SAĞLIK - 30 Nisan 2026 Perşembe 10:11

Grip olduğunu düşündü doktora gitmedi: Hayatının şokunu yaşadı

A
A
A
Grip olduğunu düşündü doktora gitmedi: Hayatının şokunu yaşadı

Gribal enfeksiyon geçirdiğini düşünen ancak yapılan tetkikler sonucu 4. evre kanser tanısı konulan 23 yaşındaki Talha Taşpınar, Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği’nde yapılan başarılı ameliyatla sağlığına kavuştu. Doç. Dr. Ömer Faruk Demir, ameliyatın dünyada çok nadir ameliyatlardan biri olduğunu belirterek, ana toplardamarlardan birinin içine de yayılan yaklaşık 14 santimetre büyüklüğündeki tümörü aldıklarını söyledi.


Gribal enfeksiyon geçirdiğini düşünen Talha Taşpınar (23), rahatsızlığı aylarca geçmeyince bir sağlık kuruluşuna başvurdu. Yapılan tahlil ve tetkikler sonucu 4. evre kanser hastası olduğunu öğrenen genç şok yaşadı. Taşpınar, bir yakınının tavsiyesi ile Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği’ne başvurdu. Burada Doç. Dr. Ömer Faruk Demir ve ekibi tarafından Taşpınar’a tekrar çeşitli tahlil ve tetkikler yapıldı. Ameliyatın çok riskli olduğu ancak yaşı genç olduğu için bunu kaldırabilme ihtimali yüksek olduğu belirtilen Taşpınar, kabul etmesiyle Doç. Dr. Ömer Faruk Demir ve ekibi tarafından ameliyata alındı. Yaklaşık 6 saatlik ameliyatla tümör alınan ve 2 gün yoğun bakımda kalan genç, sağlığına kavuşmasıyla mutluluk gözyaşları döktü.



"Üşüttüğümü düşündüm"


Hastalanma sürecini anlatan Talha Taşpınar, ’’Bu süreçte sürekli bir öksürme oluyordu bende, iştahsızlık vardı. Yiyebildiğim yemekleri de sürekli bir çıkartma isteği oluyordu. Daha önceden böyle bir şikayetim olmamıştı. İlk defa oldu. Onu da ben soğuk algınlığı olarak hissetmiştim. Dedim herhalde ciğerlerimizi üşüttük. Nefes almamda zorlaşmalar oluyordu. Su dahi içemiyordum. Gece sürekli bir terleme oluyordu. Bu şekilde fark ettim. Aslında çok şükür şu an sağlığıma kavuştum, çok mutluyum. Ben burada bir şey söylemek istiyorum. Bu hastalığı geçiren biri korkmasın, Ankara’da çaresi var. Ankara’da bu hastaneye gelerek sorunsuz şekilde kendimi teslim edebilirim" dedi.



"İman tahtasıyla kalbinin arasında çok büyük tümör vardı"


Ameliyatı gerçekleştiren Doç. Dr. Ömer Faruk Demir, ’’Talha bize başvurduğunda dışarıda yapılan tetkiklerde iman tahtasıyla kalbi arasında çok büyük bir kitlesi vardı. Bu kitlenin uzun çapı yaklaşık 14 santim civarındaydı. Tabii hastamızın bu kitlesi kalbine çok ağır baskı uyguluyordu. Kalpten çıkan ana arterlerin üzerine çok ciddi bir baskı vardı ve arterlerin çapları çok ciddi daralmıştı. Bunun dışında kalp zarını tutmuş vaziyette görünüyordu. Yine sol akciğeri ve aynı kitle baş ve her iki kolunun damarsal drenajını sağlayan ana toplardamarlardan bir tanesinin içine girmiş vaziyette görünüyordu. Tabii gerekli tetkikleri tamamladıktan sonra özellikle bu tümörün buradan çıkartılması gerektiğine kanaat getirdik. Burada birkaç temel faktör bizim için önemliydi. Bir tanesi Talha‘nın klinik durumu çok ağırdı ve bu şekilde hayatını idame ettirmesi çok mümkün değildi. O yüzden ne yapabileceğimizi düşündük. Tabii hastamız çok genç bir hastaydı, bir de tümör yeri itibarı ve tuttuğu damarlar itibarı ile de çok nadir görülen bir şekilde başvurmuştu bize. Ki bu baş bölgesine ve kolların drenajını sağlayan ana damarı ameliyat esnasında yaklaşık 19 dakika kadar kapatmamız gerekti. Bu damarın içerisinden tümörlerini çıkartmamız gerekti. Damarı tekrar onarıp, çalışabilir vaziyette bıraktık. Ameliyattan sonraki süreçte Talha 48 saat kadar yoğun bakımda kaldı, ondan sonra yatağına aldık. Klinik durumu sabit gittikten sonra Talha ikinci günün sonunda ayağa kalktı ve klinik olarak çok rahatlamıştı. Başta ciddi bir nefes darlığı, halsizlik ve ameliyata yakın bir süreç içerisinde başlayan ağzında bir kanaması da olmuştu. Tabii ameliyattan sonra Talha’yı bu şekilde ayakta görüp gezdiğini, dolaştığını, nefes alabildiğini, ki ameliyatının daha erken dönemleri idi. Çift kademeli bir ameliyat yapmıştık aynı seansta Talha‘ya’’ ifadelerini kullandı.


Yapılan ameliyatın dünyada çok nadir ameliyatlardan biri olduğunun altını çizen Demir, sözlerine şöyle devam etti:


’’Tabii Talha’yı ameliyattan sonra bu şekilde görünce biz bir hekim olarak çok keyif aldık. Tıbbi durumu itibarıyla çok çok nadir yapılan bir cerrahi türü. Özellikle bu damar tutulumları ile alakalı yapabileceğimiz şeyleri değerlendirmek için literatürü taramamız gerekti, başka hocalarımızla konuşmamız gerekti. Tekrar tekrar pek çok katılımla Talha’yı tartıştık, ondan sonra böyle bir şeye karar verdik. O da dediğimiz gibi hastamızın çok genç olması ve mevcut haliyle hayatını idame ettirmesinde ciddi sorunlar yaşayacağına kanaat getirdiğimiz için Talha’yla ve ailesiyle de konuşup bu ameliyata karar verdik. Çok yüksek riskli bir ameliyattı. Talha‘nın boynundaki damarda bir tutulum vardı. Bu baş bölgesi ve iki koluna drenajını sağlayan damardır. Bu damarla ilgili literatürde kabaca 30 dakikaya kadar bu damarların kilitlenebildiği, yani tamamen kapatılabildiği yazıyordu. Bizim yaptığımız cerrahi sırasında bu damarı yaklaşık olarak 19 dakika kadar bağlı tuttuk ve 19 dakika içerisinde bu damarın içerisinden tümörü çıkartıp, damarı bir miktar da keserek tümörle beraber çıkarttıktan sonra onarımını tamamladık. Bugün bu halde olabildiğimiz için hepimiz çok mutluyuz.’’


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır İspanyol turistler AB Projesi kapsamında Diyarbakır’a geldi Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü, AB _rojesi kapsamında İspanya’dan gelen eğitimciler ve öğrencileri ağırladı. Programda hem eğitim uygulamaları incelendi hem de kültürel etkileşim sağlandı. Avrupa Birliği (AB) Projesi kapsamında Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü, uluslararası bir ziyaret programına ev sahipliği yaptı. İspanya’nın Galiçya bölgesinde yer alan Ourense şehrinden Escola Oficial de Idiomas de Ourense yöneticileri ve yetişkin öğrencileri, enstitüyü ziyaret ederek eğitim faaliyetlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. "Blended mobility" (karma hareketlilik) modeli kapsamında gerçekleştirilen programda, projenin sanal ayağını eTwinning çalışmaları oluştururken, fiziksel hareketlilik bölümü Erasmus programı ile hayata geçirildi. Fiziksel hareketlilik faaliyetinin ise Escola Oficial de Idiomas de Ourense’nin akreditasyon projesi tarafından finanse edildiği belirtildi. Ziyaret kapsamında iki ülkenin yetişkin eğitimi alanındaki uygulamaları karşılaştırıldı. Program süresince konuk heyete enstitü bünyesindeki atölyeler gezdirilerek yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgiler verildi. Ayrıca enstitüde eğitim gören kursiyerler ile İspanyol öğrenciler bir araya gelerek kültürel etkileşimde bulundu. İspanyol misafirler, ülkelerine özgü yiyecekleri paylaşarak katılımcılara farklı bir deneyim yaşattı. Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Okul Müdürü Ufuk Yakut, bir hafta boyunca İspanya’da Ourense şehrinden gelen yönetici ve yetişkin öğrencileri kurumlarında ağırladıklarını ifade etti. Yakut "Bu süreç, iki kurumun kültürü ve birlikte çalışma anlamında oldukça verimli geçti. Biz onların kültürlerinden faydalandık, onlar da bizim çalışmalarımızı yerinde görüp uygulayarak güzel sonuçlarla ve mutlu bir şekilde ayrıldılar" dedi. ’’Karşılıklı olarak ülkeleri ziyaret edeceğiz’’ Proje Koordinatörü İbrahim Altaş da sürecin verimli geçtiğini vurgulayarak, "Proje kapsamında hem eTwinning projesini hem de Erasmus projesini birlikte yürütmekteyiz. Etwinning projesini sanal olarak yürüttük. Erasmus projesinde ise İspanya’dan gelen katılımcılarımıza burada fiziki olarak ev sahipliği yapmaktayız. Toplam 11 katılımcımız, kurumumuzdaki farklı atölyeleri deneyimlemeye başladı. Biz de onlarla karşılıklı bir bilgi alışverişi gerçekleştirdik. Onların atölyelerinin nasıl çalıştığı ve eğitim sistemlerinin hakkında bilgi alırken, biz de onların deneyimlerinden faydalandık. Yetişkin öğrencilerimiz burada İspanya’dan gelen misafirlerle tanıştı. Kendi kursları hakkında bilgi paylaştılar. Bazı kursiyerler farklı kurslardan, bazıları ise el sanatları kurslarından gelerek kurumumuzu deneyimledi ve birebir çalışmalarda bulundu. Bu proje kapsamında misafirlerimiz burada bir hafta kalacak ancak projemiz toplamda bir yıl sürecek. Süreç içerisinde karşılıklı olarak ülkeleri ziyaret edeceğiz. Biz de İspanya’ya giderek onların çalışmalarını yerinde görme ve özellikle Galiçya bölgesindeki uygulamaları gözlemleme fırsatı bulacağız" diye konuştu. ’’Beni en çok şaşırtan kentteki Roma yapıları oldu’’ Oficial de Idiomas de Ourense Müdürü Nancy Casielles ise İspanya’nın Galiçya bölgesindeki Ourense şehrinden geldiklerini ve yetişkin eğitim kurumunda müdürlük yaptığını ifade etti. Casielles, projenin çok önemli olduğundan bahsetti. İlk defa bir "Blended" Proje gerçekleştirdiklerini ifade eden Casielles, ’’Blended, hem fiziki anlamda yürütülen eTwinning Projesi hem de Erasmus Projesinin bir arada yürütülmesidir. Diyarbakır insanının misafirperverliği zaten biliniyor. Önceden ne kadar misafirperver olduklarını duymuştuk ancak bu kadarını beklemiyordum. Gerçekten çok misafirperver insanlar, bu durum beni oldukça şaşırttı. Misafirperverlikleri için de ayrıca teşekkür ediyorum. Beni en çok şaşırtan şey ise Diyarbakır’daki Roma yapıları oldu. İnanılmaz derecede Roma eserleri gördük. Bu kadar Roma yapısının burada bulunması gerçekten dikkat çekiciydi. Ortak olarak beni en çok sevindiren nokta ise şu oldu. İnsanlık olarak duygularımızın aslında ne kadar benzer olduğu. Bu konuda tamamen hemfikirim. Bu projeyle birlikte önümüzdeki yıl için Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü ile beraber bir K210 projesine başvurduk. Bu projede Almanya ve Finlandiya da yer alıyor. Eminim ki bu proje de kabul edilecek ve bu hareketlilikler devam edecek. Ancak kabul edilmese bile Diyarbakır’ı gerçekten çok sevdik. Kurumumuz Erasmus tarafından akredite bir kurum ve bütçemiz mevcut. Bu nedenle tekrar öğrencilerimizle birlikte Diyarbakır’ı ziyaret etmeyi planlıyoruz" şeklinde konuştu. İspanya’dan gelen Javier Pato da "Burada farklı kültürlerdeki çalışmaları karşılaştırma imkânı bulduk ve benim için çok farklı bir deneyim oldu. Farklı atölyeleri gezdik, çalışmaları gördük. Çok harika çalışmalar da var ve bunu oldukça ilginç buldum. İspanya’nın Ourense şehrinden geldim. Türkiye’ye ikinci gelişim ama Diyarbakır’da ilk kez bulunuyorum. Çok farklı bir kültüre sahip bir şehir. Burada bulunmak beni biraz şaşırttı; daha önce bu kültürü deneyimlememiştim. Kültür gerçekten harika ve bunu deneyimlediğim için çok memnunum’’ ifadelerini kullandı.
İstanbul Ankara Esenboğa’dan Budapeşte’ye direkt uçuşlar başladı Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Macaristan’ın başkenti Budapeşte’ye direkt uçuşlar başladı. Wizz Air, iki başkent arasında haftanın 3 günü karşılıklı sefer gerçekleştirecek. TAV Havalimanları tarafından işletilen Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Wizz Air’in Budapeşte’den Ankara’ya düzenlediği ilk uçuş törenle karşılandı. Dün A321neo tipi uçakla gerçekleştirilen ilk seferle Ankara’ya gelen yolcular terminalde çiçeklerle karşılandı. Törene, Ankara Esenboğa Havalimanı Mülki İdare Amiri Cem Afşin Akbay, Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Esenboğa Havalimanı Başmüdürü Yücel Karadavut, TAV Ankara Genel Müdür Yardımcısı Alp Karayalçın ve davetliler katıldı. Ankara Esenboğa Havalimanı Genel Müdürü Nuray Demirer, "Wizz Air’in Ankara-Budapeşte hattını Ankara Esenboğa Havalimanı’nda ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu yeni direkt hattın, Ankara’nın uluslararası bağlantılarını güçlendirirken, Türkiye ile Macaristan arasındaki uzun yıllara dayanan turizm, ticaret ve kültürel ilişkilere daha da katkı sağlayacağına inanıyoruz. TAV Havalimanları olarak, havayolu iş ortaklarımızla birlikte yolcularımıza daha geniş bir uçuş ağı ve kesintisiz bir seyahat deneyimi sunmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Wizz Air Rota Planlama Yetkilisi Andrs Szab ise, "Bu yaz sezonuna şimdiye kadarki en kapsamlı uçuş ağımızla başlıyoruz ve eklediğimiz 15 yeni destinasyon arasında Ankara bizim için en önemli noktalardan biri. Ankara-Budapeşte hattının açılması, Wizz Air’in Türkiye’deki ağının gelişimi açısından önemli bir kilometre taşı. Bu hat, iki ülke arasında turizm, iş ilişkileri ve kültürel etkileşim açısından yeni fırsatlar oluşturacak" ifadelerini kullandı. Bu yeni hatla birlikte Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan yurt dışında 28 ülkede 42 şehir, yurt içinde ise 35 destinasyona direkt uçuş bulunuyor. 16 havayoluna hizmet veren havalimanı, 2025’te 13 milyon 987 bin 298 yolcuya hizmet verdi. 2026’nın ilk üç ayında ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 13 büyüyerek 3 milyon 390 bin 245 yolcuya ulaştı.