ÇEVRE - 22 Haziran 2024 Cumartesi 13:31

Keçiören’de ilaçlama seferberliği

A
A
A
Keçiören’de ilaçlama seferberliği

Keçiören Belediyesi sinek ve haşere oluşumuna karşı ilaçlama seferberliği kapsamında 11 araçla 51 mahalleyi eş zamanlı olarak ilaçladı.


Keçiören Belediyesi yaz aylarının başlamasıyla sinek ve haşere oluşumuna karşı ilaçlama seferberliği başlattı. Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmayla 51 mahallede eş zamanlı olarak ilaçlama yapıldı. Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, “Vatandaşımızın sineksiz bir yaz geçirmesi için topyekün bir çalışma başlattık. İlçemizin tüm noktalarında ilaçlama çalışmalarımız gece gündüz devam edecek” dedi.



11 araçla gün boyu ilaçlama


Keçiören’de kurulan 17 kurban kesim merkezi başta olmak üzere ilçe genelinde tüm cadde, sokak ve parklarda yürütülen ilaçlama çalışması sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar sürüyor. 11 araçtan oluşan ilaçlama filosu ilçenin farklı noktalarına dağılarak eş zamanlı olarak çalışmalarını sürdürüyor. Ekiplerin yürüttüğü yoğun çalışmayla sinek ve haşerenin önüne geçiliyor. Keçiören Belediyesi, koordinasyon merkezinden ve vatandaştan gelen talepler doğrultusunda yaz boyunca ilaçlama çalışmalarını hız kesmeden sürdürecek.



Keçiören’de ilaçlama seferberliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı, GUHEM’de uzay yolculuğunu anlattı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, Bursa’ya kazandırılan Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), havacılık ve uzay alanındaki etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. T’Ufkun Ötesinde: Türkiye’nin İlk İnsanlı Uzay Misyonu’ programına Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı katıldı. Programda Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, görev süresince edindiği deneyimleri, misyon kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların süreçlerini ve elde edilen çıktıları gençlerle paylaştı. Ayrıca etkinlik kapsamında kurulan sergide; uzay teknolojilerindeki gelişimi simgeleyen ekipmanlar, misyon yolculuğuna ait hatıralar, fotoğraflar, etkileşimli alanlar ve videolar katılımcılarla buluşturuldu. Türkiye’nin uzay yolculuğunu gözler önüne seren program ve sergi, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Alanında Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden biri olan GUHEM, havacılık ve uzay profesyonellerini gençlerle ve ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, her büyük başarının sınır tanımayan cesur bir hayalle başladığını söyledi. Uçmanın ya da Ay’a ayak basmak gibi hedeflerin bir zamanlar imkânsız olarak görüldüğünü belirten Şener, "Ancak her biri atılan stratejik adımlar neticesinde bugün medeniyetin temel taşları hâline geldi. Bizim uzay ve havacılık serüvenimiz de işte böyle bir özgüven ve iddiayla, Bursa’nın üretim gücüne duyduğumuz inançla hayat buldu. 2013 yılında Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’ın vizyonuyla GUHEM hayalimizi ilk paylaştığımızda, ‘Bursa’da bu iş olur mu?’ diyenler, mesafeli duranlar vardı. Oysa biz, kentimizin sanayi genetiğine, insanımızın girişimci ruhuna ve devletimizin kararlılığına sonuna kadar inandık. Şükürler olsun ki o gün kurduğumuz hayal, bugün ete kemiğe büründü. Nihayetinde de sadece ülkemizin değil, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden birinde hep birlikte bir aradayız. Burada ağırladığımız 1 milyonu aşkın gencimize aslında başka bir dünyanın kapısını aralıyoruz" dedi. "Uzay yarışında yer almalıyız" Dünyada astronot yetiştirebilen veya bu teknolojiye sahip olan ülke sayısının iki elin parmaklarını geçmediğini belirten Şener, "Biz burada, 50 yıl aradan sonra insanlı Ay misyonu kapsamında Ay’a giden Artemis II’nin astronotu Victor Glover dâhil, tam 70 astronotu misafir ettik. Victor Glover’ın GUHEM’deki teknolojik altyapıyı gördüğünde yaşadığı hayreti ve takdir, aslında Bursa sanayisinin ve vizyonunun ulaştığı seviyenin dünya çapındaki tescilidir. Dünya hızla kabuk değiştiriyor. Bu yeni dönemde artık ekonomik ve askerî gücün ölçüsü toprak parçasıyla sınırlı değil. Dünyanın yeni rekabet alanı gökyüzünün derinlikleridir. Bugün küresel uzay ekonomisinin büyüklüğü 600 milyar doları aşmış durumda ve bu rakamın çok kısa sürede 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Eğer biz bu yarışta yoksak, geleceğin dünyasında söz sahibi olmamız da mümkün değildir. İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ vizyonu da tam bağımsız Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik alandaki karşılığıdır. Göklere hâkim olamayanlar, yarın kendi topraklarında bile hür kalamazlar. Bizler de bu yüksek şuurla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ilan edilen Millî Uzay Programı’na Bursa’dan en güçlü desteği veriyoruz. Bu program, Türkiye’nin küresel ligdeki yerini tayin eden, ekonomik tam bağımsızlığımızı göklere taşıyan stratejik bir yol haritasıdır" diye konuştu. "GUHEM’in alternatifi yok" Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, "Ufkun Ötesi" sergisini her ay farklı şehirlerde vatandaşlarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonunun içeriğini gençlere aktararak, süreçle ilgili zihinlerinde bir resim oluşturmayı amaçladıklarını belirten Gezeravcı, "Bugün, özellikle görevimizin icrası esnasında çok önemli bir anlam taşıyan GUHEM’in müstesna fiziki ortamında ‘Ufkun Ötesi’ sergimizin yer alması açısından büyük mutluluk duyuyoruz. GUHEM, ülkemizde şu an alternatifi olmayan bir merkez. Ülkemizin yüz akı olan GUHEM, havacılık ve uzay eğitimlerini hiyerarşik bir akış içerisinde, kadim geçmişimizin bize kazandırdığı birikimle birlikte gözler önüne seren, insanoğlunun uçmaya başladığı ilk andan uzaya çıktığı noktaya kadar uzanan süreci mantıksal ve akılda kalıcı bir anlatımla ziyaretçilere sunan çok özel bir ortam" şeklinde konuştu. Millî Uzay Programı’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü iradesiyle ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya konulduğunu ifade eden Gezeravcı, programın uygulama aşamasında özel sektörü de sürece dâhil eden ve sinerji oluşturan geniş bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Gezeravcı, "Sürecin içerisinde, yerli uydu geliştirme programımız kapsamında, bireysel katılımcılarımızın ve yeni uzay alanında faaliyet gösteren özel girişimcilerimizin katkılarıyla uzay alanındaki çalışmalarımız hızla artıyor. Toplumumuzda uzay farkındalığı arttıkça, özel sektörümüzün de bu büyüyen ekosistemdeki payının hızla artacağına inanıyorum" dedi. Türkiye Uzay Ajansı’nın 2018 yılının Aralık ayında kurulduğunu hatırlatan Gezeravcı, "2021 yılının Şubat ayında Millî Uzay Programı açıklandı. Ancak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2013 yılında böyle müstesna bir merkezin kurulmasına öncülük etmesi, ortaya koydukları vizyoner yaklaşımın tüm ülkeye örnek teşkil ettiğini gösteriyor. Ülkemize böyle değerli bir merkezi kazandırdıkları için başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO’nun kıymetli üyelerine ve Bursa halkına teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Bursa Altın Portakallı yönetmen Seyfettin Tokmak Nilüferlilerle buluştu Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Bir Yönetmen Bir Söyleşi’ etkinliğinin bu ayki konuğu, Altın Portakal Film Festivali’nden 7 ödülle dönen "Tavşan İmparatorluğu" filminin yönetmeni Seyfettin Tokmak oldu. Konak Kültürevi’ndeki film gösteriminin ardından düzenlenen söyleşi, sinemaseverlerden yoğun ilgi gördü. Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bir Yönetmen Bir Söyleşi’ etkinliğinin konuğu 7 dalda Altın Portakal alan "Tavşan İmparatorluğu" filminin yönetmeni ve senaristi Seyfettin Tokmak oldu. Konak Kültürevi’ndeki programda ilk olarak Alpay Kaya, Sermet Yeşil, Kubilay Tunçer, Perla Palamutçuoğlu, Emrullah Çakay’ın rol aldığı film gösterildi. 12 yaşındaki Musa’nın hikâyesine odaklanan film izleyicilerden büyük alkış aldı. Film gösteriminin ardından yönetmen Tokmak, seyircilerle söyleşi gerçekleştirdi. Sinemada çocukluk üzerine çok çalıştığını anlatan Seyfettin Tokmak, " Çocuklarla ilgili yaptığım çalışmaların filmde çok etkisi oldu. Göçmen çocuklarla, yetiştirme yurdundaki çocuklarla çalıştım. Pandemi öncesine kadar 3 yıl gönüllü olarak Ümraniye Çocuk Cezaevi’nde çalıştım. Orada çocuklara kısa filmlerle ilgili eğitimler veriyordum. Musa’nın aslında bu kadar direnişçi bir karakter olmasının benim oradaki çocuklarda gördüklerim üzerinden çok şekillendiğini düşünüyorum. Çünkü o çocuklarda çok fazla depresif bir dünya deneyimlemiştim. Onun sanırım bende öfkesi oluştu. Yani "Bu çocuklardan bu dünya ne istiyor diye" düşündüm. Filmin yolculuğunun belli kısmı oradaki süreçlerden oluştu. Edebiyattan ve sinemadan çok fazla etkileri de var. Hikayenin oluşumu, yazım süreci 2-3 yıl gibi zaman aldı" dedi. Filmde kadınların az olmasının sorulması üzerine Tokmak, "Filmin çekiminden 5-6 ay öncesinde çıkardım. Bunu yaparken de bir risk aldım aslında. Çünkü ben böyle bir barbar erkeklik dünyası anlatmak istedim. Yani kadınlar dünyadan çıktığında geri ne kalıyor? Kadın olmadığında bu coğrafyalar neye benziyor yani? Geriye ne kalıyor göstermek istedim" diye konuştu. Filmde Musa karakterini canlandıran Alpay Kaya’nın aslında çobanlık yaptığını anlatan Tokmak, "Onu Kars’ın bir köyünde buldum. Mesela neden onu seçtim derseniz de, 12 yaşındayken 300 tane hayvana tek başına bakabilen bir çocuktu. Onun da o hayvan ilişkisi o kadar güçlüydü ki yani onlarla teması çok iyiydi. Zaten film bence gösteriyor" dedi. Zamansız ve mekansız bir film yapmaya çalıştığını söyleyen Tokmak, çok iyi bir ekibin olduğunu ve herkesin filme gönlünü koyduğunu söyledi. Söyleşi sonunda ise yönetmen Seyfettin Tokmak’a plaket takdim edildi.
Tokat Tokat’ta ’dur’ ihtarına uymayan araçta firari hükümlü yakalandı Tokat’ın Erbaa ilçesinde uygulama noktasında "dur" ihtarına uymayarak kaçan araç polis takibiyle yakalanırken, araçtaki bir şahsın 14 yılın üzerinde kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari olduğu ortaya çıktı. Sürücüye ise çeşitli ihlallerden 215 bin TL ceza uygulandı. Edinilen bilgilere göre, Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı D-100 Karayolu üzerindeki uygulama noktasında peş peşe gelen iki araçtan 34 TC 6448 plakalı otomobil sürücüsü ekiplerin "dur" ihtarına uyarak durdu. Bu sırada arkasından gelen 34 NGC 273 plakalı diğer araç, yapılan ikaza uymayarak uygulama noktasından kaçtı. Kaçan araç, Erbaa İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince takibe alındı. Yapılan kovalamaca sonucu araç Karayaka bölgesinde yakalanırken, araç içerisinde bulunan şahıslar gözaltına alındı. Araçta yapılan kimlik sorgulamasında şahıslardan İ.T.’nin büyükbaş hayvan hırsızlığı suçundan 14 yıl 26 ay 98 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu ve ayrıca cezaevi firarisi olduğu tespit edildi. Şahıs gözaltına alınarak işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Öte yandan sürücü İ.M.’ye, trafik kanununa aykırı şekilde "dur" ihtarına uymamak, kırmızı ışık ihlali ve tehlikeli araç kullanmak suçlarından toplam 215 bin TL idari para cezası uygulanırken, ehliyetine 2 ay süreyle el konuldu. Araç ise 2 ay süreyle trafikten men edildi. Firari hükümlü İ.T. Çamlıbel Cezaevi’ne teslim edilirken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.