POLİTİKA - 12 Kasım 2025 Çarşamba 20:31

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: "Beyaz Saray görüşmeleri verimliydi"

A
A
A
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: "Beyaz Saray görüşmeleri verimliydi"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Hamas ateşkesin kalıcı olması yönünde yapıcı adımlar atma iradesine sahip olduğunu göstermekte, aynı anlayışın İsrail tarafında da olması gerekmektedir" dedi.


Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Mısır Dışişleri, Göç ve Yurtdışı Mısırılar Bakanı Bedir Abdulati ile görüşme gerçekleştirdi. Bakan Fidan ve Mısırlı mevkidaşı ikili ve heyetler arası görüşmenin ardından basın toplantısı gerçekleştirdi.


Bakan Fidan, Türkiye-Mısır Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) kapsamında Ortaak Plnlma Grubu Birinci Toplantısına Mısırlı mevkidaşı ile düzenlendiğini belirterek ikili ilişkilerin tüm taraflarını ayrıntılı bir şekilde ele alındığını kaydetti.


"Mısır’la askeri alandaki çalışmalarımız da son dönemde artmakta"


İkili ticaret hacminin bir önceki yıla göre yüzde 10 artış gösterdiğini ve 9 milyar dolar seviyesine yaklaştığını dile getiren Bakan Fidan, "Ticaret hacmimizi 15 milyar dolara yükseltmek için çalışmaktayız. Türk firmaları Mısır’daki yatırımlarıyla istihdamın artmasına ve üretim kapasitesinin güçlenmesine önemli katkılar sunmakta. Ulaştırma, bağlantısallık, enerji ve hidrokarbonlar gibi stratejik alanlarda da iş birliğimizi derinleştirme kararı aldık. Mısır’la askeri alandaki çalışmalarımız da son dönemde artmakta. Karşılıklı ziyaretler ve tatbikatlar yoluyla askeri ve güvenlik diyaloğumuzu ilerletmeye yönelik ortak iradeye sahibiz. Savunma sanayide iş birliğimiz için önemli olması gereken ve umut vadeden bir alan. Kamu kurumlarımız ve şirketlerimizle geliştirilecek ortak projelerle bu alandaki iş birliğimizin daha da güçleneceğine inanmaktayız" şeklinde konuştu.


"Hamas ateşkesin kalıcı olması yönünde yapıcı adımlar atma iradesine sahip olduğunu göstermekte"


Görüşmede Gazze’deki son durumun ana gündem maddesi olduğunu vurgulayan Bakan Fidan, "Hamas ateşkesin kalıcı olması yönünde yapıcı adımlar atma iradesine sahip olduğunu göstermekte, aynı anlayışın İsrail tarafında da olması gerekmektedir. İsrail’in insani yardımların girişi için tüm engelleri kaldırması ve tüm sınır kapılarını açmasına yönelik çağrımızı buradan bir kez daha yineliyoruz. Mısır’ın insani yardım konusundaki çabalarını takdirle karşılıyor ve yardımlarımızın Gazze’ye ulaşılması için verdiği destek için kendilerine buradan bir kez daha teşekkür ediyorum değerli bakanıma. Bugün bir yardım gemimiz taşıdığı yaklaşık 810 ton insani yardımla Mersin Limanı’ndan El Ariş Limanı’na hareket etti. Gazze’de geçici barıma alanlarının oluşturulması ve yeniden imar sürecinde de tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz. Önümüzdeki günlerde Mısır’ın ev sahipliğinde düzenlenmesi planlanan Gazze’nin erken toparlanması ve yeniden imarı konusundaki uluslararası konferansa inşallah katkımızı da sunacağız" ifadelerini kullandı.


Uluslararası toplumun Filistin’de Filistinlilerin yönetiminin esas olduğunu hatırda tutması gerektiğine vurgu yapan Bakan Fidan, "Gazze Filistin’in bir parçasıdır, öyle kalmalı ve öyle muamele görmelidir. Bu anlayışla hareket edildiği takdirde tartışmalı tüm konuların çözümünün mümkün olabileceğini değerlendirmekteyiz" dedi.


"Doğu Akdeniz’i ilgili tüm tarafların meşru menfaatlerine ve hakkaniyet ilkesine saygı duyulan refah bölgesi olarak görmek istiyoruz"


Görüşmede bölgesel konuların da ele alındığını belirten Bakan Fidan, Libya’daki kalıcı istikrarın sağlanmasına önem verdiklerine dikkati çekerek "Libyalıların önderliği ve sahipliğinde atılacak adımları desteklemeye devam edeceğiz. BM öncülüğünde sürecinin ilerletilmesine yönelik ortak çabalarımızla devam edecek. Doğu Akdeniz’i ilgili tüm tarafların meşru menfaatlerine ve hakkaniyet ilkesine saygı duyulan bir istikrar ve refah bölgesi olarak görmek istiyoruz. Bu konularda Mısır’la çalışmaya devam edeceğiz. Bu konudaki irademiz de tam" dedi.


"Suriye’nin DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonuna katılmasından da memnuniyet duymaktayız"


Suriye’nin bölgesel ve uluslararası alanda elde etmekte olduğu konumun memnuniyet verici olduğunu aktaran Fidan, "Şara’nın Washington’u ziyaret etmesi bu bakımdan önemli bir gelişme teşkil etmiştir. Suriye’nin DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonuna katılmasından da memnuniyet duymaktayız. Bu sayede Suriye’nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesi ve güvenlik ortamının iyileştirilmesi için de ilave imkanlar ortaya çıkmıştır. Türkiye terörden arınmış, güvenliği tesis edilmiş ve toprak bütünlüğüne sahip Suriye vizyonuna destek sağlamaya devam edecektir. Türkiye ve Mısır’ın ortak çabaları milletlerimizin ve tüm bölgemizin barış, istikrar ve refahına hizmet etmektedir" değerlendirmesinde bulundu.


Türkiye ve Mısır’ın diplomatik ilişkilerinin 100. yılında önemli bir ziyaret gerçekleştirdiğini aktaran Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, iki köklü geçmişe dayanan ilişkilerin timsali olarak Antik Mısır dönemi krallarından III. Amenhotep heykelinin replikasını Ankara’da önemli bir yerde sergilenmek üzere hediye ettiklerini söyledi.


"1967 sınırları esasında başkenti Kudüs olan Filistin devletinin kurulmasının önemini de bu doğrultuda Mısır ve Türkiye’nin ortak çabalarının önemini de vurguladık"


Mısır, Türkiye, Katar ve ABD’nin çabalarının sonucu Gazze için sağlanan anlaşmanın ikinci aşamasına geçmek için çalışmalara devam edeceklerini belirten Abdulati, "Türkiye ve Mısır’ın ortak çabaları aynı zamanda iki devletli çözümün gerçekleşmesi ve 1967 sınırları esasında başkenti Kudüs olan Filistin devletinin kurulmasının önemini de bu doğrultuda Mısır ve Türkiye’nin ortak çabalarının önemini de vurguladık" dedi.


Gazze’de oluşturulacak İstikrar Gücü ve diğer oluşumların yetki sınırlarının belirleneceğini dile getiren Abdulati, Bakan Fidan’ı Gazze’nin yeniden imarına yönelik Kahire’de düzenlenecek uluslararası konferansa davet ettiğini kaydetti.


İki bakanın açıklamalarının ardından, soru cevap bölümüne geçildi.


"Suriye’nin bölgedeki, hiçbir ülke için tehdit olmaması konuları önemli bir konu"


Bakan Fidan, "ABD ziyaretinde Beyaz Saray’da ABD Başkanı Trump ile Suriye Cumhurbaşkanı Şara ve Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani’nin görüşmesinde hangi konu başlıklarının ele alındığı" soruya yönelik, "Amerika, Suriye ve Türkiye iş birliğinde bu sorunlara nasıl çözüm getirilebilir? Özellikle ülkenin birliği, bütünlüğü meselesiyle ilgili neler yapılabilir? Bu konu önemliydi. Başkan Trump’ın tabii bu konuda hassasiyet göstermesini biz fevkalade önemli görüyoruz. Özellikle Suriye’deki yeni yönetimin başarısı için uluslararası toplumun hep birlikte el birliğiyle çalışması ve bir istikrarın ortaya çıkması, huzurun ortaya çıkması, mültecilerin geri dönmesi ve yeni Suriye’nin bölgedeki, hiçbir ülke için tehdit olmaması konuları önemli bir konu. Bu konuda Amerika, Türkiye ve bölge ülkelerinin iş birliği fevkalade önemli. Bu konuda Cumhurbaşkanımızın vizyonunu, Trump’a ifade etme imkanımız oldu toplantıda" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.