KÜLTÜR SANAT - 31 Ağustos 2025 Pazar 11:06

Kahramankazan’da lezzet şöleni başladı: Uluslararası Kavurma ve Gastronomi Festivali ziyaretçilerini ağırlıyor

A
A
A
Kahramankazan’da lezzet şöleni başladı: Uluslararası Kavurma ve Gastronomi Festivali ziyaretçilerini ağırlıyor

ANKARA (İHA) – Kahramankazan’da gerçekleştirilen Uluslararası Kavurma ve Gastronomi Festivali, binlerce kavurma severi bir araya getirdi.


Kahramankazan Belediyesi tarafından ve Türkiye Aşçılar Federasyonu’nun katkılarıyla Uluslararası Kavurma ve Gastronomi Festivali düzenlendi. Binlerce kavurma severi bir araya getiren festival, Kahramankazan Millet Bahçesi’nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Kavurmanın sunumu için Türkiye’nin dört bir yanından gelen şeflerin dev kazanlar kurduğu festivalde, vatandaşlar kavurma dağıtımına yoğun ilgi gösterdi.


Festival kapsamında, geleneksel Türk mutfağının eşsiz tatlarını, dünya mutfaklarıyla buluşturarak ziyaretçilere unutulmaz bir gastronomi deneyimi sunulması hedeflendi.



"Bu bölgenin etlerinin lezzetli oluşu, kavurmasının dillere pelesenk olmasına sebebiyet verdi"


Festivalde konuşan Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, Kahramankazan’ın etin başkenti olduğunu vurgulayarak, "Bugün ilkini gerçekleştirdiğimiz festivalimizle beraber Kahramankazan etinin tanıtımını yapmaya çalışıyoruz ve bunu tüm Türkiye’ye duyurmaya çalışıyoruz" dedi.


Kahramankazan bölgesinin etlerinin lezzetine dikkati çeken Çırpanoğlu, "Bu bölgenin etlerinin lezzetli oluşu, kavurmasının dillere pelesenk olmasına sebebiyet verdi. Bu noktada kavurmayı annelerimiz, ninelerimiz zamanında çok güzel bir şekilde harmanlamışlar ve uygun pişme yöntemleriyle beraber en lezzetli hale getirmişler. Tabii Kahramankazan kavurmasının bu kadar lezzetli olduğuna kendileri diğer illere gittikleri zaman farkına varmışlar. Neticede bizler de bu geleneksel kavurmamızı ön plana çıkarmaya çalışıyoruz" diye konuştu.


Çırpanoğlu, festivali gelecek senelerde de gerçekleştirerek geleneksel hale getirmek istediklerini ve Kahramankazan kavurmasını tüm Türkiye’ye tanıtmak istediklerini sözlerine ekledi.



"Kahramankazan etiyle meşhur bir yer"


Festivale kavurma yemek için geldiğini söyleyen Erdem Ozan Okur, "Kahramankazan için çok güzel bir etkinlik oldu. Kahramankazan’da böyle etkinlikler görmek ve buna burada güzel sanatçıların eşlik etmesi, belediyenin de güzel ücretsiz bir hizmet vermesi, aynı zamanda çeşitli eşya ve yemeklerin satışı gayet güzel. Kavurmayı ailecek seviyoruz. Zaten Kahramankazan etiyle meşhur bir yer. Burada direkt kesimhanesi de var. Eti de güzel, kendi de güzel, insanı da güzel" ifadelerine yer verdi.



"Etin her türlüsü lezzetli ve bir de kavurma şeklinde olunca daha da güzel oluyor"


İsa Taner Kaynak ise, festivalin vatandaşlar adına çok güzel bir organizasyon olduğunu vurgulayarak, "Kavurma deyince akla zaten Kahramankazan birinci sırada geliyor. Kahramankazan etlerinin katkılarıyla gerçekleşen bu organizasyon bizim için çok değerli ve dikkat çekici. Etin her türlüsü lezzetli ve bir de kavurma şeklinde olunca daha da güzel oluyor" diye konuştu.


Çeşitli konserler ve organizasyonların yer aldığı festival, 31 Ağustos’ta devam edecek.



Kahramankazan’da lezzet şöleni başladı: Uluslararası Kavurma ve Gastronomi Festivali ziyaretçilerini ağırlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa Erkek Liseliler, 143. pilav gününde buluştu ’Bursa Mektebi Sultanisi’ adıyla Sultan Abdülhamid tarafından yaptırılan Bursa Anadolu Erkek Lisesi’nden mezun olanlar, 143’üncü Pilav Günü’nde eski günleri yad etti. Yıllar sonra aynı okulun çatısı altında buluşan mezunlar hasretle bir birine sarılırken, yüzlerindeki tebessüm ise herkesi mutlu etti. Bursa Anadolu Erkek Lisesi Okulu ve Bursa Erkek Lisesi Mezunlar Derneği (BELDER) işbirliğiyle düzenlenen pilav günü etkinliği yoğun bir katılımla gerçekleşti. Türkiye’nin önemli siyasetçi ve sanatçılarını yetiştiren okulun mezunları, dün gibi yaşadıkları hatıralarına bir fotoğraf karesi daha ekledi. Salondaki mezunlara ve okumakta olan öğrencilere seslenen Okul Müdürü Şahin Boztepe, Bursa Erkek Lisesi’nin, 143 yıldır yetiştirdiği öğrencilerle Türkiye’nin kalkınmasında, yönetilmesinde, ekonomisinde, sanatın ve sporun gelişmesinde her zaman söz sahibi olduğunu söyledi. Pilav günü etkinliğine katılım sağlayan mezunlara teşekkürlerini ileten Boztepe, "Eğitim camiasında ulu bir çınar olan lisemiz, Sait Faik’in ilk öyküsüne, Reşat Nuri’nin Çalıkuşu’na, Orhan Şaik Gökay’ın şiirlerine ilham kaynağı olmuş, ülke yönetiminde, yerel yönetimlerde söz sahibi olan siyasetçi ve bürokratların, sanat ve bilimde iz bırakmış duayenlerin de beşiği olmuştur. Okul yönetimi olarak bugüne kadar büyük titizlikle taşınmış bu emaneti korumak ve kendilerinden sonrakilere aynı hassasiyetle devretmek için gayret ediyoruz. Bursa Erkek Lisesi, öğrenci merkezli anlayışıyla, ortak akılla alınan kararlarla, akademik ve psikolojik desteklerini alarak, bir okul değil yuva olma bilinciyle, araştırmacı, özgüveni yüksek, aklın ve bilimin ışığından sapmayan, milli ve manevi değerlere bağlı, gücünü şanlı mazisinden alarak geleceğe hazırlanan gençlerin yuvasıdır" dedi. Okulun en genç öğrencisi olarak konuşma yapan Bekir Berk de 2. Abdülhamid gibi eğitime büyük önem veren bir hükümdarın devrinde kurulan, köklü okulun koridorlarında Cumhuriyetin ilk yıllarındayken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de yürüdüğünü dile getirdi. Bir milletin geleceğini değiştiren, büyük liderlerin iz bıraktığı koridorlarda bugün kendisinin ve arkadaşlarının yürüyor olmasının, tarifsiz bir gurur yaşattığını aktaran Berk, "Böyle bir okulda okumak sadece eğitim almak değil, büyük bir tarihin ve mirasın parçası olmak demek. Aramızda 50 yıl önce mezun olmuş büyüklerimiz var, farklı dönemler, farklı hayatlar, farklı hikayeler ama hepsini yeniden aynı avluda buluşturan bir şey var. Bu okulun, o insanlarda bıraktığı aidiyet duygusu" diye konuştu. Konuşmaların ardından 60 yıl önce liseden mezun olan kişiye onur belgesi verildi. Törende bazı mezunlar söz hakkı alarak davetlilerle geçmişte yaşadığı hatıraları paylaştı. Daha sonra törene katılan davetliler ile mezunlar okulda pilav yedi.
Bursa Bursa’da feci kaza: Motosiklet tutkunu sanatçı hayatını kaybetti, oğlu ağır yaralandı Bursa’da Orhaneli yolunda otomobilin çarptığı motosikletin sürücüsü profesyonel seslendirme sanatçısı Ali Bilensir hayatını kaybetti, yanında bulunan 12 yaşındaki oğlu ağır yaralandı. Kaza, saat 08.30 sıralarında Doğancı Mahallesi’nde bulunan Doğancı Tüneli’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bilal Ç. yönetimindeki 16 BEZ 897 plakalı otomobil, aynı yönde seyir halinde olan Ali Bilensir idaresindeki 16 BRL 633 plakalı motosiklete henüz bilinmeyen bir nedenle çarptı. Şiddetli çarpmanın etkisiyle motosiklet metrelerce savrulurken, baba ve oğlu yola savruldu. Kazayı gören diğer sürücüler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde motosiklet sürücüsü Ali Bilensir’in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Motosiklette yolcu olarak bulunan oğlu C.B. (12) ise kazada ağır yaralandı. Ayağında kırık olduğu öğrenilen çocuk, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla Uludağ Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Hayatını kaybeden Ali Bilensir’in profesyonel seslendirme sanatçısı olduğu öğrenilirken, sabah saatlerinde Bursa’da düzenlenecek motosiklet buluşmasına katılmak üzere yola çıktığı belirtildi. Acı haberin ardından yakınları ve motosiklet camiası büyük üzüntü yaşadı. Kaza nedeniyle tünelde trafik bir süre kontrollü olarak sağlanırken, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Ali Bilensir’in cenazesi otopsi işlemleri için Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Kazayla ilgili adli tahkikat sürüyor.
Sakarya Oğluna verilen ceza hayatını değiştirdi: Görme engelli eğitimcinin 6 diplomalı başarı öyküsü Sakarya Üniversitesinde görevli 45 yaşındaki görme engelli İbrahim Bingül, 3 lisans ve 2 yüksek lisans eğitiminin ardından, zihinsel engelli oğluna okulda verilen ceza üzerine dördüncü üniversitesi olan Özel Eğitim Öğretmenliği bölümünü bitirdi. Geliştirdiği erişilebilirlik sistemleriyle engelli öğrencilerin eğitim hayatına dokunan Bingül, azmiyle de takdir topluyor. SAÜ Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığında görev yapan İbrahim Bingül, ilkokul ve ortaokulu görme engelliler okulunda okuduktan sonra liseyi gören akranlarıyla birlikte tamamladı. Eğitim hayatına büyük bir azimle devam eden Bingül; Uluslararası İlişkiler, Sosyal Hizmetler, Tarih ve Özel Eğitim Öğretmenliği olmak üzere 4 lisans ve 2 yüksek lisans programından mezun oldu. Üniversitede dersler veren Bingül, aynı zamanda görme engelli bireylerin bilgiye erişimini kolaylaştıran projelerin de başında yer alıyor. Oğluna verilen ceza sonrası dördüncü üniversitesini okudu Eğitim hayatını sadece diploma almak için değil, bilgiyi içselleştirmek için sürdürdüğünü belirten Bingül’ün hayatındaki en büyük kırılma noktası ise zihinsel engelli oğlunun okulda yaşadığı bir olay oldu. Oğluna öğretmeni tarafından verilen bir ceza sonrasında özel eğitim sürecinin doğrudan içinde yer alması gerektiğine inanan Bingül, yeniden üniversite sınavlarına hazırlandı. SAÜ Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümünü kazanan ve bu son üniversitesinden 4 yıl önce başarıyla mezun olan Bingül, bugün hem üniversitede dersler veriyor hem de engelli öğrencilerin yolunu aydınlatıyor. "Oğluma uygulanan bir yemek cezası sonrası artık sahaya inmem gerektiğini düşündüm" Mezun olduğu tüm bölümleri severek okuduğunu ve doğrudan eğitim sürecinin içinde olmak istediğini belirten İbrahim Bingül, "Sırf elimde kağıt parçası olsun diye değil, öğrenmek ve hayatımın içine katmak için okudum. Tarih bana geçmişten bugüne süreci yorumlamayı öğretti, sosyal hizmetler özel eğitimin farklı yönlerini görmemi sağladı. Uluslararası ilişkiler ise dünyaya farklı kültürler açısından bakabilmeme katkı sundu. Oğluma uygulanan bir yemek cezası sonrası artık sahaya inmem gerektiğini düşündüm. Sadece araştırmanın yetmediğini, doğrudan eğitim sürecinin içinde olmam gerektiğini fark ettim" dedi. "Elimde bastonla öğretmen olduğumu görünce şaşırdılar" Staj ve görev sürecinde unutamadığı anlar yaşadığını anlatan Bingül, "Üstümde öğretmen önlüğü, elimde baston vardı. Çocuklar diğer öğretmenlere ’Bu öğretmen sizden mi, bizden mi?’ diye soruyordu. Daha sonra onlardan biri olan bir kişinin öğretmen olabileceğini benimsediler" diye konuştu. "Çabalarsak aşamayacağımız hiçbir engel yok" Sakarya Üniversitesi’nde görme engelli öğrencilerin ders materyallerine erişebilmesi için çalışmalar yaptıklarını dile getiren ve engelliliğin hayatın doğal bir parçası olduğunu ifade eden Bingül, "Bize gelen PDF dosyalarını ekran okuyucuların algılayabileceği hale getiriyoruz. Resim içerikli dosyaları optik karakter tanıma sistemiyle analiz edip yeniden düzenliyoruz. Böylece öğrencilerimiz bilgiye bağımsız şekilde ulaşabiliyor. Engelliliği hayatın olağan akışı içinde kabul etmek gerekiyor. Sarışınlık, esmerlik ne kadar doğal ise engellilik de o kadar doğal. İnsanlar bununla savaşmak yerine hayatlarını mevcut gerçeklik üzerine kurarlarsa daha başarılı olabilirler. Pes etmeyin. Çabalarsak aşamayacağımız hiçbir engel yok" şeklinde konuştu.