SAĞLIK - 12 Nisan 2018 Perşembe 15:15

Gazi Üniversitesi Hastanesinden dünyada bir ilk

A
A
A
Gazi Üniversitesi Hastanesinden dünyada bir ilk

Gazi Üniversitesi Hastanesinde 15 yıl önce kalp nakli ameliyatı olan kadın, Gazi Üniversitesi Hastanesinde sağlıklı bir çocuk dünyaya getirdi.

Gazi Üniversitesi Hastanesinde 15 yıl önce kalp nakli ameliyatı olan kadın, Gazi Üniversitesi Hastanesinde sağlıklı bir çocuk dünyaya getirdi. Olay tarihe geçerken Prof. Dr. Mehmet Emin Özdoğan, "Biz ameliyatta bir teknik geliştirdik ve Allah’a şükür hasta bu teknikle yaşadı" dedi.


Gazi Üniversitesi Hastanesinde 15 yıl önce Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Özdoğan ekibi ile Prof. Dr. Dilek Erer tarafından kalp nakli yapılan Hilal Şahan gebe kaldı. Hasta zorlu o süreçlere ve kullandığı tüm ilaçlara rağmen Yiğit Efe Şahan isimli bir erkek çocuğu dünyaya getirdi. Doğum ise Prof. Dr. Deniz Karçaaltıncaba ve ekibi tarafından gerçekleştirildi. Olay Türkiye ve dünyada bir ilk olarak tarihe geçti.


Literatürde benzeri olmayan bu durumla ilgili, hastanenin başhekimi, 15 yıl önce ameliyatı gerçekleştiren ekip ve doğumu gerçekleştiren ekip tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi. İlk olarak söz alan Başhekim Ahmet Demircan, "Türkiye’de ilk dünyada eşi ve benzeri pek olmayan mutlu bir durumla karşı karşıyayız. 15 yıl önce hocamız ve ekibi tarafından kalp nakli yapılan bir bayan hastamız 15 yıllık bir tedavinin ardından gebe kaldı ve dün sezeryanla sağlıklı bir doğum yaptı" ifadelerini kullandı.



"Normal bir insanın akciğer basıncı 25’tir"


15 yıl önce ameliyathanede yeni bir teknik geliştiren ve başarılı bir ameliyat sonucu kadını hayatta tutan Prof. Dr. Mehmet Emin Özdoğan, "Türk tıbbı bugün burada çok farklı bir gününü yaşıyor. Bu hasta normal bir kalp nakli yapılan bir hasta değil. 15 sene önce gece saat 3’te bu hastanenin vericisi, kalbi Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinden alarak uçakla hastanemize getirdi. Hasta daha önce de bizim tarafımızdan takip edilmiş, o zaman akciğer basıncı 45 olan hastanın daha sonra ki takiplerinde maalesef bizle bağlantısı kesilmiş. Daha sonra Kayseri’deki hastane tarafından takibi başlamış. Bizim sistemimizde akciğer basıncı hala 45 görünüyordu. Normal bir insanın akciğer basıncı 25’tir. Biz bu kalbi taktığımız zaman o akciğer ancak bir katı fazla yükü götürebilir" şeklinde konuştu.



"Biz ameliyatta bir teknik geliştirdik ve Allah’a şükür hasta bu teknikle yaşadı"


Ameliyat sırasında hastanın akciğer basıncının 75 olduğunu gördüklerini belirten Özdoğan, "Kalbi getirdik, akciğer basıncı 75. Bu kalbi takarsak bu yaşamaz dedik. Haberimiz olsaydı daha önceden kalp akciğer çıkardı onu takardık. Biz ya bu hastayı hiç bir şey yapmadan gönderecektik, o zaman da sonuç belliydi. Hasta ölecekti. İkinci seçenekte bu kalbi takacaktık. Biz o anda bir teknik geliştirdik. Kalbin içerisinde olan bir deliği genişleterek sağ kalp şiştiği zaman kan o delikten diğer tarafa geçsin ve zamanla kalp kendini toparlasın dedik. Biz bu tekniği yaptık ve Allah’a şükür bu teknikle yaşadı. Daha sonra o deliğin kapandığını gördük. Dünya Kalp Akciğer Nakli Derneği’nin resmi yayınında 2008’de bu yayınlandı ve dünyada ilk vaka olarak tarihte yerini aldı. Bunlar kolay şeyler değil. Her şeyden önce bu başarıda temel sebep temel etken bu kalbi bağışlayan ailedir. Onlara sonsuz teşekkürler ediyorum" diye konuştu.



"Kalp nakli sonrasında Türkiye’de doğum yapan ilk vakamız"


Kalp naklinden 15 yıl sonra hamile kalan Hilal Şahan’ın doğumunu gerçekleştiren Prof. Dr. Deniz Karçaaltıncaba, "Biz böbrek naklinde çok iyiyiz. Böbrek nakli sonrasında gebelik çok görmekteyiz. Sağlıklı doğum yapan bir sürü vakamız var. Fakat kalp nakli sonrasında Türkiye’de doğum yapan ilk vakamız. Gebelikte kalbin ciddi bir adaptasyon geçirmesi lazım. Bazı ilaçların gebelik takibinde ayarlanması gerekmekteydi. Artmış bazı gebelik riskleri bizim için önemliydi. Bunları sıkı bir takiple son noktaya kadar getirdik. Şans da tabi ki bize yardımcı oldu. Gebelik esnasında ciddi bir tansiyon yüksekliği gibi herhangi bir durumla karşılaşmadık. Bunun da en önemli sebebi hastanın gebelik öncesi kalp ile olan uyumunun iyi olmuş olmasıydı. 38’inci haftada 3 bin gram ağırlığındaki bebeği sezeryanla doğurttuk. Annenin doğum sonrası takibi de son derece önemli. Şuan da annemiz gayet sağlıklı. Bebeğine bakıyor ve büyütüyor. Kullandığı ilaçlar emzirme açısından sakıncalı olduğu için şuan emzirmesini istemiyoruz" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kilis Kilis’te gönüllü dönüşte duygulandıran an Suriye’de Esad rejiminin sona ermesinin ardından gönüllü dönüşler devam ederken, geri dönüş işlemlerinin yürütüldüğü Kilis Öncüpınar Gümrük Kapısı’nda röportaj sırasında bir Suriyeli duvardaki Türk bayrağını öpüp başına koydu. Kilis’te bir Suriyelinin Türk bayrağına gösterdiği saygı kameraya yansıdı. Suriye’de Esad rejiminin sona ermesinin ardından Türkiye’de yaşayan Suriyeli sığınmacıların gönüllü geri dönüşleri hız kesmeden devam ediyor. Geri dönüş işlemlerinin yürütüldüğü Kilis Öncüpınar Gümrük Kapısı’ndaki Gönüllü Geri Dönüş Merkezi’nde Suriyeliler, gerekli işlemlerini tamamlayarak ülkelerine geçiş yapıyor. Bursa’dan geldiğini ve Şam’a döneceğini belirten Suriyeli Wael Anbar, röportaj sırasında duvarda asılı bulunan Türk bayrağını öperek başına koydu. 10 yılı aşkın süredir Türkiye’de yaşadığını ifade eden Anbar, "Türkiye’yi çok seviyorum. Türk bayrağı benim başımın üstünde. Türkiye’den çok memnunum, Türkiye için ne söylesem az" dedi. 2013 yılında Humus’tan Türkiye’ye geldiğini belirten bir diğer Suriyeli Belal Shabalot, "Türkiye’de muhasebecilik yaptım, evlendim ve 3 kız çocuğum var. Türkiye çok iyi ve güzel bir ülke. Her şey için teşekkür ederiz. 12-13 yıl yaşadım ve çok memnun kaldım" diye konuştu. Öte yandan, Kilis Öncüpınar Gümrük Kapısı’nda gönüllü geri dönüşler gece saatlerinde de aralıksız sürüyor.
Samsun Sanayi sitesinin seyyar berberi, esnafı dükkan dükkan gezerek tıraş ediyor Samsun’da sanayi dönüşüm sürecinin ardından ilginç bir meslek hikâyesi ortaya çıktı. Yüzlerce esnafın faaliyet gösterdiği Toybelen Sanayi Sitesi’nde berber bulunmaması üzerine, 25 yıllık berber Mürsel Bülbül çözümü "seyyar berberlikte" buldu. Elinde çantasıyla dükkân dükkân gezen Bülbül, esnafı yerinde tıraş ediyor. Canik ilçesinde yer alan Gülsan Sanayi Sitesi’ndeki esnafın yeni yapılan Toybelen Sanayi Sitesi’ne taşınmasıyla birlikte eski bölgede yıkım süreci başladı. Gülsan Sanayi Sitesi’nde uzun yıllardır berberlik yapan 44 yaşındaki Mürsel Bülbül ise müşterilerinin taşınmasının ardından yalnız kaldı. Yeni sanayi sitesinde henüz berber dükkânlarının olmaması üzerine Bülbül, çantasını alarak esnafı tek tek ziyaret etmeye başladı. Gittiği her dükkânda hizmet veren Bülbül, gün içinde sınırlı sayıda tıraş yapabildiğini belirterek işin zorluklarına dikkat çekti. 25 yıldır aynı esnafa hizmet verdiğini ifade eden Mürsel Bülbül, "Gülsan Sanayi Sitesi’nde 25 yıldır bu mesleği yapıyorum. Esnaf Toybelen’e taşınınca ben orada tek kaldım. Burada bize dükkân verilip verilmeyeceği belirsiz olduğu için bu şekilde çalışıyorum. Çocuğum var, ev geçindiriyorum. Esnafı takip etmek zorundayım. Elimde çantayla dükkân dükkân geziyorum" dedi. Seyyar çalışmanın zor olduğunu vurgulayan Bülbül, "Ben bu esnafın 25 yıldır tanıdığı biriyim. Onlarla iç içe çalıştım. O yüzden buradayım. Gün içinde 4-5 tıraş yapabiliyorum, 10 olduğu pek olmuyor. Sürekli gezmek bedenen zorlayıcı, buraya gelip bu işi yapmak ciddi bir külfet" diye konuştu.