GÜNDEM - 08 Ocak 2026 Perşembe 11:59

MSB: "Suriye’nin yardım talep etmesi hâlinde Türkiye gerekli desteği sağlayacaktır"

A
A
A

Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye'nin ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ ilkesi doğrultusunda Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde terör örgütleriyle mücadelesini desteklediğini ve yardım talep etmesi hâlinde Suriye’ye gerekli desteğin sağlanacağını açıkladı.

Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt içi ve sınır ötesindeki faaliyetleri, hudut güvenliği, savunma sanayii, personel temini ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aktürk, Sarıkamış Harekâtı’nın 111’inci ve Birinci İnönü Zaferi’nin 105’inci yıl dönümleri olduğunu hatırlatarak, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazileri rahmet ve minnetle yad ettiklerini ifade etti.

Suriye harekât alanlarında 743 kilometre tünel imha edildi

Türk Silahlı Kuvvetlerinin kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarda ve ötesinde arazi arama-tarama ile mağara, sığınak, barınak ve mayın ile el yapımı patlayıcı tespit ve imha faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Aktürk, Suriye harekât alanlarında imha edilen tünel uzunluğunun Menbic’de imha edilen 2 kilometrelik tünelle birlikte 743 kilometreye ulaştığını söyledi. Aktürk, bu kapsamda Tel Rıfat’ta tespit edilen tünellerin tamamının, Menbic’de ise yüzde 91’inin imha edildiğini kaydetti.

Sınırlarda 108 kişi yakalandı

Hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Yılbaşından bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 108 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 1’i terör örgütü mensubudur. 853 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yine, Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 51 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" ifadelerini kullandı.

Gazze için uluslararası topluma çağrı

Tuğamiral Aktürk, İsrail’in Gazze’de ateşkes ihlallerine yeni yılda da devam ettiğini belirterek "Gazze’deki ateşkes ihlallerine yeni yılda da devam etmekte ve birçok yardım kuruluşunun lisansını çeşitli bahanelerle iptal ederek bölgeye yapılan insani yardımları kısıtlamaktadır. İsrail’in ateşkese eksiksiz riayet etmesi ve Gazze’ye insani yardımların kesintisiz şekilde ulaştırılmasına izin vermesi uluslararası toplumun ortak beklentisidir" diye konuştu.

Uluslararası toplantılar ve temaslar

Aktürk, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu'na katkıda bulunacak ülkelerin genelkurmay başkanlarının katılımıyla 5 Ocak’ta uzaktan görüntülü toplantı icra edildiğini hatırlatarak, "Karadeniz’deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz Görev Grubu Komite Toplantısı ile komuta devri ve aktivasyon töreni Beşiktaş Deniz Müzesi Komutanlığında bugün (8 Ocak) icra edilmektedir" dedi.

Savunma sanayiinde yerli ve millî ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkân ve kabiliyetlerinin artırıldığını belirten Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığına muhtelif miktarda Seyyar Havan Tespit Radarı, MİLKED Elektronik Destek Sistemi (3A3) ve Millî Piyade Tüfeği'nin (MPT-76) muayene ve kabul işlemleri tamamlanarak envantere alındığını bildirdi.

Personel temini ve bedelli askerlik

Aktürk, personel temini kapsamında Kara Kuvvetleri Komutanlığına 2026 yılı uzman erbaş ve sözleşmeli er başvurularının 18 Ocak’a, MSB ve bağlı kurumlar için memur ve sözleşmeli personel başvurularının 25 Ocak’a, Millî Savunma Üniversitesi askerî öğrenci aday belirleme sınavı başvurularının ise 29 Ocak’a kadar devam edeceğini duyurdu. Bedelli askerlik tutarının Hazine ve Maliye Bakanlığınca yayımlanan genelge doğrultusunda 2026 yılının ilk altı ayı için 333 bin 89 lira olarak belirlendiğini belirten Aktürk, başvuruların 7 Ocak itibarıyla başladığını söyledi.

"Suriye’nin yardım talep etmesi hâlinde Türkiye gerekli desteği sağlayacaktır"

Milli Savunma Bakanlığı, terör örgütünün Halep’te sivilleri ve güvenlik güçlerini hedef alan saldırılarında 4 kişinin hayatını kaybetmesi ve 18 kişinin yaralanması üzerine Suriye hükümetinin kamu düzeni ve vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak amacıyla terörle mücadele operasyonu başlattığını bildirdi. Bakanlık, "Söz konusu operasyon tamamıyla Suriye Ordusu tarafından gerçekleştirilmektedir. Suriye’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir. Türkiye, Suriye’de yaşanan gelişmeleri yakından takip etmektedir. Ülkemiz, ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ ilkesi doğrultusunda Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle mücadelesini desteklemektedir. Bu kapsamda Suriye’nin yardım talep etmesi hâlinde Türkiye gerekli desteği sağlayacaktır" açıklamasında bulundu.

Ukrayna’ya barış gücü ve Karadeniz güvenliği

MSB, Rusya-Ukrayna savaşında kalıcı ateşkesin sağlanmasına yönelik her türlü yapıcı girişime Türkiye’nin katkı sunmaya hazır olduğunu da belirterek, "Türkiye’nin Ukrayna’ya Barış Gücü kapsamında asker göndermesi için öncelikle ateşkesin sağlanması ve müteakiben görev tanımı netleştirilmiş bir misyonun belirlenmesi ve hangi ülkenin ne ölçüde katkı sağlayacağının ortaya konulması gerekmektedir. Bunun yanında ülkemiz, sağlanacak bir ateşkes sonrası Karadeniz’de güvenlik ve istikrarın sürdürülmesi ile seyrüsefer emniyetinin sağlanmasına yönelik askerî planlamalara liderlik etmektedir. Türkiye, bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz’deki dengeyi sağlayan ve bölgenin güvenliği konusunda büyük önem arz eden Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni dikkatle, sorumlu, tarafsız ve tavizsiz bir biçimde uygulamıştır, uygulamaya da devam edecektir" açıklamasını yaptı.

Yunanistan basınındaki "taciz" iddiaları

Bakanlık, Yunanistan’ın Ege Denizi’nde Türkiye’nin deniz yetki alanlarından kaynaklanan hak ve menfaatlerini yok sayarak tek taraflı faaliyetler yürütme girişiminde bulunduğunu belirtti. Bu girişimlerin uluslararası hukuk çerçevesinde ve Türkiye’nin girişimleriyle etkisiz kılındığı kaydedildi. Bu kapsamda Yunanistan tarafından seyir duyuruları yayımlanan Panama bayraklı Ocean Link kablo döşeme gemisinin optik kablo döşeme faaliyetlerinin yakından takip edildiği aktarılarak, Yunan basınında iddia edildiği gibi Türkiye tarafından söz konusu gemiye yönelik herhangi bir tacizin söz konusu olmadığı ifade edildi.

İsrail’in Somaliland’i tanıması

Bakanlık, İsrail’in Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanımasının uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu da vurguladı. Bu adımın Somali’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef aldığı ve bölgedeki hassas dengeleri daha kırılgan hale getirdiği ifade edildi. Bakanlık, söz konusu kararın bugüne kadar 70’in üzerinde ülke ve uluslararası organizasyon tarafından kesin bir dille reddedildiğini hatırlatarak, "Türkiye, kardeş Somali’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan desteğini kararlılıkla sürdürecektir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Somali’nin istikrarı ve güvenliği çerçevesinde Somali ordusunun Havarij terör örgütü (El Şebap) ile mücadelesinin desteklenmesine, Somali Silahlı Kuvvetlerinin teşkilat, eğitim-öğretim, askerî alt yapı ve lojistik sistemlerinin iyileştirilmesi ile eğitime destek ve yardım faaliyetlerine devam etmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

Oğuzhan Halil Özbek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul TBL1XR1-ilişkili nadir hastalığa karşı beyin organoidi araştırması ile tedavi geliştirilecek Acıbadem Üniversitesi ve Altınbaş Üniversitesi Herdem Çare Derneği işbirliğiyle öğrenme güçlüğü, epilepsi ve otizmle benzer belirtiler gösteren TBL1XR1-ilişkili nadir hastalığın tedavisi için şimdi Türkiye’de bir araştırma hayata geçiriliyor. Acıbadem Üniversitesi, Altınbaş Üniversitesi ve HERDEM Çare Derneği, TBL1XR1 hastalığını anlamak ve muhtemel tedavi yollarını araştırmak üzere güçlerini birleştirdi. Araştırma kapsamında Türkiye’de ilk kez bu hastalık özelinde, Acıbadem Üniversitesi Nadir Hastalıklar ve Yetim İlaçlar Uygulama ve Araştırma Merkezi (ACURARE) liderliğinde "beyin organoidi" geliştirilecek olması dikkat çekiyor. Bilimsel çalışma yalnızca TBL1XR1’e değil; otizm, epilepsi ve benzeri nörogelişimsel hastalıkların anlaşılmasına da ışık tutmayı hedefliyor. Bilimsel araştırmayla eş zamanlı olarak, bu hastalıkla yaşayan aileleri bir araya getirmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla da kapsamlı çalışmalar yürütülecek. "Dünya nüfusunda yaklaşık 300 milyon kişinin nadir bir hastalıktan etkilendiği tahmin ediliyor" Acıbadem Üniversitesi’nde gerçekleştirilen konferansta nadir hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgili son gelişmelerden söz eden Acıbadem Üniversitesi Nadir Hastalıklar ve Yetim İlaçlar Uygulama ve Araştırma Merkezi (ACURARE) Müdürü ve Çocuk Genetik Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Alanay, ’nadir’ kavramının sanıldığından çok daha geniş bir kitleyi kapsadığını vurgulayarak, "Bugün dünyada 6 binden fazla nadir hastalık olduğu düşünülüyor. Toplamda bakıldığında yaklaşık 300 milyon insan nadir bir hastalıkla yaşıyor. Türkiye’ye uyarladığımızda bu sayı 5–6 milyon kişiye karşılık geliyor. Yani isimleri nadir ama etkiledikleri kişi sayısı hiç de az değil" dedi. Prof. Dr. Yasemin Alanay’a göre nadir hastalıkların büyük bölümü tek bir gen mutasyonundan kaynaklanırken TBL1XR1 de bu gruba giriyor ve çoğu zaman otizm, epilepsi ya da zihinsel yetersizlik tanılarıyla karışabiliyor. Bu durum tanı süresini uzatmasının yanı sıra, dünyada tanı süresi ortalama 5 yılı buluyor. "Şu anda nadir genetik hastalıkların yalnızca yüzde 5’inin tedavisi var; ama bu oranın zamanla yüzde 95’e çıkacağına inanıyoruz" Prof. Dr. Yasemin Alanay, genetik tanı imkanlarının Türkiye’de oldukça gelişmiş olmasına rağmen hâlâ çok sayıda çocuğun tanı alamadığını belirtiyor. Asıl büyük sorunun ise tedavi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yasemin Alanay, "Bugün nadir genetik hastalıkların yalnızca yüzde 5’inin tedavisi var. Ama biz bu oranın zamanla yüzde 95’e çıkacağına inanıyoruz. Bunun için önce tanıyı net koymak, sonra hastalığı hücresel düzeyde anlamak zorundayız. TBL1XR1 hastalığı ise bu açıdan çok önemli bir model" dedi. Alanay, araştırmanın bilimsel omurgasını beyin organoidi çalışmalarının oluşturduğuna dikkat çekerken, "Beyin organoidi, hastadan alınan cilt ya da saç kökü hücrelerinden laboratuvar ortamında geliştirilen, beynin genetik ve işlevsel özelliklerini taşıyan mikroskobik "mini beyin" modelleri aslında. Bu teknoloji sayesinde hastalığa neden olan genetik bozukluk, insan beynine en yakın ortamda incelenebiliyor" şeklinde konuştu. "Hastanın küçük bir beyin modelini geliştirerek, hastalığın sebebini anlamaya ve tedavi için kullanmaya çalışıyoruz" Çalışmayı yürüten isimlerden Acıbadem Üniversitesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Kaya Bilgüvar, bu yöntemin avantajlarını şöyle özetledi: "Beyin organoidlerinin en büyük avantajı, hayvan deneylerine ihtiyaç duymadan, doğrudan hastanın kendi genetik yapısını taşıyan bir model üzerinde çalışmaya imkan vermesidir. Böylece hastalığın beyinde nerede ve nasıl ortaya çıktığı anlaşılabilir, genetik düzeltmeler denenebilir ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarının yolu açılır. Özellikle TBL1XR1 gibi nadir ve az bilinen hastalıklarda, beyin organoidleri bilimsel araştırmalar için kritik ve dönüştürücü bir araç olarak öne çıkıyor. Asıl hedef, gen düzenleme teknikleriyle bu bozulmanın geri döndürülüp döndürülemeyeceğini görmek. Mutasyonu laboratuvar ortamında düzelttiğimizde hücreler normale dönüyor mu? Eğer dönüyorsa, bu gelecekteki tedaviler için çok güçlü bir umut demek." Dernek sayesinde ailelere ulaşılacak Sürecin arkasındaki itici güçlerden biri olan HERDEM Çare Derneği Başkanı Dr. Ayşegül Altınbaş, "Oğlum Erdem’e TBL1XR1 tanısı konulduktan sonra yaşadıklarım, HERDEM Çare Derneği’nin doğmasına neden oldu. Sekiz sene doktor doktor dolaştıktan sonra sonunda oğlumun hastalığına tanı konabildi. Tanı aldığımızda ‘Şimdi ne yapacağız?’ sorusuyla baş başa kaldık. Dünyada bu konuda çok az bilgi vardı. Ama şunu fark ettik, ne kadar çok hasta bir araya gelirse, bilim için o kadar çok veri oluşuyor ve bu verilerin bilim için de faydalı olacağını düşündük. Acıbadem Üniversitesi, Altınbaş Üniversitesi ve derneğimiz iş birliğiyle umarım çok yakında bu nadir hastalığımıza tedavi de geliştirilebilecek. Derneğimiz sayesinde kısa sürede Türkiye genelinde 13’ten fazla aileye ulaştık. Nadir hastalıklar insanı çok yalnızlaştırıyor, oysa yalnız değiller. Tek gen hastalıklarının bir gün mutlaka tedavisi olacak. Yeter ki birlikte çalışalım" şeklinde konuştu. Araştırmaya eşlik eden farkındalık çalışmaları ise tanı alamayan ailelerin doğru merkezlere ulaşmasını da hedefliyor. Uzmanlara göre TBL1XR1 üzerine yapılacak çalışmalar, yalnızca bir hastalığı değil; otizm ve epilepsi gibi daha yaygın nörogelişimsel bozuklukların mekanizmalarını anlamada da anahtar rol oynayabilir. "Gen bankalarıyla ilgili yasal bir düzenleme önemli" Nadir hastalıklar ve gen tedavilerinin yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda hukuki ve toplumsal bir konu olduğuna dikkat çeken, sağlık hukuku ve genetik veriler alanında çalışan hukukçu Prof. Dr. Tekin Memiş, genetik verilerin korunması ile bilimsel araştırmalar arasında bir denge kurulması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Tekin Memiş, "Kişisel genetik bilgilerin kötüye kullanım riskine karşı bireyin haklarının korunması şart. Genetik verinin saklanmasına yönelik açık ve güvenli bir yasal düzenleme ile bu verilerin araştırmalarda etik biçimde kullanılması mümkün olacak. Bu düzenleme, yeni tedavilerin geliştirilmesi açısından kritik önemde" ifadelerine yer verdi. "Daha fazla kişiye ulaşabilmek için HERDEM Çare Derneği’yle bir araya geldik" Kızında TBL1XR1 gen mutasyonu bulunan Aykut Çekiç ise yaşadıkları zorlu süreci anlatarak, farkındalığın hayati önem taşıdığını dile getirdi. Sekiz yaşındaki kızının üç kez beyin ameliyatı geçirdiğini belirten Aykut Çekiç, "Kızımıza sonunda tanı konabildiği için çok mutluyuz. Bir hastalığa tanı konabiliyorsa tedavi de bulunabiliyor çünkü. Bu nadir hastalıkla ilgili daha fazla aileye ulaşmak ve doğru tanı almalarını sağlamak için HERDEM Çare Derneği çatısı altında bir araya geldik. Amacımız, hem Türkiye’de hem de dünyada bu hastalığın bilinirliğini artırmak" dedi.
İstanbul TT Ventures girişimleri küresel teknoloji ve yatırım ekosistemiyle buluşuyor Türk Telekom, Türkiye’yi uluslararası teknoloji rekabetinde ileriye taşımak için Türkiye’nin girişimcilik ekosistemini desteklemeyi sürdürüyor. Küresel pazarın yol haritasını belirleyen ve dünya devlerine ileri teknoloji ürünleriyle ev sahipliği yapan CES (Consumer Electronics Show), Las Vegas’ta 6-9 Ocak 2026 tarihleri arasında "AI Her Yerde" temasıyla gerçekleştiriliyor. Her yıl girişimleri, teknoloji devlerini ve yatırım fonlarını aynı zeminde buluşturan fuarda Türk girişimler de yerlerini alıyor. TT Ventures girişimleri, bu yıl CES fuarında dünyanın ileri teknoloji şirketleri ve global yatırımcı ekosistemi ile buluştu. "Yerli ve milli girişimlerimizi küresel ölçekte büyüten güçlü bir ekosistem inşa ediyoruz" CES kapsamında değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, şunları söyledi: "Türk Telekom olarak yatırımlarımız ve yenilikçi vizyonumuz ile Türkiye’nin dijital geleceğine yön vermeyi sürdürüyoruz. Yatırım yapma yaklaşımımızı yalnızca finansal yatırımlarla sınırlamıyor, ülkemizin teknoloji üretim gücünü küresel rekabette öne çıkarmayı milli ve stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu vizyonla yeni nesil teknolojiler geliştiren yerli girişimlere TT Ventures ile hem yatırım yapıyor hem de global bağlantılarımız sayesinde iş birliği ve yatırım fırsatları sunuyoruz. Hızlandırma programımız TT Ventures PİLOT ile 10 yılı aşkın süredir desteklediğimiz girişimlere mentörlük, nakit desteği, ofis ve altyapı desteği, geniş müşteri ağımıza erişim gibi önemli faydalar sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki (San Francisco) ofisimiz ve güçlü iş bağlantılarımız ile yerli girişimleri küresel ölçekte büyüyebilecekleri uluslararası ekosistemle buluşturan bir köprü rolü üstleniyoruz. Bugüne kadar PİLOT mezunu 131 girişime toplamda 3,2 milyon dolarlık nakit ve yatırım desteği sağladık. Bu girişimlerden 78’i yerli ve yabancı yatırımcılardan toplam 58 milyon dolarlık yatırım aldı. PİLOT mezunu girişimlerin portföy değeri 600 milyon doları aşmış durumda. TT Ventures ile de toplamda 38 girişime yatırım yaptık. Amacımız Türkiye’den çıkan girişimlerin, küresel pazarlarda söz sahibi olan teknoloji şirketlerinin sayısını artırmak. CES Fuarı gibi dünyanın en prestijli teknoloji etkinliklerinde yer almak, girişim ekosistemimizin potansiyelini ve inovasyon yetkinliğini küresel arenaya taşınması açısından büyük önem arz ediyor. CES’te her yıl olduğu gibi bu yıl da TT Ventures girişimlerimiz ileri teknoloji çözümleriyle küresel ekosistemle bir araya geldi. Türk girişimlerinin dünyanın önde gelen yatırımcılarıyla doğrudan temas kurmasına, yeni iş birlikleri geliştirmesine ve Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminin dünya sahnesinde daha güçlü şekilde temsil edilmesine katkı sağlamayı sürdüreceğiz." TT Ventures’ın desteklediği yerli girişimler Ulak, Egaranti, Nara, Archi’s Academy, Macellan ve Team Procure bu yıl fuarda ekosistemle bir araya gelen Türk girişimleri arasında yer alıyor.
Kayseri ’Alo 153’, 1 milyon 193 bin çağrıya cevap verdi Kayseri Büyükşehir Belediyesi; yerel yönetim hizmetlerinin en etkin ve en verimli şekilde vatandaşa ulaşması ve belediyenin daha erişilebilir olması noktasında Alo 153 İletişim Merkezi ile 7 gün 24 saat Kayserililere hizmet veriyor. Şehrin Numarası Alo 153, 2025 yılında 1 milyon 193 bin 60 çağrıya cevap verdi. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde gece gündüz demeden sorumluluk alanına giren her konuda yerel yönetim hizmetlerini en iyi şekilde gerçekleştirme gayretini sürdüren Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Alo 153 İletişim Merkezi, 2025 yılında da yerel yönetim ile vatandaşlar arasında köprü oldu. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı, Halkla İlişkiler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Alo 153 İletişim Merkezi, 2025 yılında bir önceki yıl ortaya koyduğu hizmet tablosunu bir adım daha öteye taşıyarak vatandaşlardan gelen 1 milyon 193 bin 60 çağrıyı cevaplandırdı. Vatandaşların talep, öneri ve şikâyetlerini hızlı ve etkili bir şekilde anlık olarak alan Alo 153 İletişim Merkezi, tüm Kayserililerle büyükşehir belediyesi arasındaki iletişim ağını güçlendirmeye devam ediyor. Alo 153 İletişim Merkezi, Kayseri’nin 7 gün 24 saat ulaşılabilen çözüm merkezi olarak kentin çeşitli bölgelerindeki, özellikle kırsal ilçelerdeki anlık sorunların çözümü için aktif bir şekilde çalışıyor. Alo 153 İletişim Merkezi’nin kayıt altına alarak çözüme kavuşturulması için ilgili birimlere yönlendirdiği vatandaşlardan gelen talepler ve öneriler, ilgili birimlerce titizlikle değerlendirilip, sonuçlandırılıyor. ‘Sosyal Hizmetler, Ruhsat, Zabıta, Kütüphane, Spor ve Kültür, Hobi Bahçeleri, Cenaze, Çevre Hizmetleri, Otopark, Kayıp Eşya, Otobüs Seferleri, Kaybis, Tramvay ve Seyahat Kartları’ gibi birçok konuda vatandaşların başvurularına çözüm sunan Alo 153, 2025 yılında 63 bin 836 kayıtlı başvuru aldı. Öte yandan Beyaz Masa ve Mobil Beyaz Masa birimleri de vatandaşların talep ve önerilerini yüz yüze dinleyerek kayıt altına aldı ve ilgi birimlere aktardı. Alo 153 İletişim Merkezi, sadece talep ve önerilere yanıt vermekle kalmayıp yıl boyunca belediyenin başarılı çalışmaları nedeniyle gelen teşekkür çağrılarına da cevap verdi. Vatandaşların memnuniyetini dile getirdiği bu çağrılar, yerel yönetim hizmetlerinin etkinliğini ortaya koydu. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Alo 153 İletişim Merkezi’nin hizmetlerini değerlendirerek merkezin, Kayserililerin yerel yönetim hizmetlerine katılımı noktasında önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Vatandaşlar ile kamu kurumları arasındaki iletişim kanallarının açık olmasının önemine de vurgu yapan Başkan Büyükkılıç, "Vatandaşlarımızdan Alo 153 İletişim Merkezi’mize gelen her bir çağrı çok kıymetli. Hemşehrilerimizin talep ve önerilerine en hızlı şekilde cevap verebilmek adına 7 gün 24 saat iletişim merkezimizi aktif tutuyoruz" dedi. Hizmet kalitesini her geçen gün daha da artırma gayretinde olan Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Alo 153 İletişim Merkezi ile bu süreçte yerel yönetimdeki etkinliğini ve şeffaflığını daha da pekiştiriyor.