POLİTİKA - 10 Ekim 2025 Cuma 19:26

Dışişleri Bakanı Fidan: "Irak-Türkiye petrol boru hattından yeniden petrol sevkiyatına başlanması memnuniyet verici bir gelişme"

A
A
A

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Irak-Türkiye petrol boru hattından uzun bir aradan sonra 27 Eylül’de yeniden petrol sevkiyatına başlanması memnuniyet verici bir gelişme. Bu hem dünya petrol piyasaları için hem Irak’taki gelir kaynaklarının oluşması için tekrar önemli bir gelişmeydi" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’ye çalışma ziyareti düzenleyen Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile ortak basın toplantısında bir araya geldi. Bakan Fidan, "Komşumuz ve kardeşimizle ilgili ilişkilerimize biliyorsunuz stratejik bir noktadan bakıyoruz. Samimi arzumuz ve önceliğimiz Irak’ın bölgemize istikrar, güvenlik ve refah üreten bir ülke olması. Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması ve terör örgütlerinden tamamıyla arınması da Türkiye bakımından ve bölgemiz bakımından da son derece önemli. Bu anlayışla kardeş Irak’a her türlü desteği sağlamaya hükümet olarak, devlet olarak devam edeceğiz" dedi.

Irak’la ilişkilerin gelişmesi adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak’a ziyaretine dikkati çeken Bakan Fidan, "Hatırlayacağınız üzere Sayın Cumhurbaşkanımızın 22 Nisan 2024 tarihinde Irak’a gerçekleştirdikleri ziyaret ikili ilişkilerimizle yakın tarihimiz açısından bir dönüm noktası teşkil etmişti. Keza Irak Başbakanı Sayın Muhammed Şiya Sabbar es-Sudani 8 Mayıs’ta ülkemizi ziyaret etmesi bu etkiyi devam ettirmişti. Bu ziyaret vesilesiyle düzenlediğimiz yüksek düzenli stratejik iş birliği konseyi toplantısı ilişkilerimizi daha da derinleştirdi. Malumunuz olduğu üzere Irak’ta 11 Kasım’da Temsilciler Meclisi seçimlerinin yapılması planlanmakta. Bu seçimler Irak demokrasisinin daha da güçlenmesi bakımından son derece önemlidir" diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Fidan:

Terörle mücadele kapsamında Irak hükümeti ile iş birliği yapıldığına değinen Bakan Fidan, "Terörle mücadele ve güvenlik alanında son dönemde bir anlayış birliği tesis etmiş bulunuyoruz. Bu anlayış birliği Irak makamlarının terörsüz Türkiye sürecine verdikleri destekle de ifadesini bulmaktadır. Doğal ortamı olduğumuz Kalkınma Yolu Projesi’ne üyelik tam desteğimizle görüşmemizde tekrar vurgulama imkanı bulduk. Projenin bir an evvel hayata geçmesi için çalışmalarımızı daha da yoğunlaştıracağız. Bugünkü görüşmelerimizin önemli bir ayağını da su konusu oluşturdu" şeklinde konuştu.

Irak’ta yaşanan su probleminin çözülmesi için Türkiye’nin yardım ettiğini vurgulayan Bakan Fidan, "Irak’ın şu anda içinde bulunduğu su problemiyle ilgili neler yapılabilir, Türkiye bu konuda zaten yardım ediyor, daha fazla nasıl yardım edebiliriz, onun yollarını heyetlerimiz aradılar. Bugün de çalışmaya mevcut bir toplantı ile devam edeceğiz. Ama şunu söylemek istiyorum, Sayın Cumhurbaşkanımız, Iraklı kardeşlerimizin baş başa kaldığı bu sorunun çok iyi farkında. Özellikle Bağdat’taki, Musul’daki, Basra’daki kardeşlerimize buradan seslenmek istiyorum. Yaşadığınız sıkıntıları çok iyi biliyoruz, anlıyoruz. Biz bu coğrafyada kardeşiz. Fırat’ın ve Dicle’nin suları hepimizin bu konuda Devlet Su İşleri Teşkilatımız neler yapabiliyorsa, Cumhurbaşkanımızın verdiği talimatlar ile yaz boyunca yapmaya çalıştı" ifadelerini kullandı.

"Irak-Türkiye petrol boru hattından yeniden petrol sevkiyatına başlanması memnuniyet verici bir gelişme"

Irak’tan Türkiye’ye tekrar petrol sevkiyatının başlamasının önemine değinen Bakan Fidan, "Irak’la enerji alanındaki iş birliği potansiyelimizi de hayata tamamıyla geçirmek istiyoruz. İki tarafta da bu yönde bir irade olduğunu memnuniyetle kaydettik. Petrol, elektrik ve doğal gaz ticaretinin yarı sıra bu alanlardaki yatırımlar yeni iş birliği imkanları sunmakta. Irak-Türkiye petrol boru hattından uzun bir aradan sonra 27 Eylül’de yeniden petrol sevkiyatına başlanması memnuniyet verici bir gelişme. Bu hem dünya petrol piyasaları için hem Irak’taki gelir kaynaklarının oluşması için tekrar önemli bir gelişmeydi. Son iki yıldır bu konuda sıkıntımız vardı ve bu sıkıntı Irak’taki tarafların anlaşmasıyla çok şükür nihayete erdi. Petrol sevkiyatının tam kapasiteye ulaşmasının ikili ilişkilerimize ve ticaret hacmimize kaydeder katkı sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte bu iş birliğimizi yeni bir anlaşma ile taçlandırmak istiyoruz" açıklamasında bulundu.

"Bölgesel güvenlik için Irak ile Suriye arasındaki ilişkilerin güçlenmesi büyük önem arz etmekte"

Suriye ile Irak arasındaki ilişkinin önemine değinen Bakan Fidan, "Bölge ülkelerini yeni dönemdeki Suriye ile yapıcı ilişki geliştirmesi önemli. Bölgesel güvenlik ve istikrarın tesisi için Irak ile Suriye arasındaki ilişkilerin güçlenmesi büyük önem arz etmekte. Irak’ın bilhassa Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğinin pekiştirmesi bağlamındaki adımlarını kıymetli buluyoruz. Bu kapsamda Suriye’nin kuzeydoğusundaki kamp ve cezaevlerinden vatandaşlarını geri alma konusunda samimi ve kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini görüyoruz. Bu çalışmalar hem Irak vatandaşlarının selameti hem de Suriye’nin güvenliği açısından çok önemli katkı sağlamakta" dedi.

Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ise, "Türkiye Cumhuriyeti ve Irak Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler, ikili ilişkilerimiz çok eski geçmişe dayanıyor. Ortak coğrafyamız da var aynı zamanda. İlişkilerimiz çok geniş kapsamlı. Ve bu ziyaretimiz ve Iraklı yetkililerin ziyaretleri, Ankara ziyaretleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve değerli kardeşim Sayın Dışişleri Bakanı’nın Irak’a ziyaretleri. Bütün bunlar bu ilişkilerin nedenli derin olduğunu ifade ediyor" diye konuştu.

"Kuzey Irak bölgesindeki petrol boru çalışmasından memnunuz"

Türkiye ile olan siyasi diyaloglardan memnun olduğunu ifade eden Hüseyin, "Biz de siyasi diyaloglardan memnunuz. Türkiye ile gerçekleşen siyasi diyaloglardan. Ve bu siyasi diyalogların sonuca ulaşmasını ve böylece bölgeye daha güvenli bir iklimin hakim olmasını temenni ediyoruz. Özellikle Irak, Suriye ve Türkiye arasındaki alanda. Ve dolayısıyla Irak hükümeti ve Irak halkı bu siyasi diyalogu, Türkiye sahasındaki bu diyalogu desteklemektedir. Ve bu diyaloglar sonuca varmasıyla beraber kesinlikle olumlu etkisi olacaktır. Irak’taki güvenlik meselesinden biz de memnunuz. Kuzey Irak bölgesindeki petrol boru çalışmasından memnunuz" şeklinde konuştu.

Dışişleri Bakanı Fidan:

"Filistin halkına, insani yardımın ulaşmasını temenni ediyoruz"

Türkiye’nin Gazze konusundaki çabalarına değinen Hüseyin, "Türkiye hükümeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve değerli arkadaşım Hakan Bey’in buradaki çabaları, Gazze barış planı ile ilgili ve barış için bir anlaşmaya ulaşılması. Bu bölgedeki Gazze’deki durumun sükunete ulaşmasını sağlayacaktır. Ve Filistin halkına, insani yardımın ulaşmasını temenni ediyoruz. Bu önemli bir adım ve birçok ülke burada rol aldı. Bu adımları sağlamak ve bu adımların meydana getirilmesini sağlamak için. Türkiye’nin de burada önemli bir rolü olmuştur" ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan ve Iraklı mevkidaşı Hüseyin, basın toplantısındaki açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"İsrail tarafından herhangi bir provokasyonun gelmemesi gerekiyor"

Bir basın mensubunun Gazze’deki son durumu nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "İki tane husus var burada yoğunlaştığımız. Birincisi bu toplumla anlaşmanın bir kazaya uğramadan yürümesi önemli. Özellikle İsrail tarafından herhangi bir provokasyonun gelmemesi, savaşı tekrar başlatacak, soykırımı devam ettirecek, yerinden edilmeyi devam ettirecek bir hususun olmaması gerekiyor. Bu noktada Türkiye olarak hem alandaki anlaşmanın uygulanmasına teknik destek verirken, aynı zamanda global stratejik düzeyde de farkındalığı arttırmaya ve uluslararası diplomatik gayretleri buraya mobilize etmeye devam ediyoruz. Bu yöndeki çabalarımız pek de önemli" dedi.

Gazze’deki sürecin birinci ayağının ateşkes, rehine konusu ve insani yardımların bölgeye ulaşması olduğunu söyleyen Bakan Fidan, "Sonraki aşamaların aksamadan hayata geçmesi gidilecek yeni menzillerin olması, sürecin durmaması önemli. Çünkü sürecin durması demek Allah muhafaza tekrar katliamlara dönülmesi manasına gelecek. Bunun olmaması için yine uluslararası toplumla, bölgedeki paydaşlarımızla, kardeşlerimizle bir araya gelip bir sonraki aşamalarda iki devletli çözüme gidene kadar neler yapılmalı. Tabii şu anda önceliğimiz Gazze’deki aşamaların uygulanması, birinci aşama ateşkes, rehineler, insani yardım. İkinci aşama daha sonra Gazze’nin yönetimi meselesi, içerideki emniyetin ve düzenin tekrar kurulması gibi konular olmak üzere bir süreç bizi bekliyor. Bu sürekli dikkatimizi isteyen, yoğunlaşmamızı gerektiren bir konu. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da büyük bir dikkatle, titizlikle bu süreci yönetmeye, yürütmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Dışişleri Bakanı Fidan:

Suriye ile Irak arasındaki iş birliğinin sorulması üzerine Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, "Terörist DAEŞ çeteleriyle mücadele konusunda da çalışmalarımız var. Irak güvenlik ve askeri makamları ve yetkililer bu çetelerin hareketlenmesini takip ediyor. Suriye sınırları içerisindeki adımlar da Suriye tarafından da ve Uluslararası İttifak tarafından da takip ediliyor. Bizim temennimiz o ki somut anlaşmalara varalım bu konudaki böylece bütün taraflar olarak bu terörist çetelere karşı koyalım. Çünkü bu terörist çeteleri sadece Suriye’nin güvenliğine değil, Irak güvenliğine, Ürdün’e ve bütün bölgeye tehlike oluşturuyor. Dolayısıyla Irak ve Suriye arasında bu iş birliği bulunuyor ve görüşmeler devam ediyor" dedi.

Furkan Doğan - Tolga Başer - Gürkan Sayın - Ahmet Özkurt

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Trendyol Süper Lig: Beşiktaş: 0 - Fatih Karagümrük: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Beşiktaş, Fatih Karagümrük’ü konuk ediyor. Mücadelenin ilk yarısı golsüz eşitlikle sonuçlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 12. dakikada sol taraftan Orkun Kökçü’nün kullandığı köşe vuruşunda, ön direkte El Bilal Toure’nin kafayla aşırdığı topa arka direkte Oh’un kafa vuruşunda kaleci Ivo Grbic meşin yuvarlağı kornere çeldi. 19. dakikada ceza sahası dışı sağ çaprazdan Bartuğ Elmaz’ın yaptığı vuruşta top uzak kale direğinden oyun alanına döndü. Devamında topu önünde bulan Serginho’nun ceza yayı sol tarafından yaptığı vuruşta ise kaleci Vazquez meşin yuvarlağı ayaklarıyla kurtardı. 26. ceza sahası dışı sol çaprazdan kazanılan serbest vuruşta topun başına geçen Orkun Kökçü’nün şutunda kaleci Grbic, yakın köşeye giden topu kornere gönderdi. 37. dakikada Oh’un pasında topla buluşan Olaitan’ın ceza yayı solundan yaptığı vuruşta meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 40. dakikada Agbadou’nun savunmanın arkasına attığı pasta topla buluşan El Bilal Toure’nin ceza alanı sağ çaprazından yaptığı aşırtma vuruşta kaleci Grbic meşin yuvarlağı kurtardı. 44. dakikada Fatih Karagümrük’ün önde yaptığı baskı sonucu kazandığı topta ceza yayı gerisinden Bartuğ Elmaz’ın şutunda kaleci Vasquez’in kurtarışı sonra meşin yuvarlak kornere gitti. Stat: Tüpraş Hakemler: Batuhan Kolak, Bilal Gölen, Mehmet Salih Mazlum Beşiktaş: Devis Vasquez, Taylan Antalyalı, Emmanuel Agbadou, Emirhan Topçu, Rıdvan Yılmaz, Wilfred Ndidi, Milot Rashica, Orkun Kökçü, Junior Olaitan, El Bilal Toure, Hyeon-Gyu Oh Yedekler: Emre Bilgin, Salih Uçan, Cengiz Ünder, Felix Uduokhai, Vaclav Cerny, Kristjan Asllani, Jota Silva, Devrim Şahin, Yasin Özcan, Mustafa Hekimoğlu Teknik Direktör: Sergen Yalçın Fatih Karagümrük: Ivo Grbic, Ricardo Esgaio, Davide Biraschi, Igor Lichnovsky, Filip Mladenovic, Ahmed Traore, Berkay Özcan, Bartuğ Elmaz, Barış Kalaycı, Serginho, Sam Larsson Yedekler: Furkan Bekleviç, Matias Kranevitter, Yaya Onogo, Tiago Çukur, Fatih Kurucuk, Burhan Ersoy, Muhammed Kadıoğlu, Çağtay Kurukalıp, Shavy Babicka, Anıl Yiğit Çınar Teknik Direktör: Aleksandar Stanojevic Sarı kartlar: Emirhan Topçu (Beşiktaş), Ahmed Traore (Fatih Karagümrük)
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Sırbistan ile ticaret hacmimizi 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Sırbistan ile 2025 yılında 3,4 milyar dolar seviyesine çıkan ticaret hacmimizi, Sayın Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği ortak hedefimiz olan 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Sırbistan’ın Ankara Büyükelçiliği tarafından Ankara’da bir otelde düzenlenen ‘Sırbistan Ulusal ve Silahlı Kuvvetler Günü Resepsiyonu’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, Türkiye ile Sırbistan arasında inşa edilen ikili ilişkilerin karşılıklı güven ve saygı temelinde güçlenmeye devam ettiğini söyledi. Yılmaz, Sırbistan’ı Balkanların istikrarı açısından kilit önemde bir ülke olarak gördüklerini ve Türkiye-Sırbistan ilişkilerinin Balkanların tamamında olumlu sonuçlar doğuracağına inandıklarını da sözlerine ekledi. "Başbakan Matsut ile iki ülke uzmanlarını bir araya getirecek bir etkinlik düzenlenmesi hususunda mutabık kaldık" Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vui’in 12 Şubat’ta Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilere güç veren önemli bir adım olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bu minvalde Antalya Diplomasi Forumu kapsamında ağırlama imkânı bulduğum Başbakan Sayın Matsut’la gerçekleştirdiğim görüşmede, ikili ilişkilerimizin daha da güçlendirilmesi konusunda yapılabilecek müşterek çalışmaları ele aldık. Sayın Başbakan’la işbirliğimizin akademik ve bilimsel alanlara teşmili ve bu kapsamda iki ülke uzmanlarını bir araya getirecek bir etkinlik düzenlenmesi hususunda mutabık kaldık" ifadelerine yer verdi. Gelecek yık Sırbistan’ın ev sahipliği yapacağı Expo 2027 hazırlıklarını ilgiyle takip ettiklerine de değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ikili ticari ve kültürel ilişkilerin tahkimi için fırsatlar sunması beklenen fuara Türkiye’den de güçlü bir katılım olacağını sözlerine ekledi. "Sırbistan ile ticaret hacmimizi 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz" İkili iş birliğinin lokomotifini ekonomik ve ticari ilişkilerin oluşturduğuna dikkati çeken Yılmaz, "2025 yılında 3,4 milyar dolar seviyesine çıkan ticaret hacmimizi, Sayın Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği ortak hedefimiz olan 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz. Müteahhitlik firmalarımızın Sırbistan’da 2 milyar dolarlık iş hacmine ulaşmalarından memnuniyet duyuyor, bunu elbirliğiyle daha da arttıracağımıza olan inancımızı tekrarlıyoruz. Bu meyanda Sırp kanadının eşbaşkan atamasını müteakiben Türkiye-Sırbistan Karma Ekonomik Komisyonu’nun 4. Toplantısı’nın icra edilecek olmasının önemli olduğunu değerlendiriyoruz" dedi. "Son iki yılda Sırbistan’ı en çok ziyaret eden yabancı turistler Türk vatandaşları oldu" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, savunma sanayii alanında da iş birliğini geliştirmekte fayda gördüklerini aktararak, sözlerine şöyle devam etti: "Sırbistan’la ilişkilerimizde ulaştığımız yüksek seviyenin bir diğer tezahürü de turizm alanında tesis ettiğimiz yakın işbirliğidir. Son iki yılda Sırbistan’ı en çok ziyaret eden yabancı turistler Türk vatandaşları oldu. Sırbistan vatandaşlarının tercihleri arasında ise ülkemiz ikinci sırada geliyor. Vatandaşlarımızın bu ziyaretlerinde edindikleri olumlu intiba ile ülkelerimiz arasında kurduğumuz dostluk bağları daha da güçlenmektedir." Sırbistan’ın Ankara Büyükelçisi Atsa Yovanoviç ise, bölgenin tarihi deneyiminin Sırbistan’a diyalog, iş birliği ve karşılıklı saygının kalıcı güvenliğe giden en iyi yol olduğunu gösterdiğini kaydederek, ortak ve daha geniş bölgede istikrarın etkili bir faktörü olan Türkiye ile ilişkilerin gelişmesine önem verdiklerini dile getirdi. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Sırbistan’ın Ankara Büyükelçisi Atsa Yovanoviç’in yanı sıra çok sayıda yabancı misyon temsilcisi de katıldı.
Antalya Joao Pereira: "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim, bundan kaçmıyorum’’ Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Samsunspor mağlubiyetiyle ilgili, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. İlk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Corendon Alanyaspor kendi sahasında karşılaştığı Samsunspor’a 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Maça iyi başladık. İlk dakikalarda 2-3 kez topu üçüncü bölgeye taşımayı başardık. 3-4 korner pozisyonlarına girmeye başardık. Ama karar anlarında çok iyi değildik ve kornerlerden de bir şey çıkaramadık. Oyun eşit gidiyordu. İki takımda oynamaya çalışıyordu. Büyük bir pozisyon yoktu. Samsunspor’un golüne kadar. Gol pozisyonunda da stoper kendi ceza sahasından bizim ceza sahamıza kadar top sürerek geldi. Pas verdi, asist yaptı. Bu imkansız, böyle bir gol yemek kabul edilemez. Bu seviyede böyle bir hata kabul edilemez. Çocuklarım da futbol oynuyor. Onların maçlarında bile kabul edilemeyecek bir durum. Rakip ceza sahasından diğer ceza sahasına kadar top sürmesi kabul edilemez. Daha fazla baskı yapılması gerekiyor en fazla faul ile durdurulması gerekiyor. Golden sonra da özgüvenimiz düştü. Zaten Beşiktaş maçında mağlup olmuştuk. Sonrasında ikinci gol kendi aramızdaki bir top kaybından geldi. Ve Samsunspor için kolay bir gol oldu. Basit hatalar yaptık ve cezası ağır oldu. Devrede bazı değişikliler yaptık, daha fazla risk aldık ve adam adama döndük. Sonrasında 2-1’i yakalayacak pozisyonlar bulduk. Mesela Steve Mounie’nin kafa pozisyonu var. Kendi oyuncuma çarptı kaleye giden top. Adam adam oyunda bazı zorluklar oluyor. Adam adama oynama kapasitesine sahip oyuncularımız yok. Tüm maç boyunca bunu sürdürecek karaktereristlik özelliğimiz yok. Özellikle Beşiktaş maçı gibi zorlu maçın ardından bunu yapamazdık. Bazı sıkıntılar yaşadık rakip de 3-4 gol şansı yakaladı. Risk alınca rakibimiz 3. golü buldu. Ama sonrasında oyuncularım inanmaya devam ettiler 2. ve 3. golü buldular. Son topu da uzun kullanabildik. Ama topu kaybettik. Bugün maçta iyi şey bizim adımıza oyuncularımızın son dakikaya kadar mücadele etmesiydi. "3 final maçımız var’’ Son kalan 3 maçlarının final niteliğinde olacağının altını çizen Pereira, "Şimdi odaklanmamız gerekiyor. Çünkü önümüzde 3 final maçımız var. Ve galibiyette uzlaşmak için de rakibe hiç birşey vermemiz gerekiyor. Son iki maçta rakibimize çok fazla şanlar verdik. Çok iyi organizasyonlarla gelen goller değildi bizim hatalarımızdan gelen gollerdi. Samsunspor hak etti demiyorum. Ama goller bizim hatalarımızdan geldi. Bunu kabul etmek çok zor. Bazen Rakip çok iyi oynar iyi organizasyon yapar bize zorluk çıkarırlar o zaman alkışlarım. Ama böyle basit goller yiyin kabul etmesi gerçekten zor oluyor. Bir sonraki adımımız hataları aza indirmek olmalı. Şimdi 3 final maçımız var 9 puan alabilir. Bizim için önemli’’ ifadelerini kullandı. Samsunspor maçı yenilgisinin ilk sorumlusunun kendisi olduğunu aktaran Pereira, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. ilk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ şeklinde konuştu.
Kayseri Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastaların adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu 88 milyon 591 lira zarara uğrattıkları iddia edilen 2’si tutuklu 12 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşma sonunda davada tutuklu sanık kalmadı. Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastalar adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla aralarında eczacı ve eczacı kalfalarının da bulunduğu 2’si tutuklu 12 sanığın yargılanmasına 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bir sanığın mazeret belirterek katılmadığı duruşmada, resmi evrakta sahtecilik yaparak kamu zararına neden olduğu suçlamasıyla hakim karşısına çıkan eczacı ve eczacı kalfalarının ifadelerinde ortak kanaat, hastaneden gelen e-reçete ve raporları kendilerinin düzenleme yetkilerinin olmadığı oldu. Eczacılar kalfaları işaret etti Eczane sahipleri ifadelerinde reçeteleri sisteme kalfalarının girdiğini söyleyerek eczacı kalfalarını işaret ederken, kalfalar ise eczacı onayı olmadan reçeteleri işleme koymadıklarını ifade etti. Eczacılık sisteminin işleyişinden bahseden sanıkların tamamı, "E-reçete veya raporu doktor düzenler. Bu raporların altında üç profesörün ve başhekimin onayı bulunur. Bize gelen rapor ve reçeteleri kontrol ettiğimizde SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kurallarına uygun olduğunu gördükten sonra ilacı depodan isteriz. Süreçte bizim başka bir müdahalemiz olamaz" şeklinde beyanda bulundular. İlacı temin eden ile teslim alan belirlenemedi Sanık ifadelerinde ilacı eczanelerden kimin teslim aldığı noktasında da farklı iddiaların olması dikkat çekti. Tutuklu eczacı kalfaları E.Ö ve E.Ö’nin teslim aldığı, ilacı eczaneden istediği yönünde ifadelerde bulunuldu. Ayrıca Erciyes Üniversitesi’nde görevli M.Ç’ın doktorların elektronik imzalarını kullanarak bu reçete ve raporları hazırladığı yönünde de beyanlarda bulunuldu. "Benim adıma ilaç bir yıl süreyle alınmış" Şikayetiyle ‘ilaç yolsuzluğu’ davasının başlamasına neden olan C.B., iddialarını mahkemede tekrarlayarak, "Benim adıma bir yıla yakın süre bu ilaç temin edildi. Ben defalarca SGK’ya, CİMER’e şikâyetlerde bulundum. Ne zaman konu basında yer aldı, o zaman soruşturma açıldı. Bu ilaç bana hiç ulaşmadı, benim adıma birileri aldı ve sattı. Şikâyetçiyim, mağdur edildim" dedi. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturma Sanıkların tamamının dinlenmesinin ardından sanık avukatları dinlendi. Avukatlar soruşturma aşamasındaki eksikliklere de dikkat çekerek, ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçlamasının kabul edilemeyeceğini, evrakı düzenleyenin doktorlar olduğunu, eczacıların yalnızca kendilerine ulaşan reçeteleri işleme koyduklarını vurguladı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturmanın da dava açısından önemli olduğunu dile getiren avukatlar, bu konuda bilirkişi raporlarının mahkemeye sunulmasını talep etti. Ayrıca sanık avukatları, HTS kayıtları ile söz konusu reçetelerin tarihleri arasında da uyuşmazlık olduğunu, savcılığın süreci gerekli titizlikte yürütmediğini belirtti. Tutuklu sanık kalmadı Savcılık, mütalaasında adli kontrol şartı bulunan sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasını, tutuklu bulunan 2 sanığın da tahliyesini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme başkanı, savcılık mütalaası doğrultusunda 2 sanığın tahliyesine, diğer sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasına, mahkeme önünde ifade veren tüm sanıkların davadan vareste tutulmasına karar verdi. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenirken, davada tutuklu sanık kalmadı.