmarit, mercan, kefal gibi. Bakın eşkina da orijinal deniz balığıdır, kilosu 550 lira. Lezzetine doyamazsınız. Karadeniz’in meşhur balığıdır ama Ege’de, İzmir’de ve Marmara’da da çıkar." "Türkiye’de en ucuz yiyecek balık" Balığın diğer protein kaynaklarına göre daha ekonomik olduğunu savunan Bineklioğlu, "Şu anda yine Türkiye’de en ucuz yiyecek balık, hem de sağlıklı. Burada gördüğünüz balıklar harika ve lezzetli. İnsanların alabileceği balık yine kilosu 250 lira bandında. Burada kilosu 200-250 liraya satılan balıkları herkes alabilir. 20 liralık alan da olabilir. Vatandaş ayda en az 4-5 defa balık alabilir. Vatandaş ayda 4-5 defa balık alsa bin lira yapar; bugün o paraya bir kilo kıyma bile almak zor" ifadelerini kullandı.
Bitlis Bitlis’te açan ters laleler ziyaretçilerin ilgi odağı oldu Bitlis’in Mutki ilçesinde baharın gelişiyle açan ters laleler, doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının yoğun ilgisini çekiyor. Halk arasında "ağlayan gelin" olarak da bilinen bu nadide çiçekler, oluşturduğu eşsiz manzarayla görenleri adeta büyülüyor. İlçeye bağlı Yumrumeşe köyünde doğal olarak yetişen ters laleler, özellikle yüksek kesimlerde baharın en güzel simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Bölge halkının yanı sıra çevre illerden ziyaretçiler de bu görsel şöleni yerinde görmek için köye akın ediyor. Ziyaretçiler, lalelerin oluşturduğu doğal güzellikler arasında bol bol fotoğraf çekerken, anı ölümsüzleştirmeyi ihmal etmiyor. Fotoğrafçılar için adeta açık hava stüdyosuna dönüşen bölge, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için de cazip bir rota haline geliyor. Bitlis’te açan ters laleleri görmek ve fotoğraflamak için İstanbul’dan Bitlis’e gelen doğa fotoğrafçısı Ümit Pektaş, gördüğü manzaranın hayranlık uyandırdığını söyledi. Pektaş, "İstanbul’dan geliyorum. Sırf ters laleleri görebilmek, çekebilmek adına bin 700 kilometrelik bir yol yaptık. Değdi mi derseniz, kesinlikle değdi. Şu anda bulunduğumuz yer Yumrumeşe köyü ve ters lalelerin oldukça yoğun olduğu bir lokasyon. Ben çok memnun kaldım. Emeği geçen bütün arkadaşlarımıza, hocalarımıza içten teşekkürler. Bu ikinci gelişim fotoğraf ağırlıklı olarak ve her defasında geldiğimde de bizim tabirimizle heybemiz dolu dolu dönüyorum. Dediğim gibi burası lokasyon olarak hem güvenlik açısından hem konfor açısından hiç insan korkup, kafalarında bir soru işareti olmasını gerektirecek hiçbir durum yok. Ben 7 yıl evvel de gelmiştim. Gayet güzel, güvenli ve özellikle buranın insanının o misafirperverliği inanın her şeye değer. Gelince göreceksiniz o kadar diyorum ve kesinlikle de pişman olmayacaksınız" dedi.