EKONOMİ - 23 Ocak 2026 Cuma 11:36

İşçi ve memur konfederasyonlarından dijital dönüşüm uyarısı: "Doğru yönetilmezse sosyal adaletsizlikleri derinleştirebilir"

A
A
A
İşçi ve memur konfederasyonlarından dijital dönüşüm uyarısı: "Doğru yönetilmezse sosyal adaletsizlikleri derinleştirebilir"

İşçi ve memur konfederasyonlarının genel başkan ve yöneticileri, dijital dönüşümün çalışma hayatındaki yansımalarını değerlendirdi. Yetkililer, dijitalleşmenin doğru yönetilmemesi durumunda sosyal adaletsizlikleri derinleştirip, çalışma yaşamında yeni eşitsizliklere ve güvencesiz çalışma biçimlerine yol açabileceğini vurguladı.


14. Çalışma Meclisi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla "Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm" temasıyla ATO Congresium’da toplandı. Açılış konuşmalarının ardından "Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm", "Dijitalleşmenin Çalışma Modelleri ve Sendikal Örgütlenmeye Etkileri" ve "Dijitalleşmenin Kamu Çalışma Hayatına Etkileri" başlıklı oturumlara geçildi. Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) Genel Başkanı Önder Kahveci, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan ve Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ oturumunda birer konuşma yaptı.



"Dijital dönüşüm kamu hizmetlerinde de etkisini güçlü biçimde hissettirdi"


Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, dijital dönüşümün yalnızca özel sektörde değil, kamu yönetimi ve kamu hizmetlerinde de etkisini güçlü biçimde hissettirdiğini ifade etti. Yalçın, bilişim sistemleri ve e-uygulamalarla kamu hizmetlerinin hızlandığını, hizmet kalitesi ve çeşitliliğinin arttığını belirtti.



"25 ülkeden yaklaşık 30 milyon çalışan bir araya getirildi"


Yetkili konfederasyon olarak kamu görevlilerinin bu dönüşümden olumsuz etkilenmemesi için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Yalçın, emeğin küresel bir mesele olduğu anlayışıyla öncülüğünü yaptıkları Uluslararası Emek Konfederasyonu (ILC) çatısı altında 25 ülkeden yaklaşık 30 milyon çalışanı bir araya getirdiklerini söyledi. Dijital dönüşümün yeni meslekler ortaya çıkarırken, bazı mesleklerin de ortadan kalkmasına yol açabileceğini ifade eden Yalçın, uzaktan ve esnek çalışma modelleriyle birlikte çalışma ortamı, iş yeri, mobbing ve iş kazası kavramlarının hukuki niteliğinin değiştiğine dikkat çekti. Yalçın, asıl meselenin dijitalleşmeye yön vermek olduğunu vurgulayarak, "Dijital dönüşümün nasıl, kimin için ve hangi değerlerle yönetileceği meselesi önem arz ediyor. Çünkü dijitalleşmeyle çalışanların hakları, sendikal yapılar ve kurumsal yönetim anlayışları yeniden şekilleniyor. Çalışanların algoritmalarının salt performansa indirilmesi hem bir emek temsilcisi hem de bir insan olarak kabul edebileceğimiz bir husus değil" dedi.



"Türk ve Türkiye yüzyılı yürüyüşüne katkı sağlayacak"


Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, 14. Çalışma Meclisi toplantısının Türk ve Türkiye yüzyılı yürüyüşüne katkı sağlayacağı kanaatinde olduğunu belirtti. Kahveci, insanlığın en kapsamlısı dönüşümle karşı karşıya kaldığına işaret ederek, "İçinden geçtiğimiz bu süreç doğru yönetilmediği takdirde sosyal adaletsizlikleri derinleştiren, istihdamı daraltan ve toplumları yeni kırılganlıklara sürükleyen sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Söz konusu dönüşüm sürecinin teknolojik ve sosyoekonomik adaletsizliklere yol açmaması, üzerinde durulması gereken en önemli konular arasındadır" ifadelerini kullandı.



"Yeni çalışma biçimlerinin getirdiği fırsatları değerlendirirken sosyal devlet sorumluluğundan uzaklaşılmamalı"


HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da, Türkiye endüstri ilişkiler sisteminin en temel sosyal diyalog mekanizmalarından biri olan ve 2010’da anayasal kurum haline getirilen Ekonomik ve Sosyal Konsey’in 2009’dan bu yana toplanamamasını eleştirdi. Türkiye’nin endüstri ilişkiler sisteminde sosyal diyalog mekanizmalarını kullanmakta yetersiz kaldığını belirten Arslan, bu mekanizmaların işletilmesini istediklerini söyledi. Arslan, yeni çalışma biçimlerinin getirdiği zorunlulukları ve fırsatları değerlendirirken sosyal devlet sorumluluğundan uzaklaşmamak gerektiğini dile getirdi. Dijital dönüşüm sürecinde sosyal boyutun ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Arslan, sosyal devlet ilkesine dikkat çekerek, "Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir devlettir. Sosyal devlet, güçlü karşısında zayıfın yanında duran devlettir. Devlet, işçi-işveren ilişkilerinde tarafsız bir hakem değildir, zayıfı korumakla yükümlüdür" dedi.



"Dijital dönüşüm, çalışanların aleyhine değil, onların yararına işleyecek şekilde planlanmalıdır"


TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar ise dijitalleşmenin ‘doğru politikalarla yönlendirilmediği takdirde çalışma yaşamında yeni eşitsizliklere ve güvencesiz çalışma biçimlerine yol açabileceğini savundu. Ağar, çalışma hayatını derinden etkileyen başlıklardan birinin dijitalleşme olduğunu dile getirerek, "Biz sendikalar dijitalleşmeye karşı değiliz, aksine dijital gelişmenin toplumsal refahı artıracak şekilde kullanılmasından yanayız. Dijital dönüşüm, çalışanların aleyhine değil, onların yararına işleyecek şekilde planlanmalıdır. Uzaktan ve esnek çalışma modelleri açık kurallara bağlanmalı, mesai ile dinlenme süreleri net biçimde ayrılmalı, çalışanlar yalnızca takip edilen değil, alınan kararlarda söz hakkı bulunan taraflar hâline getirilmelidir. Dijital dönüşümün gerektirdiği yeni beceriler ve eğitim ihtiyaçları ortaya çıktığında bunun maliyetinin çalışana yüklenmesi kabul edilemez" değerlendirmesinde bulundu.


Dijitalleşme ve kayıt dışı istihdamın yanı sıra vergi sisteminde adaletin sağlanması, iş sağlığı ve güvenliği, zorunlu arabuluculuk uygulaması ve kıdem tazminatı gibi konularda da düzenleme getirilmesi gerektiğini aktaran Ağar, "Çalışma hayatında yaşanan tüm bu sorunlar ertelenemez niteliktedir. Emeğin korunmadığı, gelir adaletinin sağlanmadığı, dijitalleşmenin düzenlenmediği ve sendikal özgürlüklerin güçlendirilmediği bir ortamda kalıcı toplumsal refahın tesis edilmesi mümkün değildir" ifadelerini kullandı.



İşçi ve memur konfederasyonlarından dijital dönüşüm uyarısı: "Doğru yönetilmezse sosyal adaletsizlikleri derinleştirebilir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Başkan Karabatı, emekçileri kahvaltıda ağırladı Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, ilçenin dört bir yanında fedakârca görev yapan saha personelini kahvaltı programında ağırladı. Destek Hizmetleri, Fen İşleri, Temizlik İşleri ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü çalışanlarının katıldığı programda birlik ve dayanışma vurgusu yapan Karabatı, personelin özverili çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Karabatı, saha personelinin belediye hizmetlerinde vatandaşla en güçlü bağı kurduğunu belirterek, emek ve özverinin karşılıksız kalmayacağını ifade etti. Karabatı, "Vatandaşa en çok dokunan sizlersiniz. Ben sizlerle gurur duyuyorum" sözleriyle personeline teşekkür etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada Başkan Karabatı, sahada görev yapan personelle tek tek ilgilenerek emekleri için teşekkür etti. Göreve geldikleri günden bu yana ekip ruhuyla hareket ettiklerini vurgulayan Karabatı, 2025 yılının Karacabey Belediyesi açısından oldukça verimli geçtiğini belirtti. Personelin sorun ve taleplerine her zaman açık olduğunu dile getiren Karabatı, belediyede birlik ve dayanışma anlayışının altını çizdi. "Ben her zaman yanınızdayım. Derdinizi, sıkıntınızı bizzat benimle de paylaşabilirsiniz. Çünkü bizler bir bütünüz" diyen Karabatı, çalışanların sahadaki mücadelesini yakından takip ettiğini belirtti. "Halk için, hizmet için varız" Yeni yıl temennilerini de paylaşan Belediye Başkanı Fatih Karabatı, 2026 yılının kazasız, belasız ve verimli geçmesini dileyerek, "Halk için, hizmet için var olduğumuzu asla unutmayalım. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu özverili çalışmaların 2026 yılında da aynı kararlılıkla devam edeceğine yürekten inanıyorum" diye konuştu. Kahvaltı programı, hatıra fotoğrafı çekimi ve personelin Başkan Karabatı ile birebir sohbet etmesiyle sona erdi.
Manisa Bakan Bayraktar: "2028’de 17 milyon haneye kendi doğal gazımızı vereceğiz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Şu anda 4 milyon hanede, 4 milyon evde kendi doğal gazımızı kullanır hale geldik. İnşallah bu 4 milyon hane 2026’da 8 milyona çıkacak. İki katına çıkacak. İnşallah 2028’e geldiğimizde 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını biz kendimiz karşılar hale geleceğiz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Manisa’da Toplu Konut İdaresi Başkanlığının (TOKİ) ’Ev Sahibi Türkiye’ projesi kapsamında kura çekiliş törenine katıldı. Salonu dolduran yüzlerce Manisalı’nın heyecanına ortak olan Bakan Bayraktar, herkes ev sahibi olana kadar üretmeye devam edeceklerini söyledi. "AK Parti hükümetleri çok önemli projelere imza attı" Programda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Hepimiz o kuraya katılanlar adına büyük bir heyecan duyuyoruz. AK Parti hükümetleri, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yılda hakikaten devrim denebilecek çok önemli projelere imza attı. Her alanda, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye birçok alanda çok önemli işler yaptık ve Türkiye adeta marka kurumlar ortaya çıkardı. Hepimiz Türk Hava Yolları’yla iftihar ediyoruz. Bugün dünyada neredeyse uçmadığı yer yok ve ulaştırmada, havalimanları sayısıyla artık bunlar halkın yolu olmaya başladı AK Parti sayesinde, Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon sayesinde. Ama bir başka marka kurumumuz var. Çok kendilerini anlatamıyorlar. Sessiz, sakin işlerine odaklanmış durumdalar. Ama onlara bugün bir parantez açayım müsaadenizle. O kurum TOKİ. Toplu Konut İdaremiz hakikaten sessizce çok büyük bir devrime Türkiye’de imza attı. Söylerken kolay, 455 bin deprem konutunu 3 yıldan kısa bir zaman içerisinde, 2 yıl içerisinde hak sahiplerine teslim ettiler. Ama 23 yıla baktığınızda 1 milyon 750 binin üzerinde konut Türkiye’de inşa edildi. Dolayısıyla çok büyük bir emek ve bütün dünyada gıptayla takip edilen çok önemli bir kurumumuz. Onun için orada çalışan başkanından bütün en alt kadrosundaki mühendislerine, teknisyenlerine, bütün kardeşlerime hakikaten milletimiz adına, sizler adına şükranlarımızı buradan sunuyoruz" dedi. "Herkes ev sahibi olana kadar durmayacağız" "Türkiye bu son 23 yılda şehirleşmede biraz önce ifade ettiğim gibi birçok alanda çok önemli devrimsel adımlar attı" diyen Bakan Bayraktar, "Bunların olmasında en en önemli güç, en önemli mesele siyasi irade, güçlü bir yönetim anlayışı, kararlı bir duruş, inançlı bir ekip ve 7/24 vatandaşını, milletini düşünen bir liderin etrafında oluşmuş AK Parti kadroları. Biz bu inançla Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon, ki şimdi yeni vizyon Türkiye yüzyılı. Türkiye yüzyılı hakikaten inşallah bu yüzyılı Türk yüzyılı yapacak çok önemli bir proje, çok önemli bir vizyon. Bunun içerisinde her alanda farklı konular var. Ama bugün burada toplanmamızın sebebi olan bu 500 bin konut konusu da işte Türkiye yüzyılı vizyonunun eserlerinden bir tanesi. İnşallah bu proje sayesinde ilk etapta 500 bin ama o videoda Cumhurbaşkanımızın ifadesini gördünüz. Biz hemen her vatandaşımızı inşallah ev sahibi yapana kadar bu mücadeleye, bu çalışmaya, bu gayrete devam edeceğiz. Bu proje çok büyük bir teveccüh gördü milletimizden. Yaklaşık 8 milyonun üzerinde başvuru oldu. Bunun şartları sağlayan herhâlde 5-6 milyon civarında bir başvuru var. Şimdi 500 bin konut sahiplerini inşallah bulacak. 120 bin civarında kura çekimi yapıldı. Bugün burada Kastamonu var, bir il daha toplam 3 ilde kura çekimi var. Manisa’da inşallah yaklaşık 7 bin 500 konut sahipleriyle bir anlamda buluşacak bu kura çekimiyle. Tabii burada TOKİ, Çevre Şehircilik, İklim Değişikliği Bakanlığımız belli kriterler ortaya koydu. İstiyoruz ki özellikle şehit ve gazi ailelerimiz, engellilerimiz, emeklilerimiz öncelikli olmak üzere biz ilk kez sahibi ev sahibi olacak gençlerimiz başta olmak üzere belli kesimleri tabii önceliklendirmek suretiyle bu hak sahipliği işlemini gerçekleştireceğiz. Ama bize hakikaten durmak, duraksamak yok. Tabii ben Enerji Tabii Kaynaklar Bakanıyım. Bana da burada bir iş çıkıyor. Çünkü 500 bin tane konuta elektrik lazım. Başka ne lazım? Doğal gaz lazım. O sokakların aydınlatması için ciddi bir altyapı işi var. Biz depremde bunu hamdolsun başarıyla uyguladık. Depremde büyük bir uyum içerisinde TOKİ konutları bitirdiğinde, o evleri elektriği, doğal gazı hazır bir şekilde vatandaşlarımıza sunduk hamdolsun. İnşallah burada da aynısı olacak. Burada da bu hizmetleri, bu önemli altyapı hizmetlerini biz vatandaşlarımıza hazır hale getireceğiz." şeklinde konuştu. "2028’de 17 milyon haneye kendi doğal gazımızı vereceğiz" Bakan Bayraktar, yine 23 yıllık dönemin bir başka vizyon projesi olan doğal gaz projesinden de bahsederek, "2002 yılında Türkiye’de sadece beş şehirde olan, ki Manisa’da maalesef yoktu o zaman doğalgazı. Biz Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye’de doğal gazın gitmediği hiçbir hane kalmayacak hedefiyle özellikle hanımefendiler beni daha iyi anlayacaklar. O doğal gazın rahatlığını, konforunu, temizliğini yaşayanlar daha iyi bilirler. Biz Türkiye’de bugün 81 ile doğal gaz götürdük. 960’ın üzerinde yerleşim yerinde doğal gaz var. Manisa’da doğal gaz var. Ama bir eksiğimiz kaldı. İnşallah Köprübaşı ilçesine de önümüzdeki ay şubat ayında doğal gazı götürüyoruz. Böylece doğal gazsız hiçbir yer inşallah kalmayacak. Yakıtın ne kadar rahatlık olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu 23 senede yaklaşık 240 bin kilometre boru döşedik yeraltına. Türkiye’nin tamamına, organize sanayi bölgelerimize. Fakat 2016’dan sonra dedik ki ya biz bu doğal gazı hep ithal ediyoruz. Rusya’dan ediyoruz, Azerbaycan’dan, İran’dan, Cezayir’den, Nijerya’dan, birçok yerden. Şu doğal gazımızı bir kendimiz arayalım. Kendi doğal gazımızı bulalım. Bu yolda büyük bir inançla yola çıktık. Kendi gemilerimizle, kendi denizlerimizle doğal gaz aramaya başladık. 2020 yılında hatırlayın tam pandeminin ortasında biz Karadeniz’de Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yaptık. Karadan 170 kilometre mesafede deniz derinliğinin 2 kilometre olduğu, 2 bin metre olduğu bir yerde o doğal gazı bulduk, onu çıkardık. Karaya taşıdık ve şu anda 4 milyon hanede, 4 milyon evde kendi doğal gazımızı kullanır hale geldi. İnşallah bu 4 milyon hane bu 2026’da 8 milyona çıkacak. İki katına çıkacak. İnşallah 2028’e geldiğimizde 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını biz kendimiz karşılar hale geleceğiz. Dolayısıyla işte Türkiye Yüzyılı vizyonunda Türkiye’yi enerjide bağımsız kılma vizyonu var. Türkiye’de enerjide mutlaka dışa bağımlılığı bitirme vizyonumuz var. Onun için kendi doğal gazımızı arıyoruz. Karadeniz’in derinliklerinden bulup onu çıkarıyoruz." ifadelerini kullandı. "Enerjide Türkiye’yi bağımsız kılana kadar durmadan çalışacağız" Akaryakıtsız hayatın devam edemeyeceğini hatırlatan Bakan Bayraktar, "Ulaştırmada birçok yerde akaryakıta ihtiyacımız var. Türkiye’de 32 milyon araca her gün bizim yakıt bulmamız lazım. Biz onun için dedik ki, Türkiye’de aranmadık hiçbir yer kalmayacak. Sondaj yapılmamış hiçbir yer kalmayacak. Biz bir dönem adı terörle anılan, kanla, gözyaşıyla anılan Gabar’da petrol aradık ve 2021 yılında yine Cumhuriyet tarihinde en büyük petrol keşfini yaptık. Bugün terörün kol gezdiği dağlarda şu anda 3 bin 600 tane genç kardeşimiz, içlerinde eminim Manisalı olan kardeşlerimiz de var. Orada çalışıyorlar ve günde 80 bin varil Türkiye’nin en kaliteli petrolünü orada üretir hale geldi. Şimdi inşallah terörsüz Türkiye’yle, terörsüz bölgeyle Suriye, Kuzey Irak, Türkiye’deki terör tamamen bittiğinde biz Gabar’da onun küçük bir kesitini milletimize göstermiş olduk. Oralar nasıl tekrar umudun, geleceğin, gençlerin hayal kurabildikleri bir yer hale geldi. Ekonomimize büyük bir katkısı oldu. İnşallah terörsüz Türkiye vizyonu da ülkemize çok daha büyük fırsatlar, çok daha büyük imkanlar getirecek. Dolayısıyla biz enerjide Türkiye’yi bağımsız kılana kadar durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyorum enerjide bağımsız Türkiye, ekonomide bağımsız ve güçlü bir Türkiye olacak" dedi. "Bizlere güvenin bizlere desteğinizi devam edin" Bakan Bayraktar, konuşmasının son bölümünde şunları söyledi: "Bugün ekonomide yaşadığımız sıkıntıları, özellikle dar gelirli, en düşük emekli maaşı alan kesimlerimiz, onların daha iyi şartlara kavuşması için bizim çok daha güçlü, çok daha üreten bir ülke haline gelmemiz lazım. Ve son olarak şunu da ifade edeyim. Enerji tarafında özellikle vatandaşlarımızın bu içinde bulunduğumuz sıkıntılı dönemde ihtiyaçlarına bir parça destek olabilir için biliyorsunuz hem elektrikte hem de doğal gazda desteklerimiz var. Doğal gazda faturanın yüzde 45’ini, elektrikte faturaların neredeyse yüzde 50’sini devlet olarak biz ödüyoruz. Şimdi birileri diyor ki ’Ya bakanım sen bunu cebinden mi veriyorsun?’ Ya kardeşim bir devleti idare ediyoruz. Bir Türkiye Cumhuriyeti devletinden, 86 milyondan bahsediyoruz. Elbette ki bu bakanın cebindeki parayla olacak bir şey değil ki. Bu güçlü bir hazineyle olur. Bu ancak ekonomisi güçlü bir ülkede olur. 2023-24’de 1 trilyon lira enerji desteği ancak böyle olabilir. Belediyeleri görüyoruz. Su faturalarını görüyoruz. Habire onlara zam üstüne zam yapanları görüyoruz. O suyu tedarik edip insanımıza sunmaktan aciz olan bir anlayışın bu söyledikleri bizim için açıkçası kale alınır değil. Biz şunu biliyoruz. İmkan, kabiliyetlerimiz neyse bunu vatandaşlarımıza sonuna kadar sunmak için de bütün gayretimizle gece gündüz çalışmaya Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devam ediyoruz. İnşallah bundan sonra da edeceğiz. Tabii şunu söyleyeyim, hakikaten çok heyecanlıyım. Çünkü bu kurada çok yüzler girecek. Kimse üzülmesin. İnşallah bundan sonra da bu projeler Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tekrar tekrar hayata geçirilecek. Bunun için bizlere güvenin, bizlere desteğinize devam edin. Türkiye çok önemli bir dönemden geçiyor. Çok önemli bir süreci geçiriyoruz. İnşallah burada millet olarak nasıl depremde adeta o yıkıntıların arasında millet olarak bir araya gelip, devlet-millet el ele asrın dayanışmasını kurduysak biz her türlü zorluğun altından kalkabilecek bir milletiz, bir güçteyiz." Bakan Bayraktar ayrıca Manisa’da 41 şehit ailesinin kuraya alınmadan hak sahibi olduklarını da açıkladı. Bakan Bayraktar’ın konuşmasının ardından İl Müftüsü Şükrü Kabukçu’nun yaptırdığı duanın ardından noter huzurunda kura çekilişleri yapıldı. Kura sonuçlarının TOKİ ve e-Devlet üzerinden öğrenilebileceği açıklandı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezinde gerçekleştirilen "Ev Sahibi Türkiye" kura çekimi törenine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanı sıra, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Süer, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, TOKİ Başkan Yardımcısı Ömer Caniklioğlu, AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, AK Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal, TOKİ yetkilileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Öte yandan, Manisa merkezde 3 bin 500, il genelinde ise toplam 7 bin 549 adet konut için 62 bin 743 vatandaşın başvuru yaptığı öğrenildi.
Zonguldak Danıştay Başkanı Yiğit baba ocağında Türkiye yargı sisteminin önemli isimlerinden Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Zonguldak’ın Alaplı İlçesinde bulunan kurumlara ait ziyareti gerçekleştirdi. Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, temasları kapsamında Alaplı Kaymakamlığı’na yaptığı ziyarette, Kaymakam Selçuk Köksal’la ile bir araya geldi. Gerçekleşen ziyarette, Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin, Gümeli Belediye Başkanı Aytaç Tosun, Alaplı Başsavcı Anıl Öztürk, Ereğli Başsavcı Mustafa Erbaş Ereğli Adalet komisyon Başkanı Çelebi Tetik yer aldı. Alaplı Kaymakamı Selçuk Köksal’ın makam odasında gerçekleşen görüşmede, ilçede devam eden yatırım konuları değerlendirildi. Sıcak bir atmosferde gerçekleşen görüşme sonrası Kaymakam Selçuk Köksal, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit’i makamında ağırlamaktan onur duyduğunu ifade ederek, bu anlamlı ziyaret için teşekkürlerini iletti. Kaymakam Köksal’ın günün anısına istinaden Danıştay Başkanı Yiğit’e, Gümeli Porsuk Ağacı işlendiği özel yapım bir tablo hediye etti. Yiğit’in programında Alaplı Adliyesi ziyareti de yer aldı. Alaplı’nın güncel hukuki ve idari meselelerine ilişkin kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunulduğu öğrenildi. Danıştay Başkanı Zeki Yiğit; Alaplı programı kapsamında, Adliye programı ziyaretinin ardından Alaplı Belediye Başkanlığı’na ziyarette bulundu. Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennilerinin ardından günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi. Ziyaret Kapsamında Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin’i tarafından şehre kazandırılan projeler ile ilgili de bilgiler aktaran Başkan Tekin, Danıştay Başkanı Yiğit’e Alaplı’ya özgü el yapımı tabak hediye etti.