GÜNDEM - 15 Mayıs 2026 Cuma 07:21

Gençlik ve Spor Bakanlığı 2 bin 610 personel alacak

A
A
A
Gençlik ve Spor Bakanlığı 2 bin 610 personel alacak

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Bakanlık taşra teşkilatı birimlerinde istihdam edilmek üzere 2 bin 610 sözleşmeli personel alınacağını açıkladı.

Gençlik ve Spor BakanıOsman Aşkın Bak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Bakanlık taşra teşkilatı birimlerinde istihdam edilmek üzere 2 bin 610 sözleşmeli personel alınacağını duyurdu. Bakan Bak, Gençlik Haftası’nı müjdelerle selamladıklarını belirterek, "Gençlik ve Spor Bakanlığımızın ülke genelindeki teşkilatlarında görevlendirilmek üzere 2.610 sözleşmeli personel alımı sürecimiz başlamıştır. Gençlik ve spor çalışmalarımıza katkı sunmak isteyen adaylarımızı başvuru sürecine bekliyoruz. Bakanlığımızın farklı kadro ve görev alanlarına yönelik personel alımı çalışmalarımız da devam etmektedir. Yeni duyurularımızı çok yakında kamuoyuyla paylaşacağız. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.

Başvurular 18 - 24 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek

Yazılı veya sözlü sınav yapılmaksızın 2024 yılı KPSS B grubu puanı esas alınarak 150 lisans mezunu koruma ve güvenlik görevlisi, 1000 ön lisans mezunu koruma ve güvenlik görevlisi, ortaöğretim (lise ve dengi) okullardan mezun 783 destek personeli (temizlik), 114 elektrik tesisatçısı, 121 sıhhi tesisatçı, 204 iklimlendirme personeli, 180 havuz suyu operatörü, 58 marangoz olmak üzere toplam 2 bin 610 sözleşmeli personel alımı yapılacak. Başvurular, Cumhurbaşkanlığı Kariyer Kapısı üzerinden 18 - 24 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Musa Enes Aksakal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmirli kadın çiftçinin başarı serüveni Cumhurbaşkanlığı ödülüyle taçlandı İzmir’de kurduğu tesiste hayvancılık yaparak üretime katkı sağlayan ve S.S. Torbalı Tarımsal Kalkınma Kooperatifi aracılığıyla önemli sosyal projeler yürüten Nermin Salı Kızılöz (59), Ege Bölgesini temsilen kadın çiftçi ödülüne layık görüldü. Sektöre sağladığı katkılar ve örnek kooperatifçilik modeliyle takdir toplayan Kızılöz, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenen törende ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Tarım Bakanlığındaki veteriner hekimlik geçmişinin ardından emekli olan Nermin Salı Kızılöz, kendisi gibi veteriner olan eşi Yavuz Kızılöz (60) ile birlikte 2017 yılında Torbalı’da bir çiftlik kurdu. Başta boş düve alınarak gebe halinde satılması planlanan 250 büyükbaş hayvan, alıcı kooperatifin finansal kriz yaşaması üzerine ellerinde kaldı. Bir anda yüzlerce sığırla baş başa kalan çift, pes etmek yerine mücadeleyi seçti. İşletmeyi ayakta tutabilmek için arabalarını satarak hayvanlara yem alan Kızılöz çifti, zamanla doğan buzağıları büyüterek tesislerindeki hayvan sayısını 350’ye çıkardı. Hayvancılıkta elde ettikleri bu başarıyı bireysellikten çıkarıp toplumsal bir güce dönüştürmek isteyen Kızılöz, bölgedeki üreticilerle bir araya gelerek S.S. Torbalı Tarımsal Kalkınma Kooperatifini faaliyete geçirdi. Sadece üretime değil kaliteye de odaklanan kooperatif, süt krizinin yaşandığı dönemlerde sanayiciye satılamayan ürünleri anlamlı bir sosyal projeye dönüştürdü. İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile İzmir Valiliği koordinasyonunda geliştirilen proje sayesinde kooperatifin Avrupa Birliği onaylı sütlerinden elde edilen peynir ve tereyağları, ekonomik seviyesi düşük ailelerin sofralarına ulaştırıldı. Doğrudan tüketiciye ulaşan ve Türkiye’de tek örnek olan bu sosyal projenin mimarlarından Kızılöz, Birleşmiş Milletlerin vizyonu doğrultusunda 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen kadın çiftçi ödülünü Ege Bölgesini temsilen aldı. "Pes etmedik ve vazgeçmedik" Yaşadıkları zorlu süreci ve elde ettikleri başarıyı anlatan Kooperatif Başkanı Nermin Salı Kızılöz, "Devlette veteriner hekimken 5 baş hayvanı rüyamda göremezken, bir anda 300 başın üzerinde hayvanla baş başa kaldım. Hiç pes etmedik ve vazgeçmedik. Eşim sağıma, ben buzağı bakımına girdim. Arabamızı sattık, doğan buzağıları satıp yemimizi aldık. Kendi sermayesini hayvanının sütü ve etiyle oluşturan bir işletme haline geldik. Çiftliğimizi hastalıktan ari ve AB onaylı hale getirdikten sonra üreticilerle kooperatif kurduk. Şu an 34 ortağımız var ve içlerinde tek kadın çiftçi olarak kuruluşundan beri başkanlığı yürütüyorum. İlk döneminde günlük süt üretimi 2,5 ton olan kooperatifimizin şu anda 180 ton üretimi bulunuyor" dedi. "Tüketiciye doğrudan ulaştırmanın gururu tarif edilemez" Kooperatif çatısı altında devletin regülasyonlarından faydalandıklarını belirten Kızılöz, "İstediğimiz fiyatı yakalayamadığımızda Avrupa Birliği onaylı sütümüzü Et ve Süt Kurumuna gönderdik. Süt tozundan elde ettiğimiz gelirin, piyasadaki süt fiyatımızı çok daha yukarıya taşıdığını gördük. Sütü toza gönderemediğimiz dönemlerde ise İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile bir sosyal proje geliştirdik. İzmir Valimiz Süleyman Elban’ın desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu projede, sanayiciye gönderemediğimiz sütü ürüne dönüştürdük. Elde edilen ürünleri sosyal yardımlaşma paketlerine ekleyerek ekonomik seviyesi düşük kırsal kesimdeki ailelere ulaştırdık. Avrupa Birliği onaylı sütten elde edilen ürünleri son tüketiciye doğrudan ulaştırmanın gururu ve mutluluğu tarif edilemez" ifadelerini kullandı. "Artık sorumluluğumuz çok daha fazla" Birleşmiş Milletlerin 2026 yılını Dünya Kadın Çiftçiler Yılı ilan ettiğini hatırlatan Kızılöz, "Bu kapsamda 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Tarım ve Orman Bakanlığımızın organizasyonu ve Cumhurbaşkanlığının desteğiyle düzenlenen etkinlikte Ege Bölgesini temsilen kadın çiftçi ödülüne layık görüldük. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden bu ödülü almak ayrıca onur vericiydi. Cumhurbaşkanımızdan üzerinde ’Güçlü Türkiye’nin yolu güçlü tarımdan geçer’ yazılı bu ödülü tüm ortaklarım adına aldım. Artık mutluluğun ve gururun en yükseğini yaşıyoruz. Bundan sonra sorumluluğumuz çok daha fazla. Ortaklarımla beraber üretimden vazgeçmemeye, kooperatifçiliği en iyi yerlere taşımaya ve tüketicimize en güvenli gıdayı ulaştırmak adına elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Gaziantep Rinoplastiye ilgi artıyor Medical Point Gaziantep Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. İsmail Aytaç, burun estetiğinde doğal görünüm trendinin ön plana çıktığını belirtti. Doç. Dr. İsmail Aytaç, rinoplastinin yalnızca estetik bir işlem olmadığını vurgulayarak, "Burun estetiği operasyonları, kişinin yüz hatlarına uygun doğal bir görünüm sağlarken aynı zamanda nefes alma problemlerinin giderilmesine de katkı sunuyor. Günümüzde hastalar abartılı değişimlerden çok, yüz yapısıyla uyumlu ve doğal sonuçlar talep ediyor. En çok tercih edilen uygulamalar arasında yer alan rinoplasti (burun estetiği), hem estetik hem de fonksiyonel faydaları nedeniyle yoğun ilgi görmeye devam ediyor" dedi. Teknolojik gelişmeler sayesinde ameliyat süreçlerinin daha güvenli ve konforlu hale geldiğini ifade eden Dr. Aytaç, kişiye özel planlamanın başarılı sonuçlar açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Ameliyat öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının gerekliliğine dikkat çeken Dr. Aytaç, operasyon sonrası süreçte doktor önerilerine uyulmasının iyileşme sürecini olumlu etkilediğini belirtti. Sosyal medyanın etkisiyle estetik operasyonlara yönelik farkındalığın arttığını kaydeden Dr. Aytaç, rinoplasti operasyonlarının özellikle genç yetişkinler arasında yaygınlaştığını, erkek hastaların da son yıllarda bu operasyonlara daha fazla ilgi gösterdiğini ifade etti. Rinoplastinin estetik kaygıların yanı sıra travma sonrası deformasyonlar ve solunum problemleri nedeniyle de tercih edildiğini belirten Doç. Dr. İsmail Aytaç, Türkiye’nin sağlık turizmi kapsamında burun estetiği alanında uluslararası hastalar tarafından yoğun talep gören ülkeler arasında yer aldığını sözlerine ekledi.