POLİTİKA - 30 Nisan 2026 Perşembe 12:51

İletişim Başkanı Duran: "Dijital çağ, sunduğu fırsatların yanında yeni tehditleri ve ciddi meydan okumaları da beraberinde getiriyor"

A
A
A
İletişim Başkanı Duran: "Dijital çağ, sunduğu fırsatların yanında yeni tehditleri ve ciddi meydan okumaları da beraberinde getiriyor"

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dijital çağ, sunduğu fırsatların yanında yeni tehditleri ve ciddi meydan okumaları da beraberinde getiriyor. Siber saldırılar, kişisel verilerin kötüye kullanılması, dezenformasyon, manipülasyon, dijital bağımlılık, dijital dolandırıcılık, çevrimiçi zorbalık ve bunun gibi daha birçok tehdidi sayabiliriz" dedi.


İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dijital Çağda Güvenli Toplum: Riskler ve Çözümler" paneline katıldı. İletişim Başkanlığı binasında düzenlenen panelde konuşan Duran, dijitalleşmenin hayatın her alanında etkisini artırdığını belirterek, bu sürecin beraberinde yeni güvenlik risklerini getirdiğini ifade etti. Sosyal medya ve dijital platformların doğru kullanımının önemine dikkat çeken Duran, dezenformasyonla mücadelenin kurumsal ve toplumsal iş birliğiyle yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Duran, dünya tarihinin en büyük ve en hızlı dönüşümlerinden birini yaşadıklarının altını çizerek, bu değişime ayak uydurulması gerektiğini sözlerine ekledi.



"Dijital çağ, sunduğu fırsatların yanında yeni tehditleri ve ciddi meydan okumaları da beraberinde getiriyor"


Bu dönemde bilgiye erişimin iyice kolaylaştığını fakat bu durumun birtakım riskler barındırdığını belirten Duran, "İnsanlık tarihinin en büyük ve en hızlı dönüşümünden birisine tanık oluyoruz. Bilgiye erişimin kolaylaştığı, iletişimin saniyeler içinde küresel boyutlara ulaştığı, sınırların artık eski anlamını yitirdiği bir yeni dönemi tecrübe ediyoruz. Dijital dünya artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Bugün iş hayatından eğitime kadar hayatımızın her alanında dijital imkanlar söz konusu. İnternet, sosyal medya, yapay zeka, çevrimiçi platformlar ve uygulamaların sağlandığı kolaylıklardan istifade ediyoruz. Ancak unutmamak gerekir ki her büyük imkan, beraberinde büyük bir sorumluluk da getirir. Dijital çağ, sunduğu fırsatların yanında yeni tehditleri ve ciddi meydan okumaları da beraberinde getiriyor. Siber saldırılar, kişisel verilerin kötüye kullanılması, dezenformasyon, manipülasyon, dijital bağımlılık, dijital dolandırıcılık, çevrimiçi zorbalık ve bunun gibi daha birçok tehdidi sayabiliriz. Bu tehditler kamu kurumlarını, medya kuruluşlarını, dijital platformları, aileleri ve toplumun tamamını ilgilendiren önemli bir güvenlik meselesidir. Özellikle bilgi kirliliği ve dezenformasyon bugün toplumların huzurunu, birlik duygusunu ve ortak aklını hedef alan en sinsi tehlikelerdendir. Gerçek ile yalanın iç içe geçtiği, doğru bilginin hızla itibarsızlaştırıldığı bir ortamda hakikatin kendisini bulmak ve onu gözetlemek hepimizin ortak sorumluluğudur" diye konuştu.



"İletişim Başkanlığı olarak bizim temel hedefimiz hakikat ve adalet merkezli bir iletişim ekosistemini tesis etmektir"


İletişim Başkanlığı olarak her türlü dezenformasyona karşı mücadelenin süreceğini ifade eden Duran, "İletişim Başkanlığı olarak bizim temel hedefimiz hakikat ve adalet merkezli bir iletişim ekosistemini tesis etmektir. Elimizdeki her türlü imkanla dezenformasyona karşı mücadele ediyor ve epistemolojik zehirlenmenin önüne geçiyoruz. Doğruları kamuoyuyla yerinde ve zamanında paylaşıyor, sağlıklı bir iletişim ortamının oluşmasına katkı sağlıyoruz. Bu kapsamda son çalışmalarımızda yapay zekayı gündeme aldık. Yapay zeka teknolojileriyle büyüyen dezenformasyon ve sahte içerik tehditlerine karşı kamu kurumlarımızın web sitelerini güvenlik altına almayı temin ediyoruz. Böylelikle yapay zeka araçları tarafından sahte, yalan veya yanlış bilgilerin değil, doğruların ve teyitli bilgilerin referans alınmasına katkı sağlıyoruz" şeklinde konuştu.



"Dijital dünyanın en hassas başlıklarından biri hiç şüphesiz çocuklarımız ve gençlerimizdir"


İnternet ortamının gençler ve çocuklar için vazgeçilmez olduğunu, düzenlenecek planların buna göre revize edilmesi gerektiğini söyleyen Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Dijital dünyanın en hassas başlıklarından biri hiç şüphesiz çocuklarımız ve gençlerimizdir. Bugün çocuklar ve gençler dijital dünyanın içinde doğuruyorlar. İnternet, sosyal medya ve video platformları, çevrimiçi oyunlar ve tüm bunların hepsi günlük hayatın bir parçası. Eğer doğru kullanılırsa bu mecralar öğrenmeyi destekleyen, bilgiye erişimi kolaylaştıran ve dünya ile iletişimi kuran araçlardır. Fakat kontrolsüz ve bilinçsiz kullanıldığında ciddi risklerin ortaya çıkması da kaçırılmaz hale geliyor. Siber zorbalık, dijital bağımlılık, şiddet, uygunsuz görüntüler, sahte hesaplar, kişisel verilerin kötüye kullanılması ve manipülatif içeriklerle çocuklarımız, gençlerimiz savunmasız durumda kalabiliyorlar. Bir çocuğun ya da bir gencin ekran başında geçirdiği zaman sadece bir oyalanma hali olarak görülemez. Karşısında durduğu ekran, onun düşünce dünyasına duygularına, davranışlarına, arkadaşlık anlayışlarına şekil vermektedir ve hayat anlayışını değiştirmektedir. Dijital ortamda maruz kalınan bir zorbalık, gerçek hayatta yerini derin bir yalnızlığa ve hatta anlamsızlığa bırakabilmektedir. Ne yazık ki bunun son örneklerinden bir tanesini Kahramanmaraş’ta gördük. Sürekli beğenilme ve onaylanma ihtiyacı, gençlerimizin öz güvenine, şiddet içerikleri ise merhamet duygusuna saldırmaktadır. Kontrolsüz ekran kullanımı; aile bağlarını, sosyal ilişkileri ve gerçek hayatla kurulan teması umutsuz anlamda etkilemektedir. Tüm bu nedenlerle siber dünyanın türlü tehlikelerinin kol gezdiği bir anarşi ortamı haline gelmesine göz yumamayız. Bu meseleler açık bir şekilde artık bir milli güvenlik ve beka meselesidir."


Düzenlenen panelde ayrıca dijital ortamda karşılaşılan tehditler, siber güvenlik, veri gizliliği ve çocukların dijital dünyada korunmasına yönelik çözüm önerileri ele alındı. Panele İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı.



İletişim Başkanı Duran: "Dijital çağ, sunduğu fırsatların yanında yeni tehditleri ve ciddi meydan okumaları da beraberinde getiriyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Mermerli Plajı’nda deniz dibi temizliği Antalya Muratpaşa Belediyesinin gönüllü dalgıç ekibi, yaz sezonu öncesinde Mermerli Plajı’nda deniz dibi temizliği yaptı. Denizden ambalaj atıkları, teneke kutular, cam şişeler, iskele merdiveni, ahşap ve metal parçalar çıkarıldı. Çalışma, Antalya Valiliği tarafından yürütülen çevre ve deniz koruma hareketi olan Antalya Mavi Deniz İnisiyatifi kapsamında hayata geçirildi. Muratpaşa Belediyesi ile Su Altı Sporları Derneği iş birliğinde düzenlenen etkinliğe, Sup Club Antalya gönüllüleri de destek verdi. Temizlik çalışması, deniz polisinin gözetiminde güvenli şekilde yürütüldü. Sabah saatlerinde limanda bir araya gelen dalgıçlar, ekipman kontrollerinin ardından gruplar halinde metrelerce derinliğe dalış gerçekleştirdi. Gönüllüler, suplarıyla ekibe eşlik ederek çalışmaya destek oldu. Çalışma sırasında ambalaj atıkları, teneke kutular, cam şişelerin yanı sıra oksitlenmiş iskele merdiveni ile çeşitli ahşap ve metal parçalar sudan çıkarıldı. Gerçekleştirilen temizlik çalışmasıyla yaz sezonu öncesinde kıyıların daha sağlıklı ve güvenli hale getirilmesi hedeflenirken deniz ekosisteminin korunmasına da katkı sağlandı. Kirlilik artıyor Dalış eğitmeni Ercüment Şen, "Çevre Temizlik İl Eylem Planı kapsamında Muratpaşa Belediyesi iş birliği ile tarihi Mermerli Plajı’mızda temizlik yaptık. Bu temizliğimiz, büyük bir organizasyon sonucu gerçekleşti" dedi. Düzenli aralıklarla yapılan deniz dibi temizliklerinin olumlu sonuçlar doğurduğunu belirten Şen, bunun yanı sıra çevresel faktörler sebebiyle temizlenemeyen birçok nokta olduğunun da altını çizerek, "Çevresel etkilerin büyümesi ve artan insan nüfusu ile beraber bu bize katlanarak geri geliyor. Bizler ne kadar temizlersek temizleyelim, bir o kadarı hatta daha da fazlası denizin altında çıkarılmayı bekliyor" dedi.
İzmir Parası çalınan askerin imdadına taksi şoförü yetişti İzmir’de dağıtım iznine gelen ve Şırnak’taki birliğine teslim olmak üzere yola çıkmaya hazırlanan bir asker, ATM’de telefonunu unutunca kabusu yaşadı. Arkasındaki şahsın açık kalan mobil bankacılıktan 80 bin lirasını çaldığı mağdur askerin yardımına İzmirli taksici Yılmaz Özdeniz yetişti. Askeri önce polis merkezine götürüp ardından uçağına yetiştiren ve tek kuruş ücret almayan Özdeniz, örnek davranışıyla takdir topladı. Şırnak’ta görev yapacak olan ve İzmir’e dağıtım iznine gelen genç asker, otogar bölgesindeki bir ATM’den karekod (QR) yöntemiyle bir miktar para çekti. Dalgınlıkla cep telefonunu ATM’nin üzerinde unutan asker, ardından Buca ilçesine doğru yola çıktı. Bu sırada askerin hemen arkasında işlem sırası bekleyen kimliği belirsiz bir şahıs, unutulan telefonu fark etti. Ekranı açık kalan mobil bankacılık uygulamasına giren şüpheli, askerin hesabındaki yaklaşık 80 bin lirayı kendi veya bir başkasının hesabına havale ederek kayıplara karıştı. Taksici zamanla yarıştı Buca’ya ulaştığında telefonunu unuttuğunu ve dolandırıldığını fark eden asker, büyük bir şok yaşadı. Durumu bildirmek için Kaymakamlık binasına gitmek amacıyla bir taksiye bindi. Taksi şoförü Yılmaz Özdeniz, olayı öğrenince askere yol göstererek hemen bölgedeki bir polis merkezine gidip şikayetçi olması gerektiğini söyledi. Ancak uçağının kalkmasına çok kısa bir süre kaldığını ve birliğine zamanında teslim olması gerektiğini belirten askerin çaresizliğine taksici Özdeniz kayıtsız kalmadı. Askeri hızla önce Bornova’daki polis merkezine götürerek şikayetçi olmasını sağlayan taksici, ardından zamanla yarışarak genci uçağını kaçırmaması için Adnan Menderes Havalimanı’na doğru yola çıkardı. Bu süreçte askerin telefonunun olmaması nedeniyle kendi cep telefonundan Şırnak’taki askeri birliği arayan Özdeniz, komutanlara durumu izah ederek askerin uçağa yetiştiği bilgisini verdi. Minnettar kalan asker ise taksicinin telefonuyla yolda bir video çekerek başından geçenleri anlattı ve kendisine yardım elini uzatan Özdeniz’e teşekkür etti. Yılmaz Özdeniz, bu telaşlı yolculuk karşılığında Mehmetçikten hiçbir ücret talep etmedi. Gözyaşlarına hakim olamadı Kahraman taksicinin bu örnek davranışı, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası tarafından karşılıksız bırakılmadı. Oda Başkanı Erkan Özkan, taksici Yılmaz Özdeniz’i makamında ağırlayarak esnaf adına kendisine bir teşekkür plaketi takdim etti. Plaket töreninde o anları tekrar anlatan Yılmaz Özdeniz, duygu dolu anlar yaşayarak gözyaşlarına hakim olamadı. Yine İzmir, yine kahraman taksici Öte yandan, İzmirli taksici esnafının bu duyarlı davranışı akıllara geçtiğimiz günlerde yaşanan benzer bir olayı getirdi. Daha önce de İzmir’de evinin yolunu unutan yaşlı bir kadını aracına alarak güvenle evine kadar götüren ve yine hiçbir ücret talep etmeyen başka bir taksici gündeme gelmişti. Yılmaz Özdeniz’in bu hareketi, ’İzmir’in yardımsever insanları’ geleneğinin gurur verici ikinci tablosu olarak kayıtlara geçti. "İzmir’in kahraman taksicileri bitmiyor" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, plaketle ödüllendirdiği Yılmaz Özdeniz’e teşekkür ederek yaptığı açıklamada, "İzmir’in kahraman taksicileri bitmiyor. Geçtiğimiz günlerde, yaklaşık 10 gün önce de bir taksicimiz; üzerinde parası olmayan ve rahatsızlığı nedeniyle evini bulamamanın paniğini yaşayan yaşlı bir teyzemizi, hiçbir ücret talep etmeden adresine ulaştırmıştı. Bu olay tüm kamuoyuna da yansımıştı. Hemen akabinde yine yürekli bir taksici esnafımız, buna benzer bir davranışta bulunarak taksicilerin ne kadar yufka yürekli olduğunu, insana saygısını ve topluma katkılarını bize iki gün önce İzmir’de tekrar gösterdi. Bize bunları yaşatan esnaf kardeşlerimize, İzmir Şoförler Odası Başkanı olarak teşekkürlerimi iletiyor, minnettarlığımı ifade ediyorum. Çünkü bunlar toplumun beklediği, susadığı güzel örnekler. Taksiciliğe yönelik kötü bir algı oluşturulmaya çalışıldığı bu dönemde, bu örneklerin yaşanması bizi onurlandırıyor, gururlandırıyor ve sevindiriyor. Buradaki Yılmaz kardeşimiz, İzmir’de yıllardır sahada çalışan, duyarlı ve mesleğini severek icra eden eski bir esnafımızdır. 2-3 gün önce, vatani görevini İzmir’de yapıp dağıtım iznine çıkan bir asker kardeşimizin bankamatikte yaşadığı olumsuzluğa şahit olmuş; bu mağduriyetin giderilmesi için ilgili görevlileri aramıştır. Üzerinde para olmamasına ve uçağını kaçırma riski bulunmasına rağmen, vatan görevini yapan bu evladımızı hızlıca uçağına yetiştirmiş ve hiçbir ücret talep etmemiştir. Bu büyük bir erdemdir. Bu erdemliliği bize yaşattığı için oda olarak kendisine bir teşekkür plaketi sunduk. Bu sayıların İzmir’de artması, bizim taksicilik sektörüne verdiğimiz önemi göstermektedir. Arkadaşımıza şükranlarımızı sunuyoruz" açıklamasında bulundu. "Bizim bedenimizi koysak az, para sorun değil. Ben seni uçağına yetiştireceğim" Olay anını anlatan taksi şoförü Yılmaz Özdeniz ise şu sözlere yer verdi: "İzmir Buca’daki durağımdan bir müşteri aldım, Buca Kaymakamlığı’na götürdüm. Oradaki görevli bana bir asker teslim etti. Asker araca bindikten sonra, ’Abi beni en yakın karakola götür’ dedi. Yola çıktık. Biz taksiciler her zaman dert dinleriz; askerimize de derdini sordum. Başkanımın da anlattığı gibi durumu izah etti. Ona, ’Bakın, mağdur olduğunuz yer garaj olduğu için buradaki karakol ilgilenmeyebilir ama içinin rahat etmesi için gidelim’ dedim. Gittik ve oradaki başkomiserimiz de mağduriyetin yaşandığı yere gitmemiz gerektiğini söyledi. Saate baktık, 10.45’ti. Asker, ’Abi 11.50’de Şırnak uçağım var. Devlet tarafından alınmış bir biletim var ama param yok, yetişemiyorum’ dedi. İnsan duygulanıyor, çocuk da mahcup oluyordu. ’Çekinme oğlum, ne istiyorsan söyle’ dedim. Parasının olmadığını söyleyince, ’Sen vatan görevine gidiyorsun kardeşim, bunu açıkça söylesene. Bizim bedenimizi koysak az, para sorun değil. Ben seni uçağına yetiştireceğim’ dedim. Sabah 11.20 civarı arkadaşı havalimanında indirdim." Belki soruşturma geçirecekti Yılmaz Özdeniz, askerin para yerine uçağına yetişmeyi tercih ettiğini de söyleyerek, "Yolda bana olay anını anlattı: ’Abi bu iyiliğini unutmayacağım. Annem de babam da çiftçi. 80 bin lira param vardı, askerden dönünce iş kurarım diye düşünüyordum ama gitti’ dedi. Garajdaki bankamatikten karekodla para çekerken dalgınlıkla telefonunu ve işlemi açık unutmuş. Arkasından gelen şahıs durumu fark edip hesaptaki 80 bin lirayı kendi IBAN’ına aktarmış. Askerimiz ilerledikten sonra telefonunun ve parasının olmadığını fark etmiş. Tüm bunlara rağmen çocuk parayı önemsemedi, ’Ben vatan görevimi aksatmayayım, birliğime teslim olayım. Para bulunur ama vatan görevi bulunmaz’ dedi. O an inanın çok duygulandım. Gerçekten helal olsun. Uçağına son 20-25 dakika kala yetiştirdik. Eğer o konvoya karışıp uçağı kaçırsaydı, belki birliğine teslim olamayacak ve soruşturma geçirecekti" diye konuştu. Komutana ulaştı Telefonu olmayan askere kendi telefonuyla iletişim kurarak yardımcı olduğunu aktaran Özdeniz, "Yolda İl Jandarma’yı aradım; oradaki komutanım sağ olsun kendi telefonunu verdi, ’Şırnak’ta hiç çekinmesin, numaramı ona ver’ dedi. Çocuğu havalimanına bıraktıktan sonra komutanımı arayıp emaneti yerine teslim ettiğimi bildirdim. Ben 30 yıllık esnafım. Temiz toplum, temiz yönetim için mücadele eden bir taksiciyiz. Biz ilk önce devletimize ve milletimize hizmet veriyoruz. Aracım emniyete, jandarmaya, masum ve mağdur insanlara feda olsun; bunun için para aramam. Benim için sınırda nöbet tutan bir insana yapılan hizmet parayla ölçülmez. Vicdanım çok rahat" dedi. Parayı alan kişiye çağrı Askerin parasını kendi hesabına aktaran kişiye de seslenen Yılmaz Özdeniz "Buradan o parayı alan kişiye sesleniyorum: Arkadaşım, o parayı nasıl yedin sen? O telefonu açık gördüğünde annesini, babasını arayabilirdin. Çocuğun çiftçi ailesinin birikimi olan 80 bin lirasını IBAN’ına gönderdin. Eğer gerçekten merhametli ve vicdanlı bir insansan, o parayı geri getirip teslim et kardeşim" çağrısında bulundu.
Düzce Cumayeri’nde TOKİ projesi için kritik görüşme DÜZCE(İHA) – Düzce’nin Cumayeri ilçesi Belediye Başkanı Mustafa Koloğlu, ilçeye kazandırılması planlanan yeni TOKİ konutları projesi kapsamında Bolu Orman Bölge Müdürü Celal Kambur ile bir araya gelerek projenin detaylarını masaya yatırdı. Cumayeri’nde konut ihtiyacını karşılamak ve modern bir şehircilik anlayışını hayata geçirmek amacıyla başlatılan TOKİ projesinde önemli bir adım daha atıldı. Belediye Başkanı Koloğlu, projenin teknik detaylarını ve arazi planlamalarını netleştirmek üzere Bolu Orman Bölge Müdürü Celal Kambur’u makamında ziyaret etti. Toplantıda, konutların inşa edileceği alanların durumu, doğayla uyumlu mimari planlamalar ve projenin uygulama aşamaları detaylıca ele alındı. İlçenin vizyon projelerinden biri olan TOKİ konutlarının, Cumayeri’nin doğal dokusuna zarar vermeden, yeşil odaklı bir yerleşim alanı olarak tasarlanması hedefleniyor. "Cumayeri için durmaksızın çalışıyoruz" Görüşme sonrası bir açıklama yapan Mustafa Koloğlu, ilçeye gösterilen yakın ilgiye dikkat çekerek şunları kaydetti: "Cumayeri’miz için durmaksızın çalışmaya devam ediyoruz. İlçemizde hayata geçirilmesi planlanan TOKİ konutları projemizle ilgili olarak Bolu Orman Bölge Müdürümüz ile verimli bir istişare toplantısı gerçekleştirdik. Şahsıma ve ilçemize gösterdiği yakın ilgi ve nezaketinden dolayı Sayın Bölge Müdürümüze teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi. Modern Cumayeri yolunda yeni adım Vatandaşların konut talebine kalıcı bir çözüm üretmesi beklenen projenin, önümüzdeki süreçte diğer paydaş kurumlarla yapılacak görüşmelerle hız kazanması bekleniyor. Toplantı, karşılıklı iyi niyet temennileri ve iş birliği mesajlarıyla sona erdi.