SAĞLIK - 24 Nisan 2026 Cuma 10:05

Her 3 kişiden 1’i risk altında

A
A
A
Her 3 kişiden 1’i risk altında

Güven Hastanesi Erişkin Aşı Polikliniği Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. İrem Altunoluk, aşıların yalnızca bireysel korunma değil, toplum sağlığı açısından da hayati bir rol üstlendiğini belirterek, "Aşılar, modern tıbbın en etkili koruyucu yöntemlerinden biridir. Hem kendiniz hem de toplum sağlığı için aşı takviminizi ihmal etmeyin" dedi.


Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşı ile önlenebilir hastalıklar her yıl milyonlarca insanın hayatını tehdit etmeye devam ederken, aşı uygulamaları sayesinde her yıl 3,5 ila 5 milyon ölümün önüne geçiliyor. Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı verileri, aşılama programlarının çocukluk çağı hastalıklarında ciddi düşüş sağladığını, ancak erişkin aşılamasında farkındalığın hâlâ istenilen düzeyde olmadığını ortaya koyuyor.



"Hastalık gelmeden koruyor"


Aşı Haftası dolayasıyla açıklamalarda bulunan Uzm. Dr. İrem Altunoluk, aşıların hastalık yapma gücü azaltılmış ya da etkisiz hale getirilmiş mikroorganizmalar sayesinde bağışıklık sistemini önceden hazırladığını belirterek, "Bağışıklık sistemi, aşı sayesinde mikrobu tanır ve gerçek karşılaşmada çok daha hızlı ve güçlü yanıt verir. Bu da hastalığın ya hiç ortaya çıkmamasını ya da çok hafif geçirilmesini sağlar" dedi.



Tek doz yeterli olmayabilir


Altunoluk, bazı aşıların neden tekrarlandığına ilişkin şu bilgileri paylaştı:


"Bağışıklık zamanla zayıflayabilir. Bu nedenle hatırlatma dozlarıyla koruyuculuğun sürdürülmesi gerekir. Ayrıca grip gibi bazı virüsler sürekli değiştiği için aşıların güncellenmesi de önemlidir."


Toplumda sıkça sorulan konulara da değinen Altunoluk, birden fazla aşının aynı anda yapılmasının güvenli olduğunu vurgulayarak, "Bağışıklık sistemi aynı anda birçok tehditle baş edebilecek kapasitededir. Bu uygulama, özellikle yoğun yaşam temposunda aşıların aksatılmaması açısından büyük avantaj sağlar" diye konuştu.



Asıl risk aşısızlık


Aşıların yan etkilerine ilişkin yanlış algılara da dikkat çeken Altunoluk, en sık görülen etkilerin hafif ve geçici olduğunu belirtti. Altunoluk, "Aşı yerinde ağrı, hafif ateş ve halsizlik gibi etkiler kısa sürede geçer. Ciddi yan etkiler ise son derece nadirdir. Buna karşılık aşıyla önlenebilen hastalıkların yol açabileceği komplikasyonlar çok daha ağırdır" dedi.



Erişkin aşılaması göz ardı edilmemeli


Çocukluk çağı aşılarının büyük ölçüde tamamlandığını ancak erişkin aşılarının ihmal edildiğini belirten Altunoluk, özellikle kronik hastalığı olanlar, ileri yaş grubu ve bağışıklığı zayıf bireyler için aşının kritik olduğunu vurguladı. Altunoluk, "Aşı sadece çocuklar için değildir. Erişkin dönemde de bağışıklığın korunması, ciddi hastalıkların ve hastaneye yatışların önlenmesi açısından büyük önem taşır. Aşılar, modern tıbbın en etkili koruyucu yöntemlerinden biridir. Hem kendiniz hem de toplum sağlığı için aşı takviminizi ihmal etmeyin" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya iş dünyası ’sürdürülebilirlik’ için bir araya geldi Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) bünyesinde oluşturulan ’Sürdürülebilirlik Komisyonu’nun ilk bilgilendirme toplantısı, oda hizmet binasında gerçekleştirildi. Farklı kurum ve sektörlerden geniş katılımın sağlandığı toplantıda, sürdürülebilirlik alanında atılacak adımlar ve yol haritası ele alındı. Toplantı, KUTSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emin Yüce’nin açılış konuşmasıyla başladı. Yüce, sürdürülebilirliğin çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarıyla bütüncül bir şekilde ele alınmasının önemine dikkat çekerek, komisyonun veri temelli karar alma kültürünü yaygınlaştırmayı, proje geliştirme kapasitesini artırmayı ve Kütahya iş dünyasına rehberlik etmeyi hedeflediğini ifade etti. Ayrıca kadın-erkek eşitliği, sosyal etki, toplumsal dayanıklılık ile yeşil ve dijital dönüşüm başlıklarında oluşturulan çalışma gruplarının, ortak akıl ve iş birliğiyle önemli çıktılar üreteceğini belirtti. Açılışın ardından gerçekleştirilen tanışma bölümünde katılımcılar, temsil ettikleri kurumlar ve uzmanlık alanları doğrultusunda kendilerini tanıtarak komisyonun çok paydaşlı yapısına katkı sundu. Toplantı kapsamında KUTSO Akademik Danışmanı Doç. Dr. Zeynep Hiçdurmaz tarafından komisyonun yapısı ve işleyişine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda; organizasyon yapısı, çalışma grupları, çalışma yöntemleri ve beklenen çıktılar hakkında bilgi verilirken, sürdürülebilirlik veri altyapısının oluşturulmasına yönelik süreçler de paylaşıldı. Ayrıca yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, sosyal etki ölçümü ve proje geliştirme alanlarında planlanan faaliyetlerin çerçevesi çizildi. Toplantının devamında, üyelerin katkı alanlarının belirlenmesine yönelik değerlendirmeler yapıldı. Katılımcılar; teknik bilgi, veri ve saha katkısı, proje geliştirme ve kurumsal iş birlikleri gibi alanlarda sunabilecekleri destekleri paylaşarak komisyon çalışmalarına aktif katılım sağlayacaklarını ifade etti. Gündemin önemli başlıklarından biri olan öncelikli faaliyetlerin belirlenmesi kapsamında ise kısa vadede hayata geçirilebilecek çalışmalar ele alındı. Bu doğrultuda farkındalık faaliyetleri, eğitim programları, rehber dokümanların hazırlanması ve paydaş iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik öneriler değerlendirildi. Toplantıda ayrıca komisyonun çalışma takvimi oluşturularak, çalışma grupları arasında iletişim ve koordinasyonun düzenli şekilde yürütülmesi kararlaştırıldı. Sürdürülebilirlik Komisyonu’nun ilk toplantısı, genel değerlendirmelerin yapılması, görüş ve önerilerin alınması ve önümüzdeki sürece ilişkin yol haritasının belirlenmesiyle sona erdi.
Trabzon Trabzonspor’un 10 maçtır bileği bükülmüyor Süper Lig’de şampiyonluk mücadelesinde son iki haftada yaşadığı puan kayıplarıyla yara alan Trabzonspor, ligde ve kupada oynadığı son 10 maçta kaybetmedi. Ligde umutlarını matematiksel olarak sürdüren bordo-mavililer, kupada ise yarı finale yükseldi. Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde deplasmanda normal süresi golsüz sona eren maçta Samsunspor’u penaltılarla eleyerek adını yarı finale yazdırdı. Trendyol Süper Lig’de şampiyonluk yarışının içinde olan ve kupada da yoluna devam eden bordo-mavililer, oynadığı son 10 resmi karşılaşmada 7 galibiyet ve 3 beraberlik aldı. Süper Lig’de hesaplar sürüyor Trabzonspor, Süper Lig’de çıktığı son 8 maçta 6 galibiyet ve 2 beraberlik elde etti. Bordo-mavili ekip, sahasında 14 Şubat 2026’da Fenerbahçe’ye 3-2 mağlup olmasının ardından yenilgi yüzü görmedi. Gaziantep FK deplasmanında başlayan seri; Fatih Karagümrük, Kayserispor, Çaykur Rizespor, Eyüpspor ve Galatasaray galibiyetleriyle sürdü. Karadeniz temsilcisi, son iki haftada ise Alanyaspor ve Başakşehir ile berabere kaldı. Bu süreçte 4 puan kaybederek şampiyonluk yolunda yara alan Trabzonspor, yine de şampiyonluk umutlarını sürdürüyor. Bu süreçte 14 gol atan Trabzonspor, kalesinde ise 6 gol gördü. Özellikle lider Galatasaray karşısında alınan 2-1’lik galibiyet, serinin en dikkat çeken sonuçlarından biri oldu. İç sahada güçlü kimlik Trabzonspor, bu 10 maçlık dönemde evinde oynadığı 4 Süper Lig karşılaşmasının 3’ünü kazandı, 1’inden ise beraberlikle ayrıldı. Karagümrük’ü 3-1, Çaykur Rizespor’u 1-0 ve Galatasaray’ı 2-1’lik skorlarla geçen bordo-mavililer, Başakşehir’le de 1-1 berabere kaldı. İç sahada oynadığı fileleri 7 kez sarsan Trabzonspor, rakiplerin 3 golüne engel olamadı. Deplasmanda kayıpsız seri Trabzonspor, dış sahada da başarılı performansıyla dikkat çekti. Gaziantep FK, Kayserispor ve Eyüpspor deplasmanlarından galibiyetle dönen Karadeniz ekibi, ligde Alanyaspor ile berabere kalırken, kupada Samsunspor karşılaşmasında ise penaltılar sonucu turu geçen taraf oldu. Karadeniz temsilcisi, bulduğu 11 gole karşılık, sadece 4 gole engel olamadı. Ligde kritik hafta Sezonun son bölümüne girilirken yakalanan 10 maçlık yenilmezlik serisi, Trabzonspor adına hem ligde hem kupada moral kaynağı oldu. Bordo-mavililer, özellikle zorlu fikstürde aldığı sonuçlarla takım kimliğini yeniden ortaya koyarken, teknik heyetin oyun planına da sahaya olumlu yansıdı. Süper Lig’de kalan son 4 haftada Trabzonspor’u kritik karşılaşmalar bekliyor. Bordo-mavililer, matematiksel olarak şampiyonluk iddiasını sürdürürken, Şampiyonlar Ligi’ne katılma hedefi doğrultusunda deplasmanda oynayacağı Konyaspor müsabakası büyük bir önem taşıyor. Galatasaray - Fenerbahçe derbisinden çıkacak sonuç ve bordo-mavililerin galibiyeti, Süper Lig’in zirvesindeki dengeleri yeniden değiştirebilir.
Mersin Sessizliğini sanatla aştı: İşitme engelli Sinem’in başarı hikayesi Mersin’de Akdeniz Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kültür ve Sanat Evleri, dezavantajlı kadınların hayatına dokunmaya devam ediyor. Adanalıoğlu Kültür ve Sanat Evinde eğitim alan doğuştan işitme engelli 40 yaşındaki Sinem Erserin, el sanatlarıyla hem kendini ifade ediyor hem de ürettiği eserleri satarak ekonomik kazanç elde ediyor. Sosyal hayata katılımı artırmak ve kadınların meslek edinmesini sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdüren merkezler, birçok başarı hikayesine ev sahipliği yapıyor. Bu hikayelerden biri olan Sinem Erserin, kurs sayesinde hem özgüven kazandı hem de yeteneklerini geliştirme fırsatı buldu. El sanatları kursuna katıldıktan sonra büyük bir değişim yaşayan Erserin, yapay çiçek tasarımı, ahşap ve seramik boyama gibi birçok alanda üretim yapıyor. Azmi ve çalışkanlığıyla dikkat çeken Erserin, ortaya koyduğu el emeği ürünleri satarak kendi gelirini de elde ediyor. "Kelimelerle değil, renklerle konuşuyor" Kurs öğretmeni Yasemen Özügüzel, Sinem’in kısa sürede büyük bir gelişim gösterdiğini belirterek, "Sinem ilk geldiğinde içine kapanıktı. Ancak fırçayı eline aldığında içindeki yeteneği hemen fark ettik. O, kendini kelimelerle değil renklerle ifade ediyor. Öğrettiğimiz teknikleri hızla kavrıyor ve büyük bir başarıyla uyguluyor. Azmi tüm kursiyerlere örnek oluyor" dedi. "Burası bizim ailemiz oldu" Sinem’in annesi Akgül Erserin ise kızındaki değişimin kendisini çok mutlu ettiğini ifade ederek, "Kızımı buraya gönül rahatlığıyla bırakıyorum. Burası artık bizim ailemiz oldu. Sinem burada çok mutlu. Kendi emeğiyle para kazanması ve özgüven kazanması beni gururlandırıyor" diye konuştu. Akdeniz Belediyesinin sunduğu bu imkanlar sayesinde birçok kadın hem meslek öğreniyor hem de sosyal hayata daha güçlü katılıyor. Sinem Erserin’in azim dolu hikayesi ise fırsat verildiğinde hiçbir engelin başarıya engel olamayacağını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Adana Bahar yorgunluğuna karşı 10 süper besin Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, ıspanağın magnezyum içeriğiyle kas fonksiyonlarını düzenleyerek yorgunluk ve stresin etkilerini hafiflettiğini söyleyerek, "Bahar aylarında düşen enerjiyi geri toparlamak için düzenli tüketilmesi önemlidir" dedi. Bahar yorgunluğuyla baş etmede sağlıklı ve dengeli bir beslenme planı uygulamak önem kazanıyor. Özellikle vitamin, mineral ve antioksidanlar yönünden zengin besinler ile bol su tüketiminin bağışıklık sistemini desteklerken aynı zamanda gün içindeki enerji dalgalanmalarını da dengelediğini söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, bu süreci rahat geçirebilmek için beslenme önerilerinde bulundu. Demir ve magnezyum kaynağı ıspanak Ispanağın, içerdiği demir sayesinde vücutta oksijen taşınmasını desteklediğini ve halsizlik hissinin azalmasına yardımcı olduğunu belirten Diyetisyen Özbay, "Magnezyum içeriği ise kas fonksiyonlarını düzenleyerek yorgunluk ve stresin etkilerini hafifletir. Bahar aylarında düşen enerjiyi geri toparlamak için düzenli tüketilmesi önemlidir. Yumurta, vücudun ihtiyaç duyduğu tüm temel amino asitleri içerir ve uzun süreli tokluk sağlar. Sabah kahvaltısında tüketildiğinde gün boyu enerjinin dengeli bir şekilde sürdürülmesine katkı sunar. Ayrıca B vitaminleri sayesinde zihinsel performansı da destekler. Muz, doğal şeker içeriğiyle enerji kaynağıdır ve yorgunluk hissini kısa sürede azaltır. Potasyum açısından zengin olması, kasların düzgün çalışmasına ve halsizlik hissinin önlenmesine yardımcı olur. Gün içinde pratik bir ara öğün olarak tercih edilebilir" dedi. Probiyotik desteği için yoğurt Özbay, yoğurtun bağırsak sağlığını destekleyen probiyotikler içerdiğini kaydederek, "Sağlıklı bir sindirim sistemi, bağışıklık ve enerji düzeyi üzerinde doğrudan etkilidir. Bahar yorgunluğu döneminde bağışıklığın güçlü tutulması için düzenli şekilde tüketilmelidir. Badem, içerdiği sağlıklı yağlar ve E vitamini sayesinde hücreleri oksidatif strese karşı korur. Aynı zamanda magnezyum içeriğiyle kas yorgunluğunu da azaltır. Gün içinde bir avuç badem tüketmek enerji seviyesini dengede tutmaya yardımcı olur. Yulaf, kompleks karbonhidrat yapısı sayesinde kan şekerini dengeli bir şekilde yükseltir ve uzun süre enerji sağlar. Lif içeriğiyle sindirimi desteklerken ani enerji düşüşlerini de önler. Özellikle kahvaltılarda tercih edilmesi günün daha dinç geçirilmesine katkı sağlar. Portakal, güçlü bir C vitamini kaynağı olarak bağışıklık sistemini destekler. Mevsim geçişlerinde sık görülen halsizlik ve hastalıklara karşı koruyucu etkisi vardır. Aynı zamanda ferahlatıcı yönüyle gün içinde canlılık hissini artırır" diye konuştu. Omega-3 deposu somon balığı Diyetisyen Özbay, somon balığının omega-3 yağ asitleri açısından zengin olduğunu ve beyin fonksiyonlarını desteklediğini belirterek şunları kaydetti: "Ruh halini dengeleyerek bahar yorgunluğuna eşlik eden isteksizlik hissini azaltmaya yardımcı olur. Haftada birkaç kez tüketilmesi genel enerji düzeyine olumlu katkı sunar. Avokado, içerdiği yağlar sayesinde uzun süreli enerji verir ve tokluk hissini artırır. Lifli yapısı ile sindirim sistemini desteklerken, içerdiği vitamin ve minerallerle genel vücut direncini yükseltir. Günlük beslenmeye eklenmesi enerji dalgalanmalarını azaltacaktır. Yeşil çay, güçlü antioksidan özelliği ile vücudu serbest radikallere karşı korur. Aynı zamanda hafif kafein içeriği sayesinde zihinsel uyanıklığı artırır ve yorgunluk hissini de azaltır. Gün içinde 1-2 fincan tüketilmesi zindelik hissini destekler. Ancak hamilelerin tüketmek için doktorlarına danışması önemlidir."