ÇEVRE - 17 Nisan 2026 Cuma 11:31

OPET, ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy’ projesiyle birlikte Türkiye’de geniş çaplı bir farkındalık oluşturuyor

A
A
A
OPET, ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy’ projesiyle birlikte Türkiye’de geniş çaplı bir farkındalık oluşturuyor

OPET; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile birlikte hayata geçirdiği ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’yle tüm Türkiye’yi kapsayan bir çevre temizliği hareketi başlattı.


OPET ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ilk kez 8 Nisan 2026 tarihinde tanıttığı ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy " Projesi kapsamında akaryakıt sektöründe bir ilke imza atıldı. Türkiye genelinde yaygın bir ağa sahip olan OPET, akaryakıt istasyonlarında sıfır atık bilincinin yükselmesi için adımlar atarken, projenin toplumun tüm kesimlerinde bir farkındalık oluşturması adına Türkiye’nin 7 bölgesindeki 7 farklı şehirde peş peşe çevre temizliği etkinlikleri düzenlenmeye başlandı. İlki Antalya’da yapılan çevre temizliği hareketinin ikincisi ise Ankara Pursaklar Kent Ormanı’nda gerçekleştirildi. Ankara’daki etkinliğe katılan OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, doğaya büyük saygı duyduklarını belirterek, OPET olarak sıfır atık bilincinin yaygınlaşmasını kararlılıkla sürdüreceklerini ve bu kapsamda akaryakıt istasyonlarında yeni bir döneme girildiğini söyledi.


"Asıl amacımız farkındalık oluşturmak"


Çöplerin doğaya verdiği zararı OPET olarak en aza indirgemeyi hedeflediklerini ve bu yönde çalışmalar yürüttüklerini belirten OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, "Bugün çok anlamlı bir amaç için buradayız. Buradaki çöpleri ayrıştırarak topluyoruz. Ama asıl amacımız farkındalık oluşturmak ve çöpün doğaya verdiği, çevreye verdiği, ekonomimize verdiği zararı gözler önüne sermek. Biz ilk olarak 2021 yılında Ege’deki büyük orman yangınlarının ardından bu konuya eğilme kararı verdik. Araştırmalar gösteriyor ki yangınların yüzde 90’dan fazlası insan eliyle ve sağa sola atılan çöplerden kaynaklanmakta. 2021’den beri Doğaya Saygı Projesiyle bu nedenleri ortadan kaldırmak için etkinlikler yapıyoruz. Yanan köyleri yeniliyoruz. Yanan ormanların yerine yenisini koymaya çalışıyoruz ama halen bu sorun çözülebilmiş değil. Çünkü bu bireysel olarak veya herhangi bir şirketin çözebileceği bir olay değil. Bu, tüm toplumun bilinçlenmesi ve görevini yapması gereken bir olay. Onun için her şeyden önce ‘atma, sakın atma, vatanını yakma, çevreyi ağlatma’ gibi sloganlarla istasyonlarımıza gelen müşterilerimizi de uyararak bu etkinliği büyütmeye çalışıyorduk. 8 Nisan’da Çevre, Şehircilik ve İlim Değişikliği Bakanlığımızla bir protokol imzaladık. Bu protokol gereği kendi istasyonlarımızda ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy’ diyerek projemizin bir başka bacağını başlatmış bulunuyoruz. Bugün burada toprak üzerine düşen her şeyi, insan eliyle atılan ve kirletilen her şeyi ayrı ayrı toplayarak bunların da ayrıştırılması gerektiğini duyurmak istiyoruz" diye konuştu.


"Bu çöpleri mutlaka ekonomiye kazandıralım diyoruz"


Türkiye’de başlattıkları ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile toplanan atıkları ayrıştırarak ekonomiye kazandırmayı amaçladıklarını da dile getiren Öztürk, "İstasyonlarımıza koyacağımız bu atıkları çeşitlerine göre toplamayı gerektiren materyallerle ayrı toplayacağız. Bunları mutlaka ekonomiye kazandıralım diyoruz. Ama önce atmamayı topluma alıştıralım. Bu amaçla biz ‘Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar’ projemiz kapsamında 77 bin okulda bir çalışma başlatmıştık. Çevreyle ilgili konuları da çocuklarımıza öğreterek bu projeyi okullarımıza da taşımak istiyoruz. Onun için bu bir başlangıç diyoruz. Bakanlığımızla ülkemizin 7 bölgesinde, her bölgeyi temsil eden bir ilde etkinlikler yapacağız. İlkini geçen hafta Antalya’da yaptık. Bugün İç Anadolu Bölgesi’ni temsilen Ankara’dayız. Bundan sonra diğer illerimizde de çevre temizliği etkinliklerimiz devam edecek" dedi.


"2017 yılından bugüne 90 milyon ton atığı lisanslı tesislerde dönüştürdük"


Sıfır Atık Projesi ile sadece atıkları dönüştürmediklerini, bu projenin bir farkındalık projesi de olduğunu vurgulayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Sıfır Atık Uygulamaları Dairesi Başkanı Ekrem Yıldırım ise, "Bugün Bakanlığımız ile OPET arasına gerçekleştirdiğimiz iş birliği protokolü ile hayata geçen ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ kapsamında doğada atıkların toplanması için bir araya geldik. 2017 yılında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendinin başlatmış olduğu ‘Sıfır Atık Projesi’yle aslında sadece atıkları dönüştürmekle kalmıyor, stratejik bir projeyi hayata geçirmiş bulunuyoruz. Bu kapsamda 2017 yılından bugüne 90 milyon ton atığı lisansı tesislerde dönüştürdük" ifadelerini kullandı.


Düzenlenen etkinliğe OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Sıfır Atık Uygulamaları Dairesi Başkanı Ekrem Yıldırım, Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin ve gönüllüler katılım sağladı.


(MF-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzman eğitimci Bozyiğit: "Velinin eğitim sürecindeki rolü destek olmaktır, yön vermek değil" Uzman eğitimci Feridun Bozyiğit, elinin eğitim sürecindeki rolünün yön vermek değil destek olmak olduğunu söyledi. Ülkeyi yasa boğan, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen silahlı saldırılarla ilgili değerlendirmede bulanan OFB Eğitim Kurucusu Onur Feridun Bozyiğit, eğitim sistemindeki gözlemlediği yanlışları dile getirdi. Bozyiğit, "Eğitim sistemi, öğretmeni merkeze koyan bir yapıdan uzaklaşıp, velinin ve öğrencinin beklentilerini sınırsızlaştıran bir yapıya evirildi. ‘Öğrenci merkezli eğitim’ kavramı, olması gerektiği gibi bir gelişim modeli olarak değil, disiplinsizliğin ve otorite boşluğunun kılıfı haline getirildi. Sınıfın içinde öğretmenin sözü sorgulanır hale gelirse, okulun kapısından giren öğrenci önce kuralı değil ‘alternatifleri’ öğrenirse, veli en küçük sorunda öğretmeni sorgulayan değil baskılayan bir hale dönüşürse orada eğitim olmaz, kaos başlar" diye konuştu. "Bugün geldiğimiz noktada öğretmen yalnızdır" Eğitimde sınırın, otoritenin ve disiplinin tekrardan sağlanması gerektiğini belirten Bozyiğit, "Son yaşanan acı olayın ardından eğitim üzerine konuşurken kelimeleri seçerek değil, gerçeği söyleyerek ilerlemek gerekiyor. Çünkü mesele artık bir pedagojik tercih değil bir otorite, sınır ve sorumluluk meselesidir. Bugün okullarda yaşanan kırılmanın temelinde şu var. Bugün geldiğimiz noktada öğretmen yalnızdır. İdare temkinlidir. Veliler talepkâr, öğrenci ise sınırsızdır. Bu tabloyu görmeden çözüm aramak, sorunu inkâr etmektir. Eğitimde yeniden otoriteyi, sınırı ve disiplini tesis etmeden hiçbir reform başarıya ulaşamaz. Ama burada kritik bir ayrım var. Bu bir ‘baskı sistemi’ çağrısı değil, kuralsızlığa karşı düzen çağrısıdır. Öğretmen sınıfta tartışmasız otorite olmalıdır. Bu, öğretmenin sorgulanamaz olduğu anlamına gelmez ama sınıf içinde son sözün kimde olduğu tartışma konusu yapılamaz. Velinin eğitim sürecindeki rolü destek olmaktır, yön vermek değil. Her şikâyet hattı, her sınırsız müdahale kanalı öğretmenin elini zayıflatmakta, öğrencinin sınır algısını yok etmektedir. Öğrenci ise özgür değil, sorumlu birey olarak yetiştirilmelidir. Özgürlük, kuralsızlık değildir. Hak, sorumluluktan bağımsız değildir" şeklinde konuştu. "Disiplin eksikliği sadece sınıfı değil, geleceği de zayıflatır" Eğitimde dengenin kurulması gerektiğini ifade eden Bozyiğit, "Bugün toplumun karşı karşıya olduğu krizlerin önemli bir kısmı, okulda zamanında konulamayan sınırların sonucudur. Disiplin eksikliği sadece sınıfı değil, geleceği de zayıflatır. Artık şunu kabul etmek gerekiyor. Eğitimde denge bozulmuştur bu denge yeniden kurulmadıkça, en iyi müfredat da yazılsa, en modern binalar da yapılsa, sonuç değişmeyecektir. Çözüm açık ve nettir. Güçlü öğretmen, net kurallar, sınırlı veli müdahalesi ve sorumluluk bilinci yüksek öğrenci. Bunun dışındaki her yaklaşım, sorunu ötelemekten başka bir işe yaramaz ve artık öteleyecek zaman kalmadı" dedi.
Edirne Edirne’de çifte vatandaşlar Bulgaristan seçimleri için sandık başında Edirne’de Talatpaşa Caddesindeki Bulgaristan Edirne Başkonsolosluğu binasında oy verme işlemi sabah 07.00 itibarıyla başladı. Bulgaristan Cumhuriyeti erken genel seçimleri kapsamında kurulan sandıkta seçmenler saat 20.00’ye kadar oy kullanabilecek. Edirne’de yaşayan çifte vatandaşlar, Bulgaristan’da gerçekleştirilen erken genel seçimler için sandık başına gitti. Kentte oy verme işlemleri Başkonsolosluk binasında kurulan sandıkta gerçekleştirildi. Seçim kapsamında Türkiye genelinde 27 sandık kuruldu. Bu sandıkların 5’i Trakya bölgesinde yer aldı. Edirne’de ise bu yıl yalnızca Başkonsolosluk binasında sandık kurulması dikkat çekti. Oy kullanma işlemi öncesinde görevliler tarafından vatandaşların kimlik kontrolleri yapıldı. Gün boyunca seçmenler belirlenen saatler arasında oylarını kullandı. Başkonsolostan açıklama Açıklama yapan Bulgaristan Cumhuriyeti Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafeciyska, seçim sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bugün Bulgaristan Cumhuriyeti erken genel seçimlerini gerçekleştirmek üzere buradayız. Bu yıl Edirne’de sadece Başkonsolosluk binasında sandık kurulmuştur. Önceki yıllarda Trakya bölgesinde 30’un üzerinde sandık kurulurken, bu yıl bölgede toplam 5 sandık açılmıştır. Edirne dışında Lüleburgaz, Çorlu ve Ergene’de de sandıklar kurulmuştur." Geçmiş seçimlere de değinen Kafeciyska, "Önceki seçimlerde Trakya genelinde yaklaşık 11 bin seçmen oy kullanmıştı. Bu yıl Edirne için beklentimiz 700-800 civarındadır" dedi. Seçim sürecinin sorunsuz ilerlediğini belirten Kafeciyska, "Tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisindeyiz. Trakya genelinde herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır. Sayın Valimiz, belediye başkanlarımız ve göçmen derneklerinin katkılarıyla seçim süreci sağlıklı şekilde devam etmektedir. Destek veren herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. katılım ve sandık sayısındaki düşüşe dikkat çekildi Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cevat Güneş, seçim sürecine ilişkin yaptığı açıklamada katılımın önceki yıllara göre daha düşük olduğunu belirtti. Güneş, "Sabah 07.00’de başladı seçim maratonu, akşam saat 20.00’ye kadar devam edecek. Havanın kapalı olması sebebiyle yoğunluk biraz düştü. Öğlene doğru havanın açmasıyla birlikte vatandaş yoğunluğu arttı diyebiliriz. Geçen yıllara göre değerlendirdiğimizde katılım daha az gözüküyor" dedi. Sandık sayısındaki düşüşe dikkat çeken Güneş, "Bunun sebebi Türkiye genelinde 168 olan sandık sayısının 27’ye kadar düşmüş olması. Sandık sayısının az olması, göçmen camiasının yoğun olduğu bölgelerde sandıklara ulaşımı zorlaştırıyor. Daha önce 75’inci Yıl İlköğretim Okulu’nda açılan sandık, bu yıl sadece konsoloslukta kuruldu. Bu durum seçmenin sandığa ilgisini de azalttı" ifadelerini kullandı. Oy kullanan çifte vatandaşlar ise Bulgaristan’da siyasi istikrarın sağlanması temennisinde bulundu. Seçmenler, ülkenin daha güçlü bir yönetime kavuşmasını ve belirsizliklerin sona ermesini istediklerini dile getirdi.
Antalya Yolu kısaltmak isterken apartman boşluğuna düşerek hayatını kaybetti Antalya’nın Serik ilçesinde düğün sonrası misafir olarak bir aile dostunun yakındaki evine gitmeye çalışan eski muhtar Adem Duraman, apartman bahçesinde yolu kısaltmak isterken otopark boşluğuna düşerek yaşamını yitirdi. Olay anı güvenlik kamerasına yansıdı. Üzücü olay, Serik ilçesi Orta Mahalle’de akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre eski muhtar Adem Duraman, katıldığı bir düğünün ardından misafir olarak bulunduğu adrese dönmek üzere yola çıktı. Eşi tarafından otomobille düğün salonuna bırakılan Duraman’dan bir süre haber alınamaması üzerine yakınları endişelendi. Telefonla da ulaşamayan aile fertleri durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, çevrede geniş çaplı arama çalışması başlattı. Yaklaşık 2 saat süren aramalar sonucunda Adem Duraman, apartman bahçesindeki otopark giriş boşluğunda hareketsiz halde bulundu. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Duraman’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Duraman’ın, kestirme yol kullanmak isterken apartman duvarından atladığı ve dengesini kaybederek boşluğa düştüğü tespit edildi. Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Duraman’ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. "Düştükten sonra yaklaşık 2 saat sonra bulundu" Mahalle sakinlerinden Süleyman Savaş Aydirek ise olayın 21.52 sıralarında meydana geldiğini belirterek, "Otoparktaki aracına gitmek için bahçe duvarından atlamış. Düştükten sonra yaklaşık 2 saat sonra bulundu" dedi.