GÜNDEM - 12 Şubat 2026 Perşembe 11:58

MSB: "Tersanelerimizde aynı anda 39 geminin inşası sürdürülmekte"

A
A
A
MSB: "Tersanelerimizde aynı anda 39 geminin inşası sürdürülmekte"

Milli Savunma Bakanlığı, "Tersanelerimizde aynı anda 39 geminin inşası sürdürülmekte olup, bu durum ülkemizin deniz gücünü yerli ve milli platformlarla geliştirmeye ve yenilemeye yönelik kararlılığının somut bir göstergesidir" dedi.


Milli Savunma Bakanlığı’nda haftalık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele kapsamında yürüttüğü operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yüksek bir disiplin ve kararlılıkla sürdürdüğü operasyonel faaliyetleri kapsamında 5 PKK’lı terörist daha teslim olmuştur" ifadesini kullandı.


Suriye harekât alanlarındaki faaliyetlere değinen Aktürk, "Suriye harekât alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 757 kilometreye ulaşmıştır. Bu tünellerin 302 kilometresi Tel Rıfat’ta, 455 kilometresi Menbic’te tespit edilerek imha edilmiştir" şeklinde konuştu.


Sınır güvenliğine ilişkin rakamları da açıklayan Aktürk, bu kapsamda son bir haftadaki verilere yer verdi: "Hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7’si terör örgütü mensubu olmak üzere 146 şahıs yakalanmış, 2 bin 89 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir."


Yıl başından itibaren elde edilen sonuçlara da dikkat çeken Aktürk, "Yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 790’a, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı ise 7 bin 979’a ulaşmıştır" ifadelerini kullandı.


Uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin de bilgi veren Aktürk, "Bu hafta içerisinde Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde 155 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" dedi.


Türkiye’nin NATO’daki konumuna vurgu yapan Aktürk, "Ülkemiz, 18 Şubat’ta üyeliğinin 74’üncü yılına ulaşacağı NATO’nun değerlerini ve sorumluluklarını paylaşmaya, aktif, yapıcı ve saygın bir üyesi olmaya devam etmektedir" dedi.


NATO tatbikatlarına ilişkin bilgi veren Aktürk, "NATO’nun 2026 yılındaki en geniş kapsamlı ve katılımlı fiilî tatbikatı olan Steadfast Dart 2026’ya Türk Silahlı Kuvvetleri olarak yaklaşık 2 bin personelle katılım sağlıyoruz" ifadesini kullandı.


Tatbikatın 8-25 Şubat tarihleri arasında Almanya’da icra edildiğini belirten Aktürk, "Steadfast Dart 2026, Almanya’nın milli tatbikatları olan Northern Quadriga ve Grand Quadriga ile eş zamanlı olarak devam etmektedir" dedi.


Tatbikat kapsamında yapılacak atış faaliyetlerine de değinen Aktürk, "17-18 Şubat tarihlerinde Baltık Denizi’nde TB3 insansız hava araçları ile atışlar icra edilecektir. Bu atışlar Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımız tarafından TCG Anadolu’dan takip edilecektir" bilgisini paylaştı.


İkili askerî ilişkiler kapsamında yürütülen faaliyetleri de aktaran Aktürk, "Türkiye-Kore Cumhuriyeti 13’üncü Kara Kuvvetleri İş Birliği Toplantısı 8-13 Şubat tarihleri arasında ülkemizde gerçekleştirilmektedir" dedi. Aktürk, "Türkiye ile Yunanistan arasında Güven Artırıcı Önlemler uygulama planı çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı heyetimizin 17-19 Şubat tarihleri arasında Atina’da toplantıya katılması planlanmaktadır" ifadesini kullandı.


Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelere de değinen Aktürk, "Gazze’de Barış Planı’nın ikinci aşamasına geçilmesine rağmen ateşkes ihlallerini sürdüren İsrail’in, işgal altındaki Batı Şeria’ya yeni bir hukuki ve idari statü dayatmaya yönelik aldığı kararları kınıyoruz" dedi.


Bu kararların uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Aktürk, "Uluslararası hukukun bariz bir ihlali olan bu kararların iki devletli çözüm çabalarına zarar vereceği açıktır" değerlendirmesinde bulundu.


Üst düzey askeri temaslara ilişkin bilgi veren Aktürk, "Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, 13 Şubat’ta Zambiya Kara Kuvvetleri Komutanı’nı kabul edecektir. Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımız bugün Zambiya Kara Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyeti ağırlayacaktır. Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımız ise 11-14 Şubat tarihleri arasında Mısır Hava Kuvvetleri Komutanı’nın resmî davetlisi olarak Mısır’ı ziyaret etmektedir" ifadelerini kullandı.


Savunma sanayii alanındaki gelişmelere de değinen Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güçlü, modern ve etkin savunma kapasitesi yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle geliştirilmeye devam edilmektedir" dedi.


Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığı için yapılan teslimatlara değinen Aktürk, "Hisar-A Projesi kapsamında Füze Fırlatma Sistemi ve tam atım füzelerin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır" bilgisini verdi.


MKE’nin uluslararası temaslarına da değinen Aktürk, "Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ tarafından Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı 2026 kapsamında, TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi teknolojisinin ihracı ve ortak üretimi ile 122 milimetre çok namlulu roketatar mühimmatının Suudi Arabistan’da ortak üretimine yönelik mutabakat zaptı imzalanmıştır" dedi.


Aktürk ayrıca, "Saudi Chemical Company Limited ile patlayıcı hammadde ve enerjetik materyaller alanında iş birliklerini geliştirmeye yönelik mutabakat zaptı da imzalanmıştır" ifadesini kullandı.


"Tersanelerimizde aynı anda 39 geminin inşası sürdürülmekte"


Milli Savunma Bakanlığı, savunma ve güvenliği için ihtiyaç duyduğu platform ve sistemlerin eksiksiz şekilde temin edecek şekilde planlamalar yaptığını belirtilerek "Gemi inşa faaliyetlerimizin planlaması da; Deniz Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarını önceleyen, gemi inşa altyapımızın geliştirilmesine ve ihracat fırsatlarının değerlendirilmesine imkan sağlamak suretiyle sürdürülebilir bir gemi inşa ekosistemi oluşturmayı hedefleyen bir stratejiyle Savunma Sanayii Başkanlığı ile koordinasyon içinde yapılmaktadır. Bu çerçevede tersanelerimizde aynı anda 39 geminin inşası sürdürülmekte olup, bu durum ülkemizin deniz gücünü yerli ve milli platformlarla geliştirmeye ve yenilemeye yönelik kararlılığının somut bir göstergesidir" ifadelerini kullandı.


"Anlaşma, gemilerin inşa ve teslimat takvimi konusunda da bir hüküm içermemektedir"


Katar’da düzenlenen DIMDEX-2026 fuarında TAIS Shipyards ile Katar merkezli Barzan Holdings arasında 2 adet istif sınıfı fırkateyn inşasını kapsayan bir mutabakat zaptı imzalandığına dikkat çekilen açıklamada, "Katar ve üçüncü ülkeler için Türk deniz sistemlerinin tedarikini içeren mutabakat kesinleşmiş bir anlaşma olmadığı gibi gemilerin inşa ve teslimat takvimi konusunda da bir hüküm içermemektedir. Bu nedenle basında yer alan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Bu konuda resmi makamlar tarafından yapılacak açıklamalar haricinde iddia, yorum ve haberlere itibar edilmemelidir. Sonuç olarak ülkemizin güvenliği, egemenliği ve denizlerdeki hak ve menfaatleri azami düzeyde korunmakta; bu doğrultuda atılan her adım; askerî ihtiyaçlar, millî çıkarlar ve uzun vadeli stratejik hedefler doğrultusunda, titizlikle planlanmakta ve uygulanmaktadır" denildi.


Ordu sahilinde bulunan İHA’ya ilişkin MSB, şu ifadeleri kullandı:


"10 Şubat 2026 tarihinde Ünye/Ordu’da sahilde bir İHA bulunması üzerine 1 SAS timi, 11 Şubat 2026’da bölgeye intikale ettirilmiştir. Patlayıcı ihtiva etmeyen ve Rusya’ya ait olduğu değerlendirilen İHA incelenmek üzerine Ünye Emniyet Md.lüğü’ne teslim edilmiştir."


Suriye Hükûmeti ile SDG arasında 30 Ocak’ta imzalanan anlaşmaya dikkati çeken MSB, anlaşmanın uygulanmasını sahada yakından takip edildiğini kaydetti.


(OHÖ-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep PDR’nin Dünü, Bugünü ve Yarını HKÜ’de ele alındı Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı (PDR) ve PDR Öğrenci Topluluğu tarafından, Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) desteğiyle düzenlenen "PDR’nin Dünü, Bugünü ve Yarını: Birikimden Geleceğe Uzanan Yol" başlıklı program, HKÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanının geçmişten bugüne gelişimi, güncel yaklaşımları ve geleceğe yönelik dönüşüm süreçlerinin ele alındığı programa; Prof. Dr. Feride Bacanlı, Prof. Dr. Tayfun Doğan ve Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özer konuşmacı olarak katıldı. Programın açılışında konuşan HKÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Latife Özaydın, günümüzün hızla değişen toplumsal şartlarına dikkat çekerek, "Dijitalleşme, afetler ve bölgemizde yaşanan değişiklikler ışığında psikolojik danışmanların üstlendiği sorumlulukları; değerli hocalarımızın katkılarıyla gerçekleştirilen seminerler ve atölyeler aracılığıyla yeniden gözden geçireceksiniz. Programın önemli katkılar sunacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. HKÜ PDR Anabilim Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Ayaz ise psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanının güçlü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, "Geçmişimiz çok güçlü. Bugün de çok kıymetli işler yapmaya ve bunları görünür kılmaya çalışıyoruz. Gelecekte bizi nelerin beklediğini, tüm bu süreçleri bugün burada görmüş olacağız. Geçtiğimiz ay yaşanan okul saldırıları, mesleğimizin ne kadar kıymetli olduğunu ve kendimizi sürekli güncelleme, geliştirme ihtiyacımızı bir kez daha gösterdi. Bu programın söz konusu süreçlere katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi. Alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla gerçekleştirilen programda; PDR disiplininin kuramsal birikimi, uygulama alanları, mesleki gelişim süreçleri ve gelecekteki yönelimleri öğrencilerle paylaşıldı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından desteklenen program, öğrencilerin mesleki farkındalıklarını artırmaya ve PDR alanındaki akademik birikimi geleceğe taşıyacak bir tartışma zemini oluşturmaya katkı sundu.
Mersin SGK İl Müdürü Koç: "Kayıt dışı istihdam geleceği tehlikeye atıyor" Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürü Ali Koç, Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, kayıt dışı istihdamın hem çalışanlar hem işverenler hem de ülke ekonomisi açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek, tüm taraflara kayıtlı istihdam çağrısında bulundu. Kayıt dışı istihdamın, çalışanların SGK’ya hiç bildirilmemesi ya da çalışma günleri ve ücretlerinin eksik bildirilmesi anlamına geldiğini ifade eden Koç, sigortalı çalışmanın anayasal bir hak olmasının yanı sıra yasal bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. İşverenlerin sigortasız işçi çalıştırma hakkının bulunmadığını vurgulayan Koç, çalışanların kendi rızalarıyla dahi sigortasız çalışmayı talep etmelerinin hukuken mümkün olmadığını söyledi. Koç, "İşverenlerin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi büyük önem taşımaktadır" dedi. Kayıt dışı çalışan kişilerin emeklilik hakkı, işsizlik sigortası, sağlık hizmetleri, iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı sağlanan güvenceler gibi birçok sosyal haktan mahrum kaldığını belirten Koç, bu durumun çalışanları güvencesiz çalışma koşullarına ittiğini kaydetti. Kayıt dışı istihdamın sadece bireysel değil toplumsal ve ekonomik zararlar da oluşturduğunu ifade eden Koç, haksız rekabet, vergi ve prim kaybı, sosyal güvenlik sisteminde bozulma ve gelir dağılımında adaletsizlik gibi olumsuzluklara yol açtığını dile getirdi. Koç, sosyal güvenlik uygulamalarında amaçlarının cezalandırmaktan ziyade rehberlik etmek olduğunu belirterek, kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmelerin yüksek idari para cezaları, teşvik iptalleri ve ağır yasal yükümlülüklerle karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Çalışanların sigorta durumlarını ’e-Devlet, Alo 170 hattı’ ve SGK müdürlükleri aracılığıyla sorgulayabileceklerini ifade eden Koç, sigortasız çalışma veya eksik bildirim durumlarında ’Alo 170, SGK müdürlükleri ve CİMER’ üzerinden ihbar ve şikayette bulunabileceklerini kaydetti. Ücret ödemelerinde banka kanalı kullanımının da yasal zorunluluk olduğuna dikkat çeken Koç, Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi çalıştıran işletmelerde ücretlerin banka aracılığıyla ödenmesi gerektiğini belirtti. Koç açıklamasını, "Kayıtlı istihdam sadece yasal bir zorunluluk değil, ülkemizin geleceğine yapılan en büyük yatırımdır. Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" sözleriyle tamamladı.
İstanbul Büyükçekmece’de bıçaklanarak hayatını kaybeden çocuğun babası konuştu: "Bunlar çok ağır ceza almalı" Büyükçekmece’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in babası Cevdet Demirel konuştu. Acılı baba, "Bunlar çok ağır ceza almalı. Yeni kanunlar gelmeli, anne ve babaları da yargılanmalı. Ailesi gelip bizden özür bile dilemediler" dedi. Olay, Büyükçekmece ilçesi Muratçeşme Mahallesi’nde 10 Mayıs Pazar günü meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, belirlenemeyen bir nedenle dört çocuk arasında kavga çıkmış, tartışmanın büyümesi üzerine E.B. (16) ve M.A.D. (17), yanlarında bulunan bıçaklarla Abdulbaki Demirel (16) ve S.I. (15) isimli çocuklara saldırmıştı. Aldıkları bıçak darbeleriyle kanlar içinde kalan iki çocuk yere yığılırken, saldırganlar olay yerinden kaçmıştı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Abdulbaki Demirel ve S.I. yaralı olarak hastaneye kaldırılmış, hastanede yapılan müdahalelere rağmen Abdulbaki Demirel hayatını kaybetmiş, S.I.’nın ise tedavisine devam edildiği öğrenildi. Saldırganlar E.B. ve M.A.D. olayda kullandıkları bıçakla birlikte kısa sürede yakalanmıştı. Adli makamlara sevk edilen iki çocuk tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Abdulbaki Demirel, Güzelce’deki yeni mezarlıkta toprağa verildi. Acılı baba Cevdet Demirel olaya ilişkin konuştu. "Bunlar çok ağır ceza almalı" Cevdet Demirel, "Caniler 3-5 yılda dışarı çıkmasınlar. Canlı bomba ya da silahşör gibi gezmesinler. Bunlar çok ağır ceza almalı. Yeni kanunlar gelmeli anne ve babaları da yargılanmalı. Ailesi gelip bizden özür bile dilemediler. Pazar günü çocuklar gelmiş toplanmışlar. Sigara ve para istemişler benim oğlum da sigara içmiyorum param da yok demiş. Önceki çocukla husumetleri varmış. Bir iki bıçak sallamışlar ona. Bizim çocuk da müdahale etmeye çalışmış. Oğlum kaçmaya çalışmış, diğeri de arkadan kovalayıp 17 bıçak darbesi savurmuş. Bu canilik ve insanlık dışı. Umarım başka canlar yanmaz ve yeni kanunlar gelir. Yasemin Hanım da geldi bize destek oldu. Caniler dışarı çıkamasınlar. Başka canlar yanmasın. Okul terörleri bitsin. Çocuklar güvende değil. Çocuklara şiddet filmlerini tiktoku yasaklamıyorlar. Oğluma bunu yapan aileyi Allah’a havale ediyorum. Bu olaya yardım yataklık eden herkes yaşadığımız acıyı yaşasın. Beni tehdit ediyorlar telefonda. Mesaj atıyorlar. Mesajda "şikayetini geri almazsan seni katlederiz" yazdılar.
Erzincan EBYÜ’de "Fikirden Aksiyona Türk Dünyası" paneli düzenlendi Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ev sahipliğinde, Türk Devletleri Teşkilatı ve Türksoy iş birliğinde "Fikirden Aksiyona Türk Dünyası" paneli gerçekleştirildi. Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, EBYÜ Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, rektör yardımcıları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programın açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Akın Levent, Türk düşünce tarihine yön veren isimlerin Türk birliği idealinin temelini oluşturduğunu söyledi. Levent, İsmail Gaspıralı’nın "Dilde, fikirde, işte birlik" anlayışının ortak ideal ve ortak kader düşüncesini temsil ettiğini belirterek, Yusuf Akçura ve Ziya Gökalp’in de Türk düşünce sistemine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Türk dünyasına yönelik çalışmaların önemine değinen Levent, üniversite olarak son yıllarda çok sayıda ulusal ve uluslararası etkinliğe ev sahipliği yaptıklarını kaydetti. Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun ise konuşmasında Türk dünyasında iş birliği, fikir birliği ve dil birliğinin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin birlik ve beraberlik anlayışıyla hareket ettiğini ifade eden Aksun, ülkede yaşayan herkesin eşit haklara sahip olduğunu belirtti. Açılış konuşmalarının ardından EBYÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulkadir Gül moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Türksoy Türkmenistan Temsilcisi Laçın Öwezgeldiewa, Türksoy Türkiye Temsilcisi Abdullah Kutalmış Yalçın ve Nışankül Karatayeva konuşmacı olarak yer aldı.