GÜNDEM - 06 Şubat 2026 Cuma 15:05

MEB: "Deprem sonrası 14 bin 202 dersliğin yapımı tamamlandı, 655 okul ve 8 bin 648 dersliğin yapımı sürüyor"

A
A
A
MEB: "Deprem sonrası 14 bin 202 dersliğin yapımı tamamlandı, 655 okul ve 8 bin 648 dersliğin yapımı sürüyor"

Milli Eğitim Bakanlığı, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerde bin 295 okul ve 9 bin 799 sınıfın kullanılamaz hale geldiğini belirterek, yaklaşık 72 milyar lira tutarında 915 proje ile 14 bin 202 dersliğin yapımının tamamlandığını, 655 okul ve 8 bin 648 dersliğin yapımı ile orta hasarlı 70 okul, 2 bin 352 dersliğin güçlendirme çalışmalarının ise devam ettiğini açıkladı.


Milli Eğitim Bakanlığı, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin oluşturduğu yıkımı gidermek ve eğitim hizmetlerini yeniden yapılandırmak amacıyla bölgede yürütülen faaliyetleri anlatan "Asrın Gayreti: Maarifin İyileştirici Gücü" adlı bir rapor yayımladı. Merkez ve taşra teşkilatlarının görüş ve önerileri doğrultusunda hazırlanan raporda, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası öğrenci ve öğretmenlerin desteklenmesi, eğitim öğretim faaliyetlerinin yeniden düzenlenmesi ve eğitime erişimin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğü ve yürütülmeye devam edildiği belirtildi. 161 sayfalık raporda, depremden doğrudan etkilenen Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde merkez ve taşra teşkilatları tarafından gerçekleştirilen yardım faaliyetlerine yer verildi.



"Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler, milletçe yaşadığımız en ağır sınavlardan biri olmuştur"


Rapora ilişkin açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve ’asrın felaketi’ olarak hafızalara kazınan depremler, milletçe yaşadığımız en ağır sınavlardan biri olmuştur. Ancak bu zorlu süreç, aynı zamanda devlet ve millet dayanışmasının gücünü, birlik ve beraberlik ruhunun bütünlüğünü bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. Depremin ilk anlarından itibaren devletin tüm imkanları seferber edilmiş, aziz milletimiz de gönülden ve karşılıksız bir dayanışma iradesiyle yaraları sarmak için omuz omuza vermiştir. Milletimizin gösterdiği bu yüksek feraset ve fedakarlık sayesinde insanlık tarihinin en büyük afetlerinden birinin altından daha da güçlenerek kalkmayı başardık. Yaşadığımız bu büyük felaketi, çıkardığımız dersler ve geleceğimize duyduğumuz güvenle daha güçlü bir yeniden yapılanma ve hamle sürecinin vesilesi hâline getirdik. Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu süreçte eğitim hizmetlerinin sürekliliğini sağlamak ve evlatlarımızın güvenli ortamlarda eğitim öğretimlerine devam edebilmesini temin etmek, en temel önceliğimiz olmuştur. Bakanlığımız teşkilatlarının eş güdümüyle yürütülen çalışmalar kapsamında ayni ve nakdi yardımlar başta olmak üzere çok yönlü destek mekanizmaları hayata geçirilmiş; eğitim sistemimizin yalnızca bugünü değil, geleceği de güvence altına alınmıştır" ifadelerine yer verdi.



Yardım faaliyetleri ile 15 milyon 726 bin 420 kişiye ulaşıldı


Raporda illere göre ‘Eğitim Materyali, Eğitsel ve Psikososyal Destekler, Eğitim Programlarını Destekleyici Çalışmalar, Yer Değişikliği ve İlk Atama, Yapım ve Onarım Destekleri, Taşıma Hizmetlerine Yönelik Destekler, Beslenme Destekleri, Gıda Dışı İhtiyaçlara Yönelik Destekler, Teknolojik Materyal ve Altyapı Destekleri, Arama Kurtarma Çalışmaları; Gıda ve Beslenme Destekleri, Gıda Dışı İhtiyaca Yönelik Destekler, Barınma Destekleri, Eğitsel Çalışmalar ve Psikososyal Destek, Personel Görevlendirmeleri’ başlıkları altında gerçekleştirilen faaliyetler değerlendirildi. Rapora göre Bakanlık merkez teşkilatı tarafından yürütülen yardım faaliyetleri kapsamında toplam 15 milyon 726 bin 420 kişiye ulaşıldığı, bu süreçte sağlanan ayni ve nakdi yardımların toplam tutarının günümüz değeriyle yaklaşık 170 milyar lira olduğu belirtildi. Bakanlık taşra teşkilatları aracılığıyla gerçekleştirilen yardım faaliyetleri kapsamında ise 59 milyon 798 bin 717 kişiye destek sağlanarak, günümüz değeriyle yaklaşık 14 milyar liralık ayni ve nakdi yardım yapıldığı kaydedildi.



2 bin 352 dersliği güçlendirme çalışmaları sürüyor


6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen deprem felaketinden önce eğitim öğretim faaliyetlerinin 11 bin 567 okul ve 119 bin 200 sınıfta yürütüldüğü belirtilen raporda, deprem felaketi sonrasında 10 bin 272 okul, 109 bin 401 sınıfın hasarsız veya az hasarlı olduğu, bin 295 okul ve 9 bin 799 sınıfın ise kullanılamaz hale geldiği ifade edildi. Bu illerde yaklaşık 72 milyar lira tutarında 915 proje ile 14 bin 202 dersliğin yapımının tamamlandığı aktarılan raporda, az hasarlı yaklaşık 85 bin dersliğin onarıldığı, orta hasarlı 233 okul ve 2 bin 965 dersliğin ise güçlendirildiğinin altı çizildi. Ayrıca halihazırda 655 okul ve 8 bin 648 dersliğin yapımı ile orta hasarlı 70 okul, 2 bin 352 dersliğin güçlendirme çalışmalarının devam ettiği belirtildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü kendisine teslim edildi Uluslararası yarışmada ödül alan Tokatlı amatör fotoğrafçının ödülü bulunup sahibine teslim edidi. Tokat’ta bir fırında simit ve poğaça ustası olarak çalışan fotoğraf tutkunu Mehmet Emin Coruş, geçtiğimiz yıl çektiği fotoğrafla Paris’te düzenlenen Uluslararası XMAGE Fotoğraf Yarışması’nda dünya ikincisi oldu. Vize alamadığı için ödül törenine katılamayan Coruş’un Fransa’dan gönderilen plaketi ve sertifikasının gümrükte imha edildiği yönündeki iddia ise haberlerin ardından yapılan incelemeyle farklı bir boyut kazandı. 170 ülkeden 725 bin fotoğrafın katıldığı yarışmada annelik bağını anlatan karesiyle büyük başarı elde eden Coruş, ödül törenine katılamamasının ardından organizasyon tarafından gönderilen plaket ve sertifikanın kendisine ulaşmadığını belirtmişti. Bunun üzerine firma yetkilileriyle iletişime geçen Coruş’a, firma tarafından gönderilen İngilizce e-postada ürünün imha edildiği bilgisi verildi. 13 Mayıs’ta gündeme gelen haber sonrası Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın, bakanlık personeline olayın araştırılması yönünde talimat verdiği öğrenildi. Yapılan incelemede, plaketin şubat ayında Türkiye’ye giriş yaptığı ve tasnif işlemlerine alındığı tespit edildi. Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından teslim alınan ödül plaketi, Mehmet Emin Coruş’a ulaştırıldı. Ticaret Bakanı Basın Danışmanı Bekir Kaplan, amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ile görüntülü görüştü. Kaplan görüşmede; "Ben konuyu görür görmez bakanımız ile paylaştım. Bakanımızın talimatları doğrultusunda ilgili kargo firması ve ilgili şirketle görüşerek konunun özüne vardık. İnşallah bundan sonraki ödüllerini Allah yerinde almayı sana nasip eder" dedi. Ödül sahibine teslim edildi Ticaret İl Müdürü Ali Osman Sakar, "Kamuoyuna yansımış olan Mehmet Emin Coruş kardeşimizin uluslararası bir yarışmada aldığı ödülün imha edildiğine dair haber yapıldı. Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat’ın talimatlarıyla Mehmet Emin kardeşimize hızlı bir şekilde ulaştık. Kendisiyle irtibata geçtik. Söz konusu ödül teslim süresinde olup bakanlığımızın girişimleriyle hız kazanmıştır. Uluslararası alanda ülkemizi temsil eden Mehmet Emin kardeşimize bakanımızın selamları ile iletmekten mutluluk duyuyorum" dedi. Firma tarafından gönderilen İngilizce mailin Türkçeye çevrilmesiyle bir yanlış anlaşılma yaşandığını söyleyen amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ise "Bildiğiniz üzere 2025 yılında uluslararası fotoğraf yarışmasında ben bir ödül kazanmıştım. Maalesef vize alamadığım Paris’e için gidememiştim. Ödülüm Türkiye’ye gelmişti. Kupamla sertifikam da gümrük sürecine takılmıştı. Gümrük yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerden sonra XMAGE şirketiyle görüşmeye başladım. Onlar da bana bir mail attılar. XMAGE firmasından bana gelen mail İngilizce yazıyordu. Bu metni Türkçe metne çevirdiğimde imha edildiği yazıyordu. Biz de bunu haber yaptık. Bunun üzerine bakanlık devreye girdi. Bana ulaştılar. ’Ödülünüz imha edilmemiş, gümrükte bekliyor’ dediler. Bakanlığımız bu olaya hızlıca müdahale etti. Sayın Ömer Bolat bey ve ekibi kupamı biran önce elime ulaştırdılar. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
İstanbul FIBA Avrupa Kupası’nda takım sayısı 48’e çıkarıldı Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verdi. Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Yönetim Kurulu’nun 15 Mayıs tarihinde İzlanda’nın başkenti Reykjavik’te gerçekleştirilen toplantısında, FIBA Avrupa Kupası’nın 2026-2027 sezonundan itibaren 48 takımla oynanmasına karar verildi. İzlanda Basketbol Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya FIBA Avrupa Başkanı Jorge Garbajosa başkanlık etti. Toplantıya ayrıca FIBA Başkanı Sheikh Saud Ali Al Thani, FIBA Genel Sekreteri Andreas Zagklis ve FIBA Avrupa İcra Direktörü Kamil Novak da katıldı. Yönetim Kurulu, kulüplerden gelen geri bildirimler doğrultusunda FIBA Avrupa Kupası’nın genişletilmesini oy birliğiyle onayladı. Yeni formatta normal sezon, altışar takımdan oluşan sekiz grupta oynanacak. Gruplarını ilk iki sırada tamamlayan 16 takım ikinci tura yükselecek. Rusya ve Belarus’un durumları da konuşuldu Rusya ve Belarus takımlarının FIBA Avrupa organizasyonlarındaki statüsünün ise değişmediği açıklandı. FIBA Merkez Yönetim Kurulu’nun son kararı doğrultusunda mevcut uygulamanın sürdüğü, konunun eylül ayındaki toplantıda yeniden ele alınacağı belirtildi. Avrupa Basketbol’u da ele alındı Toplantıda ayrıca Avrupa basketbolunun çeşitli alanlarına ilişkin güncel gelişmeler ele alındı. Fenerbahçe’nin şampiyonluğu ile tamamlanan Kadınlar Avrupa Ligi (EuroLeague) Altılı Final organizasyonunun Zaragoza’daki başarısı, FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2026 kura çekimi ve FIBA Şöhretler Müzesi töreni değerlendirildi. FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın düzenleneceği yerler açıklandı Gençler organizasyonları kapsamında 2027 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A veya B Klasmanı) Portekiz’in Matosinhos kentinde, 2028 FIBA 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nın (A Klasmanı) ise Estonya’nın Tallinn kentinde düzenlenmesi onaylandı. Yönetim Kurulu ayrıca 2026-28 dönemini kapsayan Gençlik Gelişim Fonu (YDF) ve Haziran 2026’da başlayacak TIME-OUT 4.0 projesi hakkında bilgi aldı. FIBA Avrupa Yönetim Kurulu’nun bir sonraki toplantısı Kasım 2026’da Almanya’nın Hamburg kentinde yapılacak.
Ankara Başıboş köpek mağdurları panelde buluştu Ankara’da platformlar tarafından ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Mağdurlar panelde buluştu. Ankara’da platformlar tarafından 5199 sayılı Kanun’un 2024 değişikliği sonrası uygulama sorunları, belediyelerin hukuki sorumlulukları, halk sağlığı ve güvenlik boyutu, bilimsel, idrai ve insan hakları perspektiflerinin ele alındığı ‘Türkiye’de başıboş köpek sorunu’ paneli düzenlendi. Etkinliğe, başıboş köpek mağdurları katıldı. "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir" Kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi gerektiğini söyleyen Ankara Sivil Toplum Platformu Dönem Sözcüsü Nevzat Öylek, "Köpek üretimi ve rehabilite edilmesi sıkı biçimde denetlenmelidir. Özellikle okul çevreleri, parklar, hastaneler ve ibadethaneler güvenli alanlar haline getirilmelidir. Yalnızca şehir güvenliği konusunda değil, toplumun kültürel ve vicdani meseleleri konusunda da sorumluluk almaya devam ediyoruz. Dün RTÜK önünde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında ekranlar üzerinden toplumumuza yönelik kültür emperyalizmine aile yapısını hedef alan yayınlara ve toplumsal değerlerimizi aşındırmaya çalışan içeriklere ilişkin kaygımızı ifade ettik" diye konuştu. "Hastaneye götürülürken yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyordu" Yıllarca ‘bir kap mama bir kap su koy’ sloganlarıyla adeta beyninin yıkandığını ifade eden mağdur anne ise bir hayvandan insana böylesine bir zarar gelebileceğini asla düşünmediğini kaydederek, şöyle konuştu: "Ancak bu propagandanın arka planını sorgulamamanın bedeli bizim için çok ağır oldu. Sadece 3 buçuk dakika içinde varlığıyla içimi şükürlerle dolduran kızım, başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Kaçarken bir kamyonun altında kaldı ve bacağı koptu. Sizin haberlerde köpek saldırısı deyip geçtiğiniz o başlıklar bizim hayatımıza düşen birer ateş topuydu. Yanına vardığımda bana, ‘özür dilerim anneciğim köpekler saldırdı’ diyordu. Hastaneye götürülürken yaşam hevesiyle dolu olan yavrum, ‘ölmeyeceğim değil mi baba?’ diye soruyor, acısı dayanılmaz hale geldiğindeyse uyutun beni diye yalvarıyordu. Biz bu felaketin ortasında çaresizce beklerken sosyal medyada bir tokat gibi yüzümüze vurulan iftiralar başladı. Kızımın hep sokaklarda olduğu, köpekleri tahrik ettiği gibi asılsız yalanlar yayıldı. İftiralar, öyle ahlaksız bir boyuta ulaştı ki olayın FETÖ kurgusu olduğundan tutun iffetime, namusuma, şahsıma yönelik onur kırıcı saldırılara kadar her türlü haksızlığa uğradım. Evladımız canıyla uğraşırken biz aynı zamanda bu organize kötülükle uğraşmak zorunda kaldık." Programa, hukukçular, mağdurlar ve akademisyenler katıldı.