GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 12:13

MSB: "Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır"

A
A
A
MSB: "Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Somali’deki Hava Unsur Komutanlığımız yeni görevlendirmelerle güçlendirilmiştir. Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır" denildi.


MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamada, devam eden operasyonlar kapsamında hafta içerisinde 5 PKK’lı teröristin daha teslim olduğunu belirtti.


Aktürk, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcılar ile mağara, sığınak ve barınakların tespit ve imha çalışmalarının sürdüğünü dile getirerek "Menbic’de imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 755 kilometreye ulaşmıştır. Bu rakam Tel Rıfat’ta 302, Menbic’de ise 453 kilometredir" dedi.


Hudutlarda 125 kişi yakalandı


Hudut güvenliğine ilişkin bilgi veren Aktürk, kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğini vurguladı. Aktürk, "Hafta boyunca 16’sı terör örgütü mensubu olmak üzere 125 şahıs yakalanmıştır. 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 644’e, engellenenlerin sayısı ise 5 bin 890’a ulaşmıştır" ifadelerini kullanarak Hakkâri ve Van hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde 77 kilogram uyuşturucu maddenin ele geçirildiğini de kaydetti.


TSK, NATO’nun en geniş kapsamlı tatbikatına katılacak


TSK, çok uluslu görevler kapsamında birçok coğrafyada başarıyla görev yaptığını belirten Aktürk, "NATO Müşterek Kuvvet Komutanlığınca, 8-20 Şubat tarihleri arasında Almanya’da icra edilecek ve NATO’nun 2026 yılının en geniş kapsamlı tatbikatı olan Steadfast Dart 2026’ya, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; kara ve deniz unsurlarından oluşan yaklaşık 2 bin kişilik bir kuvvet ile katılacaktır. Ayrıca, 573 kişilik kara unsurumuzun, 7 Şubat’ta Çorlu Havalimanı’nda yapılacak töreni müteakip A-400M askerî nakliye uçaklarımız ile tatbikat bölgesine intikal etmesi planlanmaktadır. Tatbikat ile Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarından 6 bin 450 kilometre / 3 bin 480 deniz mili mesafeye konuşlandıracak, müteakiben de ilişkilendirilmiş tatbikatlar ile muharip kabiliyetlerini test edecektir. Böyle büyük bir kuvveti; Avrupa’nın kuzeyine kadar konuşlandırabilme ve müteakiben muharebe edebilme kabiliyeti Türk Silahlı Kuvvetlerimizin NATO içerisindeki gücünü bir kez daha ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu.


İsrail’in Gazze saldırılarına kınama


Bölgesel gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını kınayarak,


"Kalıcı ateşkesin tesis edilmesini beklediğimiz bir dönemde İsrail’in Gazze’de çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine yol açan saldırılarını kınıyoruz" ifadelerini kullandı.


İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının da istikrara zarar verdiğini vurgulayan Aktürk, İsrail’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilen Barış Planı’na uyması ve Gazze’ye insani yardımların ulaştırılmasına izin vermesi gerektiğini söyledi.


Savunma sanayii ve envanter vurgusu


Savunma sanayiinde yerli ve millî ürünlerle TSK’nın imkân ve kabiliyetlerinin artırıldığını belirten Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda KBRN Keşif aracının ilk kez envantere alındığını, HGK-84 güdüm kitlerinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini açıkladı.


Aktürk ayrıca, ASELSAN üretimi ALP 100-G Alçak İrtifa Radar Sistemi, Arayıcı Başlık Radarları ve SİPER-1 Orta Menzilli Hava ve Füze Savunma Sistemi Bataryasının envantere alındığını bildirdi.


Suriye’deki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı, 30 Ocak’ta Suriye Hükûmeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik imzalanan yeni anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını bildirdi.


MSB açıklamasında, Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını güçlendirmesi gerektiği vurgulanan açıklamada,


"Entegrasyonun; Suriye’nin üniter yapısını ve ‘tek devlet, tek ordu’ ilkesini güçlendirecek biçimde hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha vurguluyor, planlanan tüm faaliyetlerin şeffaflık ve karşılıklı güven esasına dayalı olarak yürütülmesini bekliyoruz. Bölge halkının uzun süredir özlem duyduğu barış, huzur ve istikrar ortamının en kısa sürede tesis edilmesini temenni ediyoruz. Entegrasyon süreci kapsamında yapılacak görevlendirmelerin ise, Suriye makamlarının devlet aklıyla yapacağı değerlendirmeler ve olumlu sonuçlanacak güvenlik soruşturmaları temelinde gerçekleştirileceğini değerlendiriyoruz" ifadelerine yer verdi.


Yunanistan’ın açıklamalarına tepki


MSB, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Ege Denizi’nde karasularının 12 mile çıkarılmasına yönelik açıklamalarına ilişkin tutumun net olduğunu vurguladı.


Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Yunan politikacıların Ege Denizi’nde karasularını 12 mile çıkarma söylemleri konusunda ülkemizin tutumu nettir. Türkiye olarak, Ege’de adil, hakkaniyetli ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun bir deniz yetki paylaşımının ancak karşılıklı diyalog ve iyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz. Yunanistan’ın mevcut anlaşmazlıkları göz ardı eden ve Türk tarafının haklarını ihlal eden tek yanlı tasarrufları, iddiaları ve açıklamaları uluslararası hukuka aykırıdır ve kabul edilemez. Bu açıklamalar ülkemiz açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Mavi Vatan anlayışı doğrultusunda, ülkemizin deniz yetki alanlarında her türlü hak ve menfaatini korumaya yönelik görevini azim ve kararlılıkla sürdürmektedir" denildi.


"Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır"


Somali’de görev yapan Somali-Türk Görev Kuvveti ve Hava Unsur Komutanlığına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan MSB, askerî yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetlerinin sürdüğünü bildirdi. Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "Somali’de konuşlu Somali-Türk Görev Kuvveti ile Hava Unsur Komutanlığımız; askerî yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali’nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir. Somali’deki Hava Unsur Komutanlığımız yeni görevlendirmelerle güçlendirilmiştir. Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır."


Türkiye-Mısır askerî iş birliği


Türkiye ile Mısır arasında imzalanan askerî çerçeve anlaşmasına da değinilen açıklamada, söz konusu anlaşmanın 4 Şubat 2026 tarihinde Kahire’de imzalandığı hatırlatıldı.


MSB açıklamasında, "Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Hükûmeti arasında Askerî Çerçeve Anlaşması, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdülfettah Es-Sisi’nin riyasetinde Kahire’de imzalanmıştır" denildi.


Anlaşmayla savunma iş birliğinin geliştirilmesinin hedeflendiği vurgulanarak, "Belirlenen askerî iş birliği alanlarında bilgi ve uzmanlık teatisi yoluyla savunma iş birliğinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır" ifadeleri kullanıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ani işitme kaybında zamanla yarış şart Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde "Ani İşitme Kaybı" başlıklı konferansta konuşan Asist. Dr. Cemal Bartu Bektaş, ani gelişen işitme kaybının zamanla yarışılan bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, erken tanı ve hızlı müdahalenin kalıcı işitme kaybı oluşmaması için hayati önem taşıdığını vurguladı. Günün sıradan bir anında çevrenizdeki seslerin aniden silikleştiğini fark etmek çoğu kişi için beklenmedik ve endişe verici bir durumdur. "Ani işitme kaybı" olarak tanımlanan bu tablo, zamanla yarışılan bir sağlık sorunu olması nedeniyle erken tanı ve doğru yaklaşımı zorunlu kılıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen "Ani İşitme Kaybı" başlıklı konferans konuyu bilimsel bir çerçevede ele alarak, sağlık profesyonellerini bir araya getirdi. Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimine devam eden Asist. Dr. Cemal Bartu Bektaş tarafından verilen konferansın moderatörlüğünü Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gamze Mocan ile Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Koordinatörü Prof. Dr. Emrah Ruh üstlendi. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleşen konferans sağlık alanında çalışan akademisyenler ve hekimler tarafından ilgiyle takip edildi. Ani işitme kaybının klinik özellikleri, hastalığın ortaya çıkışında etkili olabilecek faktörler, tanı sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar ve güncel tedavi yaklaşımlarının ele alındığı konferansta erken tanı ve zamanında müdahalenin tedavi başarısı üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekildi. Erken tanı ve zamanında müdahale son derece önemli Ani işitme kaybının ortaya çıkışında birden fazla etkenin rol oynayabileceğini belirten Asist. Dr. Cemal Bartu Bektaş, işitmenin sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi için iç kulağa giden kan dolaşımının düzenli ve yeterli olması gerektiğini vurgulayarak, dolaşımın bozulmasının işitme hücrelerini doğrudan etkileyebildiğini söyledi. Asist. Dr. Bektaş, özellikle viral enfeksiyonlar, iç kulağı besleyen damarların tıkanması ya da dolaşımın yavaşlaması gibi durumların ani işitme kaybına yol açabildiğini aktardı. Yüksek tansiyon ve kontrolsüz diyabet gibi kronik hastalıkların da iç kulağın kan akışını olumsuz etkileyerek işitme kaybı riskini artırdığına dikkat çeken Asist. Dr. Bektaş, bu hastalıklara sahip bireylerde ani işitme kaybının daha yakından izlenmesi ve düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti. Hastaların başvuru nedenlerine de değinen Asist. Dr. Bektaş, ani işitme kaybının çoğu zaman kulakta ani bir dolgunluk hissi, işitmede belirgin azalma ve çınlama ile ortaya çıktığını, buna karşın ağrı ya da kulaktan akıntı gibi belirtilerin genellikle görülmediğini ifade etti. Bu durumun hastalar tarafından önemsenmemesine yol açabildiğini belirten Asist. Dr. Bektaş, geciken başvuruların tedavi başarısını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Çocuklarda belirtiler daha geç fark edilebiliyor Ani işitme kaybının nadir de olsa çocuklarda da görülebildiğine dikkat çeken Asist. Dr. Cemal Bartu Bektaş, "Bu durum çoğunlukla 15 yaş sonrası bireylerde karşımıza çıkıyor ancak çocukluk çağında da görülebiliyor. Çocuklarda işitme kaybını fark etmek her zaman kolay olmayabiliyor. Ailelerin, çocuğun seslere verdiği tepkilerde azalma, televizyon ya da telefon sesini yükseltme, söylenenleri tekrar ettirme veya konuşmalara geç yanıt verme gibi değişiklikleri dikkatle gözlemlemesi erken tanı açısından son derece önemli" ifadelerini kullandı. Tedavi sürecine ilişkin bilgiler de paylaşan Asist. Dr. Bektaş, ani işitme kaybının acil değerlendirilmesi gereken bir durum olduğunu vurgulayarak, erken dönemde başlanan tedavinin iyileşme şansını önemli ölçüde artırdığını ifade etti. Tedavinin hastanın başvuru zamanı, işitme kaybının derecesi ve eşlik eden hastalıklara göre planlandığını belirten Asist. Dr. Bektaş, uygun tedavi ve düzenli takip ile birçok hastada işitmenin kısmen ya da tamamen geri kazanılabildiğini aktardı.
Manisa Kanseri yendi, herkese çağrı yaptı Manisa Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Hekimi Doç. Dr. Engin Kut, kanserde erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çekerken, 26 yıldır meme kanseriyle mücadele eden Vesile Küçük de yaşadıklarını anlatarak vatandaşlara kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu. Manisa Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Hekimi Doç. Dr. Engin Kut, kanserle mücadelede erken tanı, düzenli takip ve tarama programlarının hayati önem taşıdığını vurguladı. Uzman hekim, erken teşhisin doğru tedaviyle birleştiğinde hastaların yaşam süresi ve kalitesini önemli ölçüde artırdığını belirtti. Kanserin erken dönemde tespit edilmesi halinde tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Engin Kut, "Kanser, erken dönemde fark edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bugünkü hastamız da 20 yıl önce meme kanseri tanısı almış, düzenli kontroller ve doğru tedaviyle sağlığına kavuşmuş bir hastadır. Bu nedenle tüm kanser türlerinde bireylerin kendi sağlıklarını yakından takip etmesi, tarama ve kontrollerini ihmal etmemesi ve herhangi bir belirti ya da değişiklikte vakit kaybetmeden hekime başvurması büyük önem taşımaktadır." dedi. Yıllardır meme kanseriyle mücadele eden Vesile Küçük ise tanı ve tedavi sürecine ilişkin duygularını paylaşarak, düzenli takiplerin önemine vurgu yaptı. Küçük, "26 yıllık meme kanseri hastasıyım. Şu anda bütün tahlil ve tetkiklerimi yaptırıyorum. Her şey yolunda. Çok şükür, çok iyiyim. Bundan şüphe duyan, sağlığıyla ilgili problemi olduğunu hisseden bütün arkadaşlarımın hiç çekinmeden hastaneye gelip kontrollerini yaptırmasını, gerekirse teşhis konulup tedavisinin yapılmasını tavsiye ederim." ifadelerini kullandı.
Burdur Burdur’da ocak ayında 684 asayiş olayı meydana geldi Burdur’da ocak ayında il genelinde toplam 684 asayiş olayı meydana gelirken, alınan tedbirler ve yürütülen önleyici çalışmalar sayesinde suç oranları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 azaldı. Ocak ayı genel güvenlik toplantısı Vali Tülay Baydar Bilgihan başkanlığında İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Balcı ve İl Emniyet Müdürü Vekili Hakan Çiğiltepe katılımıyla gerçekleştirildi. Ocak ayı güvenlik verilerine göre; kişilere karşı 274, malvarlığına karşı 65, millete ve devlete karşı 7, topluma karşı 80 ve takibi gerektiren 258 olay kayıtlara geçti. Kişilere karşı işlenen suçlarda önemli azalma Bir önceki yılın aynı ayına kıyasla kişilere karşı işlenen suçlarda dikkat çeken düşüşler yaşandı. Buna göre; cinsel taciz olaylarında yüzde 67, kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında yüzde 50, hakaret suçlarında yüzde 46, kasten yaralama olaylarında yüzde 39, çocuğun cinsel istismarı suçlarında ise yüzde 33 oranında azalma sağlandı. Meydana gelen olayların yüzde 99,4’ünün aydınlatıldığı bildirildi. Malvarlığına karşı işlenen suçlar kapsamında; otodan hırsızlık ve oto hırsızlığı olaylarında yüzde 100, dolandırıcılık suçlarında ise yüzde 61 oranında azalış kaydedildi. Bu suçların yüzde 77,8’inin aydınlatıldığı belirtildi. Firari şahıslar ve ruhsatsız silah operasyonları Ocak ayı içerisinde haklarında yakalama kararı bulunan firari şahıslara yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında 154 kişi yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Ruhsatsız silah ve silah kaçakçılığına yönelik operasyonlarda ise 38 ruhsatsız silah ele geçirilirken, 26 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Uyuşturucu ile mücadele kapsamında ocak ayında; uyuşturucu ticareti suçundan 9, kullanmak ve diğer suçlardan 36 olmak üzere toplam 45 olay meydana geldi. Gözaltına alınan 7 şüpheli tutuklandı. Operasyonlarda; 540 gram esrar, 67 gram skunk, 327,52 gram bonzai, 59,4 gram metamfetamin, 11,27 gram eroin, 2,54 gram kokain, 19 adet sentetik ecza, 9 adet ecstasy, kenevir tohumu ve bonzai hammaddesi ele geçirildi. Kaçakçılık ve terör operasyonları Kaçakçılıkla mücadele kapsamında gerçekleştirilen 34 operasyonda 42 şüpheli hakkında işlem yapılırken; kaçak sigara, tütün ürünleri, etil alkol, tarihi eser niteliğinde obje ve çeşitli kaçak malzemeler ele geçirildi. Terörle mücadele kapsamında FETÖ terör örgütüne yönelik 1 operasyonda 15 şüpheli hakkında işlem yapıldı, 2 şüpheli tutuklandı. Ocak ayında 812 yabancı uyruklu kişi kontrol edilirken, 42 düzensiz göçmen tespit edildi. Siber suçlarla mücadele kapsamında yürütülen sanal devriye faaliyetlerinde ise suç unsuru taşıyan 23 hesap tespit edildi, 19 kişi hakkında işlem yapıldı. Trafik denetimleri devam ediyor 2026 yılı ocak ayında il genelinde 74 bin 967 araç ve sürücüsü sorgulandı. Yapılan denetimlerde kusurlu bulunan 9 bin 234 araç ve sürücüsüne idari para cezası uygulandı. Okul servislerine yönelik denetimlerde 134 araç kontrol edilirken, 13 araca işlem yapıldı. Drift, abartı egzoz ve yüksek ses ihlalleri kapsamında 58 araç ve sürücüsüne toplam 461 bin 224 TL ceza uygulanırken, drift yapan 3 araç trafikten men edildi ve sürücü belgelerine 60 gün süreyle el konuldu. Trafik tedbirleri sayesinde bu tür ihlallerde yüzde 6 azalış sağlandı. Ocak ayında meydana gelen trafik kazalarında ise 1 kişi hayatını kaybetti.