POLİTİKA - 26 Şubat 2026 Perşembe 12:48

İletişim Başkanı Duran: "Suriye’de ve bölgemizde barış ve huzur ortamının sağlanmasına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz"

A
A
A
İletişim Başkanı Duran: "Suriye’de ve bölgemizde barış ve huzur ortamının sağlanmasına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Suriye’de ve bölgemizde barış ve huzur ortamının sağlanmasına Türkiye olarak her daim katkıda bulunmayı sürdüreceğiz" dedi.


Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ’Medya Perspektifinden Çatışma Bölgelerinde Türkiye’nin Barış Rolü Paneli’nde konuştu.


Duran, Türkiye’nin, bugün küresel vicdanın sesi olarak çatışma bölgelerinde hem diplomatik bir aktör hem de insani çözüm ortağı olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanımızın sıklıkla vurguladığı adalet merkezli dünya çağrısı, Türkiye’nin barış yaklaşımının temelini oluşturmaktadır. Bizler biliyoruz ki, barışın meşruiyeti askeri ve siyasi güç dengelerinden değil, toplumların adalet duygularından beslenir. Günümüzdeyse barış, yalnız müzakerelerle barış masalarında kazanılan bir şey değil. Barış çabaları uluslararası kamuoyunda karşılık bulamazsa, sesi kısılır veya perdelenirse, işte o zaman en önemli cepheyi kaybetmişiz demektir. Bu nedenle, bizler barışın sesinin duyulabilmesi için her tür medya mecralarında adil ve güvenilir bir temsilin mücadelesini veriyoruz ve vermek zorundayız" ifadelerini kullandı.


"Barış artık güvenlik, insani yardım, ekonomi ve iletişim boyutlarını birlikte içeren bütüncül bir yaklaşımla inşa edilebiliyor"


Çatışma bölgelerinde barış inşası konuşulurken aynı zamanda neoliberal bakış açılarının ötesine geçen çok katmanlı bir gerçeklikle karşı karşıya olunduğunu aktaran Duran, "Hibrit çatışmaların, vekil aktörlerin ve büyük güç rekabetinin belirleyici olduğu bir dönemden geçiyoruz. Barış artık yalnız siyasi anlaşmalarla değil; güvenlik, insani yardım, ekonomi ve iletişim boyutlarını birlikte içeren bütüncül bir yaklaşımla inşa edilebiliyor. Türkiye’nin son yıllarda çatışma bölgelerinde üstlendiği rolü de ancak bu çok boyutlu barış diplomasisiyle anlayabiliriz" açıklamasında bulundu.



"Ülkemiz, müzakere zeminini mümkün kılabilen diplomatik erişim kapasitesine sahip nadir ülkelerden birisi durumundadır"


Türkiye’nin kolaylaştırıcı ve arabulucu kapasitesinin bugün dünyada fark oluşturduğunu vurgulayan Duran, "Ülkemiz, zıt bloklarla aynı anda konuşabilen, temas kanallarını açık tutabilen ve müzakere zeminini mümkün kılabilen diplomatik erişim kapasitesine sahip nadir ülkelerden birisi durumundadır. Bu rol, yalnızca siyasi düzeyde değil; teknik müzakere süreçlerinin yürütülmesi, güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesi ve kriz anlarında iletişimin kesintisiz sürdürülmesi açısından da önem taşımaktadır" diye konuştu.


Duran, barış anlatısını güçlendirmek adına pek çok faaliyet yürüttüklerine dikkati çekerek, "İletişim Başkanlığı olarak bize düşen vazifelerden birisi de çatışma bölgelerinde kimin mağdur, kimin haklı ve neyin adil olduğunu vicdanlara sunmaktır. Bu doğrultuda İletişim Başkanlığımız, Türkiye’nin barış anlatısını güçlendirmek ve iletişim ekosisteminde doğru temsil etmek adına çok sayıda faaliyet yürüttü, yürütmeye de devam edecek" ifadelerine yer verdi.



"Barışın iletişimini konuşmak bir panel başlığı değil, artık bir güvenlik meselesidir"


Panelde, çatışma bölgelerinde yaşanan dezenformasyonların konuşulacağını anlatan Duran, sözlerine şöyle devam etti:


"Zira artık bizler için barışın iletişimini konuşmak bir panel başlığı değil, artık bir güvenlik meselesidir. Dikkatinizi çekmek isterim, burada basit bir bilgi kirliliğinden bahsetmiyorum. Bugün dezenformasyon dediğimiz algı operasyonları toplumsal yaraları kaşıyan, istikrarı zehirleyen, barış masalarını deviren bir güce erişmiştir. Gazze’de bebekler ölürken, sosyal medyada ‘Filistinlilerin sattığı topraklardan bahsedenler’ maalesef bu zehirden tatmış olanlardır. Vatandaşlarımızın da özellikle duygusal hassasiyetlerin tırmandığı dönemlerde bu tarz içeriklere karşı çok dikkatli olmalarını istirham ediyorum.


"Suriye’de ve bölgemizde barış ve huzur ortamının sağlanmasına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz"


Suriye’de eski rejim katliamları karşısında oradaki halkın yanında olduklarını ifade eden Duran, şunları kaydetti:


"Elbette önümüzde çok önemli bir görev var. Suriye’nin istikrar içerisinde yeniden inşası ve yeniden mimarı. Bunun kolay bir görev olmadığını biliyoruz. Yeni dönemde Suriye’de oluşan istikrarı hala sabote etmek isteyen, barış ortamını zehirlemek isteyen çevreler var. Bu aktörler zaman zaman terör örgütü görünümünde zaman zaman diğer vekil aktörler zaman zaman da devlet görünümünde olabiliyor. Onlara ve bütün dünyaya şunu ifade etmek istiyorum; Türkiye olarak biz dün olduğu gibi bugün de gelecekte de Suriyeli kardeşlerimizin haklı mücadelesinin yanında olacağız. Suriye devletinin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı göstereceğiz, bunun korunmasına yardımcı olacağız. Suriye’de ve bölgemizde barış ve huzur ortamının sağlanmasına Türkiye olarak her daim katkıda bulunmayı sürdüreceğiz."


Suriye Arap Cumhuriyeti Enformasyon Bakanı Hamzah Almustafa’nın da katıldığı program, ‘Medya Perspektifinden Çatışma Bölgelerinde Türkiye’nin Barış Rolü’ panel oturumuyla devam etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye’de 2 metrelik dev yayın balığı vatandaşın ilgi odağı oldu Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde balıkçılık yapan Ali Dağlı, Aladağ ağlarına takılan 2 metre boyunda ve 98 kilogram ağırlığındaki yayın balığıyla görenleri hayrete düşürdü. Dev balık, tezgahta sergilenirken vatandaşların yoğun ilgisini çekti. Düziçi ilçesinde balıkçılık yapan Ali Dağlı, Aladağ bölgesinde akşam saatlerinde ağ atan balıkçılar, sabah erken saatlerde ağları toplamaya gitti. Ağlarda 4 adet büyük balık olduğunu fark eden ekip, en büyük balığın 2 metre uzunluğunda ve 98 kilo ağırlığında olduğunu belirledi. Tezgahta sergilenen dev yayın balığı vatandaşların dikkatini çekerken kilogram fiyatının 500 TL’den satışa sunuldu. Daha öncede 137 kilo ağırlında balık tuttuğunu söyleyen Ali Dağlı, "Görmüş olduğunuz bu balığa yayın balığı derler. Arkadaşlarla birlikte gittik, akşam ağ attık. Sabahleyin ağları çektiğimizde kısmetimizde bu balık varmış.Bu balık 98 kilo ve 2 metre uzunluğunda. Toplamda 3-4 tane büyük balık yakaladık. Birini arkadaşa devrettim, 3 tanesi şu anda bende. En büyüğü de bu.Daha önce 137 kiloluk bir yayın balığı yakalamıştım. Rekoru o zaman kırmıştık. Bu sene henüz o rekoru kıramadık. Balıklar daha yeni yeni hareketlenmeye başladı. İnşallah bundan sonra da gelmeye devam eder.İsteyenlere et halinde, temizlenmiş şekilde veriyoruz. Bu şekilde sade et olarak da alabilirsiniz." Diye konuştu.
Manisa Gördes Huzurevi sakinleri iftar sofrasında buluştu Gördes Huzurevi’nde düzenlenen iftar programında protokol üyeleri ve huzurevi sakinleri aynı sofrada buluştu; Kur’an-ı Kerim tilaveti, geleneksel gösteriler ve hediye takdimiyle program renkli görüntülere sahne oldu. Gördes Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi tarafından düzenlenen iftar programında protokol üyeleri ile huzurevi sakinleri aynı sofrada buluştu. Gördes Huzurevi’nde gerçekleştirilen iftar programına İlçe Kaymakamı Sercan Sakarya, Manisa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kuduret Gültaş, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Üsteğmen Ramazan Çetin, Gördes Huzurevi Müdürü Hakkı Altungeyik, Turgutlu Sosyal Hizmetler Müdürü Halil Özman, Gördes İlçe Sağlık Müdürü Emrullah Demirel, Gördes Devlet Hastanesi Müdürü Deniz Dilcan, İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Müdürü Davut Akyol ile huzurevi personeli ve sakinleri katıldı. Yemekhane salonunda kurulan masalarda bir araya gelen huzurevi sakinleri, iftar öncesinde İl Müdürü Kuduret Gültaş ve Kaymakam Sercan Sakarya ile sohbet etti. İftar vakti top atışıyla oruçlar açılırken, Gördes Hafızlık Kur’an Kursu hocası Mustafa Devrik ve öğrencileri Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirdi. Programda konuşan Huzurevi Müdürü Hakkı Altungeyik, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma duygularını güçlendirdiğini belirterek, "Mübarek Ramazan ayının manevi ikliminde aynı sofranın etrafında buluşmanın huzurunu yaşıyoruz. Devletimizin şefkat elini temsil eden bir kurum olarak büyüklerimizle ve kıymetli misafirlerimizle aynı sofrada buluşmaktan gurur duyuyoruz. Sizler bu ülkenin hafızası, emeği ve duasısınız. Katılımlarınız için teşekkür ediyorum" dedi. Program, Salihli’den gelen SAT Sanat Topluluğu’nun sergilediği geleneksel ortaoyunu gösterisiyle devam etti. Etkinlikte İl Müdürü Kuduret Gültaş ve Kaymakam Sercan Sakarya huzurevi sakinleriyle sohbet ederek çeşitli hediyeler verdi. Program hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
Kayseri Kanserde protein sorununu yapay zekâ ile azaltacak Kayseri’de lise 11. sınıf öğrencisi, kanser tedavisinde kullanılacak proteinler üretti. Ahmet Selim Güngör, "Antikanser özelliği taşıyan proteinler sayesinde, kanser hastalarına hem daha az yan etki hem de kanser hücrelerini seçici bir biçimde hedefleyerek normal vücut hücrelerimizi etkilememekte" dedi. Kayseri’de 11. Sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Ahmet Selim Güngör, biyoloji alanında hazırladığı Antikanser Özelliğe Sahip Peptidlerin Yapay Zeka ile Belirlenmesi, Yeni Anti Kanser Peptid Dizileri Önerilmesi Projesi ile kanser tedavisinde ki yan etkileri azaltmayı amaçladığını belirtti. Antikanser özelliği taşıyan proteinleri veri analizi ile inceleyen 11. Sınıf öğrencisi Güngör, kanser hücrelerini seçici biçimde hedef alan yeni proteinler geliştirdiğini söyledi. Bu proteinlerin gündelik yemek miktarları ayarlanarak kişiye özgü diyet sunulabileceğini söyleyen Güngör; "Günümüzde kanserden 20 milyon kişi etkilenmekte ve maalesef bunların 10 milyonu ölüme sebep vermektedir. Kanserin tedavileri arasında kemoterapi ve radyoterapi gibi yöntemler olmasına rağmen bunlar hem yüksek maliyetli hem de fazlaca yan etkilere sebebiyet vermektedir. Projemde antikanser özelliği taşıyan proteinler sayesinde kanser hastalarına hem az yan etki hem de kanser hücrelerini seçici bir biçimde hedefleyerek normal vücut hücrelerimizi etkilememekteyiz. Öncelikle bir veri seti buldum. Bu veri setinde hem antikanser özelliği taşıyan proteinler hem de taşımayan proteinler vardı. Bu proteinlerde belirli başlı ortak bulunan özelliklere bakarak motifler keşfettik. Bu motifleri yeni antikanser özelliği taşıyan proteinlerin yapımında kullandık. Bu proteinlere gündelik yemeklerde olan miktarına ve fazlalığına bakılarak kişiye özgü diyet ve yapay malzemeler suna bilmektedir" şeklinde konuştu.