EĞİTİM - 01 Nisan 2020 Çarşamba 09:32

(Özel) Atılım Üniversitesi ‘Canlı Platform’ ile uzaktan eğitim sürecine başladı

A
A
A
(Özel) Atılım Üniversitesi ‘Canlı Platform’ ile uzaktan eğitim sürecine başladı

Atılım Üniversitesi Rektörü Prof.

Atılım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yıldırım Üçtuğ, “Üniversitelerde örgün eğitime ara verildiği noktada hemen harekete geçtik. Tüm öğretim elemanlarımıza yönelik lisanslı bir canlı yayın platformu satın aldık. Canlı platform da eklenince uzaktan eğitime başlayabilir hale geldik. Bütün öğretim elamanlarımız, normal ders saatlerinde canlı yayınla öğrencilere bağlanıp derslerini işlemeye başladılar” dedi.


Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede yayılım göstererek tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip Korona virüs (Covid-19) salgınının Türkiye’de de görülmesiyle birlikte eğitim öğretime ara verildi. Yükseköğretim Kurulu Başkanı (YÖK) Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç’ın, yaptığı açıklamayla 23 Mart tarihinde, eğitim öğretimin kesintiye uğramaması ve uygulamada birlik düşüncesiyle verilen bu ara sonlandırıldı ve uzaktan eğitime geçildiği açıklandı. Yaşanan süreci ve konu hakkında Atılım Üniversitesi’nin aldığı kararları değerlendiren Rektör Prof. Dr. Yıldırım Üçtuğ, tüm öğretim elamanlarının kendi ders saatlerinde canlı platform yoluyla öğrencileriyle ders işlediğini açıkladı.


Üniversitelerde örgün eğitime ara verildiği süreçte hemen harekete geçerek canlı yayın platformu satın aldıklarını aktaran Atılım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Üçtuğ, “Üniversitelerde örgün eğitime ara verildiği noktada hemen harekete geçtik. Tüm öğretim elemanlarımıza yönelik lisanslı bir canlı yayın platformu satın aldık. Zaten kullanmakta olduğumuz bir yardımcı platform vardı. Canlı platform da buna eklenince uzaktan eğitime başlayabilir hale geldik” diye konuştu.



“Okuldaki derslere göre daha çok katılım oldu”


Canlı yayın platformu üzerinden derslerin 30 Mart itibariyle başladığını söyleyen Üçtuğ, “30 Mart itibariyle bütün öğretim elamanlarımız, normal ders saatlerinde canlı yayınla öğrencilere bağlanıp derslerini işlemeye başladılar. Herhangi bir sıkıntı olmadı. Doğrusunu isterseniz, okuldaki derslere göre daha çok katılım oldu. Belki de öğrencilerimiz evlerinde sıkılıyorlardı, okulu özlediler. Bu ortam kendilerine sunulunca çok yoğun bir katılım oldu, teknik bir problem yaşanmadı. Tabii uygulamalı laboratuvar dersleri çok mümkün değil ama teorik derslerinin tamamında, ders saatlerinde aksaklık yaşanmadan, tüm üniversite çapında ve her düzeyde, lisans, yüksek lisans olarak canlı derslerle ilerliyoruz” ifadelerini kullandı.



“Platformu bulduk, satın aldık ve adapte ettik”


Satın alınan canlı yayın platformunun kullanımının kolaylığından da bahseden Üçtuğ, “Bir iki tane uzaktan eğitim, lisansüstü programımız vardı. Onun haricinde kapsamlı bir deneyimimiz yoktu. Diğer üniversiteleri ve dünyayı araştırdık ve söz konusu platformu bulduk. Çok hızlı bir şekilde satın aldık, adapte ettik. Çok kolay kullanılabilen bir yazılım. Dünyada bu tür canlı, uzaktan toplantılar için kullanılan bir platform. Bu tür uygulamalara çok az aşina olan öğretim elemanlarımız bile çok kolay bir şekilde kullanmaya başladılar” şeklinde konuştu.



“Uzaktan eğitim, sınıf eğitiminin yerini üniversite düzeyinde alamaz”


Uzaktan eğitimin üniversitelerde yüz yüze eğitimin yerini tutamayacağını belirten Üçtuğ, virüs salgınının ortadan kalkıp örgün eğitime geçileceği süreçte ders tekrarlarının hızlıca tamamlanıp, sınavların kısa sürede yapılacağını aktardı. Öğrencilerin sene kaybına izin vermek istemediklerini aktaran Üçtuğ, sürecin belirsizlik taşıdığının da altını çizdi. Üçtuğ, “Tabii ki uzaktan eğitim, sınıf eğitiminin yerini üniversite düzeyinde alamaz. Üniversitenin farklı amaçları da var. Üniversite sadece ders görülen ortam değildir. Üniversite bir sosyalleşme ortamı, kişinin farklı biçimlerde kültür ve spor topluluklarıyla birlikte kendini geliştireceği bir ortamdır. Bu süreçte sadece uzaktan öğretim yapılabilir, uzaktan eğitim yapılamaz. Şu anda bir zorunluluk var. Bu zorunluluk karşısında da öğrencilerimizin dönem ve yıl kaybını göze alamayız. Bunu YÖK de bu şekilde açıkladı zaten. Umut ediyorum çok uzun sürmeyecek bir sürede uzaktan eğitimle devam edeceğiz. Şu an için sınavları bu kanalla yapmayı öngörmüyoruz. Bilebildiğim kadarıyla sınav güvenliğini sağlayacak bir uzaktan erişim platformu mevcut değil. O nedenle sadece derslerimizi işliyoruz, ödev verebiliyoruz, küçük değerlendirmeler, sözlüler yapıyoruz fakat asıl değerlendirmeye yönelik sınavı, üniversiteler açıldığında yapmayı öngörüyoruz. Umarım Haziran gibi salgın hafifler ve okullar açılırsa birkaç hafta tekrar yapmayı, teorik derslerde de kısa bir tekrar yapmayı öngörüyoruz. Uygulamalı dersleri, laboratuvarları, proje derslerinin tamamlanmasını öngörüyoruz. Eğitime yeniden başlandıktan sonra birkaç hafta içinde önce ara sınavların tamamlanmasını, sonrasında da yılsonu sınavlarını yaparak dönemi bitirmeyi düşünüyoruz. Şu an için bu bir öngörü. Haziran ayına geldiğimizde nasıl bir durumla karşı karşıya kalacağımızı hiçbirimiz bilmiyoruz” dedi.



“Atılım Üniversitesi olarak alabileceğimiz tüm önlemleri aldık”


Atılım Üniversitesinde görev alan öğretim elamanlarının da evden çalışma sistemine döndüklerini vurgulayan Üçtuğ, Türkiye’nin de içinde bulunduğu sıkıntılı süreçte YÖK Başkanı Saraç’la da zaman zaman görüştüklerini, “Kendisiyle çok fazla görüşme imkânımız olmuyor. Herkes bir yerlere kapanmış durumda. Ancak mesajlaşma üzerinden bilgi alabiliyoruz. Sık sık yayınlanan duyurular bize geliyor. O konuşmalardan da aldığımız izlenim mümkün mertebe teorik derslerin uzaktan eğitim yoluyla gerçekleştirilmesi. Daha sonra yapılamayan teorik dersler ile uygulamalı derslerin üniversite açıldıktan sonra yapılması. Bir belirsizlik var. Bu bizim için de dünyadaki herkes için de geçerli. Kimse 2-3 ay sonrasını öngöremiyor. İyimser bakmaya çalışıyoruz. Şu anda sadece bugünü yaşamak durumundayız. Atılım Üniversitesi olarak alabileceğimiz tüm önlemleri aldık. Öğretimimize yüzde 95’in üzerinde bir oranda devam ediyoruz. Yaz aylarına geldiğimizde neler olacağını hep birlikte yaşayarak göreceğiz” şeklinde aktardı.



“Öğrenciler uzaktan eğitimden mutlular”


Uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerinin mutlu olduğunu aktaran Üçtuğ, bu süreçte ders çalışmayı ihmal etmemelerini de öğütledi. Öğrencilerinden, yaz aylarında yeniden kampüste buluşacakları günleri düşünerek moral depolamalarını isteyen Üçtuğ, “Öğrencilerimizden ilk aldığım intiba uzaktan eğitimden mutlular. Zaman kaybı yaşamayacaklar gibi görünüyor. Onlara vereceğim en önemli mesaj: ‘Canlı dersleri izlemeye devam edin, sıkılmayın, vazgeçmeyin. Umut ediyorum ki örgün eğitime döndüğümüzde hızlıca sınavları yapıp, dönemi kapatma yoluna gideceğimiz için ders çalışmaktan vazgeçmeyin. Nasıl olsa sınava çok var düşüncesine kapılmayın. Oluşan durumlara bir an önce adapte olarak derslerinize çalışmanızı istiyorum. Bizlerden gelecek açıklamaları bekleyin’. Öğrencilerimden, yaz aylarında yeniden kampüsümüzde, sınıflarımızda buluşabileceğimizi düşünmelerini istiyorum” aktarımında bulundu.


Öte yandan, dünyanın da içinde bulunduğu Covid-19 salgınıyla ilgili Üçtuğ, “Bütün ülkemize ve dünyaya sağlıklı mutlu huzurlu günler dilemek istiyorum. Bunun ötesinde yapabilecek başka bir şeyimiz yok gibi gözüküyor” mesajını verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta engelli vatandaşa çarpıp kaçan sürücüye 15 bin lira ceza: "Vicdanlarımız ikinci kez yaralandı" Bayburt’ta akülü tekerlekli sandalyesiyle yolun karşısına geçerken motosikletin çarpması sonucu yaralanan Engin Demir’e ilişkin davada karar çıktı. Mahkeme, ehliyetsiz sürücüyü ’taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 15 bin lira adli para cezasına çarptırdı. Verilen kararı yetersiz bulduğunu belirten engelli vatandaş Demir, "Vicdanlarımız ikinci kez yaralandı" diyerek, tepkisini dile getirdi. 31 Ağustos tarihinde Akşemseddin Caddesi’nde meydana gelen kazaya ilişkin gerekçeli kararda, Demir’in akülü tekerlekli sandalyesiyle yaya geçidinden geçtiği sırada motosikletin çarpması sonucu yaralandığı belirtildi. Dosyada yer alan bilirkişi raporunda ehliyetsiz sürücünün asli kusurlu, Demir’in ise kusursuz olduğu tespitine yer verildi. Mahkeme, sanık hakkında ’taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan önce 240 gün karşılığı adli para cezası belirledi. Yapılan indirimlerin ardından ceza, 150 gün karşılığı 15 bin lira adli para cezasına çevrildi. Kararda, cezanın 20 eşit taksitte ödenmesine hükmedildi. "Vicdanlarımız ikinci kez yaralandı" Kararın ardından yeniden konuşan Engin Demir, açıklanan hükmün kendilerini ikinci kez yaraladığını söyledi. Demir, "Bundan yaklaşık 6-7 ay önce bir trafik kazası yaşadım. Ehliyetsiz motosiklet sürücüsünün çarpması sonucunda akülü tekerlekli sandalyemle yola savruldum. Daha sonra vatandaşların ve sağlık ekiplerinin yardımıyla hastaneye kaldırıldım, tedavim yapıldı. Akabinde şikayetçi oldum, dava açıldı. 6 ayın sonunda karar açıklandı, açıklanan karar bizleri ikinci kez yaralamış oldu" dedi. Verilen cezanın vicdanları rahatlatmadığını ifade eden Demir, "Karşı tarafa 15 bin TL para cezası verilmiş. O gün benim yerimde yaşlı biri veya hamile bir kadın ya da çocuk da olabilirdi. Bu olayın ağır bir cezaya dönüşmesi için olay yerinde bizlerin ölmesi mi gerekiyor? Kanun, adalet bu mu? Tekrar vicdanlarımız yaralandı" diye konuştu. Karara itiraz edildi Açıklanan karara avukatıyla itiraz ettiklerini belirten Demir, "Umarız ki bu verilen karar tekrar dava edilir, suç unsuru oluşturulduğu tespit edilir ve örnek bir kararla bundan sonra yaşanacak kazaların da önüne geçmiş oluruz. Vicdanlarımızın rahat edeceği ve kamuoyu nezdinde saygı göstereceğimiz bir karar ortaya çıkar" ifadelerini kullandı.