POLİTİKA - 09 Ocak 2026 Cuma 15:46

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "ABD bundan böyle en büyük korsan devlettir"

A
A
A
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "ABD bundan böyle en büyük korsan devlettir"

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, ABD Başkanı Donald Trump’ın küresel siyaseti "korsanlık düzenine" sürüklediğini savunarak, uluslararası hukukun fiilen ortadan kalktığını söyledi.


Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye ve dünya gündemine değerlendirmelerde bulundu. ABD Başkanı Donald Trump’ı sert sözlerle eleştirerek, ABD’nin küresel ölçekte "korsan devlet" haline geldiğini savunan Yalçın, Trump’ın uluslararası ilişkilerde yeni ve tehlikeli bir dönemi başlattığını belirtti. Yalçın, "Günümüzün kara korsanı Donald Trump’tır. Bağımsız ve kişisel korsanlık, Trump trendinde devletlerarası korsanlığa evrilmiştir. ABD bundan böyle en büyük korsan devlettir" değerlendirmesinde bulundu.


ABD’nin İsrail üzerinden Orta Doğu’da da benzer bir çizgi izlediğini ifade eden Yalçın, uluslararası hukuk normlarının fiilen ortadan kalktığını savunarak, "Diplomasinin yerini Trumplomasi almıştır. Uluslararası arenada geçerli motto artık gücü gücü yetenedir" ifadelerini kullandı.



"BM suspus, NATO işlevsiz"


Yalçın, ABD’nin son hamleleri karşısında Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların etkisiz kaldığını belirterek, "ABD’nin hukuk tanımazlığı karşısında BM suspustur. Uluslararası kurumlar tamamen işlevsiz hale gelmiştir" dedi.


ABD’nin Grönland üzerinden Danimarka’yı tehdit ettiğini kaydeden Yalçın, bu durumun NATO’nun güvenlik mimarisini de çökerttiğini savunarak, "Anlı şanlı NATO’nun caydırıcılığı askerî masallarda kalmıştır" ifadelerine yer verdi.



Venezuela ve Küba krizi vurgusu


Yalçın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD’ye götürülmesini "ülke halkının iradesine vurulmuş bir darbe" olarak nitelendirerek, bunun iç ihanet ve dış müdahalenin birleşimiyle gerçekleştiğini savundu.


Mevcut küresel tablonun 1962 Küba Füze Krizi’ni hatırlattığını belirten Yalçın, nükleer silahların artık caydırıcılığın ötesinde insanlığın varlığına yönelik tehdit haline geldiğini söyledi.



"Türkiye nükleer program başlatmalı"


Küresel şartlar altında Türkiye’nin güvenliğini yeniden tanımlaması gerektiğini savunan Yalçın, "Mevcut küresel şartlarda Türkiye’nin kendi nükleer programını başlatması elzemdir" ifadesini kullandı.


Batı’nın yıllarca savunduğu insan hakları, egemenlik ve uluslararası hukuk ilkelerinin terk edildiğini savunan Yalçın, "Batı uygarlığı kendi ürettiği evrensel değerleri kendi elleriyle yıkmıştır" değerlendirmesinde bulundu.



"Terörsüz Türkiye hamlesi isabetliydi"


Yalçın, ABD’nin son adımlarının MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Terörsüz Türkiye" vizyonunun önemini ortaya koyduğunu belirterek, bu hamlenin neden başlatıldığının bugün daha iyi anlaşıldığını ifade etti.


Türkiye’nin yeni bir denge sistemi kurması gerektiğini vurgulayan Yalçın, ülkenin kendi kendine yeten, savunmasını ve ekonomisini bağımsız biçimde inşa eden bir yapıya kavuşmasının zorunlu olduğunu kaydetti.



"Türk milliyetçilerinin fitne ve tefrikadan uzaklaşarak MHP çatısı altında toplanması gerekmektedir"


Açıklamasının son bölümünde iç politikaya da değinen Yalçın, Türk milliyetçiliğinin birleştirici gücüne dikkat çekerek, "Siyasette bu ülküyü layıkıyla temsil eden yegâne siyasi kuruluş MHP’dir" ifadesini kullandı.


Yalçın, MHP ve Cumhur İttifakı’nın Türkiye’nin geleceği açısından vazgeçilmez olduğunu savunarak, "Türk milliyetçilerinin fitne ve tefrikadan uzaklaşarak MHP çatısı altında toplanması gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kepez’de kitap fuarı kapılarını açıyor Akdeniz’in kültür ve edebiyat merkezi Kepez, 27 Mart-5 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek Kitap Fuarı ile kitapseverleri buluşturuyor. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuar, on gün boyunca dolu dolu etkinliklere ev sahipliği yapacak. Kepez Belediyesi, Antalya’yı "UNESCO Dünya Kitap Başkenti" yapma hedefi doğrultusunda kültür ve edebiyat çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda "İnsan Okur" mottosuyla düzenlenen Kepez Kitap Fuarı, 27 Mart’ta kapılarını açıyor. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuar; yayınevleri, yazarlar, imza günleri ve söyleşilerle kitapseverleri bir araya getirecek. On gün boyunca edebiyat, bilim, psikoloji ve güncel konuların ele alınacağı etkinliklerle Kepez, kültür ve edebiyatın buluşma noktası olacak. Fuar, her yaştan ziyaretçiye hitap eden programıyla şehrin kültürel yaşamına önemli katkı sunacak. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 27 Mart – 5 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek fuara tüm Antalyalıları davet ederek, "Kitapların birleştirici gücünü birlikte yaşayalım, kültürle büyüyen bir şehir idealini hep birlikte güçlendirelim" dedi. Antalya’nın kültür ve edebiyat alanındaki gelişimine vurgu yapan Başkan Kocagöz, "Antalya’nın kültürünü, edebiyatını, hafızasını ve yarınlarını birlikte inşa edeceğiz. Bu yolculuğun kalbi Kepez’de atacak. Amacımız net; Antalya’yı UNESCO Dünya Kitap Başkenti yapmak. Kepez’in öncülüğünde kültürel üretimin güçlü bir merkezini oluşturmak, okuma alışkanlığını her yaşta yeniden canlandırmak, dijital çağın sunduğu imkanları kültürel üretimle buluşturmak ve yeni yazarların önünü açmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kepez’de kitap günlük yaşamın bir parçası oluyor Başkan Kocagöz, Türkiye’de ilk kez hayata geçirilecek bir projeye de değinerek, otobüs durakları, hastaneler ve çeşitli bekleme alanlarına yerleştirilecek karekod sistemi sayesinde vatandaşların kitap özetlerine kolayca ulaşabileceğini belirtti. Bu sistemle isteyenlerin kitapları okuyabileceğini ya da kulaklık aracılığıyla dinleyebileceğini ifade eden Kocagöz, uygulamanın okuma alışkanlığını günlük yaşamın bir parçası haline getirmeyi amaçladığını söyledi.
Siirt Araç yangınlarında ’yakıt ve yağ kaçağı’ detayı Siirt’te otomobil ustaları, son dönemlerde sıkça rastlanan seyir halindeki araçların alev almasına yakıt kaçakları, yağ kaçakları ve dışarıdan gelen hayvanların izolasyon malzemelerini parçalamalarının neden olabileceğini belirtti. Her yıl onlarca araç seyir halinde veya park halindeyken yanabiliyor. Bazı araçlarda yangınların çıkış nedeni belirlenemiyor. Otomotiv sektöründe 32 yıldır bulunan Hacı Ulusal, bazı yangınların yakıt kaçakları, yağ kaçakları ve dışarıdan gelen hayvanların izolasyon malzemelerini parçalamaları nedeniyle oluşabileceğine dikkat çekti. Hacı Ulusal, uzun yıllardır otomotiv sektöründe hizmet verdiğini 2019’dan bu yana Siirt’te olduğunu söyledi. Ulusal, ’’Bu mesleğe 1994 yılında, küçük yaşlarda başladım. Öncelikle araç sahiplerinin kaputun altını sürekli kontrol etmeleri gerekiyor. Aracın altında oluşan yağ akıntılarını dikkate almaları gerekir. Araç yangınları, yakıt kaçakları, yağ kaçakları ve dışarıdan gelen hayvanların izolasyon malzemelerini parçalamaları nedeniyle oluşabilir. Araç yanmaya başladığı zaman kolay kolay sönmez. Olası bir yangın durumunda ilk müdahalenin yangın tüpüyle yapılması gerekir, tabii araçta yangın tüpü varsa. Bizim sürekli söylediğimiz bir söz vardır ’’Bakımsız araç, intikamını yolda alır.’ Araç olduğu yerde genellikle arıza vermez" dedi. Ufacık bir yağ damlasının bile ciddi zararlara yol açabileceğini anlatan Ulusal, "Bu mutlaka yangın olacak anlamına gelmez. Araçların aksamında su hortumları vardır ve bunlar su bazlıdır. Bu hortumlara yakıt ya da yağ değdiğinde deforme olur ve patlayarak maddi zararlara yol açabilir. Araç sahipleri aslında yarı ustadır. Kaputu açıp elle ve gözle yapılacak basit bir kontrol, büyük bir faciayı önleyebilir. Kontrol amacıyla gelen müşterilerimizden ücret almıyoruz. Geçtiğimiz bir ay içerisinde sadece şehrimizde 4-5 araç yangını oldu. Gördüğüm ve şahit olduğum kadarıyla ilk müdahale oldukça zayıf; yani nasıl müdahale edileceği pek bilinmiyor" diye konuştu. Öncelikle yanan aracın kaputu birden açılmaması gerektiğini aktaran Ulusal, "İyi bir yanma için oksijen gerekir. Kaput altında hapsolan gaz, alev ve oksijen birden buluştuğunda yangın büyür ve söndürülmesi çok zor hale gelir. Böyle durumlarda aracın kaputu önce soğutulmalı, ardından kaput çok hafif aralanarak araya varsa yangın tüpüyle gaz püskürtülmelidir. Eğer yangın tüpü yoksa kaputun arasından su sıkılmalıdır. Yangında her şeyden önce panik yapmamak gerekir. Soğukkanlı olmak çok önemlidir. Benzinli bir araçsa patlama ihtimali olabilir; ancak dizel araçlarda patlama ihtimali oldukça düşüktür. Bu yüzden panik yapılmamalıdır. Araçların çoğu bakımsızlıktan yanıyor. İnsanlar 3-5 bin liralık bakım masrafından kaçıp yıllık periyodik bakımlarını geciktirdiklerinde, kendilerini kar etmiş sanıyorlar. Oysa bakımını uzun süre yaptırmadıklarında çok daha ciddi zararlarla karşılaşabiliyorlar" şeklinde konuştu.