GÜNDEM - 06 Mart 2026 Cuma 15:19

İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 9 Mart gün sonuna kadar durduruldu

A
A
A
İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 9 Mart gün sonuna kadar durduruldu

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bugün itibarıyla THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 9 Mart gün sonuna kadar durdurulmuştur. Ayrıca, İran seferleri kapsamında Pegasus Hava Yolları 12 Mart , Türk Hava Yolları ise 20 Mart tarihine kadar bu ülkeye olan seferlerini programdan çıkarmıştır" dedi.


Bakan Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran ile ABD-İsrail arasındaki savaştan etkilenen hava sahalarıyla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade etti.


Açıklamasında, İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suriye’de (Halep hariç) hava sahası kapalılıklarının devam ettiğini kaydeden Uraloğlu, Umman, Ürdün ve Suudi Arabistan da ise kısmi uçuşların sürdüğünü, Birleşik Arap Emirlikleri’nde hava trafiğinin kontrollü ve sınırlı şekilde yürütüldüğünü belirti.


Havayolu taşıyıcılarının İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferlerini güvenlik riskleri nedeniyle 6 Mart’a kadar durdurduğunu hatırlatan Uraloğlu, açıklamasına şöyle devam etti:


"Bugün itibarıyla THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 9 Mart gün sonuna kadar durdurulmuştur. Ayrıca, İran seferleri kapsamında Pegasus Hava Yolları 12 Mart , Türk Hava Yolları ise 20 Mart tarihine kadar bu ülkeye olan seferlerini programdan çıkarmıştır. Hava sahalarındaki gelişmelere ilişkin günlük değerlendirmeler kapsamında Katar, Kuveyt, Bahreyn ve BAE uçuşları bugün gerçekleştirilmeyecek. Ayrıca İstanbul Havalimanı’nda 4, Muğla Dalaman Havalimanı’nda 2, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda ise 1 Irak Havayolları uçağı yatıda bulunmaktadır. Toplam 7 uçak için yatı durumu söz konusu olup süreci ilgili birimlerle koordineli şekilde takip edilmektedir. Öte yandan bugün itibariyle Tahran Havalimanı’nda Türk Hava Yolları ve Pegasus’a ait 2 uçağımız, Irak’ta ise Tailwind Havayolları’nın kiralık 1 uçağı bulunmaktadır. Diğer yandan; Nahçıvan Uluslararası Havalimanı’na düşen İHA sonrası Azerbaycan Hava Yolları’na ait 2 ayrı yolcu uçağının Iğdır Şehit Bülent Aydın Havalimanı’na inişi planlı bir şekilde gerçekleştirilmiş; uçakta bulunan yolcular ise emniyetli bir şekilde karayolu ile Nahçıvan’a ulaştırılmıştır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da yeni açılacak sosyal tesisi kadınlar işletecek Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin açacağı sosyal tesisi kadınların işletmesiyle kadınlar için erişilebilir ve güvenli bir yaşam alanı oluşturulması hedefleniyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Yenişehir ilçesinde bulunan Fiskaya Sosyal Tesisi’nin ardından ikinci sosyal tesisini Bağlar ilçesi Bağcılar Mahallesi’nde bulunan Kardeşlik Parkı içinde açmaya hazırlanıyor. Yeni sosyal tesiste kadınlar daha görünür, güvende ve etkin olacak; aynı zamanda ekonomik hayata katılımları desteklenecek. Kadınlar tarafından işletilecek olan tesis, yalnızca bir yeme-içme mekanı olarak değil; kadınların sosyalleşme ve üretim hakkını güçlendiren çok yönlü bir mekan olarak düşünüldü. Sosyal tesis alanında atölyeler, ortak üretim alanları ve kültürel etkinliklerle kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımının teşvik edilmesi amaçlanıyor. Tesisi işletecek olan belediye iştiraki Med Kentsel ve Sosyal Hizmetler Sanayi Ticaret A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanvekili Mervan Yıldız, temel amaçlarının kamusal alanların eşitlikçi biçimde yeniden kurulması olduğunu belirtti. Sosyal tesisin günlük 500 kişiye hitap etmesi planlanıyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin sosyal politikaları doğrultusunda tesis sayısını artırmayı hedeflediklerini aktaran Yıldız, toplumsal alanın yıllarca kadınların aleyhine daraltıldığını ve bu nedenle bu alanları kadınların lehine dönüştürmeyi hedeflediklerini kaydetti. Kadınları, gençleri ve hizmetlere erişemeyen toplumun diğer kesimlerini merkeze alan çalışmalarını sürdüreceklerini ifade eden Yıldız, Fiskaya Sosyal Tesisleri’ni ilk açtıklarında ilgi görüp görmeyeceği konusunda tereddüt yaşadıklarını, ancak ciddi bir rağbet olduğunu sözlerine ekledi. Fiskaya Sosyal Tesisi’nde günde 6 bine yakın kişinin ağırlandığını kaydeden Yıldız, "Bu nedenle ikinci bir sosyal tesisi açma gereği duyduk. İkinci tesisi, özellikle DBB Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı ile ortak açma fikrimiz oldu. Burada da muradımız, işletmenin tamamını kadınlara vermek ve aynı zamanda 500 kişiye hitap etmek" dedi. Sosyal tesisin kadınlar tarafından işletilmesiyle daha güvenli ve huzurlu bir ortamın oluşacağını kaydeden Yıldız, kadınların işleteceği bir sosyal tesisin Diyarbakır’da, hatta Türkiye’de ilk olabileceğini belirtti. Ekonomik krizin kadınları daha fazla etkilediğini ifade eden Yıldız, tesiste ilk etapta 50 kadının istihdam edileceğini söyledi. Üretim arttıkça genişleyecek bir politikayı hayata geçireceklerini kaydeden Yıldız, ürün çeşitliliği ve talebin artması durumunda alanı biraz daha genişletip konsepti değiştirebileceklerini aktardı. Yıldız, "Şu noktada çok umutluyuz. Kadınların yeteneklerini açığa çıkarabilecekleri alanları oluşturmayı daha çok hedefliyoruz. Sadece yeme-içme hazırlama ya da servis yapmaktan ziyade, ileride farklı atölyelerle daha fazla kesime hitap etmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Söz konusu tesiste Fiskaya Sosyal Tesisi ile benzer bir fiyat politikasının uygulanacağını söyleyen Yıldız, "Dışarıda bir içecek 40-50 liraysa, burada çok daha altında olacak; yani dışarıdaki fiyatlara göre çok daha uygun bir fiyat politikası uygulanacak" dedi. "Toplumsal çalışmanın öncüsü kadınlar olacak" Kadınlar için güvenli alan ve mekân sayısının sınırlı olduğunu ifade eden Yıldız, sosyal tesisin sosyalleşme alanı olmasının yanı sıra kadınlara güvenli bir alan sunacağını da anlattı. Yıldız, "Kadınlar açısından hemen hemen her alanda geri çekilme durumu yaşanıyor. Çoğu aile, birçok yere çocuğuyla gitmekten tereddüt ediyor. Dolayısıyla bizim ilk hedefimiz bu alanları çoğaltmak ve kadınlara güvenli, huzurlu bir ortam sunmak. Bizim muradımız tamamen toplumsallık. Bu toplumsal çalışmanın öncüsü de kadınlar olacak. Kadınların istihdam alanlarını oluşturma noktasında bir politikamız var" diye konuştu. Hazırlıklara başladıklarını, önemli bir aksilik çıkmazsa haziran sonu ya da temmuz ortası gibi mekânı açacaklarını aktaran Yıldız, şöyle konuştu: "Burası belediyenin yeri. Toplumun aidiyet duygusunu geliştirebilmesi ve kendinden hissettiği alanlar oluşturabilmesi adına Fiskaya’da bir süreç deneyimledik. İnsanlar kendini evine gelmiş gibi rahat hissediyor. Burada da kadının rengi ve bakış açısıyla bir sosyalleşme alanı oluşturacağımız için bütün kadınları ve tüm kesimleri bekliyoruz." (RK-Y)
Ankara ASO Başkanı Ardıç: "Gençlerimizi üretimin asli aktörleri olarak görüyoruz" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Esenboğa Külliyesi’nde düzenlenen Kariyer Günleri’nde üniversite öğrencileriyle bir araya geldi. Ardıç, "Günümüz dünyasında ülkeleri güçlü kılan, yalnızca sermaye ya da üretim kapasitesi değildir. Bilgiyi üreten, teknolojiyi geliştiren ve bunu değere dönüştürebilen nitelikli insan kaynağıdır. O insan kaynağı da sizlersiniz. Gençlerimizi iş arayan bireyler olarak değil, üretimin asli aktörleri olarak görüyoruz" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde Kariyer Planlaması, Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen "Kariyer Günleri" programında öğrencilerle bir araya geldi. Üniversite bünyesindeki Esenboğa Külliyesi’nde düzenlenen etkinliğe Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Tutar, Kariyer Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İsmail Çağrı Doğan ve çok sayıda öğrenci katıldı. "Ülkeleri güçlü kılan nitelikli insan kaynağıdır" ASO Başkanı Seyit Ardıç, etkinliğin yalnızca bir kariyer buluşması olmadığını, aynı zamanda ülkenin üretim kapasitesi ve gelecek vizyonunun değerlendirildiği stratejik bir platform olduğunu belirtti. Ardıç, "Bugün kariyer artık sadece bireysel bir gelecek planı değildir. Kariyer, bir ülkenin kalkınmasının, rekabet gücünün ve toplumsal refahın temel unsurlarından biridir. Çünkü günümüz dünyasında ülkeleri güçlü kılan şey; yalnızca sermaye ya da üretim kapasitesi değil; bilgiyi üreten, teknolojiyi geliştiren ve bunu değere dönüştürebilen nitelikli insan kaynağıdır. O insan kaynağı da sizlersiniz" dedi. "Üretim artık fabrika duvarlarının çok ötesine geçti" Dünyanın çok hızlı bir değişim içinde olduğunu ve üretim anlayışının da değiştiğini dile getiren Ardıç, "Yeni dünya düzeninde ülkelerin gücünü belirleyen asıl unsur; teknoloji üretebilme kapasitesi, nitelikli insan kaynağı, yenilikçilik kabiliyeti ve değişime uyum hızı olacaktır. Bugün rekabet artık sadece ucuz üretimle kazanılmıyor. Üretim artık fabrika duvarlarının çok ötesine geçti. Bugün üretim, yapay zekâdır, yazılımdır, robotik teknolojilerdir, veridir, yeşil üretimdir, enerji verimliliğidir, tasarımdır, markalaşmadır ve yüksek katma değerdir. Daha da önemlisi, üretim artık sadece ne ürettiğinizle değil; nasıl ürettiğinizle, hangi teknolojiyle ürettiğinizle ve hangi insan kaynağıyla ürettiğinizle ölçülmektedir" ifadelerini kullandı. "İhtiyacımız bilgiyi yüksek katma değere dönüştürmek" Eskiden sanayinin temel sorusunun "Ne kadar üretiyoruz?" olduğunu, bugün ise bu sorunun değiştiğini anlatan Ardıç, şunları kaydetti: "Ne kadar nitelikli üretiyoruz? Ne kadar teknolojik üretiyoruz? Ne kadar sürdürülebilir üretiyoruz? Dünya ile ne kadar rekabet edebiliyoruz? Bu soruların cevabı da doğrudan siz gençlerde, üniversitelerimizde, araştırma merkezlerimizde ve sanayi kuruluşlarımızdadır. İşte bu noktada üniversite-sanayi iş birliğinin rolü son derece kritiktir. Üniversite bilginin üretildiği yerdir. Sanayi ise o bilginin ürüne, teknolojiye, ihracata ve istihdama dönüştüğü alandır. Üniversite ile sanayi birbirinden uzak kalırsa bilgi raflarda bekler; sanayi ise ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını bulmakta zorlanır. Oysa bizim ihtiyacımız olan şey, bilginin üretime; üretimin teknolojiye; teknolojinin de yüksek katma değere dönüşmesidir." "Diplomanın yanına mutlaka beceri koymak zorundayız" Üniversite eğitiminin, diplomanın çok kıymetli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Ardıç, "Bugün iş dünyası size yalnızca ‘Hangi bölümden mezun oldun?’ diye sormuyor. Hangi problemi çözebiliyorsun? Hangi teknolojiye hâkimsin? Hangi beceriyi üretime dönüştürebiliyorsun? Hangi değeri ortaya koyabiliyorsun?’ sorularını soruyor. Diplomanın yanına mutlaka beceri koymak zorundayız. Yabancı dil, dijital yetkinlik, analitik düşünme, problem çözme, takım çalışması, iletişim becerisi ve üretim disiplini koymak zorundayız. Şunu asla unutmayalım; diploma bir sonuç değildir, bir başlangıçtır" değerlendirmesinde bulundu. "Gençlerimizi üretimin asli aktörleri olarak görüyoruz" Ankara Sanayi Odası olarak gençleri yalnızca iş arayan bireyler olarak değil, üretimin, teknolojinin, girişimciliğin ve dönüşümün asli aktörleri olarak gördüklerini dile getiren Ardıç, "Bu nedenle staj imkânlarının güçlendirilmesi, mesleki deneyimin artırılması, üniversite-sanayi iş birliğinin yaygınlaştırılması, gençlerimizin firmalarımızla doğrudan temas kurması ve sanayimizin ihtiyaç duyduğu becerilerin eğitim süreçlerine daha fazla yansıması büyük önem taşımaktadır" dedi. "Fikir cesaretle birleşirse girişim olur" Girişimcilik ve start-up ekosisteminin de yeni dönemin en kritik başlıklarından olduğunu vurgulayan Ardıç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü artık büyük dönüşümler yalnızca büyük fabrikalardan çıkmıyor. Bazen küçük bir fikir, doğru destekle büyük bir teknoloji şirketine dönüşebiliyor. Bazen bir öğrencinin geliştirdiği yazılım, bir sanayi işletmesinin verimliliğini artırabiliyor. Bazen bir girişim, bir sektörün çalışma biçimini değiştirebiliyor. Bu nedenle gençlerimizin fikirlerini sadece proje olarak değil; ürüne, hizmete, markaya, ihracata ve istihdama dönüşebilecek bir değer olarak görmesi gerekiyor. Fikir cesaretle birleşirse girişim olur. Girişim emekle birleşirse üretim olur. Üretim teknolojiyle birleşirse kalkınma olur." "Kendinize yatırım yapın, umudunuzu kaybetmeyin" Öğrencilere tavsiyelerde de bulunan Ardıç, sözlerine şöyle devam etti: "Hayatta sizi öne çıkaracak olan şey yalnızca ne bildiğiniz değildir; nasıl düşündüğünüz, nasıl davrandığınız ve ne kadar kararlı olduğunuzdur. Kendinize yatırım yapın ama bunu sadece maddi bir konu olarak görmeyin. Bilginize, becerilerinize, teknolojiyi anlama kapasitenize, iletişiminize ve karakterinize yatırım yapın. Çünkü iş hayatında zeki insan çoktur, çalışkan insan da çoktur ama güvenilir insan azdır. En kıymetli sermaye güvendir. İnsanların ’Bu kişi sözünün eri mi?’ sorusuna vereceği cevap sizin gerçek değerinizdir. İş hayatı tek başına yürütülen bir yolculuk değildir. Doğru insanlarla bir araya gelmek, doğru ortaklıklar kurmak sizi büyütür. Hata yapmaktan korkarsanız ilerleyemezsiniz. Dünyayı takip edin. Teknoloji nereye gidiyor, üretim nasıl değişiyor, iş yapma biçimleri nasıl dönüşüyor. Bunları yakından takip etmek zorundasınız. Çünkü artık rekabet yalnızca yanınızdaki kişiyle değil, dünyanın farklı coğrafyalarındaki akranlarınızla. Bütün bunların ötesinde en önemli şey şudur; umudunuzu kaybetmeyin. Bazen zorlanacaksınız, bazen yorulacaksınız, bazen karşılığını hemen alamayacaksınız. Ama sabırla, kararlılıkla ve inançla yolunuza devam ederseniz mutlaka karşılığını alırsınız." Ardıç, Rektör Prof. Dr. Köseoğlu ile birlikte stantları gezerek, öğrencilerin projeleri hakkında bilgi aldı.