ÇEVRE - 17 Eylül 2023 Pazar 13:33

Libya’daki felaket, Türkiye’deki barajların dayanıklılığını gündeme getirdi

A
A
A
Libya’daki felaket, Türkiye’deki barajların dayanıklılığını gündeme getirdi

Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, Türkiye’deki barajların çok büyük bir bölümünün oluşabilecek risklere karşı emniyetli olduğunu kaydederek, “Ama bu bizim aşırı hava olaylarına karşı gerek işletme gerek inşaat açısından hazırlıksız olmamızı gerektirmez. Bizim aşırı hava olaylarına teknik olarak maruz kalabilme potansiyeli yüksek bölgelerimizde, barajlarımızın karşı karşıya kalabilecekleri riskleri gözden geçirmemiz lazım” dedi.


Libya’nın Derne şehrinde sel ve fırtınanın etkili olması sonucu iki baraj yıkıldı. Bir felakete dönüşen durum binlerce kişinin ölümüne, binlerce kişinin ise kaybolmasına neden oldu. Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, Libya’da yaşanan olay sonrası Türkiye’deki baraj ve göletlerin dayanıklılığına ilişkin İhlas Haber Ajansı’na (İHA) değerlendirmelerde bulundu.


Derne’de şiddetli yağış ve kasırganın etkisiyle oluşan taşkının barajlar tarafından kontrol edilemediğini hatırlatan Yıldız, barajın kırılmasıyla yaklaşık 20-25 milyon metreküplük su hacminin Derne’ye aktığını kaydetti.


Yıldız, Derne’de aynı durumun tekrarlanma ihtimaline ilişkin, “Bizim yaptığımız araştırmalar iki barajın gövdelerinin ortadan kalktığını ve yeni bir kasırga veya şiddetli yağış gelmedikçe böyle bir tehlikenin olmadığını gösteriyor. Ama aynı bölgeye daha önce de bazı şiddetli yağışlar geldiği ve taşkın riski yaşandığı için bölgenin gelecekte bu riski yaşama ihtimali var” açıklamasını yaptı.



“Barajlarımızın büyük bölümü güvenlik riskine karşı emniyetli”


DSİ kayıtlarına göre ülke genelinde 861 baraj bulunduğunu aktaran Yıldız, “Bu barajlarımızı yaparken ve işletirken birçok riske karşı güvenlik katsayılarını çok yüksek tuttuk. Bu nedenle karşılaştığımız birçok şiddetli depremlere rağmen barajlarımızda endişeye sürükleyecek kadar hasar oluşmadı. Bazı yüzey çatlakları ve küçük hasarlarla bu işleri atlatabildik. Türkiye barajlarının çok büyük bir bölümünün güvenlik riskine karşı emniyet katsayılarının yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Ama bu bizim aşırı hava olaylarına karşı gerek işletme gerek inşaat açısından hazırlıksız olmamızı gerektirmez. Bizim aşırı hava olaylarına teknik olarak maruz kalabilme potansiyeli yüksek bölgelerimizde, barajlarımızın karşı karşıya kalabilecekleri riskleri gözden geçirmemiz lazım” ifadelerini kullandı.



“Göletlerdeki riskler barajdan daha yüksek”


Daha çok tarımsal sulama amaçlı kullanılan göletlerin güvenlik açısından daha esnek olduğunun altını çizen Yıldız, şöyle devam etti:


“Bana göre göletlerimizde oluşabilecek bazı risklerin önümüzdeki dönem için barajlarımızdan daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Göletlerimizin kontrol altına alınması, işletme, bakım ve rehabilitasyonlarının daha sık yapılması ve teknik analizler sonrasında hangi göletlerin hangi konularda rehabilite edilmesinin tespit edilmesi iyi olur.”



“Çaba içinde olmamızın faydası var”


Türkiye’de daha önce herhangi bir baraj yıkılması olayıyla karşılaşılmadığını söyleyen Yıldız, bu durumun bazı risklerle karşılaşılmadığı anlamına gelmediğini belirterek, “Göletlerin büyük bölümü büyükşehir belediyelerince işletilir. Aşırı hava olaylarını ani olarak küçük hacimli göletlerimizi birdenbire doldurup Libya’da olduğu gibi üzerinden suyun aşma riskini azaltmaya yönelik çabalar içinde olmamızda fayda var. Özellikle çok sayıda hidroelektrik santrallerin yağışların aşırı ve kısa süreli bir şekilde düştüğü bölgelerde yer aldığını dikkate aldığımızda onların da aşırı hava olaylarına karşı dikkatli olmasında fayda var” diye konuştu.



“Libya ile kıyaslanamayız”


Yıldız, şunları dile getirdi:


“Türkiye, Libya ile kıyaslanmayacak şekilde çok önemli bir altyapıya ve bilgi birikimine sahip. DSİ Genel Müdürlüğü, barajlarımızın gerek yapım gerek işletme aşamasında güvenliğini alabilecek ve bunu en üst seviyede gerçekleştirecek bilgi birikimi ve donanımına sahip. Ama DSİ’nin dışında göletleri işleten büyükşehir belediyelerimiz ve diğer kurum kuruluşlarımızı bu konuda önümüzdeki dönem yaşanabilecekleri göz önüne aldığımızda daha dikkatli olmalarında ve olası riskleri minimize edecek önlemler konusunda DSİ ile iş birliği içinde yürüyüp gerekli önlemleri almalarında büyük fayda var.”



Libya’daki felaket, Türkiye’deki barajların dayanıklılığını gündeme getirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Savaşın yayılma riski bizi endişelendiriyor" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Savaşın yayılma riski bizi endişelendiriyor. Özellikle ABD’ye belli konuların net bir şekilde anlatılması gerekiyor. İsrail’i durduracak aktör Amerika. Çünkü olası senaryolara göre etkilenecek ülkeler Körfez, Türkiye, Avrupa ülkeleri. İran’ın yeni liderliği fırsat olabilir" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bir televizyonda katıldığı canlı yayınında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgedeki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Fidan, "Savaş İran’la sınırlı kalmıyor, bölgenin tamamına yayılıyor. İran’ın stratejisi bölgedeki ülkelerin enerji altyapılarına saldırmak oldu. Savaşın süresi de, şekli de değişebilir. Savaşın daha kötüye gitmemesi için çalışmalarımızı yapıyoruz. Körfez ülkeleri savaş çıkmasın diye çok uğraştı. Saldırıdan 1 saat öncesine kadar çabalar sürdü. İran’ın ayrım yapmadan bu ülkelere saldırması bence çok yanlış bir strateji. İran ’Ben batacaksam bölgedeki ülkeleri de batırırım’ anlayışı yürüttü" diye konuştu. "İsrail’i durduracak aktör Amerika" 30 Ocak tarihinde savaşı bir süre engellediklerini ifade eden Bakan Fidan, "30 Ocak’ta savaşı bir süre engelledik. Amerikalılar ve İranlılara bir görüşme mimarisi çizdik. Müzakereler sürseydi bir sonuca ulaşılabilirdi. İsrail, ABD’ye muazzam bir baskı yaptı. 28 Şubat itibarıyla da savaş başladı. Kurumlar arasında yoğun bir koordinasyon faaliyeti içindeyiz. Kendimizle ilgili bütün senaryoları masaya yatırıyoruz, tüm kriz senaryolarını gözetiyoruz. Savaşın cephesi iki taraflı genişleyebilir. Saldırılarda sadece askeri üsler değil, enerji alt yapıları da hedefte. Savaşın yayılma riski bizi endişelendiriyor. Özellikle ABD’ye belli konuların net bir şekilde anlatılması gerekiyor. İsrail’i durduracak aktör Amerika. Çünkü olası senaryolara göre etkilenecek ülkeler Körfez, Türkiye, Avrupa ülkeleri. İran’ın yeni liderliği fırsat olabilir. İran’daki yeni liderlik belki savaşı durduracak iradeyi gösterir. Çünkü savaşın uzaması verilecek her tavizden daha kötü zarar verir" şeklinde konuştu. "Önceliğimiz savaşı durdurmak" Savaş bölgesindeki vatandaşların durumunu takipte olduklarını vurgulayan Bakan Fidan, "Vatandaşlarımızın durumunu anbean takipteyiz. Körfez’deki büyükelçilerimiz teyakkuz halinde. Körfez’e kısa dönemli giden vatandaşlarımızın dönüşlerinde sıkıntılar var. Bölgede çok yoğun bir hava trafiği var. İran’ın Körfez ülkelerine gönderdiği füzeler var. Daha yavaş giden dronlar var. Yani hava sahası tamamıyla silahlı dron ve uçaklarla kaplı durumda. Bu operasyonel yoğunluğun azalması sonucunda trafiğin açılacağını düşünüyorum. Türkiye bu sıkıntılı dönemde de bölgemizde bir umut kaynağı. Politikamız bizi sıkıntılardan korudu. Önceliğimiz savaşı durdurmak" dedi.
Burdur Burdur’da kazada ağır yaralanan motosiklet sürücüsünden acı haber Burdur’da plakasını bandana ile gizleyerek polisin ‘dur’ ihtarına uymayan ve girdiği ters yönde otomobille çarpışması sonucu ağır yaralanan motosiklet sürücüsü, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Kaza, dün saat 11.00 sıralarında Bahçelievler Mahallesi Şehit Kalmaz Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, devriye görevindeki polis ekipleri, plakasını bandana ile kapatan bir motosiklet sürücüsüne ‘dur’ ihtarında bulundu. İhtara uymayan Eyüp Rahman Özdemir (20), motosikletiyle kaçmaya başladı. Yaklaşık 10 dakika süren kovalamacanın ardından izini kaybettirmek için ters yöne giren Özdemir’in motosikleti, karşı yönden gelen İ.H. idaresindeki 15 LC 424 plakalı otomobille kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle yola savrulan genç sürücü ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırılan genç tedavi altına alındı. Eyüp Rahman Özdemir, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak bugün hayatını kaybetti. Öte yandan sürücüye ’dur’ ihtarına uymamak suçundan 200 bin TL, ters şeritte seyretmekten 90 bin TL, plakayı gizlemekten 46 bin TL, ehliyetsiz araç kullanmaktan 40 bin TL, ruhsat sahibine 40 bin TL, kask takmamaktan ise 5 bin TL olmak üzere toplamda yaklaşık 400 bin lira idari para cezası uygulandığı öğrenildi. Kazaya karışan motosiklet ise 60 gün süreyle trafikten men edildi.
İstanbul Ziraat Türkiye Kupası: RAMS Başakşehir: 2 - Trabzonspor: 4 (Maç sonucu) Ziraat Türkiye Kupası A Grubu 4. ve son hafta maçında Trabzonspor, deplasmanda karşılaştığı RAMS Başakşehir’i 4-2’lik skorla mağlup ederek grup ikincisi olarak çeyrek finale yükseldi. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 46. dakikada Umut Güneş’in pasında Nuno da Costa’nın altıpasın sağ tarafından yakın köşeye yaptığı vuruşta meşin yuvarlak ağlara gitti. 1-1 51. dakikada Shomurodov’un pasında topla buluşan Fayzullayev’in ceza sahası içi sağ çaprazdan yaptığı vuruşta kaleci Onuralp Çevikkan meşin yuvarlağı kurtardı. 66. dakikada Nuno da Costa’nın pasında ceza sahası içi sağ çaprazda topla buluşan Brnic’in sol ayağıyla uzak köşeye yaptığı vuruşta direğe de çarpan top ağlarla buluştu. 2-1 69. dakikada Mustafa Eskihellaç, topla birlikte ceza yayı üzerine kadar ilerleyip yaptığı vuruşta kaleci Doğan Alemdar’ın solundan meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 2-2 79. dakikada savunmanın arkasına atılan pasta topla buluşan Ozan Tufan, Ba’nın müdahalesiyle yerde kaldı. Mücadelenin hakemi penaltı noktasını gösterip, Ba’yı kırmızı kartla direkt oyun alanı dışına gönderdi. VAR’ın uyarısıyla hakem Ozan Ergün pozisyonun ceza alanı dışında olduğu işaret ederek, oyunun serbest vuruşla devam edeceğini işaret etti. 84. dakikada savunmada Berat Özdemir’in hatasında araya giren Onuachu, ceza sahasına girip sol köşeye yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 3-2 85. dakikada santra kullandıktan sonra kaleci Doğan Alemdar, topu uzaklaştırmak isterken Ozan Tufan ayağını uzattı ve ona çarpan top ağlara gitti. 2-4 Stat: Başakşehir Fatih Terim Hakemler: Ozan Ergün, Murat Tuğberk Curbay, Anıl Usta RAMS Başakşehir: Doğan Alemdar, Onur Bulut (Ömer Ali Şahiner dk. 59), Duarte, Ba, Operi, Umut Güneş (Onur Ergün dk. 83), Kemen (Berat Özdemir dk. 83), Fayzullayev, Shomurodov, Brnic (Yusuf Sarı dk. 72), Nuno da Costa (Selke dk. 72) Yedekler: Volkan Babacan, Crespo, Hamza Güreler, Kaluzinski, Ebosele Teknik Direktör: Nuri Şahin Trabzonspor: Onuralp Çevikkan, Pina, Savic, Batagov, Mustafa Eskihellaç, Bouchouari (Salih Malkoçoğlu dk. 90+1), Okay Yokuşlu (Oulai dk. 65), Augusto (Zubkov dk. 65), Muçi, Nwakaeme (Ozan Tufan dk. 75), Umut Nayir (Onuachu dk. 65) Yedekler: Ahmet Doğan Yıldırım, Erol Can Çolak, Onuralp Çakıroğlu, Taha Emre İnce Teknik Direktör: Fatih Tekke Goller: Nuno da Costa (dk. 46), Brnic (dk. 66) (RAMS Başakşehir), Augusto (dk. 6), Mustafa Eskihellaç (dk. 69), Onuachu (dk. 84), Ozan Tufan (dk. 85) (Trabzonspor) Kırmızı kart: Ba (dk. 79) (RAMS Başakşehir) Sarı kartlar: Shomurodov, (RAMS Başakşehir), Savic, Nwakaeme (Trabzonspor)
Ankara RTÜK Başkanı Daniş: "Yoğun şiddet teması içeren yapımların toplum ve çocuklar üzerindeki etkilerini yakından takip ediyoruz" Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, "Organize suç, mafya ve yoğun şiddet teması içeren yapımların toplum ve çocuklar üzerindeki etkilerini yakından takip ediyoruz. Görsel medyada suçun estetize edilmesi ya da suç karakterlerinin rol model haline getirilmesinin doğurabileceği risklerin farkındayız" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu toplandı. Toplantıya RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ile RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler de katıldı. Daniş, toplantıda yaptığı açıklamada çocukların zararlı içeriklerden korunmasının en temel görev alanlarından biri olduğunu ve RTÜK olarak çalışmaları hız kesmeden sürdürdüklerini belirtti. Daniş ayrıca, şiddeti özendirici, suç örgütlerini veya suç unsurlarını meşrulaştıran yapımları titizlikle takip ettiklerini söyledi. "Çocukların zihinsel gelişimini olumsuz etkileyebilecek içerikleri titizlikle denetlemekteyiz" Dijitalleşmenin hız kazandığı günlerde medya içeriklerinin yalnızca bilgi ve eğlence aracı olmaktan çıkarak, çocukların davranış biçimlerini etkilediğini belirten Daniş, "RTÜK olarak görüş ve çalışmalarımızı paylaşmak bizler için oldukça kıymetlidir. Çocukların zararlı içeriklerden korunması, yayıncılık politikalarının en temel sorumluluk alanlarından biri haline gelmiştir. 6112 sayılı Kanun kapsamında yayın hizmetlerini, özellikle çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini olumsuz etkileyebilecek içerikleri titizlikle denetlemekteyiz. Organize suç, mafya ve yoğun şiddet teması içeren yapımların toplum ve çocuklar üzerindeki etkilerini yakından takip ediyoruz. Görsel medyada suçun estetize edilmesi ya da suç karakterlerinin rol model haline getirilmesinin doğurabileceği risklerin farkındayız. Bu nedenle yalnızca ihlal sonrası yaptırım uygulayan bir anlayış yerine, yayıncı kuruluşlarla sürekli diyalog içerisinde önleyici bir yaklaşım benimsiyoruz. Akıllı İşaretler Sistemi ile aile denetimini güçlendirmekte; yayın saatlerine ilişkin koruyucu düzenlemeler ise çocukların zararlı içeriklere maruz kalmasını azaltmayı hedeflemektedir" ifadelerini kullandı. "Denetim kapasitemizi sürekli geliştiriyoruz" Dijital yayıncılık alanındaki çalışmalarla yayın mekanizmalarını sürekli ele aldıklarını ifade eden Daniş, "RTÜK olarak dijital yayıncılık alanındaki düzenleme ve denetim kapasitemizi sürekli geliştiriyoruz. Ancak yalnızca denetim mekanizmalarının yeterli olmadığı bilinciyle hareket ediyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz medya okuryazarlığı faaliyetleriyle çocuklarımızın ve gençlerimizin izledikleri içerikleri eleştirel bakış açısıyla değerlendirebilmelerini amaçlıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği içerisinde bilinçli medya kullanımının yaygınlaştırılmasını hedefliyoruz. Çocukların güvenli bir medya ortamında büyümesi; kamu kurumlarının, yayıncıların, ailelerin ve toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur. RTÜK olarak bu sorumluluğun bilinciyle hem düzenleyici hem de rehberlik edici rolümüzü kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Gençlerin yüzde 89,2’si sosyal medya hesabına sahip ‘Türkiye’de Gençlerin Medya Kullanımı ve Dijital Okuryazarlık Araştırması 2025’ sonuçları da toplantıda ele alındı. Yapılan araştırmaya göre gençlerin yüzde 89,2’sinin sosyal medya hesabına sahip olduğu, yüzde 82,3 oranında ailelerin çocuklarının tüm sosyal medya hesaplarını bilmediği, yüzde 82,4’ünün haber kaynağı olarak sosyal medyayı kullandığı belirtildi. Ayrıca her 10 gençten yaklaşık 6’sının dijital okuryazarlık düzeyinin yüksek seviyede olduğu vurgulandı.