EĞİTİM - 17 Nisan 2026 Cuma 11:11

EKPSS 115 binden fazla adayın katılımıyla yapılacak

A
A
A
EKPSS 115 binden fazla adayın katılımıyla yapılacak

Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı’nın (EKPSS), 19 Nisan’da 81 ilde düzenleneceği duyuruldu.


Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM), EKPSS’nin 19 Nisan’da 81 ilde yapılacağını duyurdu. Edinilen bilgilere göre EKPSS, 97 sınav merkezinde düzenlenecek. Sınav için bin 438 bina ve 27 bin 26 salonun kullanılacağı belirtildi. Sınav ise saat 10.15’te başlayacak ve tek oturumda yapılacak. Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, sınav günü saat 10.00’a kadar açık tutulacağı dile getirildi. Bunun yanı sıra adayların sınavlara girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgeleri, ÖSYM’nin ‘ais.osym.gov.tr’ adresinde erişime açıldı.



Sonuçlar 14 Mayıs’ta açıklanacak


ÖSYM, sınav sonuçlarının 14 Mayıs’ta açıklanacağını açıklarken, EKPSS sonuçlarının sınavın yapıldığı tarihten itibaren 4 yıl geçerli olacağı ifade edildi. Kura yöntemiyle yerleşmek isteyen adayların kayıtları ise 2 yılda bir alınacak. Kura kaydı yaptıran adaylar, 4 yıl içerisinde gerçekleştirilen engelli memur alımlarına başvurabilecekler.



"Toplamda 115 bin 883 aday başvurdu"


Sınava katılacak adaylar hakkında bilgiler veren ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, "Engelli adayların kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirilmesi amacıyla ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyinde EKPSS düzenlenecek. Sınava ortaöğretim grubunda 69 bin 630 aday, lisans grubunda 24 bin 866 aday, ön lisans grubunda 21 bin 387 aday, toplamda 115 bin 883 aday başvurdu. Adayların 44 bin 872’sini kadınlar, 71 bin 11’ini erkekler oluşturdu. 4 bin 591 aday işitme-1 testinden, 19 bin 990 aday zihinsel engelli testinden ve 91 bin 302 aday ise genel-görme-işitme 2 testinden sınava girecek. Adaylara 60 sorudan oluşan ’genel yetenek’ ve ’genel kültür’ testleri uygulanacak. Testleri cevaplama süresi 60 dakika olacak ancak engel gruplarına göre 20, 30 ve 40 dakika olmak üzere farklı ek süre verilecek. 9 punto kitapçık 110 bin 295 adet, 16 punto kitapçık 3 bin 421 adet ve 18 punto kitapçık 2 bin 167 adet basıldı. EKPSS’ ye süreğen hastalığı olan 37 bin 698 aday, ortopedik engelli 20 bin 669 aday, zihinsel engelli 19 bin 991 aday, görme engelli 12 bin 759 aday, işitme engelli 11 bin 436 aday, dil ve konuşma bozukluğu olan 319 aday, diğer engel gruplarından ise 13 bin 11 aday başvurdu" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli’nin ’Mobil Masal Bahçesi’ projesi Türkiye birincisi oldu Nazilli Belediyesi, sosyal belediyecilik alanında hayata geçirdiği örnek projelerle adından söz ettirmeye devam ediyor. Bu kapsamda geliştirilen Mobil Masal Bahçesi Projesi, Türkiye genelinden çok sayıda belediyenin katıldığı prestijli organizasyonda birincilik ödülüne layık görülerek büyük bir başarıya imza attı. Akdeniz Belediyeler Birliği tarafından Antalya’da düzenlenen yarışmada, sosyal belediyecilik alanında geliştirilen projeler kıyasıya rekabet ederken; Nazilli Belediyesi’nin çocuk odaklı vizyonu ve yenilikçi yaklaşımı jüri tarafından en başarılı proje olarak değerlendirildi. Elde edilen bu önemli derece, Nazilli’nin yalnızca yerelde değil, ulusal ölçekte de örnek bir belediyecilik anlayışı sergilediğini bir kez daha ortaya koydu. "Bu başarı, çocuklarımız için kurduğumuz hayalin karşılığıdır" Kazanılan birincilik ödülüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik, duyduğu gururu şu sözlerle ifade etti: "Bu ödül, sadece bir projenin başarısı değil; Nazilli’de çocuklarımız için kurduğumuz hayalin, emeğin ve inancın bir sonucudur. Türkiye genelinde birçok güçlü projenin yer aldığı bir organizasyonda birinci olmak bizim için son derece kıymetlidir. Bu başarı, geleceğimiz olan çocuklarımız için doğru yolda ilerlediğimizin en somut göstergesidir." 170 mahallede 2 bin 117 çocuğa ulaşıldı Mobil Masal Bahçesi’nin sahadaki etkisine de dikkat çeken Başkan Tetik, projenin özellikle kırsal mahallelerde büyük bir ihtiyaca cevap verdiğini vurgulayarak, "Okul öncesi eğitime erişimi sınırlı olan çocuklarımıza ulaşmak bizim önceliğimizdi. Bugüne kadar 170 mahallede 2 bin 117 çocuğumuza ulaşmış olmak, bu projenin ne kadar doğru ve gerekli olduğunu açıkça ortaya koyuyor" dedi. "Sosyal belediyecilik, geleceğe yapılan en güçlü yatırımdır" Nazilli Belediyesi’nin sosyal belediyeciliği bir hizmetten öte, toplumsal dönüşümün anahtarı olarak gördüğünü belirten Tetik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu ödül bizim için bir sonuç değil, daha iyisini yapmak adına güçlü bir motivasyondur. Çocuklarımızın hayatına dokunan, onların gelişimine katkı sunan projeler üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki sosyal belediyecilik, geleceğe yapılan en güçlü yatırımdır." Gezici anaokulu modeliyle fırsat eşitliği sağlanıyor Kullanılmayan bir otobüsün dönüştürülmesiyle hayata geçirilen Mobil Masal Bahçesi; oyun alanı, kitap köşesi, sanat atölyesi ve masal bölümleriyle donatılmış gezici bir anaokulu olarak hizmet veriyor. Proje sayesinde çocuklar; masal saatleri, özgün drama etkinlikleri, sanat çalışmaları ve eğitsel faaliyetlerle hem eğleniyor hem de çok yönlü gelişim imkanı buluyor. 22 Eylül 2025 tarihinde başlatılan proje, özellikle kırsal mahallelerde yaşayan ve okul öncesi eğitime erişimde dezavantajlı durumda bulunan çocuklara ulaşarak eğitimde fırsat eşitliğine güçlü bir katkı sunuyor. Aynı zamanda ailelere yönelik bilgilendirme çalışmalarıyla erken çocukluk eğitimi konusunda farkındalık oluşturulması hedefleniyor. Nazilli Belediyesi’nin bu örnek projesi, yerel yönetimlerin sosyal sorumluluk alanında atabileceği adımlar için ilham kaynağı olurken; elde edilen Türkiye birinciliği, ilçenin vizyonunu ve geleceğe yönelik güçlü adımlarını da gözler önüne seriyor.
Bursa Nilüfer’de erken Osmanlı kadını ve Nilüfer Hatun’un mirası konuşuldu Nilüfer Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında "Nilüfer Hatun ve Erken Osmanlı’da Kadın" başlıklı panel düzenledi. Tarihçi ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, erken Osmanlı döneminde kadının kent inşasındaki ve toplumsal hayattaki rolü tartışıldı. Nilüfer Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında "Nilüfer Hatun ve Erken Osmanlı’da Kadın" paneline ev sahipliği yaptı. İki oturum olarak planlanan programın ilki, Nazım Hikmet Kültürevi’nde tarih meraklılarının katılımıyla gerçekleştirildi. Doç. Dr. Hacer Karabağ Aslan’ın koordinatörlüğünü, Prof. Dr. Selen Durak’ın ise moderatörlüğünü üstlendiği panele; Nilüfer Belediye Başkan Vekili Günce Çelik, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ile akademisyenler ve araştırmacılar katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Günce Çelik, ilçeye adını veren Nilüfer Hatun’un bıraktığı mirasa dikkat çekerek, "Nilüfer Hatun sadece bir padişah eşi veya valide sultan değil, inşa ettirdiği yapılarla kentin sosyal dokusunu örmüş ve Türk kadının toplumsal hayattaki kurucu iradesinin en somut örneklerinden biri olmuştur. Erken dönem Osmanlı kadının vakıflar aracılığıyla eğitime, sağlığa ve sosyal yardımlaşmaya sağladığı bu katkılar, bugünkü sosyal belediyecilik anlayışımızın da temel dayanaklarını oluşturuyor" diye konuştu. Moderatör Prof. Dr. Selen Durak ise kadınların yapılı çevrenin biçimlenmesinde sadece bir kullanıcı değil, karar verici özneler olarak yer aldığını belirterek, erken Osmanlı kadınlarının kurdukları vakıflar ve inşa ettirdikleri köprüler ile kentlerin fiziksel gelişimini doğrudan etkilediklerini ifade etti. Erken osmanlı’da kadına akademik bakış Açılış konuşmalarının ardından söz alan uzman isimler, erken Osmanlı tarihine dair güncel kayıtları paylaştı. Prof. Dr. Feridun Emecen, Osmanlı kuruluş dönemi kroniklerinin eleştirel bir gözle okunması gerektiğini belirterek, Orhan Gazi dönemi kadın figürlerinin arka planını anlattı. Emecen, Nilüfer Hatun’un Yarhisar Tekfuru’nun kızı olma ihtimalinin zayıf olduğunu, Nilüfer ile Orhan Bey’in tanışmasının Bursa’nın fethi dönemine denk geldiğini söyledi. Emecen, Süleyman Paşa’nın annesinin de Nilüfer Hatun değil, Efendize Hatun olabileceği görüşünü paylaştı. Araştırmacı-yazar Raif Kaplanoğlu ise Osmanlı kroniklerinin 8 nesil sonra yazıldığını, bu nedenle bilgilerin çağdaş kaynaklarla, tahrir defterleriyle ve saha araştırmalarıyla karşılaştırılması gerektiğini belirtti. Kaplanoğlu da, Orhan Bey’in dört eşinin hikayesini bu yöntemle değerlendirerek Nilüfer Hatun’un Şile Tekfuru’nun kızı olabileceği görüşünü dile getirdi. Nilüfer adının ise Bursa Ovası’ndaki nilüfer çiçeklerinden geldiğini, derenin adını köprüden değil, köprünün adını dereden aldığını öne sürdü. Nilüfer adının Bursa’nın kent hafızasındaki yerine odaklanan Prof. Dr. Fikret Yılmaz da, Nilüfer çayının şehir hayatındaki önemine dikkat çekerek "nilüfer odunu" geleneğinden, çayın çevresinde kurulan kahvehanelerden ve kervan meydanından söz etti. Yılmaz, Nilüfer adının kentsel kimlik açısından önemli bir nirengi noktasını olduğunu, belediyenin de bu adı taşımasının yerinde bir tercih olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Nilgün Elam ise sunumunda Bizans ve Osmanlı diplomasisi arasındaki evlilik ittifaklarını anlattı. Elam, Asporça Hatun’un büyük ihtimalle Bursa civarındaki bir Bizanslı soylu aileye mensup olduğunu, Nilüfer adının Yunanca kökenli isimlerle ilişkilendirilmesinin kanıtlarının zayıf kaldığını söyledi. Elam, Orhan Gazi’nin Bizans prensesi olduğu kesin olarak bilinen tek eşinin ise İmparator 6. Yannis Kantakuzenos’un kızı Theodora olduğunu vurguladı. Panelin ikinci bölümü soru-cevap şeklinde devam etti. Katılımcıların merak ettikleri konuları konuşmacılara yönelttiği oturumun sonunda, akademisyenlere günün anısına hediye takdim edildi.