TEKNOLOJİ - 22 Ekim 2025 Çarşamba 13:39

Görme engelli bireylerin hayatına ilaç olacak uygulama: ‘Erişilebilir’ projesi

A
A
A
Görme engelli bireylerin hayatına ilaç olacak uygulama: ‘Erişilebilir’ projesi

Geliştirilen Erişilebilir uygulaması, görme engelli bireylerin yön bulma, bilgiye erişimi ve iletişim süreçlerini kolaylaştıracak.


Nesil Teknoloji, görme engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları azaltmak amacıyla Erişilebilir isimli yeni bir projeyi hayata geçirdi. Proje ile görme engellilerin kamusal alanlarda, ulaşımda ve dijital platformlarda daha bağımsız hareket edebilmesi hedeflendi. Projenin temel amacının herkes için eşit bir yaşam alanı oluşturmak olduğu belirtildi. Proje kapsamında geliştirilen teknolojik çözümler sayesinde görme engelli bireylerin yön bulma, bilgiye erişim ve iletişim süreçlerinin kolaylaştırılması planlanıyor.



Yalnızca tek bir kod eklenerek görme engellilere kolaylık sağlanıyor


Görme engelli bireyler, web sitelerine bir kod eklemesi yaparak hayatlarını daha da kolaylaştırabilecek. Uygulamarır görme ve işitme engelli kullanıcılar için erişilebilirliği otomatik olarak sağlayacağı, kamu kurumları ve belediyeler için yasal zorunluluk olan erişilebilirlik standartlarını yerine getireceği ve kurumsal itibarı da güçlendireceği belirtildi.



"Erişilebilirliği herkes için ele alabiliriz"


Projenin kurucusu olan Ostim Teknik Üniversitesi öğrencisi 20 yaşındaki Deniz Aygün, doğuştan beri görme engeli yüzünden sıkıntı yaşadığını belirterek, "Ben 20 yıldır bu tarz sıkıntıları yaşayan bir insanım. Erişilebilirliği sadece engelli bireyler bakımından değil, herkes için eşitlilik bakımından da ele alabiliriz. Diyelim ki siz 20 katlı bir ofistesiniz. Sizin çalışacağınız kat 10’uncu katta. Normalde asansör kullanıyorsunuz ama asansörünüz bozuk. Merdivenlerden çıkacaksınız değil mi? Başka çareniz yok. Çıkabilirsiniz ama gereksiz bir efor sarf edersiniz. Bizim amacımız bu eforu olabildiğince azaltmak. Yani engelli bireyler bu siteleri kullanırken tasarımsal sıkıntılarda olduğu için sitelerde gereksiz fazla efor sarf ediyorlar. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan genelge sayesinde artık sitelerin erişilebilir tasarımlar kullanmasına dair bir söz alındı. Böyle bir genelge yayınlandı. Bir görme engelli birey, bizim eklediğimiz özellik sayesinde klavyenin navigasyon desteğini etkinleştirebilir ve sitede daha rahat gezinme sağlayabilir" diye konuştu.



"Renk körü vatandaşlar için de desteğimiz var"


Görme engelinin yanı sıra diğer birtakım engellere yönelik projeleri de geliştireceklerini vurgulayan Aygün, "Renk körü vatandaşlar için de desteğimiz var. Renkleri onların anlayabilecekleri şekle getirecek desteğimiz mevcut. Odak dağınıklığı olan insanlar için gereksiz, etraftan fırlayan animasyonlar olsun, farklı şeyler olsun, dikkat dağıtıcı durumlar mevcut. Bunları kapatabiliyoruz. Diğer tarzda profillerimiz de mevcut. Çalışmalarımız hala devam ediyor. Yapay zeka entegrasyonu düşüncemiz var. Bir partnerlik yapacağız. Yurt dışından bir firmayla çalışıyoruz. Sitelerde genellikle resimler olur biliyorsunuz. Bu resimlerde sadece logo yazar ama bunu görme engellilerin kullandığı ekran okuyucuları sadece logo diye okur. Fakat resmin detayını bilemez veya bir blog yazısında ekran görüntüsü olur. Bunun ne olduğunu bilemez. Çünkü resmi ekran okuyucular algılamaz. Biz bunlara yapay zeka ile bir betimleme desteği sağlamak istiyoruz. Sitelerdeki resimleri otomatik bir şekilde betimleyerek, görme engellilere daha anlaşılabilir olmasını sağlamak istiyoruz" şeklinde konuştu.



"Deniz’le birlikte bu yola çıktığımızda birçok sorunla karşı karşıya geldik"


Türkiye’de birtakım engeli bulunan bireylere yönelik projelere imza atmaya devam edeceklerini belirten Nesil Teknoloji’nin kurucusu Uygar Yasin Aydın ise, "Deniz’le birlikte bu yolculuğa çıktığımızda birçok sorunla karşı karşıya geldik. Deniz dezavantajlı bir birey olduğu için bazı sorunları birlikte istişare ederek, her gün buluşarak, gerekli araştırmaları gerçekleştirerek bu projeyi gerçekleştirdik. Bu projenin temel amacı, globalde de bu çok mevcut, Türkiye’de de fazlasıyla engelli birey var. Buradaki temel amacımız, bu ürünü tüm global dünyaya da yaymak. Ankara merkezli ve engelli bir bireyle gerçekleştirdiğimiz projeyi tüm dünyaya tanıtmak temel amacımız. Geçmişten bugüne buna benzer birçok proje geliştirdik. Geliştirdiğimiz projeleri Türkiye’nin önde gelen markaları kullanmakta. Özellikle yapay zeka tarafında da ürünler geliştirmeyi amaçlıyoruz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Pervin Buldan: "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" DEM Parti İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan, "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’e gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından görüşmelere dair açıklamalarda bulundu. İki görüşmenin de önemli olduğunu belirten Buldan, "Yargıya güven meselesinde önemli bir görev üstlenen Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bu dönemki bakanlık sürecinde kendisinden büyük bir beklenti içerisinde olduğumuzu kendisine bildirdik. Bu bir başlangıç olsun diye temenni ediyoruz. Bir güven tazeleme olsun Adalet Bakanlığı açısından. Çünkü gerçekten toplumun yüzünün en fazla dönük olduğu bir bakanlık. Birçok beklentinin olduğu, yine Anayasa Mahkemesi kararlarının son zamanlarda uygulanmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir dönemde kendisi yeni bakanlığa geldi. Toplumun bu konuda büyük bir beklentisi var. İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin de aynı şekilde son dönemlerde atanan kayyumlarla ilgili toplumun büyük bir beklentisi var. Bu konuları her iki bakanla da açık açık görüştük. Çok olumlu, çok verimli bir görüşme olduğunun altını önemle çizmek isterim. Şundan gerçekten umutluyum; her iki bakan da bu dönemde kendi üzerlerine düşen görev ve sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirecekler izlenimini aldık diyebilirim. Hepimizin yolu açık olsun" şeklinde konuştu. "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" Komisyon raporu baz alınarak hazırlanacak yasanın bayramdan sonra komisyonda görüşülmeye başlanacağını söyleyen Buldan, "Bir an önce meselenin tamamlanması için yasanın Adalet Komisyonu’na gitmesi konusundaki görüşümüzü ilettik. Onlar da bu yönlü bir hazırlık içerisinde olduklarını zaten ifade ettiler. Büyük bir ihtimal bayram sonrası hemen Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. "Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor" Sancar ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Kendilerine hem hayırlı olsun demek için bu ziyaretleri gerçekleştirdik hem de süreçle ilgili ve toplumdaki hukuk devleti, adalet, demokrasi konusunda mevcut beklentileri aktardık. Sürecin temeli, hedefi barıştır. Barışın da şartı adalettir. Kalıcı barış için toplumun tümünü ayrımsız kapsayan bir adalete ihtiyaç var. Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor. Bunun ne kadar acil ihtiyaçlar içerdiğini kamuoyuna da söylüyoruz, bakanlara da ilettik. Adalet ülkenin temeli, barışın temeli, demokrasinin de vazgeçilmez şartıdır diyerek görüşmeyi özetleyebiliriz." "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır" İçişleri Bakanlığı tarafından Mardin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen kayyum görev süresinin 2 ay daha uzatılmasına değinen Sancar, "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır. Daha önce olağanüstü hal döneminde çıkarılan kararnameye dayanıyor. O kararname kanunlaştı ama anayasaya aykırı. Umuyoruz ve bekliyoruz ki en kısa zamanda bu yanlış düzeltilir, bu hukuksuzluk giderilir" ifadelerini kullandı.
İstanbul CHP’li Tekin’den "uyuşturucu ve kayıp çocuklar" uyarısı Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuklarımız var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız" dedi. Tekin, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda dernek temsilcileriyle bir araya geldi. İstişare toplantısının ardından gazetecilerin karşısına geçen Gürsel Tekin, değerlendirmelerde bulundu. "Bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık" Tekin, uyuşturucu nedeniyle hiçbir ailenin huzurunun olmadığını savunarak, "Türkiye coğrafyasında, 2020’nin öncesini baz alırsak 150 bin kayıp çocuğumuz vardı. Bu 150 bin kayıp çocuğun içinde kaçı bulundu, kaçı bulunmadı? Hangi gerekçelerle gitti, nereye gitti, kimlerin eline düştü? Ne yazık ki bu verileri göremediğimiz için ancak dernek başkanlarımız ya da çeşitli yönetici arkadaşlarımızla el yordamıyla bu çalışmaları götürmeye çalışıyoruz. 2011 yılından itibaren eğer bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık. Ne yazık ki dün bir öğretmenimiz, tarihimizde hiç rastlamadığımız bir olaydır, bir öğrencisi tarafından katledildi. Çoğuna baktığımızda, bu çocuklarımızın hikayeleri ya suça bulaşmışlar; biraz önceki o kayıp çocuklar dediğim ya suça bulaşmışlardır ya da çocuk yaşta işlere başlamıştır. İş cinayetlerinde 8 bin ile 10 bin çocuğumuzun maalesef hayatlarını kaybettiğini görüyoruz. Sadece ailenizde çocuğunuz bağımlı değil, çocuğunuzun oluşturmuş olduğu iklimde ailenin tamamı sorunlu. Hiçbir ailenin huzuru yok. Hiçbir anne evladının kötülüğünü istemez. Eğer bugün annelerin yüzde 70’i, 80’i çocuğunu ihbar edebilecek duruma gelmişse nasıl bir iklimle karşı karşıya kaldığını siz tahmin edin. Nedeni de şu; ’Acaba çocuğum tutuklanırsa bu maddeden uzaklaşır mı?’ arayışı içinde olunca ne yazık ki cezaevine girip çıkanın da apayrı olarak çıktığını, hiçbirisinin ne ailesine ne de bağımlılıktan koptuğunu görebiliyorsunuz. Başka bir şeye dönüyorlar" dedi. "Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuk var" Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğun olduğunu iddia eden Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğumuz var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız. Hiçbirimizin can güvenliği, mal güvenliği olmaz. Eğer bir bağımlı annesinin kafasını kesebiliyorsa, çocuğunu feda edebiliyorsa, ailede 6-7 kişi insanları katledebiliyorsa durumun ne kadar vahim olduğunu ne olursunuz siz düşünün ve ona göre bir toplumsal muhalefet oluşturalım. Bu sadece ailelerin imkanlarıyla olacak bir şey değil. Şimdi görüyoruz, hemen hemen bütün mahallelerde hangi sorunların yaşandığını hep beraber görüyoruz. Onun için bugün bir araya geldik" diye konuştu. Toplantının ardından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında kadın hakları ve kadın emeğinin önemine vurgu yapılan bir kutlama programı düzenlendi.
Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 6 Şubat depremi, sergi ve konferansla ele alındı Fırat Üniversitesi’nde ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ grafik tasarım sergisi ve ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı düzenlendi. Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 1-7 Mart Deprem haftası nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu çerçevede İletişim Fakültesi’nde Mersin Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar tarafından ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ adlı grafik tasarım sergisi düzenlendi. Aynı zamanda Öğr. Gör. Dr. Gülten Acar tarafından deprem konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı verildi. Önce sergiyi gezen öğrenciler ve akademisyenler ardından konferansı dinledi. Deprem döneminde yaşanan dezenformasyonlar hakkında öğrencilere deneyimlerini ve çalışmalarını aktaran Acar, daha sonra öğrencilerden gelen soruları cevapladı. Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar, "Ben Fırat Üniversitesi’nin çok eski bir öğrencisiyim. Ön lisans ile başladığım üniversitede doktora yaparak tamamlamıştım. Mersin Üniversitesi’nde görev yapıyorum ama burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Sergimiz 6 Şubat depremlerini konu edinen bir grafik tasarım sergisi. Tipografiyi ön plana alan bir sergi, teknik olarak ise karışık olarak yapıldı. Serginin amacı, bilindiği üzere deprem ülkesiyiz. Depremle alakalı bir farkındalık oluşturmak, yaşadığımız acıları unutmamak ve bundan sonra benzer acıları yaşamamak adına, bu konuya dikkat çekmek istedim" dedi. Depremle yıllardır karşı karşıya olduklarını aktaran Fırat Üniversitesi Öğretim Görevlisi Recep Bağcı, "Yılların birikimi bizim neslin üzerinde geçiyor. Deprem haftası münasebetiyle düzenlenen programda emeği geçen hocalarımıza teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Afetlerde dezenformasyon konusuna olan ilgisini anlatan Mersin Üniversitesi akademisyeni Dr. Gülcan Acar, "Doktora tezimde, afet dönemlerinde habercilik gündem belirleme kuramına çalıştım. Dezenformasyon süreciyle ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının düzenlediği ‘Eğiticilerin eğitim’ programlarına katıldım. Dezenformasyon konusunda çeşitli eğitimler aldım. Deprem konusu da dezenformasyonun çok yaygın olduğu bir alan olduğu için bu konuda bir farkındalık oluşturulması gerektiğini düşündüğüm için sizlerle bir araya geldim" sözlerini kullandı.