POLİTİKA - 08 Ekim 2025 Çarşamba 13:38

İletişim Başkanı Duran: "2022 yılından bu yana sadece bizim merkezimizde 2 bin 500’e yakın dezenformasyon ve algı operasyonunu tespit ettik ve ifşa ettik"

A
A
A
İletişim Başkanı Duran: "2022 yılından bu yana sadece bizim merkezimizde 2 bin 500’e yakın dezenformasyon ve algı operasyonunu tespit ettik ve ifşa ettik"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medyadaki yanıltıcı ve yalan haberlere ilişkin, "2022 yılından bu yana sadece bizim merkezimizde 2 bin 500’e yakın dezenformasyon ve algı operasyonunu tespit ettik ve ifşa ettik. Bu, Türkiye olarak aslında dezenformasyona en fazla muhatap olan ülkelerden birisi olduğumuzu da ortaya koyuyor" dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Hukuk ve Teknolojide Yeni Ufuklar Uluslararası Sempozyumu"na katıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen programda konuşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, gelişen teknoloji ve dijitalleşme ile sosyal medya mecralarında dezenformasyon ve kaosun arttığını söyleyerek, bunlara önlem alınması gerektiğin ve bu amaçla çalıştıklarını belirtti.



"Ekranla muhataplığın insanla muhataplığı aştığı bir sürece geldik"


Dijitalleşmenin toplumsal hayatın her alanında farklı yenilikler ve yeni meydan okumalar getirdiğini söyleyen Duran, "Bu meydan okumaların hukuk çerçevesinde ele alınması ve bizlere ne gibi etkilerde bulunduğunun derinlikli bir şekilde analiz edilmesi çok önemli bir zorunluluktur. Ekranla muhataplığın insanla muhataplığı aştığı bir sürece geldik. Yani artık yüz yüze görüşmekten daha fazlasını dijitalde görüşüyoruz ya da dijitalde vakit harcıyoruz. Halihazırda dünya genelinde 5.5 milyardan fazla insan internet kullanıyor. Sosyal medya kullanıcıları olarak baktığımızda bunun yüzde 64’ünün yani insanlığın yüzde 64’ünün böyle bir kullanım içerisinde olduğunu görüyoruz. Yine Türkiye’de internet kullanım oranının yüzde 90’ın üzerinde olduğunu görüyoruz. Tabii sosyal medya ise her geçen gün daha fazla kullanılan bir alan" ifadelerini kullandı.



"Değişime adapte olmak durumundayız ama aynı zamanda bu değişimi de yönetmek durumundayız"


Hem Türkiye’de hem dünyada iletişim biçimlerinin, bilgi akışının ve toplumsal etkileşimin hızla değiştiğine dikkati çeken Duran, "Bu değişime adapte olmak durumundayız ama aynı zamanda bu değişimi de yönetmek durumundayız. Bir selin bizi alıp savurduğu gibi sosyal medya alanındaki hercümercin bizi şekillendirmesini bekleyemeyiz. O halde bunu analiz ederek yapılması gerekenlere odaklanmak durumundayız. Yine yapay zeka ve büyük dil modellerinin sosyal medyayla entegrasyonu bize tabii verimlilik açısından da çok önemli fırsatlar getiriyor. Bu denli bizi kuşatan tüm insanlığı kuşatan yanılsama alanı dediğimiz bir alan da genişliyor. Yani nelerden bahsediyorum? Aslında hepimizin bildiği konular bunlar. Dijital kamusal alanın şeffaf olmayan kodlara teslim olması. Yani bir takım algoritmik tahakkümler. Yine Deep Fake teknolojileriyle üretilen sahte içerikler, büyük verinin illegal kullanımı ve dijital platformların çizdiği sınırlar bütün bunların hepsi algıları oluşturuyor. Daha sonra da bu algılardan yargılara varılıyor. Bu kısa değerlendirme bile acaba bizim neler yapmamız gerekir sorusunun önemini bize hatırlatıyor" dedi.



"Yankı odalarıyla sadece duymak istediğiniz şeyleri dinleyerek ya da konuşarak bir kutuplaşma üretildiğini fark etmek gerekiyor"


Sosyal medya mecralarında bir kaosun söz konusu olduğunu ve bu kaosu yönetmek için önlem alınması gerektiğini ifade eden Duran, "En kırılgan kesimlerde çocuklarımız ve aslında ailemiz. Böyle baktığımızda kontrolsüz ekran süresi, travmatik içerikler, dijital zorbalık, yanlış ve yanlı bilgilendirme, psikososyal sağlığı ve bedensel gelişimi etkileyecek önemli olumsuz tesirlerde bulunabiliyorlar. Açıkçası ailelerde sosyal izolasyon olgusu da hali hazırda tecrübe ediliyor. O zaman biz filtre balonları, yankı odaları aracılığıyla insanları kendi görüşlerini pekiştirdikleri bir alan olmaktan çıkması gerektiğini düşünüyoruz sosyal medyanın. Bu yönüne dikkat etmek gerekir. Hatta bu yankı odalarıyla sadece duymak istediğiniz şeyleri dinleyerek ya da konuşarak bir kutuplaşma üretildiğini fark etmek gerekiyor. Ne yazık ki siyasetin de bu şekilde kutuplaştırıldığı bir sosyal medya alanı bize fayda üretmekten ziyade öfkeleri ve yeni sorunları hatta suçları beraberinde getirme durumuyla karşı karşıyayız" diye konuştu.



"2022 yılından bu yana sadece bizim merkezimizde 2 bin 500’e yakın dezenformasyon ve algı operasyonunu tespit ettik ve ifşa ettik"


Sosyal medyadaki yanıltıcı ve yalan haberlere karşı İletişim Başkanlığı olarak Dezenformasyonla Mücadele Merkezi kurduklarını hatırlatan Duran, şöyle devam etti:


"2022 yılından bu yana sadece bizim merkezimizde 2 bin 500’e yakın dezenformasyon ve algı operasyonunu tespit ettik ve ifşa ettik. Bu, Türkiye olarak aslında dezenformasyona en fazla muhatap olan ülkelerden birisi olduğumuzu da ortaya koyuyor. Yine kişisel verilerin işlenmesi çok önemli bir güvenlik meselesidir. Hem kişisel anlamda hem ulusal güvenlik anlamında. Sosyal medya şirketlerinin veri güvenliği ve mahrumiyet ihlallerine biz defalarca şahit olduk. Bu ihlallere neden değiniyoruz? Çünkü bu filtreler ve algoritmik yanlılığın kullanımıyla uluslararası konuların nasıl gündeme getirileceği ya da sessizleştirileceği hakim bir konuma geldi. Böyle baktığımızda biz bu manipülasyon ve karartma uygulamalarının en çarpıcı örneklerinden bir tanesini İsrail’in saldırılarıyla ilgili yani Gazze’de yapılan soykırımla ilgili gördük. Netanyahu ve katliam şebekesi savaş teknolojisini masum insanları öldürmek için soykırım için kullanmakla kalmadı aynı zamanda sosyal medyayı da bu şekilde manipüle etti. Sosyal medya bu anlamda bir savaş aracı olarak kullanıldı. Bu süreçte akla gelen ilk husus nedir? Kendi yerli ve milli platformlarımızı oluşturmak ve bunlara önem vermek. Türkiye olarak bizim politikalarımızda teknolojiye yaklaşımımızda her zaman merkezine insanı koydu. Bu çerçevede Cumhurbaşkanımızın insana verdiği önem hepimizin malumudur. Bu anlayışla ortaya koyulan gayretler kıymetli çalışmalar hepimizi gururlandırıyor. Nitekim bağımsız, güvenilir ve özgün platformumuz NEXT Sosyal kısa sürede 1 milyonu aştı. Yine TRT’mizin hayata geçirdiği uluslararası dijital platformumuz ‘Tabii’ bizim kendi perspektifimizle ve aile anlayışımızla oluşturulmuştur ve önemli bir boşluğu doldurmuştur."



"Hukuki düzenlemeler, inovasyonun güvenlik ile dengelenmesi, sosyal ağ sağlayıcılarının sorumlulukların arttırılması ve kullanıcı haklarının güçlendirilmesi için en önemli teminattır"


Uluslararası alanda ihtiyaç duyulan güvenli ve adil iletişim ekosistemi için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen Duran, "Dijital alan her gün yeni bir teknolojinin uygulandığı, yeni bir bileşenin eklendiği ve bu yönüyle de yasal düzenleme yapmanın mecburi ama aynı zamanda dinamik olduğu bir alandır. Hukuki düzenlemeler, inovasyonun güvenlik ile dengelenmesi, sosyal ağ sağlayıcılarının sorumlulukların arttırılması ve kullanıcı haklarının güçlendirilmesi için en önemli teminattır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, transfer takvimini açıkladı Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, düzenlediği basın toplantısında yeni sezon planlarını açıkladı. Sözleşme konusuna nokta koyan tecrübeli teknik adam, transfer stratejisinden Vakıfköy projesine kadar merak edilen her soruya yanıt verdi. Şampiyon Bursaspor’da Teknik Direktör Mustafa Er, Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’nde basın mensuplarıyla bir araya gelerek sezon değerlendirmesi ve gelecek planlaması hakkında önemli açıklamalarda bulundu. 21. haftada görevi devralan ve 14 maçta 36 puan toplayarak takımı şampiyonluğa taşıyan Er, başarının sırrını "aile ortamı ve disiplin" olarak tanımladı. Sözleşme bilmecesi çözüldü Sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Mustafa Er, yönetimle prensipte anlaştıklarını müjdeledi; "Başkanımız ve yönetim kurulumuzla oturduk konuştuk, devam edeceğiz. Biz zaten yüzde 100 bir şekilde buradaymış gibi çalışmalarımıza ara vermeden başladık. Detaylar sorun olmayacaktır." Transfer takvimi ve stratejisi Transferde 60 günlük bir süreleri olduğunu hatırlatan Er, kampa tam kadro gitme hedeflerini vurgulayarak şöyle konuştu; "Haziran’ın 25’ine kadar tüm transferlerin bitmesini ve kampa tam kadro gitmeyi hedefliyoruz. Yönetimimizle ortak bir havuz oluşturduk. Maddi yükümlülüğü kulübü yormayacak, oyun planımıza uygun 5-6 net katkı koyacak oyuncu üzerine yoğunlaştık. Yabancı kotası konusunda ilk etapta 5 isim üzerinden değerlendirme yapacağız." "Vakıfköy uzun vadeli planımızın merkezi" Süper Lig hedefine yürürken sağlıklı bir yapı kurmak istediklerini belirten başarılı teknik adam, "Bursaspor’un Alex Ferguson’u olmak Türkiye şartlarında zor ama kalıcı bir yapı kurmak şart. Vakıfköy’ün merkezde olduğu, 15-16 tecrübeli oyuncunun yanında 25 yaş altı genç yeteneklerin bulunduğu satılabilir bir oyuncu havuzu oluşturmalıyız. Ocak ayında bir sonraki sezonun transferini bitiren bir kulüp haline gelmeliyiz" dedi. Savunma başarısına da değinen Mustafa Er, "Takım savunmasını santrafordan başlattık. Oyuncularımız savunma yapmaktan keyif almaya başladı. Görüntülü analizlerle hataları tek tek gösterdik. Top rakibe geçtiğinde herkesin savunma oyuncusu olduğu bir mantaliteyi oturttuk. 14 maçta yediğimiz 4 gol tesadüf değil, bir sistemin sonucudur" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’nın potadaki tek kadın takımı yarı finalde Manisa’nın tek kadın basketbol temsilcisi Turgutlu Belediyespor, Yalova VIP’i deplasmanda uzatmalar sonunda 68-72 mağlup ederek Play-Off çeyrek final serisinde durumu 2-0’a getirdi ve adını yarı finale yazdırdı. Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde Play-Off heyecanı tüm temposuyla sürerken, Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı yarı final biletini aldı. Çeyrek final serisinin ikinci maçında deplasmanda Yalova VIP ile karşı karşıya gelen Manisa’nın tek kadın basketbol temsilcisi, nefes kesen mücadelede rakibini uzatmalar sonunda 68-72 mağlup ederek seriyi 2-0 tamamladı ve adını yarı finale yazdırdı. Karşılaşmaya istediği başlangıcı yapamayan Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, ilk çeyrekte rakibinin baskılı oyununa karşı skor üretmekte zorlandı. İlk periyotta 13-4 geriye düşen kırmızı siyahlılar, ilerleyen dakikalarda savunmadaki direncini artırarak oyuna ortak oldu. Özellikle ikinci çeyrekten itibaren hücumda ritmini bulan Manisa temsilcisi, farkın açılmasına izin vermedi. Mücadelenin ikinci yarısında iki takım da büyük bir çekişme ortaya koyarken kritik anlarda sorumluluk alan oyuncularıyla oyunun içinde kalmayı başaran Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, son bölümdeki etkili savunmasıyla rakibine kolay sayı şansı tanımadı. Normal süresi büyük heyecana sahne olan karşılaşma uzatma bölümüne taşındı. Uzatma dakikalarında tecrübesini ve oyun disiplinini ortaya koyan Manisa temsilcisi, kritik anlarda bulduğu sayılarla üstünlüğü ele geçirdi. Bitime dakikalar kala gelen sayılarla kontrolü tamamen eline alan Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, parkeden 68-72 galibiyetle ayrılarak Play-Off yarı finaline yükselmenin sevincini yaşadı. Mıkayla Cowlıng 18 sayı, 11 ribaund, Ronahi Zilan Kıran 13 sayı, 3 ribaund, Kennedı Macı Jackson 12 sayı, 14 ribaund ile takımı yarı finale yükselten oyuncular oldu. Karşılaşmayı Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın’ın eşi Sabriye Akın, Turgutlu Belediyespor Başkanı ve Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Maliz ve eşi Semra Maliz, Turgutlu Belediyespor Asbaşkanı Emrah Kanık ve Turgutlu Belediyesi meclis üyeleri takip ederek oyunculara ve teknik ekibi yalnız bırakmadı. Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, Play-Off’un yarı finalinde Fenerbahçe Gelişim ile karşılaşacak. Her iki takımın final biletini kapmak için kıyasıya mücadele edeceği yarı finalin ilk maçına Turgutlu Belediyespor ev sahipliği yapacak. Turgutlu Belediyespor Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü İstemihan Örücü, "Oyuncularımız maç boyunca hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmedi. Maalesef ilk çeyrekte istediğimiz başlangıcı yapamadık ama takım olarak oyuna tutunmayı bildik. Özellikle savunmadaki direncimiz ve oyuncularımızın mücadelesi galibiyeti getirdi. Bu takım büyük bir yüreğe sahip. Yarı finale yükseldiğimiz için mutluyuz ancak hedefimiz burada bitmiyor. Yarı finalde de sahada tüm gücümüzü ortaya koyacak ve final biletini alacağız" dedi. "Bu yolun sonu şampiyonluk olsun" Turgutlu Belediyespor Başkanı ve Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Maliz, "Sezon boyunca büyük emek veren takımımız, bugün bir kez daha Turgutlu’yu gururlandırdı. Son ana kadar mücadeleyi bırakmayan oyuncularımızı ve teknik ekibimizi yürekten tebrik ediyoruz. Manisa’nın tek kadın basketbol temsilcisi olarak yarı finale yükselmek bizim için çok kıymetli. Takımımıza yarı final yolunda başarılar diliyoruz. Bu yolun sonu şampiyonluk olsun" ifadelerini kullandı.
Ordu HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Sert: "Adil emeklilik sistemi kurulmalı" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Devlet Sert, emeklilik sisteminin adalet ve hakkaniyet temelinde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Ordu’nun Altınordu ilçesinde bulunan Atatürk Parkı’nda basın açıklaması düzenlendi. Programda konuşan HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Devlet Sert, Ordu’nun emeğe dayalı ekonomik yapısıyla önemli şehirlerden biri olduğunu belirterek, özellikle geçici, kampanya ve mevsimlik işçilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Sert, bu kesimlerin çalışma sürelerinin sınırlı olması, sosyal güvenceye erişimde yaşanan zorluklar ve gelir güvencesi eksikliğinin önemli sorunlar arasında yer aldığını ifade etti. Emeklilik sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sert, Türkiye’de mevcut sistemin uzun yıllardır yapılan düzenlemeler nedeniyle öngörülebilirliğini ve gelir güvencesi üretme kapasitesini büyük ölçüde kaybettiğini savundu. Emekli aylıklarının belirlenme biçiminin çalışanlar açısından hak kayıplarına yol açtığını dile getiren Sert, 2008 sonrası yapılan değişikliklerin daha fazla prim ödeyen çalışanların dahi emeklilikte hak ettiği karşılığı alamamasına neden olduğunu söyledi. Sert, 2025 yılı itibarıyla Türkiye nüfusunun 85 milyonu aştığını, yaklaşık 17 milyon kişinin emekli ve hak sahiplerinden oluştuğunu belirterek, bireysel emeklilik sisteminin ise beklenen düzeyde ikinci bir emeklilik ayağı olamadığını savundu. HAK-İŞ olarak emeklilik sisteminin yeniden ele alınmasını talep ettiklerine dikkat çeken Sert, "Prim günü arttıkça emekli aylığının düşmesi büyük bir adaletsizliktir. Taban aylık uygulamaları emekliler arasındaki dengeyi bozmakta, geçici artışların güncelleme katsayısına yansıtılmaması eşitsizlik oluşturmaktadır" dedi. Açıklamada, başta Gazze olmak üzere İran, Lübnan ve Sudan’da sivilleri hedef alan saldırıları kınadıklarını belirten Sert, Filistin halkının yanında olmaya devam edeceklerini, Sudan’ın toprak bütünlüğüne destek verdiklerini ve bu ülkenin iç işlerine yönelik dış müdahaleleri reddettiklerini de sözlerine ekledi. Sendika üyelerinin de katıldığı program, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Bursa Osmangazi’de tehlikeli atık döken araca ağır ceza Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen titiz inceleme ve kamera çalışmaları sonucunda, tehlikeli atık dökümü gerçekleştiren araç ve şahıs, saatler süren görüntü incelemelerinin ardından tespit edilerek cezai işlem uygulandı. Çevre sağlığını korumayı ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir kent bırakmayı temel öncelikleri arasına alan Osmangazi Belediyesi, canlı sağlığını tehdit edecek faaliyetlere göz açtırmıyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediyesi’ne bağlı Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen saha denetimleri çerçevesinde, Küçükbalıklı Mahallesi’ndeki 6. Cadde üzerine endüstriyel tehlikeli atık bırakıldığı belirlendi. Olayı derinlemesine araştıran ekipler, plakası gizlenmiş bir kamyonun atıkları bölgeye bıraktığını tespit etti. Saatlerce süren görüntüler incelenerek tespit edildi Bunun üzerine yapılan çalışmalar kapsamında 8 farklı iş yerinin kamera kayıtlarına ulaşan ekipler, atığın bırakıldığı noktaya gelen aracın geliş istikametini belirledi. İncelemeler esnasında, aracın bir akaryakıt istasyonunda durduğu, yakıt aldıktan sonra sürücünün araç plakasını bez ile kapattığı ortaya çıktı. Yapılan detaylı analizler sonucunda, plakası tespit edilen kamyonun 24 Nisan Cuma günü saat 05:51’de Küçükbalıklı Mahallesi’ndeki 6. Cadde üzerine gelerek damperini kaldırmak suretiyle söz konusu tehlikeli atıkları döktüğü net bir şekilde belirlendi. Ayrıca, aynı aracın daha önce 11 Ocak tarihinde de saat 02:01’de yine aynı noktaya benzer miktarda atık döktüğüne dair görüntülere ulaşıldı. İlk olayda plaka tespiti yapılamazken, son incelemelerle her iki olaya ilişkin sorumlu araç ve şahıs kesin olarak tespit edildi. 230 bin TL ceza kesildi Çevreyi kirleten ve insan sağlığını ciddi şekilde tehdit eden bu eylemler nedeniyle, ilgili şahıs hakkında iki ayrı suç tarihini kapsayacak şekilde idari yaptırım uygulandı. Plakasını gizlemek amacıyla bezle kapatan ve damperli araçla tehlikeli endüstriyel atık döken şahsa toplamda 230 bin TL para cezası kesildi. Ayrıca aracın bağlı bulunduğu iş yeri zabıta ekipleri tarafından tespit edilerek, mühürleme işlemi gerçekleştirildi. Osmangazi Belediyesi yetkilileri, çevreyi kirleten ve halk sağlığını tehdit eden kişi ve kuruluşlara karşı denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayarak, benzer durumlarla karşılaşan vatandaşların vakit kaybetmeden yetkililere bildirimde bulunmaları çağrısında bulundu.