POLİTİKA - 28 Nisan 2026 Salı 15:47

DEM Parti Genel Başkanı Oruç: "İşçilerin haklarını tanıyın"

A
A
A
DEM Parti Genel Başkanı Oruç: "İşçilerin haklarını tanıyın"

DEM Parti Genel Başkanı Tulay Hatımoğulları Oruç, "İşçilerin haklarını gasp eden Yıldızlar Holding’e bir uyarıyı da biz buradan bir kez daha yapıyoruz. Amasız, fakatsız, eksiksiz ve zaman geçirmeden işçilerin haklarını tanıyın" dedi.


Oruç, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Oruç, gözaltı ve operasyon furyasına uyandıklarını belirterek, dün Kazancı Yokuşu’nda 1977 1 Mayıs’ında katledilenleri anmak için oraya karanfil bırakmak için gidenlerin gözaltına alındığını ifade etti. Oruç, "Bugün bizler barışı konuştuğumuz bu süreçte bugün Türkiye’nin demokratikleşmesinin ne kadar önemli olduğunu konuştuğumuz bu süreçte hala klasik bir biçimde baskıların devam ediyor olması hala bildik, tanıdık, on yıllardır devam eden gözaltı ve operasyonların yine bu şekilde devam ediyor olmasını kabul etmek mümkün değil. Bu sürecinde asla doğasıyla uygun bir durumda değildir. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz ki bir Mayıs engellenemez. Ezilenlerin ve sömürülenlerin haklarını savunanlar gözaltına alınamaz, tutuklanamaz" ifadelerini kullandı.


Oruç, konuşmasında iş kazalarına değinerek, "Biz bunu iş kazası olarak görmüyoruz. Bu bir iş cinayetidir. Neden mi? Bakın patronlar üç işçinin yapması gereken işi şayet az ücret ödemek için bir işçiye yaptırıyorsa ve bunun sonucunda o işçi yaşamını kaybediyorsa bu bir iş cinayetidir. Patronlar ve devlet işçilerin temel yasal haklarını dahi yok sayıyor. Koruma mekanizmaları eksik. Ayrıca var olanlar da çalıştırılmıyor. Bu nedenle de iş cinayetidir. Bakın sadece geçen yıldan bugüne kadar en az 2 bin 500 yüz eve karanlık haber gitti. Mesela soruyorum. Ökkeş Erol’u tanıyor musunuz? Ökkeş Erol 74 yaşında. Ve bu yaşında geçinemediği için çalışmak zorunda kalan bir işçi. Tekirdağ Malkara’da fiber optik kablo döşemede çalışırken yaşamını yitirdi" şeklinde konuştu.


Oruç, Doruk Madencilik’te çalışan işçiler günlerdir Ankara’da eylemde olduklarını hatırlatarak, "Onları ziyaret ettim. DEM Parti vekilleri her daim yanlarında muhalefetin milletvekilleri sürekli onlarla dayanışma içinde. Bu çok kıymetli, çok önemli. Açız, yoksuluz, çıplağız diyerek açlık grevine giren işçiler bugün açlık grevlerinin 9. günündeler. Ve işçilerin direnişleri kısmi bir kazanımla devam ediyor. Neden kısmi diyorum? Şunun için. Çalışma Bakanlığı maaşlarının bir kısmının ödendiğini söylese de edindiğimiz bilgilere göre bu ödenen kısım son derece cüziymiş. Madenciler tüm alacaklarını ve haklarını alana kadar grevi devam ettireceklerini söylüyorlar. Bakın biz maden işçilerini ziyaret ettiğimizde bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. Ve işçiler orada o yağmurun altında direniyorlar. Niye? Aç kalmamak için. Niye? Maaşları ödensin diye. Niye? Mahrum edildikleri analarının ak sütü kadar helal olan haklarını alabilmek için yapıyorlar. Aşağıda metan gazı yukarıda biber gazı bize reva görülen bu diyor işçi. Gözaltına alınıyorlar. Gaz sıkılıyor işçiye. İnanılır gibi değil. Esas gözaltına alınması gereken esas hakkında işlem yapılması gereken o işçilerin hakkı olan maaşlara çöken patronken o patrona karşı hakkını müdafaa etmek için alana meydana çıkan işçilere gazlı, joplu saldırılar düzenleniyor ve işçiler gözaltına alınıyor. Bakın mecliste bir kaç yüz metre ileride Kurtuluş Parkı’nda eylemlerini devam ettiriyor bu işçiler. Ve doymak bilmez Yıldızlar Holding’e aynen şu mesajı veriyorlar. Yıldızlar da kayar. Durmaz yerinde. Evet. İşçilerin haklarını gasp eden Yıldızlar Holding’e bir uyarıyı da biz buradan bir kez daha yapıyoruz. Amasız, fakatsız, eksiksiz ve zaman geçirmeden işçilerin haklarını tanıyın" dedi.


Oruç, Gülistan Doku dosyasının yeniden açılmasının önemine işaret ederek, "Gülistan’ın arkadaşı Rojvelat Kızmaz ölümü mutlaka araştırılmalıdır. Rojin Kabaiş başta babası ailesi olmak üzere kadın hareketinin aylardır gündemden düşürmediği konu ve Rojin Kabaiş için adalet talebi mutlaka sağlanmalı. Dağ fare doğurmamalı. Faili meçhul dediğiniz şey gökten inen bir karanlık değil. Bu sistemin ürettiği koruduğu sakladığı karanlığın ta kendisidir. Bakın Mehmet Sincar, Uğur Mumcu, Ceylan Önkol, Deniz Poyraz, Hrant Dink, Berkin Elvan, Gar Keçi davası, 10 Ekim Gar Faili meçhuller. Bunları biz saysak inanın günler yetmez bize. Günler yetmez. Bu kadar uzun bir liste ve bu kadar uzun karartılmış hayatlar var. Cumartesi anneleri bir ömürdür kayıplarını arıyor. Tüm faili belli davalar için gereken adımlar acilen atılmalı evet ama bu adımlar sahici ve sonuç alıcı adımlar olmalı"


Oruç, 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın yaptığı açıklamaya değinerek, Öcalan’ın Türkiye’nin önüne tarihsel bir eşik koyduğunu ifade etti. Oruç, "Çatışma çözümleri deneyimlerine baktığımızda örgütlerin on yıllar boyunca atabildiği adımlar Türkiye’de bir yılda atıldı. Bakın bu çok önemli. Ve inanın bununla ilgili ileriki zamanlarda çatışma ve çözüm çalışacak olan akademisyenler bunu önemli inceleyecekler. PKK silahlara veda ettiğini örgütsel yapısını laf ettiğini dünyaya ilan etti. Bunu gerçekleştirerek de tarihi bir hamle yapmış oldu. Bu 100 yıllık Cumhuriyet tarihinin en önemli gelişmelerinden birisi değerli arkadaşlar. Bu adımın gereklilikleri yapılırsa Türkiye sadece prangalarından kurtulmayacak. Toplumsal kutuplaşma son bulacak. Demokratikleşmenin zemini büyüyecek. Önümüzde bu kadar aydınlık bir tablo varken barışa bu kadar yaklaşmışken barışı ve demokratikleşmeyi bu kadar konuşuyorken barış menziline koşar bir adımla gidilmesi gerekirken iktidar ne yapıyor? İktidar aksak, ürkek ve oyalayıcı bir tutum içinde. Altını tekrar çiziyoruz. Barış sürecinde iktidarın adım atmadığı her an süreç karşıtlarının hile ve hurdayla dolu provokatif tutumları geliştirmesinin önünü açar. Bakın bu kadar fırsat ve risk denklemi söz konusuyken iktidara şu soruları soruyoruz. Ekranlarda sürekli süreç tıkandı diyerek ortalığı bulandıran medya simsarlarının ellerini nasıl oluşturduklarını görmüyor musunuz? Bunu görmemek mümkün mü? Bu kesimler ve onlara çanak tutanlar şu sözümüzü iyi dinlesinler. Ne olursa olsun barış gemisini limana ulaştıracağız. Ve yine iktidara bir soru daha soruyoruz. Orta Doğu’daki istikrarsızlığı derinleştirmek isteyen güçler bekleme halinizden son derece memnunlar. Son derece. Bunu görmüyor musunuz gerçekten? Farkında değil misiniz bunun? Madem dış güçler diye bir tehdit algınız var. O zaman bu tehditleri ortadan kaldırmak için barıştan daha iyi bir yol yok. Bunun halkını defalarca kez çizdik. İktidar artık Nasreddin Hoca misali ipe un sermekten vazgeçmeli. Teyit tespit tekerlemesine sarılarak puslu bir hava üretmemeli. Meclis komisyonunun nihai raporunu eksik de olsa siyasi barışın yolunu açmak için bir rehber olarak kabul etmeli. Ve buradan ilerlenmeli. Artık Arif’e tarif gerekmiyor değerli halkımız. Adım atılsın ki ülke nefes alsın. Adım atılsın ki barış umudunun üstündeki kara bulutlar dağılsın. Adım atılsın ki bu ülkede onurlu bir barış sağlansın" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Atlas Çağlayan’ın katil zanlısının babası hakkında dava açıldı İstanbul Güngören’de bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan’ın katil zanlısının babası hakkında, olayda kullanılan bıçağın sahibi olduğu gerekçesiyle kamu davası açıldı. İddianamede, başka suçtan tutuklu bulunan baba hakkında 1 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İstanbul Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin tutuklanan 14 yaşındaki zanlı E.Ç.’nin babası Y.Ç. hakkında dava açıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Y.Ç. hakkında, zanlının olay anında kullandığı sustalı bıçağın sahibi olduğu gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianamede, Y.Ç. (40) ’şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Zanlının başka suçtan cezaevinde olduğu aktarıldı İddianamede, olayda kullanılan bıçağın Y.Ç.’ye ait olduğu, şüphelinin Atlas Çağlayan cinayetinin işlendiği dönemde cezaevinde olduğu gerekçesiyle suçtan haberdar olmadığını belirttiği aktarıldı. İddianamede, UYAP sorgulamasında şüphelinin 2 Kasım 2025 tarihinde Bakırköy Metris Cezaevinde bulunduğu, suç tarihi itibariyle halen Çorlu Karatepe 1 Nolu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları’nda bulunduğu vurgulandı. İddianamede, suça konu bıçağa İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarında yapılan incelemeye göre, 6136 sayılı ’ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanuna muhalefet’ kanunu kapsamında kaldığı belirtildi. 1yıla kadar hapis cezası talebi Sanık Y.Ç. hakkında, ’ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanuna muhalefet’ suçundan 6 aydan1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Sanık, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
Kastamonu Prof. Dr. Ekrem Savaş: "Avrupalılar, Müslümanlardan tercüme etmiş oldukları kitaplara kendi isimlerini yazmışlardır Kastamonu Üniversitesi’nde gerçekleşen "İslam Kültür Dünyasının Bilim Tarihindeki Yeri" konferansında konuşan Prof. Dr. Ekrem Savaş, "Avrupalılar, Müslümanlardan tercüme etmiş oldukları kitaplara kendi isimlerini yazmışlardır ya da daha çok kendi otoriterlerinin isimlerini yazmışlardır" dedi. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından yürütülen "Üniversite Konferansları" programı Kastamonu Üniversitesi’nde gerçekleştirilen "İslam Kültür Dünyasının Bilim Tarihindeki Yeri" konferansına Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Ekrem Savaş konuşmacı olarak katıldı. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleştirilen konferansta Kastamonu Üniversitesi rektör yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Konferansta konuşan Prof. Dr. Ekrem Savaş, İslam medeniyetinin matematikten astronomiye, coğrafyadan kimyaya kadar pek çok alanda bilime sağlanan katkılarla ilgili bilgiler verdi. Tarihi bilmenin önemine değinen Prof. Dr. Savaş, "Orta Çağ’da Avrupa’da karanlık varken, Müslümanlarda büyük bir güneş varmış, bizler farkında bile değilmişiz. Avrupalılar bizim aydınlıklarımızı aldılar, muhteşem bir şekilde koşarak bugün bizi geçtiler. Dolayısıyla yürüyenlerin koşanları yakalaması çok zor olduğu için, bence çarkı tersine döndürmek gerekiyor. Ama İslam dünyası aşağı yukarı 800. yüzyıla kadar bilime hizmet eden büyük alimlere sahip, alimleri olan bir toplumdur. Bir de Yunanlılar var. Her biri, birbirini takip etmiştir, bunu hiç kimse inkar edemez. Ama İslam dünyası, İslam alimleri bir öncekileri anlamışlardır. Daha sonra, ’üzerine ne koyabiliriz’ demişlerdir. ve yeni teoriler ortaya çıkararak bir öncekini geliştirmişlerdir. Bugün ki Batı, İslam dünyasındaki bilimin doğudan batıya göçüdür. Avrupalıların karanlık çağ dediği dönemde, Müslümanlar, hiçbir zaman hiçbir yerlerde işgal ettikleri topraklarda kimsenin dinine, kültürüne, örneklerine ve dilinle karışmadı. O duygu, o davranış, o meziyet, birçok Hristiyan alimin Müslüman olmasını ve onların bilgilerini de araç olarak kitaplarına dönüştürmelerini sağladı" dedi. İslam alimlerin bilime katkılarından örnekler vererek konuşmasını sürdüren Savaş, "Müslüman alimler genelde ilmi Müslüman hocalardan öğrenmişlerdir, okullar oluşturmuşlardır. Ama Batılılar ilmi kitaplardan öğrenmişlerdir. Çok acıdır ki 18. yüzyıla gelene kadar Avrupalılar, Müslümanlardan tercüme etmiş oldukları kitaplara kendi isimlerini yazmışlardır ya da daha çok kendi otoriterlerinin isimlerini yazmışlardır" diye konuştu. Program, soru-cevap bölümünün ardından Prof. Dr. Ekrem Savaş’a teşekkür belgesi takdim edilmesiyle sona erdi.
Konya KTO Karatay Üniversitesinde Proaktif Spor Zirvesi başladı KONYA (İHA) – KTO Karatay Üniversitesi tarafından spor yöneticileri, profesyoneller, sağlık çalışanları, hukukçular ve sporcuları akademi camiası ile üniversite öğrencileriyle buluşturmayı amaçlayan Proaktif Spor Summit’26 başladı. Konya Milletvekili Mehmet Baykan öncülüğünde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün destekleri ve KTO Karatay Üniversitesi öğrenci topluluklarının koordinasyonuyla düzenlenen "Proaktif Spor Summit’26", 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde KTO Karatay Üniversitesi ev sahipliğinde başladı. "Profesyonel Kulvar" açılış oturumu, spor spikeri Erdoğan Arıkan moderatörlüğünde gerçekleşti. Oturumda Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Dr. Murat Aksu, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül ve milli olimpik sporcu Rıza Kayaalp yer aldı. Programın açılışın konuşan KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Fevzi Rifat Ortaç, "Spor ve kariyer dediğiniz zaman hem sporda kariyer yapmış hem de dışarda kendi hayatında veya akademik hayatında kariyer yapmış başarılı sporcularımızı burada göreceğiz. Bu başarı hikayelerini onlardan dinlemek suretiyle kendi öğrencilerimizi de bir yol açacağız" dedi. Konya Ticaret Odası ve KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Selçuk Öztürk de, verimli bir toplantı geçmesini temenni ederek, emeği geçen herkese teşekkür etti. AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan ise, "İki günlük spor zirvesinin ilk oturumunda ve açılış programında birlikteyiz. İnşallah bu iki gün içerisinde konuklarımızın deneyimleri, tecrübeleri, konuklarımızın hayata bakışları ve geldiği noktalar siz genç kardeşlerimize birer rehber, birer geleceğe yönelik işaret fişeği olarak zihinlerinizde yer alır diyorum" ifadelerini kullandı. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Veli Ozan Çakır da 2036 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunlarını Türkiye’ye getirmek istediklerini belirtirken, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Dr. Murat Aksu Konya Ticaret Odası ve KTO Karatay Üniversitesi’nin başarılarının gurur verici olduğunu söyledi. Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül de minderde olmanın zor olduğunu belirterek, "Orada yaşadığınız stresten ömrünüzden ömür gidiyor. O final atmosferini yaşamak çok zor. Masanın bu tarafının da zorluğu, ağırlığı var. O zorlukta şöyle sadece işimizi yapıyor olsak, sadece güreşle ilgilenebiliyor olsak belki bu kadar yorulmayız. Şahıs olarak kabul etmeyeceğim çoğu şeyi burada güreşin faydası adına kabul ediyorum" şeklinde konuştu. İyi bir şampiyona geçirdiğini belirten Milli Olimpik Sporcu Rıza Kayaalp, "2012’de rekoru egale etmiştim. 2023’te rekoru kıracağım diye hissediyordum ama 3 yıllık bir süreç oldu. 2024’te finalde kaybettim son 1.5 dakika kala. Sonra 2025’te başımıza farklı şeyler geldi. Onu sıkıntısını yaşadım. Ama bu sene pes etmedim. Uzun yıllar ülkemde kalacak rekoru kazandırmış oldum. Bu milleti temsil etmek, bu bayrağı temsil etmek öncelikle büyük sorumluluk sonra da çok gurur verici bir şey" diye konuştu.
İstanbul Marmaris-Kıran etabını kazanan Ivan Sosa basın toplantısında övgüler yağdırdı 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Marmaris-Kıran tırmanış etabını kazanan Kolombiyalı sporcu Ivan Ramiro Sosa, "Ülkeniz muazzam, yarış ve tabiat bir harika" dedi. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 132.7 kilometrelik Marmaris -Kıran tırmanış etabını kazanan Kolombiyalı sporcu Ivan Ramiro Sosa yarış sonrası katıldığı basın toplantısında şunları söyledi: "Tekrar kazanan biri olduğu için çok mutluyum. Tanrıya, takımıma, aileme ve zor zamanlarımda benden daha fazla bana inan herkese teşekkür ederim. Geçen yıl Arter İliak ameliyatı geçirdim. Bugünkü finiş çok zor oldu. Bu kadar olacağını tahmin etmemiştim. 5 kilometre kala atağa kalktım. Belki finişe uzak bir noktaydı ama elimden geleni yaparak sonuna kadar hızımı korumaya çalıştım. Ve rakiplerimin önünde bitirmeyi başardım. Arkada çok güçlü bisikletçilerin olduğunu biliyorum. Bu da yarışın henüz bitmediği anlamına geliyor. Bir sonraki dağ etabında finişe daha uzun bir tırmanışlı etap olacak ve 1 saati aşan bir gerilim yaşayacağız. Lider mayoyu takımımla birlikte korumaya kararlıyım. Türkiye’ye kazanmak hedefi ya da denemek için geldim. Bugün normal seviyeme geri dönebileceğimi gösterdim. Belkide kariyerimin en iyi dönemi henüz gelmedi." Ivan Sosa, Türkiye’deki organizasyona ve tabiata hayran kaldığını ve Türkiye’ye tatil için gelebileceğini sözlerine ekledi.