POLİTİKA - 14 Mart 2026 Cumartesi 22:39

MHP Lideri Bahçeli: "Türkiye vicdan, emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir"

A
A
A

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin belediye başkanları ile iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Bahçeli, "Sözlerimin hemen başında şu hakikatin altını kalın şekilde çizmek isterim; içinden geçtiğimiz dönem sıradan bir zaman dilimi değildir. Zamanın akışı hızlanmış, coğrafyanın dili sertleşmiş, siyasetin yükü ağırlaşmıştır. Haritalar yerinde duruyor gibi görünse de haritaların arkasındaki kudret terazisi derin mahfiller tarafından yeniden kurulmaktadır. Devletler aynı sınırlarla tanımlanıyor ve anılıyor olsa da güvenlik kuşakları yer yer daralmakta, yer yer genişlemekte ve yer yer de kırılmaktadır" diye konuştu.

Konuşmasında küresel ve bölgesel sorunlara ve devletlerarası rekabete dikkati çeken Bahçeli, "Gazze’de yaşanan insanlık dramı, Lübnan sahasında derinleşen kırılma, İran merkezli gün geçtikçe kontrolden çıkarak tırmanan savaş hali, Suriye ve Irak zeminindeki kırılganlık, Ukrayna-Rusya savaşının Avrupa güvenlik mimarisini sarsan etkisi, Afganistan’dan Pakistan’a uzanan istikrarsızlık hattı, Çin ile Hindistan sahasındaki makro ve mikro stratejik rekabet; bunların hiçbiri birbirinden kopuk ve tesadüfi hadiseler değildir. Aksine, Avrasya’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş bir kuşakta güç dengelerinin yeniden tartıldığı, güvenlik kuşaklarının yeniden çizildiği ve küresel düzenin yeni bir geometri kazandığı büyük bir hesaplaşmanın farklı cepheleridir" şeklinde konuştu.

"Devlet aklı hadiseleri olup bittikten sonra yorumlayan bir seyirci değildir"

Devlet idaresinde meselenin yalnız doğruyu bilmek olmadığını doğruyu doğru zamanda söyleyebilmek olduğunu belirten Bahçeli, doğru tedbiri gecikmeden alabilmek, tehlikeyi kapıya varmadan sezebilmek ve fırsatı heba olmadan değerlendirebilmek olduğunu vurguladı. Bahçeli, "Devlet aklı hadiseleri olup bittikten sonra yorumlayan bir seyirci değildir; olup bitecek olanı önceden tartan, ihtimalleri hesaplayan ve istikameti buna göre tayin eden iradedir. Zamansız cesaret çoğu zaman hesapsızlığa dönüşür, gecikmiş tedbir ise kudret değil zaaf üretir. Buna karşılık erken kavranmış bir risk, devletlere hareket alanı açar, milletlere nefes aldırır ve krizleri yönetme kabiliyeti kazandırır. Türkiye’nin bugün ihtiyaç duyduğu çizgi de tam olarak budur: öfkeye kapılmayan, hamasetle savrulmayan, rehavete teslim olmayan; aklı, tecrübeyi ve milli menfaati merkeze alan soğukkanlı bir devlet çizgisi" diye konuştu.

"Devlet zayıflarsa mezhep konuşur, silah konuşur, yabancı başkentler konuşur"

İsrail’in yeni güç dengesi kurma arayışında olduğunu kaydeden Bahçeli, "Lübnan’ın başına gelen her hadise Türkiye’ye şu gerçeği yeniden hatırlatmaktadır: Devlet zayıflarsa coğrafya konuşur, softalık konuşur, mezhep konuşur, silah konuşur, yabancı başkentler konuşur. Devlet ayakta durursa millet nefes alır, sınırlar emniyet bulur, dış müdahale hevesi kırılır. Bugün ortaya çıkan tablo şunu göstermektedir: İsrail, Filistin sahasını fiilen tasfiye edilmiş bir alan gibi görmekte ve güvenlik stratejisini kuzeye doğru genişletme arayışını açık biçimde hızlandırmaktadır. Gerekçe Hizbullah olur, gerekçe İran olur, gerekçe güvenlik olur; fakat ortaya çıkan stratejik yönelim değişmemektedir" şeklinde konuştu.

"Türkiye, krizin akıntısına kapılan bir ülke konumuna sürüklenemez"

Türkiye’nin stratejik istikameti düzen kuran bir denge siyaseti olduğunu ifade eden Bahçeli, "Türkiye’nin nasıl bir siyasal ve stratejik hat izlemesi gerektiği hayati önem taşımaktadır. Çünkü mesele yalnızca bölgesel bir kriz değildir; aynı zamanda Türkiye’nin jeopolitik konumunun, güvenlik mimarisinin ve stratejik aklının sınandığı tarihi bir eşiktir. Bizim çizgimiz açıktır. Türkiye krizin akıntısına kapılan bir ülke konumuna sürüklenemez. Türkiye yangının büyümesine hizmet eden bir aktör haline gelemez; bilakis yangını sınırlayan, gerilimi dengeleyen, kutuplaşmayı yatıştıran ve bölgesel aklı yeniden inşa eden merkez ülke konumunu güçlendirmek zorundadır. Türkiye’nin stratejik istikameti savrulma değildir; düzen kuran bir denge siyasetidir. Bu yaklaşım, Türkiye’nin jeopolitik ağırlığını koruyan ve bölgesel istikrarın mimarları arasında yer almasını sağlayan devlet aklının tabii neticesidir" ifadelerini kullandı.

"Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir"

Türkiye’nin diplomatik ağırlığını tahkim etmesinin yolunun aktif ve kurucu davranmasından geçtiğini ifade eden Bahçeli, "Asıl mesele, bu gerilimin ardından kurulacak yeni bölgesel mimaride Türkiye’nin nerede duracağıdır. Türkiye edilgen kalırsa başkalarının kurduğu denklemin sonuçlarına maruz kalır. Türkiye aktif ve kurucu davranırsa, kendi güvenlik kuşağını, kendi jeoekonomik alanını, kendi diplomatik ağırlığını tahkim eder. Bizim anlayışımız nettir. Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" ifadelerini kullandı.

Furkan Doğan - Ahmet Özkurt

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 500 Büyükçekmeceli kadın Edirne’de iftar sofrasında buluştu Büyükçekmece Belediyesi tarafından düzenlenen "Edirne Ramazan Gezisi" kapsamında Edirne’yi ziyaret eden yaklaşık 500 kadın, tarihi gezi programının ardından iftar sofrasında bir araya geldi. Bu yıl 41’incisi gerçekleştirilen geleneksel gezi programı kapsamında Büyükçekmeceli kadınlar Serhat Şehri Edirne’yi ziyaret etti. Gün boyunca Selimiye Camii başta olmak üzere kentin tarihi mekanlarını, ibadethanelerini ve müzelerini gezen kadınlar, programın sonunda iftar sofrasında buluştu. "Köprüleri taştan iki kent buluşması" olarak anılan Edirne ve Büyükçekmece arasında yıllardır sürdürülen geleneksel Ramazan buluşması kapsamında düzenlenen programda katılımcılar hem tarihi mekanları gezdi hem de birlikte iftar yaptı. Selimiye Camii ve çevresindeki tarihi alanları ziyaret eden Büyükçekmeceli kadınlar, kentin kültürel ve tarihi zenginliklerini yakından görme fırsatı buldu. Gün boyu süren gezinin ardından kurulan iftar sofralarında bir araya gelen 500 kadın Ramazan’ın manevi atmosferini birlikte yaşadı. Her yıl Ramazan ayında düzenlenen geleneksel Edirne gezisinin iki kent arasındaki kültürel bağın güçlenmesine katkı sağladı. "Bu geleneği 41 yıldır sürdürüyoruz" Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, Ramazan ayının bereketini paylaşmak için Büyükçekmeceli kadınlarla birlikte Edirne’de buluştuklarını belirterek, "Aynı sofrada buluşmak ve dualarımızı paylaşmak için bu geleneği 41 yıldır sürdürüyoruz. Edirne’nin tarihini, kültürünü ve kadim dokusunu birlikte yaşıyoruz. Osmanlı’ya başkentlik yapmış bu şehirde bir arada olmak bizim için ayrı bir anlam taşıyor" dedi. "Büyükçekmeceli kadınları Edirne’de ağırlamaktan mutluyuz" Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ise her Ramazan ayında Edirne’ye gelen Büyükçekmeceli kadınları ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, geleneksel hale gelen bu buluşmanın iki şehir arasındaki dostluğu ve dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti.