GÜNDEM - 19 Nisan 2026 Pazar 14:27

‘Hayatın Aslan Payı’, Maximum Life Eryaman’da hayat buldu

A
A
A
‘Hayatın Aslan Payı’, Maximum Life Eryaman’da hayat buldu

Ankara’da modern mimarisi ve akıllı yaşam çözümleriyle konut, ofis ve ticari alanları tek çatı altında buluşturan Maximum Life Eryaman Projesi gerçekleştirilen lansman programıyla tanıtıldı.


Ankara’nın yükselen değerlerinden Eryaman’da hayata geçirilen Maximum Life Eryaman Projesi, modern mimarisi ve akıllı yaşam çözümleriyle öne çıkarken, ‘Hayatın Aslan Payı’ sloganıyla düzenlenen lansman programıyla tanıtıldı. Bölgenin önemli ulaşım merkezlerinden Ayaş Bulvarı üzerinde konumlanan proje; açık alışveriş merkezi, ofis ve konut fonksiyonlarını aynı çatı altında buluşturuyor. Toplam 38 bin metrekare ticari alan ve 900 bağımsız bölümden oluşan proje; 1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçeneklerinin yanı sıra ofis blokları ve rezidans hizmetleriyle planlanarak, alışveriş, çalışma ve yaşam alanlarını bütüncül bir yaşam konsepti içinde bir araya getirmeyi hedefliyor.


"Projemize özel tesis yönetimi de olacak ve hizmetlerden bütün proje sakinleri faydalanabilecek"


Projede yer alan konutların rezidans tipinde, 1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçeneklerinden oluştuğunu belirten Maximum Life Eryaman Projesi Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Güzeltaş, "Projemiz karma bir proje, yani konut, ofis ve ticari alanlardan oluşuyor. Konut kısmı rezidans konseptinde ve ofis alanlarımız var. Ayrıca açık cadde konseptli AVM şeklinde ticari alanlarımız var. Yani dış kapıdan girilen kapalı bir AVM şeklinde değil de bütün ticari alanlarımıza açık havadan girip, çıkabiliyorsunuz. Bu da yatırımcılar ve misafirler için büyük bir kolaylık sağlayacak. Dairelerimiz 1+1, 2+1 ve 3+1’lerden oluşuyor ve hepsi rezidans konseptinde. Projemize özel tesis yönetimi de olacak. Temizlik, yemek, güvenlik, resepsiyon, kuru temizleme, spor salonu gibi bu tür hizmetlerden bütün proje sakinleri faydalanabilecek" açıklamasında bulundu.


"Projemizin sakinleri bütün ihtiyaçlarını evinden çıkıp yürüme mesafesinde karşılayabilecek"


Maximum Life Eryaman Projesi’nin 2028 yılının Haziran ayı itibariyle bitirmeyi hedeflediklerini ifade eden Ünal Güzeltaş, "Projemizin en güzel tarafı lokasyonumuz diyebilirim. Projemiz, eski İstanbul yolu olan Ayaş Bulvarı üzerinde yer alıyor. Projemiz, güzel ve yoğun bir noktada. Konutlarımız rezidans şeklinde yapılacak ve tüm malzemeler, işçilikler üst kalitede olacak. Projemizin altında da ise her türlü ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz kafeler, restoranlar, butikler, eczaneler yer alacak. Büyükşehirde en önemli şey zamandır. İnsanlar büyükşehirde trafikte kalıyor ve ufacık bir şey almak için bile bazen saatlerce araba kullanması gerekebiliyor. Projemizin sakinleri bütün ihtiyaçlarını evinden çıkıp yürüme mesafesinde karşılayabilecek. Teslim tarihimiz, en başından beri ruhsat artı 30 ay demiştik, şu an başladı süremiz. Projeyi 2028 yılının 6. ayından sonra bitirmeyi planlıyoruz. İnşaat ekibimiz çok kalabalık ve yoğun çalışan bir ekip. Dolayısıyla 30 ay içerisinde projemizi tamamlamayı düşünüyoruz" dedi.


Öte yandan Ünal Güzeltaş, Maximum Life Eryaman Projesi’nin lansman gününe özel fiyat avantajları ve çeşitli sürprizler sunduklarını aktararak, AVM üzerinden yatırım yapan müşterilere kahve makinesi hediye edileceğini, belirli büyüklükte yatırım gerçekleştirenlere ise telefon armağan etmeyi planladıklarını ifade etti.


"Bir yıl önce projemize katılan yatırımcılar yüzde 100’ün üzerinde bir kar marjı elde ettiler"


Ekip olarak çok çalıştıklarını ve Ankara’ya değer katan bir proje ortaya çıkardıklarını belirten Maksimum Life Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Yıldızer, "Ankara’nın en çok talep gören bölgesi Eryaman’da çok nitelikli bir proje geliştirdik. Ekibimiz muhteşem, çok çalıştık ve Ankara’ya değer katan bir proje ortaya çıkardık. İnşallah bugün de inşaatımız başlamış oluyor. Sürecimiz çok hızlı bir şekilde devam edecek. Yatırımcılarımız şimdiden çok kazandılar. Bir yıl önce projemize katılan yatırımcılar yüzde 100’ün üzerinde bir kar marjı elde ettiler. Yatırımcılarımız, hayatın aslan payını aldılar. Aslan payı bitmez bizde, inşallah daha da kazançlı günler görecekler. Her şey yolunda, hiçbir sıkıntımız yok. Bize güvenen tüm yatırımcılarımıza çok teşekkür ediyorum, bize güvenmeye devam etsinler" şeklinde konuştu.


"Proje, Eryaman Bölgesi’nin çehresini değiştirecek"


Maximum Life Eryaman Projesi’nin Genel koordinatörü Fikret Yücel, projede açık bir alışveriş merkezi olacak şekilde dizayn edildiğini vurgulayarak, "Pandemi sürecinden sonra insanlarımızın özellikle kapalı alışveriş merkezlerinden kaçtığını hepimiz biliyoruz. Bu bakış açısıyla burada karma bir proje geliştirdik. Projemizde açık AVM olacak bir dizaynla, üstte konutları yerleştirmeye çalıştık, güzel bir mimari çalışma oldu. Proje, Eryaman Bölgesi’nin çehresini değiştirecek. İnsanların akın edeceği güzel bir lokasyonda birlikte olmak için tasarım yaptık. Bundan sonra da inşaatımızı en kısa sürede tamamlayıp bu işimizi bütün yatırımcılarımıza, beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarımıza teslim etme hedefindeyiz" diye konuştu.



‘Hayatın Aslan Payı’, Maximum Life Eryaman’da hayat buldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Meralardan sınıflara: Yüksekovalı çiftçiler bu kez sıralarda ter döktü Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yıllardır tarlada ve merada ter döken eller, bu kez kalem tutarak sınav kağıtlarını doldurdu. Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen "Sürü Yönetimi Elemanı" kursuna katılan 110 çiftçi, eğitimlerini tamamlayarak büyük sınavda yarıştı. 17 Ocak’ta başlayan ve yoğun bir müfredatla devam eden eğitimin sonunda, kadın ve erkek yetiştiriciler 50. Yıl Ortaokulu’nun sıralarına oturarak hayatlarında bir ilki gerçekleştirdiler. Geleneksel hayvancılık yöntemlerini modern teknolojiyle birleştirmeyi hedefleyen kurs kapsamında, 112 kursiyer başvuru yaptı. Teknik ve pratik eğitimlerin ardından gerçekleştirilen 30 soruluk sınavda çiftçiler, öğrendiklerini kağıda dökmek için büyük heyecan yaşadı. Kursiyerlere sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda dijital takip sistemleri, hayvan hastalıkları ve aşı takibi, Atatürk ilkeleri ve inkılap tarihi ile kaza ve afetlere karşı acil durum müdahale eğitimleri verildi. Sınav merkezini ziyaret ederek kursiyerlerin heyecanına ortak olan Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürü Murat İnan, ilçedeki tarımsal kalkınma hamlesine dair önemli açıklamalarda bulundu. İnan, "Bugün Yüksekova’da hayvancılığın çehresini değiştirecek çok özel bir güne şahitlik ediyoruz. 17 Ocak’ta başlattığımız Sürü Yönetimi Elemanı kursumuzun meyvelerini bugün gerçekleştirilen sınavla topluyoruz. Amacımız, işletmelerimizde verimliliği dijital yazılımlar ve modern yöntemlerle maksimum seviyeye çıkarmaktır. Çiftçilerimizin o heyecanı, öğrenme azmi bizlere doğru yolda olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Sadece sürü yönetimi değil; büyükbaş yetiştiriciliği, süt sığırcılığı, kanatlı hayvan yetiştiriciliği ve hatta salep ile safran gibi alternatif ürün yetiştiriciliği konularında da eğitimlerimiz hız kesmeden devam edecek. Bu süreçte bizlere kapılarını açan ve desteğini esirgemeyen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğümüze, 50. Yıl Okulu yönetimimize, rehberlik araştırma merkezine, bilgileriyle yetiştiricilerimize ışık tutan değerli veteriner hekimlerimize ve özveriyle çalışan tüm mesai arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum. Yüksekova üretecek, Yüksekova gelişecek" dedi. Sınav salonunda ter döken çiftçiler, bu eğitimin kendileri için sadece bir belge değil, aynı zamanda bir vizyon değişimi olduğunu vurguladılar. Hayatlarında ilk kez öğrenci sıralarında sınav heyecanı yaşayan çiftçiler, duygularını şu sözlerle ifade ettiler: "Biz yıllardır bu işi dedelerimizden, babalarımızdan gördüğümüz usullerle yapıyorduk. Ancak bugün anladık ki; emek vermek kadar, o emeği bilgiyle birleştirmek de önemliymiş. Sürü yönetimi, doğru besleme ve sağlık tedbirlerini öğrendiğimizde aslında ne kadar çok şeyi eksik yaptığımızı fark ettik. Bugün bu sıralarda oturmak bizim için bir gurur vesilesidir. Bizler artık sadece emek veren değil, bilinçli üreten çiftçileriz. Devletimizin bize sunduğu bu imkanlar sayesinde, ahırlarımızda daha sağlıklı hayvanlar yetiştirecek, Yüksekova’nın bereketine bereket katacağız. Bizlere bu kapıları açan, bize birer öğrenci gibi değer veren tüm hocalarımıza ve müdürlüğümüze teşekkür ediyoruz."
Manisa Mesir Festivali doğayla buluştu Bu yıl 486’ncısı düzenlenen Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında hayata geçirilen "Spil Dağı Kamp Etkinliği", yüzlerce doğaseveri bir araya getirdi. Spor, söyleşi ve eğlence dolu programda katılımcılar doğayla iç içe unutulmaz bir gün yaşadı. Festival etkinlikleri çerçevesinde Spil Dağı’nda ilk kez düzenlenen kamp organizasyonuna 350 lisanslı sporcu katıldı. Gün boyu süren etkinliklerde katılımcılar hem fiziksel aktivitelerle enerjilerini yükseltti hem de alanında uzman isimlerin katıldığı söyleşilerle bilgi edindi. Programa katılan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, moderatörlüğünü Ulaş Utku Güldal’ın yaptığı söyleşide Orkun Olgar, Zorbey Aktuyun ve Cüneyt Mete Gazioğlu ile birlikte Manisa’nın doğa, spor ve tarih turizmi potansiyelini değerlendirdi. Söyleşide konuşan Orkun Olgar, Türkiye’nin eşsiz doğal ve tarihi zenginliğine dikkat çekerek bu değerlerin doğru tanıtılmasının önemine vurgu yaptı. Olgar, hareketli yaşamın teşvik edilmesi ve doğa sporlarında doğru ekipman kullanımının hayati olduğunun altını çizdi. Manisa’nın stratejik konumuna değinen Cüneyt Mete Gazioğlu ise özellikle Aigai Antik Kenti başta olmak üzere bölgenin tarihi mirasının büyük bir turizm değeri taşıdığını ifade ederek, kentin doğru tanıtımla önemli bir turizm merkezi haline gelebileceğini söyledi. Zorbey Aktuyun da Manisa’nın kaya tırmanışı açısından önemli bir merkez olduğunu belirterek, Spil Dağı ve çevresinde yeni rotalar açıldığını ve bölgenin uluslararası sporcuların ilgisini çekmeye başladığını dile getirdi. Başkan Besim Dutlulu ise Mesir Festivali’nin kapsamını genişlettiklerini belirterek, "Bu organizasyonu sadece mesir saçım töreni olmaktan çıkarıp gastronomi, doğa sporları ve tarihi değerlerle bütünleştirdik. Amacımız Manisa’nın sanayi kimliğinin yanında doğa ve tarih zenginliğini de dünyaya tanıtmak" dedi. Gün boyu süren etkinliklerde zumba, halat çekme ve çuval yarışı gibi aktivitelerle renkli anlar yaşanırken, program DJ performansı ve kamp ateşi etrafında gerçekleştirilen eğlenceyle sona erdi.
Trabzon KTÜ’de "Trabzon Kent İçi Kültürel Mirasının Korunması" çalıştayı Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Arkeoloji Bölümü tarafından düzenlenen "Trabzon Kent İçi Kültürel Mirasının Korunması" çalıştayı Prof. Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi Fahri Kuran Salonu’nda gerçekleştirildi. Açılış programına KTÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş, Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. İlhami Tekin Cinemre, Trabzon Müzesi Müdürü Levent Alnıak, Doğa-Tarih Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz ile akademisyenler, yerel yönetim temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Çalıştayın açılışında konuşan KTÜ Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkan Demirel, Trabzon’un yaklaşık 2 bin 400 yıllık kesintisiz yerleşim geçmişine sahip çok katmanlı bir kent olduğuna işaret ederek, hızlı kentleşmenin kent hafızası ve kültürel miras üzerinde oluşturduğu baskıya dikkat çekti. Korumanın planlama süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirten Demirel, disiplinler arası iş birliğinin önemini vurguladı. Doğa-Tarih Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz, "Trabzon Kent İçi Kültür Aksları; Tarihi Yollar, Kaleler ve Yapıların Koruma, Kullanma Durumu", Doğa-Tarih Derneği Yönetim Kurulu üyeleri Yüksek Mimar Sedat Türkmen ve Dr. Öğretim Üyesi Güler Erüz ise, "Kültürel ve Doğal Miras Sürmene-Bayburt Kervan Yolu" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Yüksek Mimar Sedat Türkmen, çalıştayın ardından yaptığı açıklamada, "Çalıştayı organize eden ve ev sahibi Arkeoloji Bölüm Başkanı Serkan Demirel hocamıza Doğa-Tarih Derneğimiz adına çok teşekkür ediyoruz. Derneğimizin uzun yıllardır özveriyle yaptığı çalışmalar ve güncel durumlar hakkında ilgili kurum, kişi ve ilgi duyan taraflara bilgilendirme, hatırlatma ve farkındalıklarını tazeleme imkanı sağlayan bu tür çalıştaylar ve akademik ortamlarda özellikle kültürel miraslarımızın korunması süreçlerine ilişkin yaklaşımlarımızı ve tutumumuzu sergileme imkanı vermektedir. Çalıştaya konuşmacı ve sunumlarıyla katkı veren Dernek Başkanımız ve Yönetim kurulu üyelerine, ayrıca katılım sağlayan dernek üyelerimize çok teşekkür ediyoruz" dedi. Üç oturum olarak planlanan çalıştayın ilk oturumunda kültürel miras yönetimi, koruma mevzuatı ve uygulama deneyimleri ele alındı. İkinci oturumda Trabzon’un kent dokusu, süreklilik ve sürdürülebilirlik çerçevesinde değerlendirildi. Üçüncü oturumda ise kent içindeki arkeolojik alanların araştırılması ve korunması konusu tartışıldı. Alanında uzman akademisyenler, kurum temsilcileri ve yerel paydaşların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, Trabzon’un kültürel mirasının korunmasına yönelik uygulanabilir önerilerin geliştirilmesi hedeflendi. Çalıştay, gün boyunca yapılan değerlendirmelerin ardından kurumlar arası iletişim ve iş birliğinin güçlendirilmesi, ortak sorun alanlarının belirlenmesi ve çözüm önerilerinin ortaya konulmasına yönelik sonuç bildirgesi çerçevesinin oluşturulmasıyla sona erdi.