SAĞLIK - 14 Mart 2026 Cumartesi 12:07

Görme kaybı yaşarken ders çalıştı, şimdi doktorlarıyla meslektaş olmayı hedefliyor

A
A
A
Görme kaybı yaşarken ders çalıştı, şimdi doktorlarıyla meslektaş olmayı hedefliyor

Hastanede tedavi gördüğü sırada görme kaybına rağmen ders çalışan MS hastası Ege Ünal, şimdi kendisini tedavi eden doktorlarla meslektaş olmanın hayalini kuruyor.


Lise yıllarında görme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran Ege Ünal’a Multiple Skleroz (MS) tanısı konuldu. O yıllarda hastanede yatarken görme kaybına rağmen test çözmeye ve ders çalışmaya devam eden Ünal, tıp fakültesini kazandı. Şu anda 2’nci sınıf öğrencisi olan Ünal, nöroloji alanına ilgi duyduğunu belirterek hastalığıyla ilgili farkındalık oluşturmayı ve MS’in sanıldığı kadar umutsuz bir hastalık olmadığını insanlara anlatmayı hedeflediğini söyledi. Akademik hayatının yanı sıra okulunun müzik grubunda gitar çalan Ünal, tedavi gördüğü hastanede de konserler verdi. Ünal, ileride kendisini tedavi eden doktorlarla meslektaş olmanın hayalini kuruyor.


"Gözüm görmezken bile hastanede yatarken ders çalışmaya çalışıyordum"


Tıp fakültesini kazanmasında hastanede yaşadığı sürecin çok büyük bir etkisi olduğunu dile getiren Ünal, "Hastanede yattığım dönemlerde özellikle etrafımdaki o doktor figürlerini gördükçe benim hep motivasyonum arttı. Ben ilk hastaneye yattığımda 11’inci sınıftaydım ve çok fazla stresim vardı. Aynı zamanda üniversite sınavını çok kafaya takan bir insandım. Gözüm görmezken bile hastanede yatarken ders çalışmaya çalışıyordum. Test çözmeye, deneme çözmeye çalışıyordum ve bu motivasyonumda tabii ki doktorları görmem çok beni etkilemişti" diye konuştu.


"Hastalığım üzerinde çalışmak her zaman benim için bir hayal oldu"


Ünal, nöroloji bölümünde uzmanlaşmak istediğini belirterek sözlerine şöyle devam etti:


"Ben tıpı yazarken hep diyordum. Ben nöroloji istiyorum diye. Çünkü hastalığım üzerinde çalışmak her zaman benim için bir hayal oldu. Hastalığımla ilgili insanları bilgilendirmek, hatta insanları tedavi edebilmek benim için çok büyük bir gurur kaynağı olur gerçekten. Şu an 2’nci sınıftayım. Henüz kesinlikle şu olacağım diyemiyorum. Fakat başladığımdan beri nörolojiye her zaman ilgim oldu."


Aynı zamanda sosyal yaşantısından da hiç kopmadığını ifade eden Ünal, "Tedavi gördüğüm hastanede defalarca konser verdim. Birinci sınıftan itibaren okulumuzun müzik grubuna katıldım ve hep sosyal gönüllülük projelerimizde, çocuk hastanesinde, tıp bayramlarında hastanemizde sahnelerimiz oldu, konserlerimiz oldu" ifadelerini kullandı.


"İşin dışarıdan göründüğü kadar umutsuz olmadığını onlara anlatabilmek benim için bir ideal oldu"


Ünal, hastalığıyla alakalı araştırma yapmak istediğini ve insanları bilgilendirmek istediğine dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:


"Hastalığımın başından beri kendime hep benim gibi bu durumla karşılaşan gençleri, benim ailem gibi bu durumla karşı karşıya kalan ve bu konuda çok gerilmiş olan aileleri rahatlatmak, bilgilendirmek ve işin dışarıdan göründüğü kadar hiçbir zaman umutsuz olmadığını onlara anlatabilmek benim için her zaman bir ideal oldu. Hangi alanda çalışırsam çalışayım, benim gibi bu durumla karşı karşıya kalan herkesi bilgilendirmek, hepsine bir örnek olmak benim için gerçekten çok önemli bir durum haline geldi. Ben ne doktoru olursam olayım, MS benim için her zaman kırmızı bir çizgi olacak ve ben o konuda her zaman insanları bilgilendirmek ve yönlendirmek amacıyla elimden geleni yapacağım."


Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde çocuk nöroloji eğitim ve idari sorumlusu olan Prof. Dr. Ayşegül Neşe Çıtak Kurt, ise MS’in genç yetişkin hastalığı olduğunu dile getirerek, en sık 20 ve 40 yaş aralığında görüldüğünü ifade etti.


Genç hastaların tanı aldıktan sonra kaygılı ve endişeli bir süreç yaşadıklarını anlatan Kurt, "Tanı netleştikten sonra tedavi ile ilgili planlarımız, atak tedavisi, koruyucu tedaviler, planlarımızı aileyle paylaşıyoruz. Bu konuda da aslında erken tanı ile birlikte uygun tedavi seçimi ile hastamızın normal yaşantısına devam edeceğini, düzenli kontroller ve ilacını aksatmama şartıyla mümkün olduğunu onlara anlatıyoruz" şeklinde konuştu.


"Hasta hekim ilişkisi bizim için iki meslektaşa dönüştü"


Kurt, Ünal’ın düzenli kontrollerle ve uygun tedaviyle hayatını normal bir şekilde sürdürdüğünü aktardı.


Ünal’ın meslektaşı olacağı için mutluluk duyduğunu belirten Kurt, "Derse gidiyorum merdivenlerden hızlı hızlı çıkarken arkamdan bir ses duydum ve döndüm. Ege’ydi seslenen ama bir anda şaşırdım. Ege yani poliklinikte karşılaşıyoruz hani tıp fakültesinde ne iş olabilir diye. ‘Hocam ben artık hastanızım ama aynı zamanda da öğrenciniz oldum’ dedi. O an yaşadığım mutluluğu size hiçbir şekilde tarif edemem ve artık hasta hekim ilişkisi bizim için iki meslektaşa dönüşmüştü. Kendisinin hikayesini anlatırken farkındalık oluşturmak, benzer aileler ve gençler için motivasyon oluşturmayı her zaman kendisine bir görev edindi" diye konuştu.



Görme kaybı yaşarken ders çalıştı, şimdi doktorlarıyla meslektaş olmayı hedefliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Oto bakım ustasından sürücülere uyarı: "10 bin liradan kaçıp 150 bin liralık olmayın" Yaz aylarının gelmesiyle birlikte sürücüleri gerekli araç bakımlarını yaptırmaları konusunda uyaran oto tamir ustası Muharrem Dündar, sürücülere bakımları aksatmaları halinde araçların zarar görebileceğini ifade etti. Elazığ’da havaların ısınmasıyla birlikte araçlarının yazlık bakımlarını yaptırmak isteyen vatandaşlar, sanayi sitesinde yoğunluğa sebep oldu. Yola çıkacak vatandaşlar, sanayi de bulunan bakım merkezlerine gelerek başta motor yağı olmak üzere yağ, klima ve hava filtresi bakımlarını yaptırıyor. Yola çıkmadan önce mutlaka araçların bakımlarının yapılması gerektiğini belirten oto tamir ustası Muharrem Dündar, bir aracın bakımının 5 ila 10 bin lira arasında değiştiği ama bunları zamanında yaptırılmadığı halde 100 ila 150 bin arasında masrafa yol açabileceğini belirti. Muharrem Dündar, "Araçların suyu, yağı ve fren yağının kontrollü olmasının altını çizen oto bakım ustası Muharrem Dündar, "Bilindiği üzere şuan da maliyetler yüksek. Onun için tedbirli olmak lazım. Araçların kilometre bakımlarını zamanında yaptırmak lazım. Öncelikle yaz bakımında, antifriz, yağ filtresi, hava filtresi ve mazot filtresinin yapılması gerekiyor. Bu bakımlar yapılmazsa motor kitlemeye kadar gidebilir. Yağ değişimi olmazsa motora zarar verir, filtreyi ve antifrizi değiştirmezsek araca her türlü zarar verir. O yüzden tedbirimizi almak lazım. Bir aracın bakımı 5 ila 10 bin lira arasında değişiyor ama bunları zamanında yaptırmazsak 100 ila 150 bin arasında masrafa yol açabilir" dedi. Aracını sanayiye getiren vatandaşlardan Mustafa Gündal, "Aracımızı bakıma getirdik. Lastikleri olsun, antifriz ve yağ bakımlarını yaptırdık. Yola çıkıyoruz trafiği de tehlikeye sokmamak için bakımlarımızı yaptırmalıyız. Yağ bakımını yaptırdık. Hava filtresini değiştirdik. Onun dışında yazlık lastiklerimizi kontrol ettirdik" cümlelerini kullandı.
Bursa Uludağ dönüşü sürpriz misafir: Aç tilkiye peynirli kraker ikramı Bursa’da ailesiyle birlikte hafta sonu Uludağ’a giden Güray Akbal, dönüş yolunda karşılaştığı aç tilkiyi peynirli krakerle besledi. O anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Olay, dün akşam saatlerinde Uludağ yolunda meydana geldi. Akbal ailesi, piknik sonrası Bursa’ya dönerken ormanlık alanda aniden yola çıkan tilki ile karşılaştı. Araçlarını durduran aile, tilkinin aç olduğunu ve yiyecek beklediğini fark etti. Yanlarında bulunan peynirli krakerleri tilkiye veren Güray Akbal, o anları şu sözlerle anlattı: "Çok doğal ortam, hafta sonu ailemizle birlikte Uludağ’a çıkmıştık. Dönüşte yolumuzu kesti. Acıktığı için yola çıkmış, geçen arabalardan yiyecek istiyor. Elimizde kalan peynirli krakerlerden yedirdik. Görüyorsunuz insanlarla iç içe. Biz ona zarar vermediğimiz sürece o da bize uysal yaklaşıyor." Görüntülerde, ürkek hareketlerle krakerleri alan tilkinin bir süre sonra uzaklaştığı görüldü. Sosyal medyada paylaşılan video kısa sürede ilgi gördü. Uzmanlardan uyarı: Yaban hayvanlarını beslemeyin Doğa Koruma ve Milli Parklar yetkilileri ise vatandaşları uyardı. Yaban hayvanlarının insan eliyle beslenmesinin, doğal beslenme alışkanlıklarını bozduğunu ve hayvanları yola daha sık çıkmaya teşvik ederek trafik kazası riskini artırdığını belirtti. Yetkililer, "Ne kadar sevimli görünse de yaban hayvanlarına yiyecek vermeyin. Hem onların sağlığı hem de sizin güvenliğiniz için mesafeyi koruyun" çağrısı yaptı. Uludağ ve çevresinde özellikle kış ayları sonrası yiyecek bulmakta zorlanan tilki, domuz gibi yaban hayvanlarının zaman yola indiği biliniyor.