POLİTİKA - 26 Ocak 2026 Pazartesi 14:10

Kurtulmuş: "Gazze’de yeni bir döneme başlanacak olmasını ümitle ama aynı zamanda da temkinli bir şekilde karşılıyoruz"

A
A
A
Kurtulmuş: "Gazze’de yeni bir döneme başlanacak olmasını ümitle ama aynı zamanda da temkinli bir şekilde karşılıyoruz"

TBMM başkanı Numan Kurtulmuş, "Gazze’de yeni bir döneme başlanacak olmasını ümitle ama aynı zamanda da tedbirli bir şekilde, temkinli bir şekilde karşılıyoruz. Bu kadar büyük insanlık suçları işlemiş olan bir hükümetin bir yönetimi öyle çok kolay insani yardımların kapısına aralamayacağı ya da vazgeçtim artık katliam, soykırım yapmıyorum demeyeceği aşikardır" dedi.


Kurtulmuş, İspanya Temsilciler Meclisi Başkanı Francina Armengol Socias ile ikili ve heyetler arasında görüşmeler gerçekleştirdi ve sonrasında basın toplantısı düzenledi.


Kurtulmuş, Türkiye ile İspanya arasındaki ikili ilişkilerin fevkalade olduğunu söyleyerek, Gazze’de İspanya’nın takındığı tavrın takdire şayan olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, "En son 10 sene evvel İspanyol Senato Başkanı Türkiye’yi ziyaret etmiş. 28 yıl evvel de Temsilciler Meclisi Başkanı ziyaret etmiş. Bu kadar uzun bir aradan sonra İspanya Temsilciler Meclisi Başkanı’nın Türkiye’yi ziyaret etmesi bizim için önemlidir, tarihi bir eşiktir. Ümit ediyorum ki yeni dönemde her alanda güçlenen Türkiye, İspanya arasındaki ilişkiler bu ziyaretle birlikte artarak devam edecektir. Yine ifade etmek isterim ki bildiğiniz gibi artık parlamenter diplomasi uluslararası ilişkilerin en (3:28) önemli araçlarından birisi haline gelmiştir. Klasik diplomatik ilişkilerin yanı sıra ve belki ondan da önce halkların doğrudan temsilcisi olan Meclisler vasıtasıyla ülkeler arasındaki ikili ilişkiler ya da çok taraflı ilişkilerin geliştirilmesi çok daha mümkün olmaktadır. Bu çerçevede Türkiye ve İspanya zaten birçok alanda uluslararası platformlarda da yakın işbirliği içerisinde olan iki ülke olarak bundan sonra parlamenter diplomasinin imkanlarına da kullanarak bu ilişkilerimizi çok daha güçlü bir şekilde tahkim etmeye kararlıdır"i,fadelerini kullandı.


Socias, Türkiye ve İspanya’nın ikili ve çoklu ilişkiler kapsamında uluslararası konularda paylaştıkları ortak stratejiler olduğunu hatırlatarak, "Bu anlamda Türkiye ile birlikte Filistin’deki barışı da savunuyoruz ve aynı zamanda bu soykırımın bir son bulmasını diliyoruz ve aynı zamanda burada bir Filistin devletinin kurulması imkanını da destekliyoruz" şeklinde konuştu.


Törörsüz Türkiye sürecinde rapor yazımına ilişkin soruya Kurtulmuş, "Son derece titiz, fevkalade ciddi çalışmayı sürdürüyoruz. Son noktaya gelinmiştir. İnşallah önümüzdeki günlerde rapor hazırlanacak. Bu rapor komisyon üyelerine takdim edilerek onların görüşleri de alındıktan sonra ümit ediyorum ki ittifakla kabul edilerek ya da çok büyük bir oyla nitelikli bir çoğunlukla kabul edilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonu’nun ortak bir raporu olarak o raporun son bölümünde yer alacak olan somut teklifler de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulacak ve Türkiye Büyük Millet Meclisi kendi takvimi içerisinde bu konuyla ilgili yasal hazırlıkları yaparak Meclis Genel Kurulu’na sunacaktır"diye konuştu.


SDG’nin durumuna ilişkin soruya Kurtulmuş, "Tabii ki Suriye’deki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Ümit ederiz ki en kısa süre içerisinde Suriye hükümeti ülkede ulusal birliği sağlayacak adımları sonlandırsın. Ve bu anlamda Suriye’de artık terör örgütlerinin hiçbirisinin esamesinin okunmadığı, silahlı grupların tamamının meşhur güçler olarak Suriye Devleti’nin içinde askeri yapılanmasının içerisinde yer aldığı ve entegrasyon sürecinin de başarıyla tamamlandığı bir gelişmeyi hep beraber takip edelim ve bunları gözlemleyelim. Biliyorsunuz Suriye’de devrimin olduğu günün hemen ertesi gün sabah şafak vaktinden itibaren ısrarla şunu söylüyoruz. Suriye’de artık hiçbir gayrimeşru silahlı güç terör örgütü kalmamalıdır. İki Suriye’deki bütün farklı unsurlar etnik, mezhebi, dini farklılıklarıyla birlikte yeni Suriye yönetiminin bir parçası olmalıdır. Ve bu anlamda da Suriye yönetiminde herkesin işin içerisine katılabileceği bir demokratik sürecin önü açılmalıdır. Bu çerçevede bir anayasa hazırlama sürecinin de Suriye’nin geleceği için de önemli olduğunu biliyoruz. Şimdi artık oradaki bütün silahlı unsurların, silahlı örgütlerin tamamının Suriye sahasından çekilme vakti gelmiştir" ifadelerini kullandı.


Gazze’de ateşkes ilan edildiğini hatırlatan gazeteciye Kurtulmuş, "İsrail maalesef bir barış ilan edilmiş olmakla birlikte, İsrail barış anlaşmasının mürekkebi kurumadan soy kırımına hız kesmeden devam ediyor. Ayrıca insani yardımların Gazze şeridine ulaşmasını engelleyerek yaşlıların, kadınların ve çocukların açlıktan ve soğuktan ölmesini temin etmeyene devam ediyor. Şunu ifade etmek isterim. Gazze’de yeni bir döneme başlanacak olmasını ümitle ama aynı zamanda da tedbirli bir şekilde, temkinli bir şekilde karşılıyoruz. Bu kadar büyük insanlık suçları işlemiş olan bir hükümetin bir yönetimi öyle çok kolay insani yardımların kapısına aralamayacağı ya da vazgeçtim artık katliam, soykırım yapmıyorum demeyeceği aşikardır. Dolayısıyla uluslararası camiada, bu soykırımcı İsrail hükümeti yönetiminin, Netanyahu yönetiminin tarzını ciddi bir şekilde uluslararası baskıyla kontrol altına alması şarttır. Ve o anlamda da uluslararası camia nasılsa burada bir barış var diye rehavete kapılmamalıdır. Çünkü tavrı tarzı artık herkes tarafından bilinen bir hükümetten bahsediyoruz. Dolayısıyla burada bütün baskılar sürdürülmeli ve bir an evvel Refah sınır kapısı açılarak oraya insani yardımların girmesi ve Gazze halkının yeniden ayağa kalkmasının temin edilmesi için her türlü desteğin verilmesi şarttır. Türkiye olarak başından beri barışı desteklediğimizi, Gazze halkının geleceği için herkesle, iyi niyetli olan herkesle müşterek çalışmaya hazır olduğumuzu ve her şeyden evvel de Gazze’de acil insani yardımların ve oradaki özellikle yaşlı ve çocukların korunması için adımdan atılmasını gerekli görüyoruz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Yaptığı sıra dışı ve dekoratif kemençelerle ilgi çekiyor Giresun’un Görele ilçesinde yaşayan Temel Karademir, yaptığı sıra dışı ve dekoratif kemençelerle dikkatleri üzerine çekiyor. Karademir’in ürettiği özgün kemençeler, hem yöresel kültürü yaşatıyor hem de sanata farklı bir bakış kazandırıyor. Karademir’in ustalığı, "yapıyor ama çalamıyor" ifadesiyle özetlenen ilginç hikayesiyle farklı bir boyut kazanıyor. Uzun yıllar kamuda görev yaptıktan sonra emekli olan Temel Karademir, emekliliğinin ardından yöneldiği kemençe yapımında kısa sürede kendini geliştirerek Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından El Sanatları alanında "Kemençe Yapım Sanatçısı" ünvanı aldı. Karademir, geleneksel Görele kemençesinin yanı sıra kepçeden, bastondan ve tarımda kullanılan bel demirinden yaptığı kemençelerle de ilgi görüyor. Yapıyor ama çalmıyor Yaptığı kemençelerin tınısının sanatçılar tarafından beğenildiğini belirten Karademir, ürünlerinin sadece Türkiye’de değil yurt dışında yaşayan hemşerilerinden de talep gördüğünü söyledi. Kemençe yapımına olan ilgisini anlatan Karademir, "30 yılı aşkın kamu hizmetimin ardından emekli oldum. Emeklilikle birlikte el sanatlarına daha fazla zaman ayırma fırsatı buldum. Yetenek sınavına girerek Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan kemençe yapım sanatçısı belgesi aldım. Yaptığım kemençeler, tınısı nedeniyle sanatçılar tarafından beğenildi" dedi. Dükkânda dekor diye başladı, ilgi odağı oldu Sadece klasik kemençelerle yetinmediğini vurgulayan Karademir, hayal gücünü işine yansıttığını ifade ederek, "Aklıma gelen ne varsa onu kemençeye dönüştürmeye çalıştım. Kepçe kemençe, baston kemençe, bel demirinden yapılan kemençeler gibi pek çok farklı model ürettim. Çoğunu dükkanımda dekor olsun diye yaptım ama beklediğimden fazla ilgi gördü. İlginç olan şu, ben kemençe yapıyorum ama çalmaya hiç merak etmedim. Merak etmeyince de öğrenemedim" diye konuştu.
İzmir İzmir’de taksicilerden Türk bayraklı konvoy İzmir’de Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası üyeleri, Suriye sınırında Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırıya tepki amacıyla araçlarını bayraklarla donatıp konvoy halinde şehir turu attı. Geçtiğimiz günlerde Suriye sınırına yakın bir bölgede Türk bayrağına yapılan saldırı üzerine İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası öncülüğünde bir araya gelen taksici esnafı, araçlarını Türk bayraklarıyla donattı. Sürücüler, şehrin ana arterlerinde konvoy oluşturdu. Kornalar eşliğinde şehir turu atan taksicilere konvoyun geçişi sırasında çevredeki vatandaşlar da destek verdi. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, İzmirli taksici esnafı olarak milli birlik ve beraberliği sergilemek adına oda binasına bayrak çektiklerini ve ticari araçlarını bayraklarla donattıklarını söyledi. İzmir’den tüm Türkiye’ye birlik mesajı veren Özkan, "Milli duruşumuzu sergilemek üzere bir araya geldik. Batının en uç noktası İzmir’den Anadolu’nun en ücra köşesine kadar tüm Türkiye’ye şu mesajı vermek istiyoruz: Rengini şehitlerimizin kanından alan al bayrağımıza kimse el uzatamaz. Bu topraklarda bayrak gönderden inmeyecek, ezan sesi dinmeyecektir" dedi. Oda yönetiminin ve üyelerinin Türkiye’nin kültürel zenginliğini yansıttığına dikkat çeken Özkan, "Türkiye Cumhuriyeti, milli birlik ve beraberlik ruhuna sahip, bünyesinde her türlü kültürel zenginliği barındıran büyük bir ailedir. Aramızda Türkiye’nin dört bir yanından, güneydoğudan gelen kardeşlerimiz ve yöneticilerimiz bulunmaktadır. Dolayısıyla bayrağımıza yapılan bu menfur eylemler, doğrudan milli birliğimize yapılmış bir saldırıdır. Türk toplumu olarak bu konuda uyanık olmamız gerekmektedir" şeklinde konuştu. Vatandaşları provokasyonlara karşı dikkatli olmaya çağıran Özkan, "Bayrağımıza yapılan her türlü saldırı, milletimizin onuruna yapılmıştır ve birliğimizi hedef almaktadır. Kimse bu provokasyonlara alet olmamalıdır. Bizler İzmir’de göçmeni, Çerkez’i, Kürt’ü ve Türk’ü ile bir mozaiğiz. Birliğimizi bozmaya yönelik bu provokatif oyunlara gelmedik, gelmeyeceğiz" açıklamasında bulundu.
İstanbul Sergen Yalçın: "Kazanmamız gereken bir maçtı" Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, kazanmaları gereken bir maçta Eyüpspor ile berabere kaldıkları için üzgün olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında Beşiktaş, deplasmanda Eyüpspor ile 2-2 berabere kaldı. Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. "Beklemediğimiz bir oyun ve skor oldu" Kendi oyun tarzlarının çok dışında bir futbol oynadıklarını belirten Yalçın, "Beklemediğimiz bir oyun ve skor oldu. Oyunun başlangıcında ciddi bir konsantrasyon eksiliği yaşadığımızı düşünüyorum. Oyun formatımızın, anlayışımızın dışında bir oyun oyandık. Erken öne geçmemize rağmen oyunun devamında bize zor anlar yaşattı. Geriye düştük sonra hamleler yaptık oyunu çevirmek için. Bizim adımıza söylenecek en önemli şey, mücadele gücü, ikili oyunlar normal anlayışımızın çok dışındaydı. Bazen kazanamıyorsunuz. Bunlar futbolda olağan şeyler. Kötü bir oyunun ardından beraberliği kurtarmak da bizim için iyi gibi duruyor" ifadelerini kullandı. "Kazanmak için koşmak, mücadele etmek lazım" Eyüpspor karşısında takımda çok fazla negatiflik olduğuna değinen Sergen Yalçın, "Bazen kötü oyunlar, sonuçlar oluyor. Oyunun doğasında olan şeyler. Çok bireysel performans düşüşü vardı. Belki 1-2 oyuncuyu kaldırabiliriz ama 5-6 oyuncuyu kaldırmamız zordu. Kenarda konuşurken de oyunun başında konsantrasyon düşüklüğü olduğunu konuştuk. Kazanmamız gereken bir maçtı. Kağıt üzerinde öyle görünüyordu ama futbol kağıt üzerinde oynanan bir oyu değil. Kazanmak için koşmak, mücadele etmek lazım. 2 puan kaybettiğimiz için üzgünüz" şeklinde konuştu. "Umarım 3-4 oyuncuyla eksik bölgeleri doldurabiliriz" Transfer planlamalarının ve çalışmaların devam ettiğini dile getiren 53 yaşındaki teknik adam, "Sona geldiğimiz oyuncular vardı. Ama oyuncuyu alamıyorsunuz bazen. Herkes çalışıyor, eksik bölgeler doldurmak için. Umarım 3-4 oyuncuyla eksik bölgeleri doldurabiliriz. Çok ayrılık oldu. Bu oyuncuların büyük bölümü planlamamızda yoktu. Çok da önemli kayıplar yaşamadık. Stoper, sol bek, merkez orta saha, kenar ve santrfor için aslında oyuncuları bulmuştuk ama son dakikada işler bozuldu. İşin ekonomik tarafına da bakmak lazım. Sadece Rafa Silva ve Abraham’ın ayrılması kulübe bundan sonrası için 60 milyon Euro avantaj sağladı. Beşiktaş camiası ciddi bir değişim içinde. Ayrılma konusunda doğru şeyler yaptık ama doldurma konusunda geç kaldık. Hangi oyuncuya gitsek 25-30 milyon Euro gibi rakamlar çıkıyor. Bu da zorluyor. Yaz olsa belki daha rahat hareket ederiz" cümlelerine yer verdi.