GÜNDEM - 23 Mart 2026 Pazartesi 18:47

İçişleri Bakanlığı: "Bayram sürecince ölümlü kaza oranı yüzde 39,5 oranında azaldı"

A
A
A
İçişleri Bakanlığı: "Bayram sürecince ölümlü kaza oranı yüzde 39,5 oranında azaldı"

İçişleri Bakanlığı, bayramda vatandaşların trafik kurallarına gösterdiği riayet ve hassasiyetin etkisiyle ölümlü kazaların yüzde 39,5, kaza yerinde can kaybının ise yüzde 29,5 oranında azaldığını açıkladı.

İçişleri Bakanlığı, sosyal medya hesabından Ramazan Bayramı boyunca yaşanan trafik kazalarına ilişkin verileri paylaştı. Yapılan paylaşımda, "Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı verilerine göre, dört günlük Ramazan Bayramı tatili süresince ülke genelinde toplam 2 bin 753 trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kazalarda bayramı tatilinin birinci gününde 8, ikinci gününde 12, üçüncü gününde 4 ve dördüncü gününde 7 vatandaşımız olmak üzere toplam 31 vatandaşımız hayatını kaybetti. Aynı kazalarda 4 bin 861 vatandaşımız ise yaralandı. 2023 ve 2026 yıllarına ait dört günlük Ramazan Bayramı tatili trafik verileri karşılaştırıldığında vatandaşlarımızın trafik kurallarına gösterdiği riayet ve hassasiyetin etkisiyle ölümlü kaza sayısı 38’den 23’e gerileyerek yüzde 39,5 oranında, kaza yeri can kaybı ise 44’ten 31’e düşerek yüzde 29,5 oranında azalma gösterdi. Aynı dönemde yaralanmalı kaza sayısı 3 bin 85’ten 2 bin 730’a, yaralı sayısı ise 5 bin 594’ten 4 bin 861’e gerilerken; günlük ortalama can kaybı 11’den 7,75’e düşerek yüzde 29,5 oranında azaldı. Trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik denetimler ve farkındalık çalışmaları kararlılıkla sürdürülmektedir" ifadelerine yer verildi.

Musa Erdoğan

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Meslek Fabrikası için yürütmeyi durdurma kararı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün tahliyesi için tebligat gönderdiği Meslek Fabrikası binasıyla ilgili idari mahkemenin 15 günlük yürütmeyi durdurma kararı verdiğini duyurdu. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Meslek Fabrikası binasının boşaltılması için gönderilen tebligat nedeniyle sabah saatlerinden itibaren tarihi binada nöbet tutan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yaşanan gelişme üzerine basın mensuplarına açıklama yaptı. Tahliye kararı tebliğ edildiği zaman hukuki sürecin devam ettiğini, süreç sonuçlanmadan hizmet binasını boşaltmayı vicdanen ve sorumluluk gereği kabul etmeyeceklerini ifade ettiklerini hatırlatan Başkan Tugay, "Bizim için üzücü bir süreç olduğunu ifade etmek isterim. Görevimizin, sorumluluğumuzun bilincindeyiz ve üzerimize ne düşüyorsa yapma kararlılığındayız. Gerekirse gece de burada bekleyeceğimizi belirtmiştim. Bekleyişimizi sürdürdük. Bir taraftan hukuki girişimler sürüyordu. Zorla tahliyeyi engellemek için hukukçu arkadaşlarımızın yaptığı pek çok başvuru var. İdari mahkeme, akşam üzeri 15 günlük yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu kararla hepimiz nefes aldık. Haksız uygulamanın 15 günlüğüne de olsa durduğunu öğrendik ama haksız ve yanlış şekilde hem Meslek Fabrikası hem de diğer binalarımız bize bilgi verilmeden Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetine geçirilmiş durumda" diye konuştu. "Hukuki olarak takip etmeye devam edeceğiz" Başkan Tugay, Büyükşehir tarafından restorasyonu yapılan Namazgah Hamamı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetine geçirildiğini belirterek, "Pek çok yapı tehdit altında. Bunlar yanlış. Bunlar, hiç kimsenin mülkiyetinin teminatı yok demektir. Adalet makamları, mülkiyetleri koruma konusunda üzerine düşeni yapmazsa hepimiz her türlü hakkımızı kaybetmekle karşılar karşıyayız demektir. Yargımıza güveniyorum. Bu sürecin sonunda adaletin sağlanacağını biliyorum. Hukuken takip etmeye devam edeceğiz ama her türlü yanlış karara karşı da en sağlam duruşu göstermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Emanete hıyanet içinde olmamızı kimse bizden beklemesin" Belediyenin hiçbir mülkünün belediye başkanlarının üzerine tapulu olmadığını, geçici olarak halk tarafından verilen temsiliyet gereği bu mücadeleyi verdiklerini dile getiren Başkan Tugay, "Asla kavga etmekten, çatışmaktan mutlu değiliz. Görevimiz, insanlarımıza hizmet etmek. Belediye başkanlarına ‘şehri emin’ denir. Şehrin emin insanı, emanetlerini geçici olarak teslim alan kişi demektir. Onu korumakla mükellef olan kişi demektir. Bu bina Atatürk’ün İzmir’e verdiği bir binadır. O günden bugüne İzmir’in malıdır. Belediyenin malıdır ve uzun yıllardır hizmet için kullanılan bir binadır. Burası emanettir. Bu emanete hıyanet içinde olmamızı kimse bizden beklemesin. Bizler bunları koruyabildiğimiz, geliştirdiğimiz sürece, teslim aldığımız bayrağı bizden sonrakilere layıkıyla teslim edebildiğimiz sürece vicdanen rahat olacağız. Amacımız hizmet etmek. Başka bir şey değil. Bizi herhangi bir çatışmanın tartışmanın içine kimsenin çekmesini istemiyoruz" açıklamasında bulundu. "Göreve davet ediyorum" 15 günlük yürütmeyi durdurma kararı çıkmışken Vakıflar Genel Müdürlüğü ve onları ısrarla savunan siyasetçileri yeniden düşünmeye davet ettiğini belirten Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aklıselimin kazanması lazım. Lütfen bir daha değerlendirsinler. Bu hizmet binalarımızı elimizden almasınlar. Bunu yapmayı kendilerine hak olarak görmesinler. Biz başka devlet kurumlarıyla da ihtiyaçları olduğunda zaten çalışıyoruz. Mülkiyeti belediyeye ait başka kurumlarca kullanılan hastaneler, okullar, camiler, karakollar var. Bunların listesini yapsak inanamazsınız. Halka hizmet ettikleri sürece helal olsun. Olumsuz bakışımız yok. Aynı anlayışı belediye için de bekliyoruz. Belediye de halka hizmet eden devlet kurumudur. Özerk yapı değildir. Bu duruma bizi düşürenler bu gözle bakarlarsa ne kadar büyük yanlış yaptıklarını bir kez daha anlarlar." "Derdimiz sadece iş yapmak" Türkiye Cumhuriyeti’nin pek çok sıkıntıyla uğraştığını ifade eden Başkan Tugay, "İzmir de bundan nasibini alıyor. Akaryakıt zammı yükünü halka yansıtmamak için çaba gösteriyoruz. Bizim devletimizin diğer kurumlarıyla uyum ve dayanışma içinde çalışmaya ihtiyacımız var. Siyaset daha iyi hizmet için yarıştır. Birbirimizin çalışmalarına engel olmak için siyaset yapıyorsak yanlış siyasetçiler oluruz. Halka dönük hiçbir hizmeti engelleme çabasında olmadığımızı bilmenizi isterim. Halka hizmet eden her türlü kurum başımızın üstünde. Buna Vakıflar da dahil. Bugün yüzlerce binayı kiraya veriyor. Sayıştay raporlarından anlıyoruz ki kiraları tahsil edemiyor. Kullanmadıkları bir sürü yapı da var. Daha aktif nasıl kullanabiliriz, bunu da konuşabiliriz. Biz halka hizmet amacı güden her türlü çabanın yanındayız. Kavga etmek istemiyoruz. Derdimiz sadece iş yapmak. Umarım bu söylediklerimi iyi niyetle söylediğimizi fark ederler. Yürütmeyi durdurma kararı alan mahkememize teşekkür ediyoruz. Umuyorum adalet bundan sonra doğru kararları alarak işlemeye devam edecektir. Herkesi İzmir’e ve Türkiye’ye sahip çıkmaya davet ediyorum. Bu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın çağrısıdır. İzmir’in her türlü değerine hep beraber sahip çıkalım. Kimsenin haksızlığa uğramasına izin vermeyelim" dedi.
Muş Muş Ovası kuzu sesleriyle şenlendi Kış mevsiminin çetin geçtiği Muş Ovası’nda baharın gelmesiyle birlikte meralar yeniden hareketlendi. Karların erimesi ve havaların ısınmasıyla birlikte koyun ve kuzu sesleri ovayı şenlendirdi. Küçükbaş hayvan sayısı 1 milyon 400 bini aşarken, 2026 yılında yaklaşık 650 bin kuzu ve oğlak doğumu bekleniyor. Devlet destekleriyle hayvancılığın her geçen yıl geliştiği Muş’ta küçükbaş hayvan varlığı önemli seviyelere ulaştı. 2025 verilerine göre 1 milyon 411 bin 269 baş küçükbaş hayvanın bulunduğu il, Türkiye’nin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu yıl içerisinde yaklaşık 650 bin kuzu ve oğlak doğumunun beklendiği Muş’ta hayvancılığın bölge ekonomisine katkısının daha da artması öngörülürken, havaların ısınması ve karların erimesiyle birlikte ovada yükselen kuzu sesleri baharın gelişini müjdeledi. Besici Yusuf Öztürk, bu yıl çok çetin bir kış geçirdiklerini ve yoğun kar yağışı yaşandığını belirterek, karların erimesiyle birlikte koyunları otlatmaya çıkardıklarını söyledi. Öztürk, "Bu yıl çok çetin bir kış geçirdik. Çok kar yağdı. Şimdi kar eridi, koyunları otlatmaya getirdik. Şu anlık idare ediyorlar. Aslında şu anda içeride olmaları lazımdı ama saman yok, yem yok. Bu yüzden dışarı çıkardık. Güneş de çıktı, karlar eriyince otlar yeşeriyor. Şimdi koyunları ve kuzuları dışarı çıkarıp otlatıyoruz" dedi.