ASAYİŞ - 04 Temmuz 2024 Perşembe 17:59

Kamu Birliği Konfederasyonu’ndan TÜİK önünde eylem

A
A
A
Kamu Birliği Konfederasyonu’ndan TÜİK önünde eylem

Kamu Birliği Konfederasyonu, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı 6 aylık enflasyon oranlarının ardından TÜİK binasının önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.


Kamu Birliği Konfederasyonu tarafından TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirildi. TÜİK genel merkezinin önünde yapılan açıklamada, kamu çalışanlarının geçinemediği ve mevcut zamların arttırılması gerektiği belirtildi. Kamu Birliği Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Furkan Ali Çiftçioğlu, TÜİK tarafından, haziran ayı enflasyon oranının 1,64, 6 aylık enflasyonun ise yüzde 24,72 olarak ölçtüğünü hatırlattı. Çiftçioğlu, yaklaşık 20 yıldır TÜİK tarafından yayınlanan madde sepeti ve madde sepetinin fiyat listesinin yayınlanmadığına da dikkati çekti. Çiftçioğlu memurların geçim sıkıntısı çektiğini ifade ederek, "Bakın, açın bir bakın istediğiniz yıla 3+1 bir daire 2010’da kaç memur maaşıydı, 2015’te kaç memur maaşıydı, 2020’de kaç memur maaşıydı, bugün kaç memur maaşı olmuş açın kendi gözlerinizle görün” şeklinde konuştu.



“Mayısta 16 liraya aldığım domates, haziranda 26 lira”


Çiftçioğlu, 6 aylık enflasyonun yüzde 24 olduğunu fakat mayıs-hazirana ayları arasındaki market fiyatlarının zam oranlarının daha fazla olduğunu belirterek, “Buradan bir sendikacı olarak değil bir vatandaş olarak sesleniyorum. Mayıs ayında aldığım 1 kilo domatesi 16 lira iken haziran ayında aynı marketten aldığım aynı kalite domates 26 lira. Enflasyonu düşük açıklayarak alacağım zammın vebaline girenlere soruyorum şu domatesi soğanı biberi aldığınız marketi açıklayın da bari bizde oraya gidelim” diye konuştu.



“SSK ve Bağ-Kurlular memurlardan daha fazla zam aldı”


SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin memurlara oranla son 1 yılda daha fazla zam aldığını ifade eden Çiftçioğlu, “SSK ve Bağ-Kurluların konfederasyonları yoktur, SSK ve Bağ-Kurluların onları temsil edecek sendikaları yoktur. SSK ve Bağ-Kurluların haklarını savunacak sendikaları dahi yokken bir yılda aldığı zam yüzde 86 olmuştur. Son 1 yılda devlet memurunun aldığı zam toplam yüzde 78’dir. Yetkili konfederasyon adına bu tablo en basit tabiriyle bir skandaldır” açıklamasında bulundu.



Kamu Birliği Konfederasyonu’ndan TÜİK önünde eylem

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Eğitim Bir-Sen, MEB’in yönetmelik ve duyurularına 3 dava açtı Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yayımlanan 3 duyurusundaki "sigortalılık şartı" hükmüne Danıştay’da 3 ayrı dava açtı. Eğitim Bir-Sen tarafından yapılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine, İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusuna ve İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusundaki ‘sigortalılık şartı’ hükmüne olmak üzere Danıştay’da 3 ayrı dava açtıklarını duyurdu. Yapılan açıklamada, 9 Ocak 2026 tarihli ve 33132 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin hukuka aykırı gördükleri hükümlerinin iptali istemiyle dava açıldığını belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Dava konusu ettiğimiz hükümler arasında, ‘nöbetçi belletici öğretmen tanımı’, ‘belletici öğretmenlik görevine ilave hizmet puanı verilmemesi’, ‘nöbetçi belletici öğretmenlik görevine hizmet puanı verilmesinde pansiyonlu okullar arasında ayrım yapılması’, ‘zorunlu çalışma yükümlülüğünü tamamlamasına rağmen zorunlu çalışma yükümlülüğü bulunan eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlere artırımlı hizmet puanı verilmemesi’ yer aldı. Bunun yanı sıra, ‘12 yıllık görev süresini tamamlayan öğretmenlerin yer değişikliği, mazeretin bulunduğu ilçe ile görev yapılan ilçe aynı ilçe grubunda ise mazerete bağlı yer değişikliği başvurusunda bulunulamaması’, ‘norm kadro fazlası öğretmenlerin Akademide eğitime alınarak alanlarının istekleri dışında değiştirilebilecek olması’, ‘norm kadro fazlası öğretmenlerden tercihe dayalı atamaları yapılanların yer değişikliği taleplerinde eğitim kurumunda çalışılması gereken sürenin hesabında daha önceki eğitim kurumunda geçen hizmet sürelerinin dikkate alınmaması’ da yargıya taşıdığımız hükümler arasında bulunuyor." Ayrıca, açıklamada, ‘denetim ve soruşturma sonucunda mesleğinde yetersizliği görülen öğretmenin hizmet sınıfının değiştirilebilecek olması’, ‘alan değişikliğine bağlı yer değişikliğinin Bakanlıkça belirlenecek iller arasında sınırlı tutulması’ ve ‘ilçe grupları düzenlemesi ve ilçe grupları çizelgesine’ ilişkin hükümlerin de iptalinin istendiği kaydedildi. "Engelli öğretmenler yönünden hak ihlali oluşturabilecek düzenlemelerin bulunmasını yargıya taşıdık" İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusu’nun tamamına da dava açıldığını dile getirilen açıklamada, "Bu kapsamda, öğretmenlerin kendi branşlarında kaç kişinin norm fazlası olduğu ve atamaya esas hizmet puanları bilgisi olmadan tercih yapmak zorunda bırakılmaları, mazerete dayalı yer değişikliği atamalarını ihlal edecek mahiyette resen atama işlemlerinin gerçekleştirilecek olması, resen atamalarda aile bütünlüğünün gözetilmemesi, aile ikametgahı ile görev yeri arasındaki ulaşım süresi, zorluğu gibi etkenlerin göz ardı edilmesi dava gerekçelerimiz arasında yer aldı. Söz konusu duyuruda, engelli öğretmenler yönünden hak ihlali oluşturabilecek düzenlemelerin bulunmasını da yargıya taşıdık" denildi. "Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusu’nun ’sigortalılık’ şartının iptali" Eğitim Bir-Sen’in dava açtığı üçüncü düzenlemeye ise açıklamada şu şekilde yer aldı: "2026 Yarıyıl Tatili İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusu oldu. Duyuruda yer alan, kazanılmış hakların, hukuki belirlilik ve idari istikrar ilkelerinin ihlali mahiyetindeki mazeretin bulunduğu yerde son iki yıl içinde 360 gün sigortalı çalışma şartı aranmasına ilişkin hükmün iptalini talep ettik."