ASAYİŞ - 19 Aralık 2024 Perşembe 20:38

Halil Falyalı suç örgütü davasında tüm sanıklar tahliye oldu

A
A
A
Halil Falyalı suç örgütü davasında tüm sanıklar tahliye oldu

KKTC’de öldürülen Halil Falyalı ve eşi ile kumarhane müdürünün de aralarında bulunduğu suç örgütüne ilişkin 13’ü tutuklu 250 sanığın yargılandığı davada tutuklu sanıklar hakkında tahliye kararı verildi.

Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmaya örgüt yöneticileri tutuklu sanıklar Doğan Karakaya, Enes Güven, Erkan Koçak ve Baran Karaağaç’ın da aralarında bulunduğu 13 tutuklu sanık ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme hakimi yargılamanın başladığını bildirerek, kimlik kontrolünün ardından sanıklara söz verdi.

Örgütte ‘Aytekin’ kod ismiyle bilinen tutuklu sanık Baran Karaağaç geçim sıkıntısı nedeniyle Kıbrıs’ta iş bularak gittiğini söyleyerek, “Dolar üzerinden maaş alacağım sigortamın yapılacağı söylendi. Kumarhanelerin finans departmanında çalışacağımı söylediler. Benim yaptığım iş kazanç sağlayan şahıslara hesap üzerinden para aktarımı yapmaktı. Bazı şüpheli işlemler gördüğüm için işten çıkmak istedim. Ancak geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmam gerekiyordu. Çalıştığım süre boyunca maaşımın dışında bir menfaat elde etmedim, edinmedim. Ardından Türkiye’ye döndüm. Soruşturma açıldıktan sonra ismini öğrendiğim Halil Falyalı’yı tanımıyorum. Yaptığım işlerden dolayı pişmanım” dedi.

Diğer tutuklu sanık Doğan Karakaya ise gerçekleştirilen transferlerin hiçbiriyle alakası olmadığını iddia ederek, “Excel dosyalarında adım geçiyor, kendime ait bilgisayarım bile yoktur. Bulut cüzdanımda para olduğu iddia ediliyor, param olsa çekerdim” ifadelerinde bulundu.

Söz alan tutuklu sanık Enes Güven, yaşanan olayla bir ilgisinin olmadığını iddia ederek mahkemeden tahliyesini talep etti.

Hakim’in söz vermesi üzerine konuşan tutuklu sanık Erkan Koçak, tekstil sektöründe çalıştığını hesaba gelen paraların sebze halinden geldiğini iddia ederek, “Pandemi de tekstil sektörü kapandığı için bir dönem köylerden sebze, meyve toplayıp İstanbul Bayrampaşa haline gönderdim. Yaptığım sebze, meyve işi peşin olarak ödeniyordu. Halde komisyon kesiliyordu, onu da hal ödüyordu. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu.

Tutuklu sanıklar tahliye edildi

Sanık ve avukat beyanlarının ardından söz alan Cumhuriyet Savcısı tutuklu ve tutuksuz sanıkların mevcut hallerin devamına hükmedilmesini talep etti. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıklar Aykut Aydoğan, Bahri Dokuz, Baran Karaağaç, Doğan Karakaya, Enes Güven, Erkan Koçak, Firdes İşlek Güven, Güray Kıroğlu, Hasan Ay, Mehmet Muhammed Erişen, Selim Kahveciler, Seyfi Uslu ve Şeyda Çelik’in tahliyesine karar verirken, tutuksuz sanıklar hakkında bulunan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına hükmetti. Duruşma 13 Mayıs 2025’e ertelendi.

İddianame

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Spor Toto Teşkilat Başkanlığı "müşteki" olarak yer aldı. İddianamede, KKTC’de 8 Şubat 2022 tarihinde öldürülen Halil Falyalı’nın kurucu ve yöneticisi olduğu suç örgütünün, yasa dışı bahisten elde ettiği mal malvarlıklarını, örgüt mensuplarının banka hesaplarına gönderdiği anlatıldı. İddianameye göre, banka hesapları üzerinden kripto varlığa dönüştürülen paralar, çeşitli işlemlerle Falyalı ile 10 sanığın kripto para cüzdanına aktarıldı.

İddianamede yer alan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığınca hazırlanan raporda, 218 gerçek kişinin, 3 kripto para borsasına 118 bin 148 işlemde, 2 milyar 583 milyon 66 bin lira yatırdıkları, 4 bin 462 işlemle de 90 milyon 813 bin lira çektikleri tespitine yer verildi. Böylece söz konusu kripto para borsalarına 2 milyar 492 milyon 252 bin 664 lira yatırıldığı belirlendi. Suça konu hesapların birbiri arasında çok kısa zaman aralıklarıyla transfer ilişkilerinin bulunduğu, bu transferlerin tek yönlü olmayıp karşılıklı ve çapraz ilişkiler şeklinde ilerlediği, hesapların kısa zaman aralıklarında kullanılıp sonrasında kapatıldığı belirtildi. Söz konusu işlemlerin zamanlamaları nedeniyle insan gücüyle yapılamayacağı, hesapların yazılımlar aracılığıyla çalıştırıldığı tespit edilmişti.

Kripto para borsasında 26 Kasım 2020’de hesap açan Falyalı’nın, hesap bakiyesinin 642,3 Bitcoin olduğu bilgisi yer alan iddianamede, ölümü sonrasında Falyalı’nın hesabından eşi Özge Taşker Falyalı tarafından 40 Bitcoin çekildiği belirlendi. Suç örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri tarafından, yurt dışında oynatılan yasa dışı bahis ve şans oyunlarından elde edilen suç gelirlerinin, suç örgütüne yardım edenler aracılığıyla Türkiye’de bankacılık işlemleri, şirketler ve kripto varlık borsaları üzerinden aklandığı belirtilmişti.

Sanıklar hakkında 51’er yıl 9’ar aya kadar hapis talep edildi

İddianamede, Falyalı’nın 8 Şubat 2022’de ölmesi nedeniyle hakkındaki soruşturma şartının ortadan kalktığı ancak Türk Ceza Kanunu’nda yer alan "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir" düzenlemesine istinaden, işlediği suçtan elde ettiği banka hesaplarında, ödeme kuruluşlarında ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesaplarındaki kazancın müsaderesi açısından hakkında kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturan delilin elde edildiği bildirildi.

Sanıklara "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek" "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanuna Muhalefet" ve "suç örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlarından 51’er yıl 9’ar aya kadar hapis cezası talep edilirken sanıklara ait 19 şirket de atılı suçlardan mali açıdan sorumlu tutulmuştu.

Ahmet Furkan Gülap

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da yüksek rakımlı bölgelerde çiğdem mesaisi Malatya’nın yüksek rakımlı bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, bölge halkı tarafından toplanarak hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de yeniden canlandırılması planlanan festivalle kültürel değer olarak yaşatılmak isteniyor. Malatya’nın kırsal bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, vatandaşların yoğun ilgisini çekiyor. Sabahın erken saatlerinde doğaya çıkan vatandaşlar, dağlık ve taşlık arazilerde çiğdem toplarken, bazı çobanlar ise topladıkları ürünleri satarak aile ekonomisine katkı sağlıyor.Hekimhan ilçesine bağlı Söğüt Mahallesi kırsalında yaklaşık bin 800 rakımda toplanan çiğdemlerin, yetiştiği bölgeye göre Mayıs-Temmuz ayları arasında olgunlaştığı belirtildi. Toplanan çiğdemlerin il ve ilçe merkezlerinde satışa sunulduğu ifade edildi. Hekimhan Söğüt Mahallesi Muhtarı İsmail Yaşar, çiğdemin bölgeye özgü önemli bir bitki olduğunu belirterek geçmiş yıllarda bölgede çiğdem festivali düzenlendiğini hatırlattı. Festivalin yeniden hayata geçirilmesi için çalışma yürüttüklerini ifade eden Yaşar, "Çiğdem bölgemize has bir bitki. Sağlık açısından faydalarıyla ilgili üniversitelerde çalışmalar yürütülüyor. İnşallah belediyemiz ve sponsorlarımızın desteğiyle bu yıl festivali yeniden düzenlemeyi hedefliyoruz" dedi. Çiğdemin ekonomik katkı sağladığını da kaydeden Yaşar, "Çobanlarımız topladıkları çiğdemleri il merkezi ve ilçe merkezlerinde satıyor. Gurbetçilerimiz yoğun talep gösteriyor. Kargoyla gönderimler yapılıyor. Bu da aile ekonomisine katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı. Yaşar ayrıca, bitkinin sağlık alanındaki faydalarına ilişkin akademik çalışmaların sürdüğünü ve çalışmalar tamamlandıktan sonra tescil süreci için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.
İstanbul Şampiyon Galatasaray sezonu Kasımpaşa’da tamamlayacak Şampiyon Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında yarın Kasımpaşa’ya konuk olacak. Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında şampiyon Galatasaray yarın saat 20.00’de deplasmanda Kasımpaşa ile mücadele edecek. Ligde sarı-kırmızılıların 24 galibiyet, 5 beraberlik ve 4 mağlubiyet sonucunda 77 puanı bulunuyor. Lacivert-beyazlılar ise 7 galibiyet, 11 beraberlik ve 15 mağlubiyet sonucunda topladığı 32 puanla 14. sırada yer alıyor. Geçtiğimiz hafta evinde oynadığı Antalyaspor’u mağlup ederek şampiyonluğunu ilan Galatasaray, ligin son haftasında Kasımpaşa’yı mağlup ederek sezonu tamamlamak istiyor. 44. randevu Kasımpaşa ile Galatasaray, Süper Lig tarihinde bugüne kadar 43 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 27 defa sahadan galip ayrılırken, Paşa ise 7 kez rakibini mağlup edebildi. 9 maçta ise kazanan taraf çıkmadı. Rekabette Aslan’ın 90 golüne, lacivert-beyazlılar 48 golle yanıt verdi. Ligin ilk yarısında RAMS Park’ta oynanan maçı Galatasaray 3-0’lık skorla kazandı. Deplasman karnesi Galatasaray, Süper Lig’de mağlubiyetlerinin hepsini deplasman maçlarında yaşadı. Sarı-kırmızılılar söz konusu 16 karşılaşmada 11 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyetle 34 puan topladı. Aslan dış sahada son olarak Samsunspor ile karşı karşıya gelirken, rakibine 4-1’lik skorla yenildi. Ligin en golcü ve en az gol yiyen takımı Galatasaray, Süper Lig’de hücumda ve savunmada da zirvede yer alıyor. Sarı-kırmızılılar ligde çıktığı 33 mücadelede rakip fileleri 77 kez havalandırdı ve ligin en golcü takımı. Aslan ayrıca Göztepe ile birlikte 29’ar golle en az gol yiyen takım konumunda bulunuyor. Victor Osimhen cezalı Galatasaray’da, Kasımpaşa maçında Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen, sarı kart cezasından dolayı forma giyemeyecek. Sakatlıkları bulunan Gabriel Sara ile Yaser Asprilla’nın da forma giymesi beklenmiyor. Adnan Deniz Kayatepe düdük çalacak Kasımpaşa ile Galatasaray arasında oynanacak maçı hakem Adnan Deniz Kayatepe yönetecek. Kayatepe’nin yardımcılıklarını Murat Tuğberk Curbay ile Osman Gökhan Bilir yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise İlker Yasin Avcı olacak.
Aydın Altı Nokta Başkanı Özen: "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen Erişilebilirlik Günü’ne dikkat çeken Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen; "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" dedi. Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın son günü ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen "Erişilebilirlik Günü" dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Başkan Özen, erişilebilirliğin engelli bireyler açısından bir tercih ya da ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğunu belirterek, erişilebilirlik kültürünün toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini ifade etti. Engelliler Haftası boyunca Aydın’da gerçekleştirilen etkinlikler, farkındalık çalışmaları ve kurum ziyaretleriyle görme engelli bireylerin yaşadığı sorunları kamuoyunun gündemine taşıdıklarını kaydeden Özen, özellikle erişilebilirlik konusunda toplumsal duyarlılığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Hafta kapsamında düzenlenen farkındalık yürüyüşüne de değinen Özen, yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olmasının dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu belirterek "Engelliler Haftası kapsamında gerçekleştirdiğimiz yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olması, erişilebilirlik konusunda hala ciddi bir bilinç eksikliği bulunduğunu göstermiştir. Erişilebilirlik yalnızca fiziki düzenlemelerden ibaret değildir. Erişilebilirlik; engelli bireylerin bağımsız, güvenli ve eşit bir yaşam sürdürebilmesinin temel şartıdır" dedi. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan genelgeyle 16 Mayıs’ın "Erişilebilirlik Günü" olarak ilan edilmesini son derece kıymetli bulduklarını ifade eden Bayram Özen, söz konusu yaklaşımın yalnızca sembolik düzeyde kalmaması gerektiğini vurguladı. Özen açıklamasında "Cumhurbaşkanlığımız tarafından ilan edilen Erişilebilirlik Günü’nü son derece önemli ve değerli buluyoruz. Bu yaklaşım, engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımı açısından güçlü bir iradenin ortaya konulduğunu göstermektedir. Ancak erişilebilirlik anlayışı yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir konu olmamalı, sokakta, kaldırımlarda, toplu taşımada, kamu kurumlarında, dijital platformlarda ve hayatın her alanında eksiksiz şekilde uygulanmalıdır" ifadelerini kullandı. Hafta boyunca kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli paydaşlarla gerçekleştirilen temasların önemine de değinen Özen, erişilebilir bir Türkiye hedefi doğrultusunda toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Gaziantep Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor Gaziantep’te çocukluk döneminde başladığı resim çizme serüvenine farklı ve dikkat çeken bir boyut kazandıran ressam Ferhat Gümüş, nostaljik perde ve halıları tuval olarak kullanarak sanatına yenilik katıyor. Gaziantep’te yaşayan 25 yaşındaki ressam Ferhat Gümüş, bir zamanlar neredeyse her evde olan çiçek desenli perdeler ile eski halıların üzerine fırça ve sprey boyalarla portre çalışmalar yapıyor. Bir dönem evlerin pencerelerini süsleyen ve nostalji rüzgarları estiren perdelerin üzerine çeşitli portre ve figürler çizen genç ressamın yaptığı çalışmalar büyük beğeni topluyor. Hikayesi olan insanları çiziyor Özellikle 80’ler ve 90’ların simgesi olan yoğun çiçek desenli perdelere Gaziantep’in simgelerinden biri haline gelen "Çingene Kızı" başta olmak üzere hikayesi olan insanları çizen Gümüş, talep üzerine tarihi şahsiyetleri de halı ve perdelere çizerek onları sanatıyla ölümsüzleştiriyor. Eski dönemlerde pencereleri kapatmak amacıyla kullanılan ve üzerinde çeşitli motifler barındıran ağır duvar halıları ve perdeleri tuvale dönüştürerek, resimlerini modern sanatla buluşturuyor. Hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor Klasik resim anlayışının dışına çıkan, eski halı ve nostaljik perdeler üzerinde sanatsal çalışmalar yapan Gümüş, geleneksel ve çağdaş sanatı özel çalışmalarıyla buluşturarak hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor. "14 yıldır ressamlık yapıyorum" Eski halı ve nostaljik perdeleri tuvale dönüştürerek resimlerini modern sanatla buluşturduğunu ifade eden Gümüş, "14 yıldır ressamlık yapıyorum. Küçükken 62’den ya da 26’dan tavşan yapılıyordu. Evde ablam 62’den ve 26’dan tavşan yapmayı gösterdi ve bana çok enteresan gelmişti. Daha sonra bütün rakamlardan ve harflerden bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Bir şeyleri buldukça da çok mutlu oldum. İnsanlar, ‘küçük yaşta bunu nasıl yaptın?’ diyerek hayretler içinde kalınca daha mutlu oldum. Resim çizmeye devam ettim ve kendimi geliştirmeye başladım. Üniversitede sadece teknik resim yapmayı görmüştüm. Mimari dekorasyon bölümünü okudum. Bölümde çamurla çömlek yapılıyordu ama beni çok tatmin etmedi. Daha çok resim yapmaya yöneldim. Teknik resimlerle ilerledim. Ondan sonra bir şirkette tasarımcı olarak çalıştım. Daha sonra eski halı ve perdelerin üzerine resim çizmeye başladım" dedi. "Eski hatıraları canlandırmayı seviyorum" Geleneksel ve nostaljik motiflerin toplum tarafından sevildiğini belirten Gümüş, "Eski halı ve perdeleri tuval olarak kullanmadan önce cadde ve sokaklardaki karalanmış duvarların üzerine çizimler yapmaya başladım. Duvarları kullanmamın sebebi duvarlarda insanların bıraktığı izlerden ötürü onları bir şekle çevirmek istedim. Bu şekilde kendimi geliştirdim. Daha sonra halı ve perdeleri kullandım. Perdelerde çocukluğumuzun popüler perdeleriydi. İnsanlar bu perdelere baktıkları zaman çocukluluğuna gidiyor ve hatıralarını hatırlıyorlar. Ben de eski hatıraları canlandırmak ve sanatımı yansıtmak için eski halı ve perde kullanıyorum" şeklinde konuştu. "Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum" Eski perde ve halıların üzerine hikayesi olan insanları ve yaşlı insanların yüzlerini çizmeyi sevdiğini dile getiren Gümüş, "Yaşlı insanların yüzlerindeki çizgilerin her biri bir hatıra ve halılardaki her bir desende de farklı bir hikaye olduğuna inanıyorum. İnsanlar bu halı ve perdeleri görünce çok mutlu oluyor. Ben de çok mutlu oluyorum. Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum. Yeni yaptığım bir perde de sokak sanatçılarının kendi imzaları var. Bunlar benim çok sevdiğim insanlar ve her birinden imzalarını aldım. Bu perde benim için tamamen özel bir perdedir. İki tane halım var. Birinde genç ve güzel bir kadın var. Diğerinde yaşlı, yüzünde bir hikaye barındıran ve baktıkça bir şey anlatmaya çalışıyormuş hissiyatı veren yaşlı bir kadın var. Her perdenin kendi hikayesi ve üzerindeki insanın da kendi ayrı hikayesi var. Bunlar birleştikçe ayrı bir bütün oluyorlar ve gözüme daha estetik geliyor. İnsanların bu perdelere ve halılara baktıkça kendinden bir anı bulmaları beni çok mutlu ediyor" diye konuştu.