POLİTİKA - 29 Ocak 2026 Perşembe 12:47

İletişim Başkanı Duran: "Suçu özendirecek içeriklerin yayınlanmasını ve yayılmasını engellemek hepimizin görevidir"

A
A
A
İletişim Başkanı Duran: "Suçu özendirecek içeriklerin yayınlanmasını ve yayılmasını engellemek hepimizin görevidir"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, çocukları ve gençleri dijital ortamın zararlarından korumanın önemine dikkati çekerek, "Suçu özendirecek içeriklerin yayınlanmasını ve yayılmasını engellemek hepimizin görevidir" dedi.


Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Uyuşturucuyla Mücadelede Kararlı Devlet Güvenli Türkiye Paneli"ne katıldı. İletişim Başkanlığında düzenlenen panelde konuşan Duran, uyuşturucuyla mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, "Kolluk kuvvetlerimiz sokaklarda yayılmasını önlemek için canla başla mücadele etmektedir. Sağlık Bakanlığımız başta olmak üzere Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gençlik ve Spor Bakanlıklarımızın yanı sıra Yeşilay, Diyanet İşleri Başkanlığı ve RTÜK gibi kurumlarımızın verdiği eğitim ve rehabilitasyon hizmetleriyle uyuşturucuyla mücadeleye devam ediyoruz" diye konuştu.



"Bağımlılıkla mücadeleyi çok yönlü olarak ele alıyoruz"


Bağımlılıkla mücadeleyi tek yönüyle ele almadıklarını dile getiren Duran, "Amacımız uyuşturucuyla mücadelede yalnızca cezalandıran bir konumda olmak değildir. Aynı zamanda kucaklamak, iyileştirmek ve yeniden topluma kazandırmak da bizim devlet geleneğimizin gereğidir. İşte bu yüzden bağımlılıkla mücadeleyi çok yönlü olarak ele alıyoruz. Sivil toplumumuz medya ve akademi dünyamızla iş birliği içerisinde bütüncül bir strateji uyguluyoruz. Bu bizim için asla geri adım atılamayacak ve vazgeçilemeyecek bir mücadele sahasıdır" ifadelerini kullandı.



"Bu illet küresel ölçekte organize bir suç sisteminin parçasıdır"


Uyuşturucu bağımlılığının sağlık tehdidi olmanın ötesinde bir yerde olduğunu aktaran Duran, "Uyuşturucu modern toplumların karşı karşıya olduğu küresel bir halk sağlığı problemidir. Elbette sadece Türkiye’yle sınırlı olmayan ve hatta bunu bazı toplumların daha toleranslı uyguladığını gördüğümüzde oradan buraya da yönelik olarak bir sorun olarak görebilirsiniz. Bir sağlık tehdidi olmanın ötesinde bir yerdedir. Bu illet küresel ölçekte organize bir suç sisteminin parçasıdır. Oluşturduğu finans sistemiyle, yasa dışı bahis ve kumarla da işçi geçmiş vaziyettedir" şeklinde konuştu.



"Suçu özendirecek içeriklerin yayınlanmasını ve yayılmasını engellemek hepimizin görevidir"


Çocukları ve gençleri dijital ortamın zararlarından korumanın önemine değinen Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Suçu özendirecek içeriklerin yayınlanmasını ve yayılmasını engellemek hepimizin görevidir. Bu noktada Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulunca hazırlanan 2024-2028 Uyuşturucuyla Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı’na dikkat çekmek isterim. Çok sayıda kamu kurum ve kuruluşumuzun talimatlandırıldığı bu plan çerçevesinde biz de İletişim Başkanlığı olarak 4 faaliyette sorumlu kurum, 7 faaliyette ise iş birliği yapacak kurum olarak görev üstlendik. Nihai amacı toplumun her türlü uyuşturucu madde kullanımından uzak tutulması olarak belirlenen eylem planının başarıya ulaşması için hep birlikte gayret gösteriyoruz. Öte yandan iletişim profesyonellerine, medya kuruluşlarına, habercilere, dizi film yapımcılarına ve tüm içerik üreticilerine de ciddi sorumluluklar düştüğünü hatırlatmak isterim. Dirençli bir toplum olmak istiyorsak, direncimizi güçlü kurmak istiyorsak bunu hep birlikte sorumluluk üstlenerek yapabiliriz."



"Bağımlılığa karşı koruyucu bir dilin inşası için birlikte çalışıyoruz"


El ele vererek uyuşturucu tehdidinden Türkiye’yi uzaklaştırmanın mümkün olduğunu söyleyen Duran, şu ifadeleri kullandı:


"Tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızla bu çerçevede koordineli bir şekilde çalışıyor ve her türlü bağımlılığa karşı koruyucu bir dilin inşası için birlikte çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimizin tüm kurum ve kurumlarının toplum kesimlerimizle el ele vererek bu tehdidi evlerimizden, sokaklarımızdan, ülkemizden tamamen sökmesi mümkündür. Elbette bu kolay bir hedef değil ama başarılabilecek bir hedeftir."


Panel, Bakan Memişoğlu’nun konuşmasıyla devam etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sakaryaspor Başkanı Enes Zengin’den 1 aylık rapor: 8 transfer, 18 dosya kapatma Sakaryaspor Başkanı Enes Zengin, göreve geldikleri kısa sürede 18 icra dosyasını temizlediklerini ve Süper Lig ağırlıklı toplam 8 transferle takımı ayağa kaldırmak için çalıştıklarını belirtti. Zengin, "Bazı yollar taşlı olabilir ama biz bu takımı bu ligde tutacağız" dedi. Sakaryaspor Başkanı Enes Zengin, Rüstemler Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantıda basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak yeşil-siyahlı kulübün son 1 aylık yönetim sürecini ve transfer çalışmalarını değerlendirdi. Göreve çok sıkıntılı bir dönemde geldiklerini hatırlatan Zengin, ilk iş olarak futbolcu alacaklarını ve kulübün önündeki engel olan 18 dosyayı ödeyerek kapattıklarını açıkladı. Süper Lig ağırlıklı 8 yeni isim Devre arasında adeta yeni bir kadro inşa ettiklerini belirten Başkan Zengin, transferlerin kalitesine vurgu yaparak, "Transfer çalışmalarımız aralıksız sürdü. Bugüne kadar bitirdiğimiz isimlerle birlikte toplam 8 futbolcu almış oluyoruz. Bu devre arası için çok önemli bir rakam. Şu ana kadar aldığımız tüm futbolcu kardeşlerimizi Süper Lig ekiplerinden kadromuza kattık. Yabancı transferinde de bugün son noktaya geldiğimiz isimler var, inşallah onları da bitireceğiz" dedi. "Kaybedecek 1 puanımız bile yok" Takım olabilme yolunda zamana ihtiyaçları olduğunu ancak ligdeki durumun ciddiyetinin farkında olduklarını söyleyen Enes Zengin, "Poyraz, Melih ve Kerem gibi isimler takıma katılır katılmaz maça çıkmak zorunda kaldı. Henüz tam anlamıyla takım olamamanın etkilerini yaşıyoruz ancak inanıyorum, başaracağız. Bizim kaybedecek 1 maçımız, 1 günümüz hatta 1 puanımız dahi yok. Bolu maçıyla birlikte çıkış yakalayacağız" diye konuştu. "Yolumuzun uzun olması sorun değil, zamanımız kısıtlı" Zamanın kısıtlı olmasına rağmen kararlılıkla yollarına devam edeceklerini belirten Zengin, "Bolu maçı olmak üzere biz buradan bir çıkış yakalayacağız artık. Elimizden geldikçe nokta atışıyla çözmeye çalışıyoruz. Bugünden yarın, Bolu maçına yetiştireceğimiz bir, iki isim var inşallah. İnanıyoruz, bazı yollar taşlı, yolumuzun uzun olması sorun değil, zamanımız kısıtlı. Biz bu kısa zamanda neler yapabiliriz onun hesabındayız. Bolu maçından galibiyetle döneceğiz, inanıyorum. O tribünler dolu olacak" şeklinde konuştu.
Sakarya 11 yıl atıl kalan MYO binası için SUBÜ düğmeye bastı Sakarya’nın Karasu ilçesinde 2014 yılında temeli atılan ve kaba inşaat aşamasında durdurularak uzun yıllar atıl vaziyette kalan Meslek Yüksekokulu ek binasında, 11 yıl aradan sonra yeniden çalışma başlatıldı. Yaklaşık 100 milyon lira ödenek ayrılan bina, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından başlatılan süreçle yeniden inşa ediliyor. Karasulu iş insanlarının katkılarıyla 30 Nisan 2014 tarihinde temeli atılan bina, 2025 yılı Aralık ayında yeniden tamamlanmak üzere ihale sürecine alındı ve yapımına başlandı. Yaklaşık 100 milyon lira ödenek ayrılarak devam eden inşaatın tamamlanmasının ardından yeni yerleşkenin 2026-2027 eğitim öğretim yılına yetiştirilmesi planlanıyor. Toplam 3 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip olacak Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu ek binasında 6 sınıf, 3 bilgisayar laboratuvarı, 1 konferans salonu ve öğrenci çalışma alanları yer alacak. Mevcut binaya ek olarak inşa edilen yeni bina ile birlikte, akademik donatılar ve geniş yeşil alanlarıyla öğrencilerin kampüs yaşamını destekleyecek modern bir eğitim ortamı oluşturulması hedefleniyor. Yeni kampüs alanında; Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Ön-Yüz Yazılım Geliştirme, Bilgisayar Programcılığı, Bilişim Güvenliği Teknolojisi, Bulut Bilişim Operatörlüğü, Büyük Veri Analistliği, Çok Boyutlu Modelleme ve Animasyon, Oyun Geliştirme ve Programlama ile Yapay Zeka Operatörlüğü programlarında eğitim verilmesi planlanıyor. Mevcut bina ile birlikte değerlendirildiğinde, Bilişim Teknolojileri MYO’nun geniş bir kampüs alanına kavuşması ve öğrenci sayısının artması bekleniyor. "Milli teknoloji hamlesi doğrultusunda nitelikli insan yetiştirmeye devam edeceğiz" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Gökhan Atalı, yeni kampüsün üniversite ve ülke açısından önemli bir kazanım olacağını belirterek, "Bu yeni yerleşke ile birlikte, milli teknoloji hamlesi doğrultusunda bilişim alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye daha güçlü bir altyapıyla devam edeceğiz. Öğrencilerimizin çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılması, mezuniyet sonrası istihdam ihtimallerinin artması ve ülkemizin dijital dönüşüm sürecine katkı sunacak bireyler yetişmesi en temel hedefimizdir. Yeni kampüsümüzün, hem öğrencilerimize hem de bölgemize önemli faydalar sağlayacağına inanıyoruz" dedi.
İzmir AK Parti İzmir’den 2025 yılı değerlendirmesi AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda, 2025 yılına ilişkin hedefler ve kentin sorunlarının ele alındığı kapsamlı bir değerlendirme toplantısı düzenlendi. Cumhuriyet Halk Partili yerel yönetimleri eleştiren Eski Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Muharrem Kasapoğlu, "Görüyoruz ki karşımızda bahane üreten bir belediyecilik anlayışı mevcuttur; mazeretlerle vatandaşın karşısına çıkmaktan hicap duymayan bir zihniyetle karşı karşıyayız" dedi. AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda, 2025 yılına ilişkin hedefler, merkezi hükümet yatırımları ve kentin sorunları ele alındı. Eski Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Muharrem Kasapoğlu ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın açıklamalarda bulunduğu toplantıda, deprem konutlarından Basmane Çukuru’na, ulaşım projelerinden İzmir Körfezi’ne kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler yapıldı. Kasapoğlu: "İzmir’in pozitif bir gündeme ihtiyacı var" Toplantıda konuşan Muharrem Kasapoğlu, İzmir’in Türkiye için sembolik bir öneme sahip olduğunu belirterek, şehrin pozitif bir gündeme ihtiyaç duyduğunu söyledi. Kasapoğlu, "İzmir bir dünya şehridir. Coğrafi konumu, kapsayıcı yapısı ve demografik özellikleri itibarıyla son derece özel bir şehirdir. İzmir’in pozitif bir gündeme ihtiyaç duyduğunu açıkça görmekteyiz" dedi. Gençlik ve spor yatırımları konusunda yerel yönetimlere iş birliği çağrısında bulunan Kasapoğlu, "Yerel yönetimlerden, proje üretimi için tarafımıza yer gösterilmesi hususunda destek talep ettik. Bazıları bu talebimize yapıcı yaklaştı, diğerlerinden de benzer adımlar bekliyoruz. Yeter ki yer göstersinler; böylece bu süreçteki çabamızı ve ortaya koyduğumuz somut hizmetleri birlikte büyütebilelim" ifadelerini kullandı. "Mazeret üreten bir belediyecilik anlayışı mevcut" Mevcut belediyecilik anlayışını eleştiren Kasapoğlu, karşılarında mazeret üreten bir yönetim olduğunu savundu. Kasapoğlu, deprem riski ve yapı stokuna ilişkin ise şunları kaydetti: "Bu şehrin bir diğer önemli gündem maddesi deprem riskidir. Merkezi hükümet olarak çok önemli adımlar attık. 30 binden fazla konutu tamamlayarak İzmirli vatandaşlarımıza teslim ettik. Şu anda 20 bin konutluk yeni bir planlamamız daha mevcuttur ve süreç hızlı bir şekilde ilerlemektedir." İzmir Körfezi’ndeki kirlilik ve kooperatif süreçlerine de değinen Kasapoğlu, "Vatandaşın verdiği sorumluluğu yerine getiremeyen bir zihniyet söz konusudur. İzmir Körfezi ayrı bir sorundur. Yıllardır mazeret belediyeciliği çerçevesinde, sürekli başkalarını suçlayarak vatandaşı kokuya ve kirliliğe mahkum eden bir yönetim anlayışı hakimdir" diye konuştu. Saygılı: "İzmir kavgayla değil, uzlaşıyla yürür" AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ise konuşmasında Basmane Çukuru, Yüksek Hızlı Tren projesi ve yerel siyasetteki tartışmalara yer verdi. Basmane Çukuru projesine ilişkin TMSF ile yapılan anlaşmayı değerlendiren Saygılı, süreçte çözüm için gayret gösteren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a kendi partilileri tarafından yöneltilen eleştirileri doğru bulmadığını belirtti. Saygılı, "Cemil Tugay’a yönelik ifadeler kullanmak siyasi nezakete uygun değildir. Biz AK Parti olarak bu tarz yaklaşımlara alışık değiliz. İzmir’e bakış açımız kimsenin zararına değil, şehrin faydasına olacak şekildedir" dedi. Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren hattının tamamlanmasıyla seyahat süresinin 3,5 saate düşeceğini vurgulayan Saygılı, "Vizyonumuz; İzmir’i ulusal ve uluslararası turizm, sanayi ve ticaret ekosistemlerine Yüksek Hızlı Tren ağları ile entegre etmektir" diye konuştu. "Projeleri hayata geçiremeyen bir belediye ile muhatabız" CHP’li yerel yönetimin "engelleniyoruz" söylemini eleştiren Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin projeleri hayata geçiremediğini savundu. Saygılı, "Söz verilen battı-çıktılar nerede? Metrobüs projesinden bahsediliyor ancak otobüslerin gideceği yol dahi yok. Yaklaşık iki yıldır deniz taksi konusu gündemde tutuluyor; fakat ortada ne tekne var ne de hizmet" şeklinde konuştu. Saygılı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Biz, projeleri hayata geçiremeyen bir belediye ile muhatabız; ancak bunu bir kavga sebebi haline getirmek istemiyoruz. Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın bu konudaki hakkını teslim etmeliyim; kendisi arar, durumu izah eder ve yardımcı olmamızı ister. Sayın Bakanımız da bizzat yardımcı olunması gerektiğini kendisine nezaketle ifade etmiştir. İzmir kavgayla değil, uzlaşıyla yürür." Toplantıya Kasapoğlu ve Saygılı’nın yanı sıra AK Parti Konak İlçe Başkanı Sait Başdaş, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, Tanıtım Medya Başkanı Safa Narlı ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Nail Kocabaş katıldı.