EĞİTİM - 06 Şubat 2026 Cuma 13:57

‘Haberimiz Olsun Projesi’ kapsamında genç öğrenciler ekran karşısına çıkıyor

A
A
A
‘Haberimiz Olsun Projesi’ kapsamında genç öğrenciler ekran karşısına çıkıyor

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından oluşturulan, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen ‘Haberimiz Olsun’ projesi, öğrencilerin katılımıyla yayın hayatına başladı.


MEB tarafından oluşturulan ‘Haberimiz Olsun’ projesi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda insanı merkeze alan, değer odaklı ve bütüncül eğitim anlayışını esas alarak öğrencilerin aktif katılımıyla hazırlanan haber bültenleri aracılığıyla; eğitim politikaları, stratejik hedefler, yürütülen projeler ile Türkiye’den ve dünyadan güncel gelişmeler hakkında doğru, şeffaf ve anlaşılır bilgi akışını sağlamayı amaçlıyor. Proje; öğrencilerin iletişim, medya okuryazarlığı ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeyi, öğrenme sürecine etkin biçimde katılmalarını desteklemeyi ve kamuoyunun MEB faaliyetlerine güvenilir, güncel ve erişilebilir kanallar aracılığıyla ulaşmasını sağlamayı hedeflediği belirtildi. Bu doğrultuda proje, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin eğitimde anlam ve kimlik inşasına odaklanan yaklaşımına paralel olarak; Bakanlığın vizyonunu kamuoyuyla düzenli, doğru ve bütüncül biçimde paylaşan kalıcı bir kurumsal iletişim modeli oluşturmayı amaçladığı ifade edildi.



EBA, TRT EBA ve EBA Youtube’da yayınlanıyor


‘Haberimiz Olsun’ projesi, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda merkez ve taşra teşkilatı ile eğitim kurumlarının aktif katılımıyla ulusal ölçekte yürütülüyor. Öğrenciler tarafından hazırlanacak olan haber bültenleri, 5 Ocak 2026 Pazartesi günü 07.00 itibarıyla EBA platformu ile EBA YouTube sayfasında, 11.15 itibarıyla da TRT EBA kanalı üzerinden yayın hayatına başladı.



"Meslek eğitim stüdyolarında çocuklarımızı yetiştiriyoruz"


‘Haberimiz Olsun’ projesini Batıkent Şevket Evliyagil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yöneten Gazetecilik bölümü öğretmeni Tuğrul Culfa, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında beceri temelli eğitimi ve genel hatlarıyla öğrenciyi merkeze alan uygulamalarla birlikte, meslek eğitim stüdyolarında çocuklarımızı yetiştiriyoruz. Verdiğimiz teorik eğitimler çocuklarımız için bir uygulama eğitimi oluyor. Çocuklarımız hem teorik eğitimi alıyor, hem sahada bir haberin yazımından kurgu aşamasına, sunumundan yayın aşamasına kadar bütün her şeyini uygulayarak öğrenmiş oluyor. Öğrenciyi merkeze alan bir eğitim modeli. Bu anlamıyla çocuklarımızın da sahaya çıkmadan önce genel hatlarıyla her şeyi öğrenen ve sektöre hazır hale getiren bir uygulama. Bu anlamıyla öğrencilere çok önemli bir katkısının olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.



"Bakanlığımız bize çok iyi imkanlar sağladı"


Batıkent Şevket Evliyagil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Gazetecilik bölümü öğrencisi Hasan Göktuğ Koşar ise, bu projenin kendilerine büyük fayda sağladığını, ilerleyen mesleki hayatlarında daha fazla etkisini göreceklerini vurgulayarak, "İmkanlarımız çok iyi. Öğretmenlerimize, bize bu göreve layık gördükleri için teşekkür ederim. Işık olsun, ses olsun, kamera olsun, bakanlığımız bize çok iyi imkanlar sağladı. Bunlar bizim işimizi çok kolaylaştırıyor. Sabah hazırlıklara başlıyoruz. Kameralar, kartlar, bataryalar, sesler ve ışıkları hazırlıyoruz. Ondan sonrasında öğrenciler geliyor. Onları kayıt altına alıp sonra kurgu aşamasına geçiyoruz" şeklinde konuştu.



"Programın bize pratik yapma katkısı var"


Batıkent Şevket Evliyagil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Gazetecilik bölümü öğrencisi Azra Tazer ise, bu projenin kendilerine büyük fırsatlar sunduğunu ifade ederek, "Haberimiz Olsun programı, bölümüm de gazetecilik olduğu için gazetecilikte öğrendiğim çoğu şeyi burada pratik yapmamı sağlıyor. Burada pratik yapmak eğlenceli oluyor. Çünkü hem kamera arkasında hem de kamera önünde arkadaşlarımız var. Bu şekilde çok daha rahat bir çalışma ortamı sağlıyoruz ve ülkenin dört bir yanından gelen güzel haberleri sunmak da bizim için bir gurur kaynağı oluyor. Programın gazetecilik alanında bize pratik yaptırma katkısı var. Bize çok güzel bir alan sağlandı, güzel bir stüdyomuz var" ifadelerine yer verdi.



‘Haberimiz Olsun Projesi’ kapsamında genç öğrenciler ekran karşısına çıkıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum FK Başkanı Ankara: "Gençlerimizle, inancımızla ve birlik ruhuyla geleceği inşa ediyoruz" Bodrum FK Başkanı Taner Ankara, Türk futboluna ve Bodrum’a değer katacak oyuncu profilleriyle yola çıktıklarını vurgulayarak, genç ve tecrübeli isimlerin uyumunun sahaya olumlu yansıdığını ifade etti. Bodrum FK, Trendyol 1. Lig’in 24. haftasında 8 Şubat Pazar günü saat 16.00’da deplasmanda Adana Demirspor ile karşılaşacak. 3 puanı alıp galibiyet serisini ve zirve yarışını sürdürmek isteyen yeşil-beyazlı ekip maça kenetlendi. Bodrum FK Başkanı Taner Ankara da kulübün genç oyuncu yapılanması ve gelecek vizyonuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Türk futboluna ve Bodrum’a değer katacak oyuncu profilleriyle yola çıktıklarını vurgulayan Ankara, genç ve tecrübeli isimlerin uyumunun sahaya olumlu yansıdığını ifade etti. Başkan Taner Ankara, "Bodrum FK olarak sadece bugünü değil, yarını da planlayan bir anlayışla hareket ediyoruz. Sürdürülebilir bir bütçe yönetimiyle, hedeflerimizden kopmadan ilerlemeyi öncelik haline getirdik. Genç ve gelecek vadeden, Bodrum’a ve Türk futboluna katkı sağlayacak oyuncu profilleriyle yolumuza kararlı bir şekilde devam ediyoruz. Bu doğrultuda tüm gücümüzle mücadele ediyor, kulübümüzün başarısı için inancımızla çalışıyoruz. Tecrübeli oyuncularımız ile genç jenerasyonun sahada ve saha dışında kurduğu güçlü bağ, bizi daha ileriye taşıyor. Bu uyum sayesinde birlikte çok önemli işler yapacağımıza inanıyoruz. Bodrum FK’nın menfaatleri söz konusu olduğunda herkes taşın altına elini koyuyor. Genç oyuncularımız bu formanın ağırlığını ve sorumluluğunu bilerek sahaya çıkıyor. Takım bilinciyle, büyük bir inanç ve mücadele ortaya koyuyorlar. Bu bizim için sadece bir sportif başarı değil, aynı zamanda güçlü bir gelecek inşasının göstergesidir. Bodrum FK olarak doğru planlama, sabır ve inanç ile yolumuza devam ediyoruz. Bu kulüp, sahadaki mücadelesiyle olduğu kadar karakteriyle de Türk futbolunda iz bırakmaya devam edecektir" dedi. Gençlere övgü Bodrum FK Teknik Sorumlusu Sefer Yılmaz da genç oyunculara güvendiklerini belirterek, "İlk turlarda oynanan kupa maçlarını göz önüne alırsanız, tamamen genç arkadaşlar ve daha az süre alan oyuncular bu maçlarda forma giydi. Onlar da gelişimlerini ciddi şekilde gösterdi. Son maçlarda, özellikle ligde ilk kez ilk 11 oynayan ya da ikinci, üçüncü maçına çıkan arkadaşlar ağabeylerini aratmadı. Üst üste iki galibiyet aldık, bunu özlemiştik. Teknik heyet, oyuncular, Bodrum camiası ve yönetim olarak hepimiz mutlu ve umutluyuz. Son Samsun kupa maçında U17 ve U19 takımlarından oyunculara şans verdik. Onlar da ileride Bodrum FK’ya faydalı olacaklarını gösterdi. Zamanları var ancak bu gençler Bodrum FK’nın geleceği. Güçlü bir yapılanma var ve yönetim ile teknik heyet uyum içinde çalışıyor" cümlelerine yer verdi.
Bursa Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden Bursaspor’a güçlü destek Bursa’nın en önemli markalarından biri olan Bursaspor’a her alanda destek veren Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursaspor Özlüce Tesisleri’ne üç yeni futbol sahası kazandırarak binlerce gencin sporla buluşmasına katkı sağlayacak. Bursa’da sporun gelişimini desteklemek ve gençleri spora teşvik etmek amacıyla yatırımlarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursaspor’a yönelik projelerine de devam ediyor. Binlerce gencin sporla buluşmasını hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, Bursaspor Özlüce Tesisleri’ne 1 adet 80 metreye 60 metre, 2 adet 60 metreye 40 metre olmak üzere toplamda 3 adet suni çim futbol sahası kazandırıyor. Burfaş B Kafe’nin de hizmete alınacağı tesiste, çocuklar ve ailelerin keyifli vakit geçirmeleri hedefleniyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursaspor Özlüce Tesisleri’ni ziyaret ederek Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı süren futbol sahalarında incelemelerde bulundu. Bursaspor Başkanı Enes Çelik ile de bir araya gelen Başkan Mustafa Bozbey, yetkililerden bilgi alarak alanı gezdi. Gençlerin spor yapma alışkanlığı kazanmasını önemsediklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, çalışmalar tamamlandığında yaklaşık bin 500 gencin spor yapma imkânı bulacağını belirtti. Yapımı devam eden sahaların tamamlanmasının ardından Bursaspor’a devredileceğini ifade eden Başkan Bozbey, "Gençlerimizin kötü alışkanlıklardan uzak durması için spor tesislerine büyük önem veriyoruz. Bursaspor, burada gençlerimize spor kültürünü aşılayacak, içlerinden başarılı sporcular yetişerek kulübümüzün altyapısını oluşturacak. İnşallah kısa süre içerisinde bu tesislerin açılışını da gerçekleştireceğiz. Ayrıca tesis içerisinde BURFAŞ B Kafe’yi de hizmete alarak çocuklar ve ailelerinin tesislerde keyifli vakit geçirmelerini sağlayacağız" diye konuştu. Bursaspor Kulübü Başkanı Enes Çelik ise güçlü bir altyapı için güçlü futbol okullarının şart olduğunu vurgulayarak, "Daha önce Merinos’ta faaliyet gösteriyorduk ve fiziki alanlarımız yetersizdi. Başkan Mustafa Bozbey’in destekleriyle Özlüce’de bu alanı aktif hale getiriyoruz. Üç saha ile 13 yaş altı 1500’ün üzerinde çocuğumuza hizmet vereceğiz. Buradan yetişen çocuklarımız Vakıfköy’e, oradan da Bursaspor’a kazandırılacak. Bu değerli katkı için Başkanımız Mustafa Bozbey’e teşekkür ediyorum" dedi. Daha sonra Bursaspor antrenmanını da ziyaret eden Başkan Bozbey, Isparta 32 Spor karşılaşması öncesinde sporculara ve teknik heyete başarılar diledi. Takımın bu sezon şampiyon olacağına inancının tam olduğunu ifade eden Başkan Bozbey, her zaman Bursaspor’un yanında olacaklarını vurguladı.
Karabük 3 yıl geçti, acı dinmedi: Evladını ve damadını kaybeden baba konuştu 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’ın Hassa ilçesinde 8 aylık hamile kızı öğretmen Sevde Kökcü Demir ile polis memuru damadı Abdullah Demir’i kaybeden İsmail Kökçü, aradan geçen 3 yıla rağmen acılarının ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi. Asrın felaketinde yaşadığı acısını ve depremde yaşanan insanlık örneklerini evlatlarının mezarı başında gözyaşları içinde İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlatan Kökcü, yaşadıklarının tarif edilemez bir acı olduğunu dile getirdi. 6 Şubat depremlerinin hayatlarının dönüm noktası olduğunu ifade eden acılı baba Kökcü, "Gerçekten çok büyük bir acı yaşadık. 3 yıl geçti ama acı hiç dinmiyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Bu acının bir tarifi var mı bilmiyorum" dedi. "Her hadisenin içinde bir ibret vardır" Yaşadıklarını yalnızca acı üzerinden değil, ibret ve hayat dersi üzerinden değerlendirmeye çalıştığını belirten Kökcü, "Hayat felsefem hep şudur; yaşanan her hadisenin içinde bir ibret vardır. Büyük kayıplar yaşadık, hem maddi hem manevi çok ağır yükler yaşandı. Ama insan isterse, yaşananların içinde bazı güzellikleri de görebilir. Ben hayatım boyunca buna inandım" ifadelerini kullandı. "İdealist bir öğretmen, görevine bağlı bir polis" Depremde üç evladını kaybettiğini söyleyen Kökcü, kızının idealist bir öğretmen, damadının ise görevine bağlı bir polis memuru olduğunu anlatarak, "Kızım Sevde, dört evladımdan biriydi. Hatay Hassa’da öğretmenlik yapıyordu. Damadım Abdullah da benim evladımdı, evladım yerine koyduğum bir insandı. O da Hatay’da polis memuru olarak görev yapıyordu" diye konuştu. "İki ay sonra torunumu kucağıma alacaktım" Deprem yaşanmasaydı iki ay sonra torunlarını kucaklarına alacaklarını dile getiren Kökcü, "Evlatlarım büyük bir heyecanla çocuklarını bekliyordu. Rabbim nasip etmedi. Böyle uygun gördü" sözleriyle yaşadığı derin hüznü ifade etti. "Enkaz başında umutla, korkuyla bekleyiş" Deprem sabahını da anlatan Kökcü, büyük bir çaresizlik yaşadıklarını belirterek, "Sabah namazına yakın bir saatti. Tam saatini hatırlayamıyorum. O anın telaşıyla zaman kavramı kalmıyor. Telefon trafiği başladı. İnsan hayatında öyle anlar oluyor ki ne kadar güçlü olursanız olun, ne kadar imkânınız olursa olsun, acizliğin ve çaresizliğin en dip noktasını yaşıyorsunuz" dedi. Enkazın altında evlatlarının olduğunu bildiklerini ifade eden Kökcü, "Onlara bir an önce ulaşmak istiyorduk ama yapabileceğimiz hiçbir şey yoktu. Herkes bizim gibi umutla, korkuyla, hüzünle bekliyordu. Kızımı üçüncü gün, damadımı ise bir gün sonra enkazdan çıkartabildik" diye konuştu. "Depremde vefa örneği" Deprem sürecinde yaşadığı dayanışmayı da anlatan Kökcü, İskenderun’da yaşayan arkadaşı Nejdet Ökten’in gösterdiği vefayı unutamadığını söyledi. Depremin ardından ilk olarak Nejdet Ökten’e ulaştığını belirten Kökçü, "O da kendi imkânlarıyla bilgi almaya çalıştı ve bana ‘Abi gel’ dedi. Sonradan öğrendim ki kendisi de depremzedeymiş, kaldıkları bina yıkılmış" ifadelerini kullandı. Arkadaşının, eşi ve çocuklarını güvenli bir noktada bırakarak kendisiyle birlikte Hassa’ya geldiğini anlatan Kökcü, "Üç gün boyunca cenazeleri alıp Karabük’e dönene kadar bir saniye bile yanımdan ayrılmadı. Bana güç verdi, destek verdi, umut verdi, omuz verdi" dedi. "Dayanacak bir söze bile ihtiyaç duyuyorsunuz" Yaşanan süreçte insanın ne kadar çaresiz hissedebildiğini dile getiren Kökcü, "Ne kadar maneviyatınız olursa olsun, insan böyle bir durumda dayanacak bir söze bile ihtiyaç duyuyor. ‘İnşallah çıkar’ denmesine bile tutunmak istiyorsunuz" diye konuştu. "Vatana, millete faydalı nesiller yetiştirmek isterdi" Kızının mesleğine büyük bir sevgiyle bağlı olduğunu anlatan Kökcü, "Kızım idealist bir öğretmendi. ‘Vatana, millete faydalı nesiller yetiştireceğim’ derdi. Öğrencilerini severdi, öğrencileri de onu severdi. Sürekli öğrencileriyle ilgili benimle istişare ederdi" ifadelerini kullandı. "Bu bir imtihan, bunun farkındayım" Yaşadıklarını inancı üzerinden anlamlandırmaya çalıştığını belirten Kökcü, "İnanan bir insan olarak biliyorum ki dünyaya geliş amacımız ve yaşadıklarımız bir imtihandır. Allah Bakara Suresi’nde mallarla ve evlatlarla imtihan edileceğimizi söylüyor. Allah’ın verdiği de vermediği de bir imtihandır. Bunun farkındayım ve bu bilinçle ayakta durmaya çalışıyorum" dedi.
Gaziantep Şahin: ‘Gazi’ unvanı, fedakarlığın ve eşsiz kahramanlığın tarihe kazınmış nişanesidir Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Antep’e "Gazi" unvanının verilişinin 105’ inci yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Şahin mesajında, Gaziantep’in tarih boyunca esareti reddeden duruşuyla milletin hafızasında müstesna bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, "Gaziantep, vatan söz konusu olduğunda neleri göze alabileceğini tüm dünyaya göstermiş bir şehirdir. Bundan 105 yıl önce, imkansız denilen şartlar altında sergilenen direniş; inancın, cesaretin ve vatan sevgisinin zaferidir. Bu mücadele, yalnızca bir şehrin savunması değil, milletimizin bağımsızlığa olan sarsılmaz bağlılığının ilanıdır. Antep halkı, yokluğa rağmen teslim olmamış; canını, ekmeğini, geleceğini vatan toprağı için feda etmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 8 Şubat 1921’de verdiği ‘Gazi’ unvanı, bu fedakarlığın ve eşsiz kahramanlığın tarihe kazınmış nişanesidir. Bu toprakların mayasında direniş vardır. Dün işgale karşı gösterilen kararlılık, bugün karşılaştığımız her zorlukta yolumuzu aydınlatmaktadır. Özellikle 6 Şubat depremlerinde yaşadığımız büyük acılar karşısında, Gaziantep’in ortaya koyduğu dayanışma ve yeniden ayağa kalkma iradesi, bu köklü Gazi ruhunun hala capcanlı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Gaziantep, geçmişten aldığı güçle geleceğini inşa etmeye devam etmektedir. Birliğini ve umudunu kaybetmeyen bu şehir, her şartta üretmeyi, ayağa kalkmayı ve yoluna devam etmeyi bilmiştir. Bu anlamlı günde, vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum. Gaziantep’in onurla taşıdığı ‘Gazi’ unvanını, dün olduğu gibi bugün de yarınlara gururla taşımaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.