GÜNDEM - 05 Mart 2026 Perşembe 12:16

MSB'den düşen füze hakkında açıklama: "Hasmane tutumlara cevap hakkımız saklıdır"

A
A
A
MSB'den düşen füze hakkında açıklama: "Hasmane tutumlara cevap hakkımız saklıdır"

Milli Savunma Bakanlığı, İran'dan atılan ve Türkiye'ye yöneldiği tespit edilen füzeye ilişkin, "Kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu vurguluyor, gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle yakın koordinasyon içinde takip ediyoruz" açıklamasında bulundu.

MSB haftalık basın bilgilendirme toplantısı Bakanlıkta gerçekleştirildi. Toplantıda MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından, İran'dan ateşlenen ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek Türkiye'ye yönelik balistik mühimmat, terörle mücadele, hudut güvenliği, İsrail ve ABD tarafından İran'a yapılan saldırılarla başlayan İran'ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla şiddetlenen çatışmalara ilişkin son gelişmeler paylaşıldı.

Tuğamiral Aktürk, İran'dan ateşlenen ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek Türkiye'ye yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO haba ve füze savunma unsurlarınca zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirildiğini ifade etti.

"Kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu bir kez daha vurguluyoruz"

Mühimmatın imha edilmesi sonrasında Hatay'ın Dörtyol ilçesine düşen parçanın önleme faaliyeti kapsamında kullanılan hava savunma mühimmatına ait olduğunun belirlendiğini aktaran Aktürk, "Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma meydana gelmemiştir. Türkiye, vatandaşlarının ve hava sahasının güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını ve kapasitesini en üst düzeyde muhafaza etmekte; bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen sorumlu yaklaşımını sürdürmektedir. Ancak kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu bir kez daha vurguluyor; gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle yakın koordinasyon içinde takip ediyoruz" diye konuştu.
Türk Silahlı kuvvetlerinin, Türkiye'nin huzur, güvenlik ve istikrarı için gerçekleştirdiği faaliyetlere de değinen Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde; 3 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir. Terör örgütü tarafından kullanılan tünel sistemlerinin imhasına yönelik çalışmaların başarıyla devam ettiği Suriye Harekât Alanlarında ise Menbic bölgesinde imha edilen 2 kilometrelik tünelle birlikte imha edilen tünel uzunluğu 761 kilometreye ulaşmıştır" açıklamasında bulundu.

"Türkiye-İran hudut hattında herhangi bir yığılma veya olağan dışı hareketlilik bulunmamaktadır"

Kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğine değinen Tuğamiral Aktürk, "Hafta boyunca; 126 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 200 olmuş, hafta içerisinde engellenen bin 495 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 11 bin 760'a ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde; Van ve Hakkâri hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 116 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Diğer yandan, İran ile İsrail-ABD arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle Türkiye-İran hudut hattında herhangi bir yığılma veya olağan dışı hareketlilik bulunmamaktadır. İran sınırımız dâhil olmak üzere tüm hudutlarımızda yoğun güvenlik tedbirleri uygulanmakta olup doğabilecek risklere karşı devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak gerekli önlemler alınmaktadır" dedi.

İsrail ve ABD tarafından İran'a yapılan saldırılarla başlayan ve İran'ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla şiddetlenen çatışmaları yakından takip ettiklerinin altını çizen Aktürk, "Masum sivillerin hayatına ve bölgemizin huzur ve istikrarına kasteden çatışmaların derhâl sonlandırılmasını temenni ediyoruz.Bölgemizdeki meselelerin barışçıl yöntemlerle çözülmesi için gerekli katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu ve sorunların ancak diyalog yoluyla çözülebileceğini bir kez daha vurguluyoruz" ifadelerine yer verdi. Öte yandan Aktürk, yerli ve millî savunma sanayi ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin imkan ve kabiliyetlerinin artırılması çalışmaları çerçevesinde hafta içerisinde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi tarafından çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmat teslimatının gerçekleştiğini aktardı.
Aktürk'ün açıklamalarının ardından MSB tarafından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularına yönelik açıklamalar yapıldı.

"Tarafları saldırılara bir an önce son vermeye ve sorunları diyalog yoluyla çözmeye davet ediyoruz"

İran'daki son duruma ilişkin MSB tarafından yapılan açıklamada, "Türkiye olarak önceliğimiz bölgemizdeki saldırıların durdurulması, kalıcı ateşkesin tesis edilmesi ve tüm ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesidir. Bu kapsamda; tarafları saldırılara bir an önce son vermeye ve sorunları diyalog ile diplomasi yoluyla çözmeye davet ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.

İsrail ve ABD'nin İran'a saldırmasıyla başlayan ve devam eden gelişmelere bağlı olarak İran'dan Türkiye sınırlarına doğru kitlesel göç hareketlerinin olduğuna ilişkin yapılan sosyal medya paylaşımlarının ve haberlerin gerçeği yansıtmadığı kaydedilen açıklamada, "Hudut güvenliğimiz; sınırlarımızı korumak, yasa dışı geçişleri engellemek ve terörist faaliyetleri önlemek amacıyla "Hudut namustur" anlayışıyla 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz bir şekilde; Cumhuriyet tarihinin en yoğun teknolojisi, en etkili ve kademeli tedbirleri ile sağlanmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgesel gelişmelere karşı her türlü senaryoya karşı gerekli önlemleri devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak almaktadır. İran'dan Türkiye'ye yönelik kitlesen göç hareketlerinin olduğuna ilişkin manipülatif içeriklerle kamuoyunda algı oluşturmayı amaçlayan paylaşımlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, Türkiye'nin komşu ülkelerin bölünmesinden değil toprak bütünlüklerinin korunmasından yana olduğunun altı çizilerek, "Bu çerçevede, terör örgütü PJAK gibi etnik bölücülüğü körükleyen yapıların faaliyetleri sadece İran'ın güvenliğini değil, aynı zamanda bölgenin genel huzur ve istikrarını da olumsuz etkilemektedir. Terör örgütü PJAK'ın İran'da yürütttüğü faaliyetleri ve bölgedeki gelişmeleri devletimizin ilgili kurumları ile koordineli olarak yakından takip etmekteyiz" denildi.

Ayrıca açıklamada, Türkiye'nin dün olduğu gibi bugün de KKTC'nin yanında ve destekçisi olduğu vurgulanarak, Türkiye olarak Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı garantörlüğün verdiği yetkileri kullanmaktan çekinilmeyeceğine de dikkat çekildi.

Muhammed Musab Gümüşer

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Ruh ve sinir hastalarına masal ile tedavi Trabzon Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, alışılagelmiş tedavi yöntemlerinin ötesine geçen, ruhun derinliklerine hitap eden anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Başhekim Ahmet Faruk’un öncülüğünde düzenlenen programda, hikaye anlatıcısı Merve Genel, hastalar ve personelle bir araya gelerek masalların iyileştirici gücünü hastane koridorlarına taşıdı. Etkinlik, sadece bir dinleti olmanın ötesinde, katılımcıların aktif yer aldığı bir farkındalık yolculuğuna dönüştü. Anlatıcı Merve Genel’in rehberliğinde gerçekleştirilen etkinlikte elden ele gezen bir yumağın sembolize ettiği "bağ kurma" teması işlendi. Mindfulness (bilinçli farkındalık) teknikleriyle desteklenen girişte, katılımcılar o anın ve bir arada olmanın huzurunu deneyimledi. Etkinlikte modern psikiyatride sanatın ve anlatıcılığın rehabilitasyon sürecindeki önemine dikkat çekilirken, hastane yönetimi, bu tür sosyal ve kültürel faaliyetlerin hastaların motivasyonunu artırdığını ve tedavi sürecine pozitif katkı sağladığını belirtti. Etkinlik sonrası bir açıklama yapan hikaye anlatıcısı Merve Genel, "Masallar sadece çocuklar için değil, içindeki umudu tazelemek isteyen her ruh içindir. Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde kurduğumuz bu masal çemberi, bizlere kelimelerin ve paylaşılan bir hikayenin en büyük ilaç olduğunu gösterdi. Bu kıymetli buluşmaya öncülük eden hastane yönetimine teşekkür ederim" dedi.
Denizli Denizli Fatih İlkokulu zeka oyunlarında tarih yazdı DENİZLİ (İHA) – Ankara’da gerçekleştirilen 6. Türkiye Oyuncu Beyinler Turnuvasında 9 öğrencisini derece kürsüsüne taşıyan Denizli Merkezefendi Fatih İlkokulu, turnuvanın en başarılı okulu olarak dikkat çekti. Türkiye’nin dört bir yanından öğrencilerin katıldığı 6. Türkiye Oyuncu Beyinler Turnuvası, Ankara’da büyük heyecana sahne oldu. Akıl ve zekâ oyunlarına ilgi duyan öğrencilerin kıyasıya mücadele ettiği organizasyonda Denizli Merkezefendi Fatih İlkokulu, elde ettiği derecelerle adından söz ettirdi. Turnuvanın Junior kategorisinde bin 739, ilkokul kategorisinde ise 2 bin 259 öğrenci yarıştı. Ön eleme süreçlerinin ardından Ankara’da düzenlenen yüz yüze finallere Junior kategorisinde 199, ilkokul kategorisinde ise 216 öğrenci katılmaya hak kazandı. Finallerde gösterdiği üstün performansla dikkat çeken Fatih İlkokulu, tam 9 öğrencisini Türkiye derecesine taşıyarak organizasyonun en başarılı okulu unvanını elde etti. İlkokul kategorisinde yarışan öğrencilerden Semiha Sare Kaplan Türkiye 2’ncisi olurken, Azra Abay Türkiye 4’üncüsü, Yağız Şentürk Türkiye 5’incisi, Hüseyin Efe Ulukaya Türkiye 7’ncisi, Kamil Selim Özlüsöz Türkiye 8’incisi, Nevriye Elif Akdemir Türkiye 9’uncusu ve Yunus Emre Sağdıç Türkiye 10’uncusu olarak büyük gurur yaşattı. Junior kategorisinde ise Toprak Uruk Türkiye 4’üncülüğünü elde ederken, Deniz Çelik de Türkiye 7’cisi olmayı başardı. Turnuvada ilk 10’a girerek kürsüye çıkan Denizlili öğrenciler; başarı belgesi, madalya, kupa ve para ödülü kazandı. Elde edilen sonuçlar hem okul yönetimi hem de veliler tarafından büyük sevinçle karşılandı. Başarıda emeği bulunan danışman öğretmen İlyas Erel’in özverili çalışmaları da takdir topladı. Öğrencilerinin gelişimi için yoğun emek harcayan Erel, turnuva sürecinde gösterdiği rehberlikle önemli pay sahibi oldu.
Ağrı Bir çocuk gelinin sessiz çığlığı: Gazeteci-yazar Hüseyin Arslan’ın "Doğunun kızı" adlı romanı çıktı Gazeteci, yazar Hüseyin Arslan toplumun kanayan yarası olan çocuk gelinler ve yoksulluk gerçeğini iliklerine kadar hissettirecek merakla beklenen yeni romanı "Doğunun Kızı" okurlarıyla buluştu. Yıllardır bölgenin nabzını tutan, halkın sesi olan Arslan, bu kez edebiyatın gücünü kullanarak; coğrafyanın kaderine, geleneğin ağırlığına ve bir genç kızın yok edilmeye çalışılan kimliğine ışık tutuyor. Hüseyin Arslan önsözünde yer alan "Öyle fakirdi ki çocukluğum, ecel gelse götürecek bir şey bulamazdı" sözleriyle okuru daha ilk sayfadan derin bir sorgulamanın içine çeken Arslan, sadece bir hayat hikayesi anlatmıyor; aynı zamanda bir dönemin ve bir bölgenin sosyolojik röntgenini çekiyor. Ağrı’nın Karlı Köylerinden Yozgat’ın Yalnızlığına Roman, çocukluğunu Doğu’nun sert kışında, tandır dumanı ve yoksulluk içinde geçiren Sarey’in, henüz çocuk yaşta "içeri"ye (Batı’ya) gelin olarak verilmesini konu alıyor. Sarey’in isminin, dilinin ve hayallerinin elinden alınışını sarsıcı bir dille aktaran yazar; şiddet, baskı ve aidiyetsizlik içinde bir kadının nasıl "hissiz bir et ve kan parçasına" dönüştüğünü, ardından küllerinden doğuşunu lirik bir üslupla işliyor. Hem Bir Hikaye Hem Bir Toplumsal Rapor "Doğunun Kızı", edebi derinliğinin yanı sıra arka planında barındırdığı istatistiksel veriler ve toplumsal gerçekliklerle bir belge niteliği de taşıyor. Arslan, çocuk yaşta para karşılığı batı illerine verilen kız çocuklarının sadece birer sayıdan ibaret olmadığını, her birinin ardında parçalanmış hayatlar ve yarım kalmış hayaller olduğunu hatırlatıyor. Hüseyin Arslan, bu eseriyle edebiyat dünyasında kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyor. Yazarın kendi gözlemleri ve bölge gerçeklerinden süzerek kaleme aldığı "Doğunun Kızı", tüm seçkin kitapçılarda ve dijital platformlarda okurlarını bekliyor.
Denizli İncilipınar Ortaokulu, Dünya şampiyonu oldu Denizli İncilipınar Şehit Burhan Acar İmam Hatip Ortaokulunun çevre ve su bilinci üzerine hazırladığı "Shore Blue Guards" projesi uluslararası arenada büyük başarı elde ederek dünya birincisi seçildi. Okul, bu başarısıyla "Ocean & Water Ambassador" unvanını kazanırken, çevre duyarlılığı alanında örnek gösterilen eğitim kurumları arasına adını yazdırdı. Denizli’de eğitim alanında önemli projelere imza atan İncilipınar Şehit Burhan Acar İmam Hatip Ortaokulu, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi. Öğrenci ve öğretmenlerin yoğun emekleriyle hazırlanan "Shore Blue Guards" projesi, dünya genelinde gerçekleştirilen değerlendirmelerde birincilik elde ederek büyük gurur yaşattı. Doğayı, su kaynaklarını ve çevre bilincini merkeze alan proje sayesinde okul, "Ocean & Water Ambassador" yani "Okyanus ve Su Elçisi" unvanını almaya hak kazandı. Elde edilen başarı, hem okul camiasında hem de Denizli’de büyük sevinçle karşılandı. Okul Müdürü Hüseyin Karademir, öğrencilerin çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmesinin önemine dikkat çekerek, bu başarının uzun soluklu bir emeğin sonucu olduğunu ifade etti. Karademir, "Öğrencilerimizin doğaya ve su kaynaklarına karşı bilinçli bireyler olarak yetişmesi için yürüttüğümüz çalışmaların dünya çapında karşılık bulması bizleri son derece mutlu etti. Bu başarı sadece okulumuzun değil, aynı zamanda çevreye duyarlı nesiller yetiştirme hedefimizin de bir göstergesidir" dedi. Uluslararası platformda elde edilen dünya birinciliğiyle birlikte okul önemli kazanımlar da elde etti. Proje kapsamında okula özel ödül belgesi verilirken, uluslararası alanda kullanılan "Ocean & Water Ambassador" logosunu kullanma hakkı da kazanıldı. Bunun yanı sıra okul yönetimi ve proje ekibiyle yapılacak özel röportajın SHORE’un resmi YouTube kanalında yayınlanacağı belirtildi. Böylece okulun başarı hikâyesi dünya genelinde geniş kitlelere ulaştırılacak. Projeyle ilgili detaylı bir haber makalesinin Shore’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yayımlanacak olması da okulun uluslararası görünürlüğünü artıracak önemli gelişmeler arasında yer aldı. Dünya birinciliği ödülü kapsamında okula sağlanacak destekler ise dikkat çekti. SHORE tarafından okul bünyesinde bir "Okyanus ve Su Okuryazarlığı Laboratuvarı" kurulması için sponsorluk desteği verileceği açıklandı. Ayrıca çevre bilincini artırmak amacıyla dikime hazır 300 zeytin fidanı okul yönetimine teslim edilecek. Okul öğrencileri ayrıca okyanus okuryazarlığı konusunda özel mentorluk ve atölye çalışmalarına katılma fırsatı da elde edecek. Eğitim uzmanları tarafından gerçekleştirilecek bu çalışmalar sayesinde öğrencilerin çevre farkındalığı ve sürdürülebilir yaşam konularındaki bilgi düzeylerinin artırılması hedefleniyor. Okul Müdürü Hüseyin Karademir, başarıda emeği geçen tüm öğretmenlere, öğrencilere ve velilere teşekkür ederek, "Bu başarı ekip ruhunun, inancın ve özverili çalışmanın eseridir. Öğrencilerimizin dünya çapında ses getiren projelere imza atması bizler için büyük gurur kaynağıdır" dedi.