POLİTİKA - 24 Aralık 2025 Çarşamba 13:49

Prof. Dr. Sevecan, komisyon tutanaklarının içeriğine dair sunum yaptı

A
A
A
Prof. Dr. Sevecan, komisyon tutanaklarının içeriğine dair sunum yaptı

Prof. Dr. Murat Sevecan, komisyonun bugüne kadar yaptığı çalışmalar sonucunda elde edilen tutanakların içeriğine dair sunum yaptı. Sevecan sunumunda tutanakların içerik analizinde, hukuki ve yönetişim reformlarına yönelik vurgunun en çok demokratik hukuksal düzenleme ihtiyacı olduğunu söyledi.


Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında 20. kez toplandı. Prof. Dr. Murat Sevecan, komisyonun bugüne kadar yaptığı çalışmalar sonucunda elde edilen tutanakların içeriğine dair sunum yaptı. Tutanaklarda sorunun tanımı üç temel eksende farklılaştığını dile getiren Sevecan, "Bunlar hak ve eşitlik, kimlik-inanç, güvenlik ve beka. Hak ve eşitlik odaklı çerçeve, ‘siyasi ve hukuki statü taleplerini’ olarak tanımlanırken, kimlik ve inanç odaklı çerçeve, ‘dil ve kültürel varoluş vurgusunu,’ güvenlik ve beka odaklı çerçeve, ‘devletin bekası risklerini’ öne çıkartmaktadır. Sorunun etki alanları yine en yoğun olarak iki temel kategoride toplanmaktadır. Birincisi; ekonomik ve bölgesel ekolojik maliyet. Bölgesel üretim kaynakları üzerindeki etkiler en yoğun dile getirilen boyuttur. İkincisi siyasi ve demografik tahribat; çatışma karşıtı alınan önlemlerin sosyal yapı üzerindeki etkisi" diye konuştu.



"Sürece ilişkin tartışmalarda silah bırakma odaklı yaklaşım yüzde 31"


Sürece ilişkin tartışmaların büyük ölçüde üç eksende yoğunlaştığını belirten Sevecan, "Sadece silah bırakma odaklı yaklaşım yüzde 31, silahsızlanmanın toplumsal boyutu yüzde 30 ve hukuki düzenleme ihtiyacı yüzde 23. Silah bırakmanın önemi konusunda en yoğun tartışma yüzde 41,20 ile siyaset cephesinde yaşanırken bu tartışma eşit oranlarda düşünce kuruluşları, sivil toplum ve mağdur gruplarda da yaşanmaktadır. Silahsızlanmanın toplumsal boyutuna en çok STK’lar yüzde 35 ile vurgu yaparken, siyasi partiler ve akademisyenler yüzde 20 ile ikinci sırayı paylaşmaktadır. Adalet arayışı ve mevzuat ihtiyacı yüzde 75 oranında dillendirilmiştir. Geçmiş adaletsizlikler ve mağduriyetlerin tanınması yüzde 21 ikinci sırada yer alırken, affa ilişkin yaklaşımlar yüzde 4 sınırlı bir yer tutmuştur" dedi.



"Hukuki ve yönetişim reformlarına yönelik vurgu en çok demokratik hukuksal düzenleme ihtiyacı"


Adalet arayışında beklentiler ve mevzuat ihtiyacı konusunun 56 farklı konuşmacının katılımıyla Komisyonun en yoğun gündemlerinden birini oluşturduğunu söyleyene Sevecan, "Hukuki ve yönetişim reformlarına yönelik vurgu en çok demokratik hukuksal düzenleme ihtiyacı; yüzde 31. Ve sürece ilişkin özel yasal düzenlemeler yüzde 27 etrafında yoğunlaşmıştır. Bunu anayasal gereksinimler yüzde 14 ve yerel demokrasi-kayyım uygulamaları yüzde 11 izlemektedir. Kısa vadede gereksinim duyulduğu ifade edilen İnfaz Kanunu’nun eşitlik ilkesi çerçevesinde yeniden düzenlenmesi, af düzenlemesi, hasta hükümlülerin tahliyesi, Terörle Mücadele Kanunu’nun yeniden düzenlenmesi veya yürürlükten kaldırılması, umut hakkının sağlanması ve topluma kazandırma/eve dönüş yasası öne çıkmaktadır" diye konuştu.



"Sürecin uluslararası ve bölgesel boyutunun önemi hemen herkes tarafından öne çıkarılmaktadır"


Ortak zemin ve mutabakat alanı hakkında bilgilendirmede bulunan Sevecan, "Bir arada yaşama iradesi altında kardeşlik, ortak acıyı umuda ve ortak gelecek hayaline dönüştürmek vurgusu tüm aktörler tarafından paylaşılmaktadır. Toplumsal rıza ve sürecin toplumca sahiplenilmesi ihtiyacında geniş bir mutabakat bulunmaktadır. Problemin çözümüne bütüncül yaklaşım konusunda belirgin bir ortaklık mevcuttur. Geçmişten ders çıkarma ve yeni bakış ve zihniyet geliştirme konusunda geniş bir uzlaşı vardır. Hukuki düzenleme ihtiyacı konusunda ‘farklılaşan parametrelere rağmen’ bir mutabakat bulunmaktadır. Sürecin uluslararası ve bölgesel boyutunun önemi hemen herkes tarafından öne çıkarılmaktadır" ifadelerini kullandı.



"Sürecin nihai hedefi konusunda belirsizlik devam etmektedir"


Ayrışma noktaları ve uzlaştırma gerektiren alanları ifade eden Sevecan, "Güvenlik-özgürlük dengesi konusunda aktörler arası yaklaşımlar belirgin biçimde ayrışmaktadır. Sürecin nihai hedefi konusunda belirsizlik devam etmektedir. ‘Terörün sona ermesi’, ‘Türkiye modeli’, ‘kardeşlik’, ‘normalleşme’, ‘demokratikleşme’, ‘siyasal entegrasyon’ gibi farklı hedefler ifade edilse de bunların nasıl bir bütün oluşturacağı ve somut adımlarının neler olacağı konusunda net bir mutabakat yoktur. Af, topluma entegrasyon konusuna yaklaşımda önemli ayrışmalar bulunmaktadır. Kök nedenlerin tanımı konusunda farklı çerçeveler kullanılmaktadır" dedi.


Konuşmasının sonunda gözlemlenen önerileri paylaşan Sevecan " Sürecin nihai hedefine ilişkin net, anlaşılır ve ölçülebilir bir tanım yapılması, demokratikleşme adımlarının içeriği konusunda ortak bir zeminin tesis edilmesi, toplumsal güven inşasına yönelik somut adımların belirlenmesi ve ivedilikle atılması, hukuki altyapının acilen tamamlanması, katılımcılık ve şeffaflık mekanizmalarının güçlendirilmesi" olarak sıraladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Yavru kangal gönlünü Sibirya kurduna kaptırdı Sivas’ta yaşayan Hüseyin Yıldız, kayıp olan yavru kangalını bir Sibirya kurduyla birlikte buldu. İki hayvanın adeta aşk yaşadığı görüntüleri sosyal medyasından paylaşan Yıldız, büyük beğeni aldı. Sivas’ta yaşayan uzman kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, kaybolan yavru kangalını günlerce aramasına rağmen bulamadı. Umudunu kesmeye başladığı sırada arkadaşıyla birlikte araçla seyahat eden Yıldız, yol kenarında bir hayvanın olduğu dikkatini çekti. Yol kenarındaki hayvanın dişi Sibirya kurdu olduğunu fark eden Yıldız, hayvanın yanında bir köpek bulunduğunu gördü. Aracı durdurup yaklaştığında ise yanındaki köpeğin günlerdir aradığı yavru kangal olduğunu anladı. Karşılaştığı manzara karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Yıldız, dişi Sibirya kurdu ile yavru kangalın adeta birbirleriyle oyun oynadığını ve yakınlık kurduğunu fark etti. O anları cep telefonu kamerasıyla kayıt altına alan Yıldız, görüntüleri sosyal medya hesabında paylaştı. Yaşananları anlatan Yıldız, "Sivas’a kangalımız gelin getirdi. Dilsiz canlıların gönül dilleri birbirleriyle gönül bağı kurdu. Birbirlerini sevmeye başladılar" ifadelerini kullandı. "Sivas’a gelin geldi" İki hayvanın birbirlerini sevdiğini söyleyen Hüseyin Yıldız, "Geçtiğimiz günlerde kangal yavrumuzu kaybetmiştik. 3-4 gündür arıyorduk ve bulamamıştık. Arkadaşımla yolda giderken yolun kenarında bir dişi Sibirya kurdu olduğunu gördüm. Daha sonra yaklaştığımızda ise yanında aradığımız yavru kangalı gördüm. Ben de o anları kayıt altına aldım. Yavru kangal, dişi kurdu Sivas’a transfer etmiş diye çektim ve sosyal medyamda yayınladım. Yavru Kangal Sivas’a gelin getirmiş diyebilirim. İnsanlar bir araya gelemezken ve toplumda bazı sıkıntılar varken hayvanlar aleminde böyle güzellikleri görmek insanların yüreğine umut ışığı saçıyor. Biz de bunu görünce çok mutlu olduk. Sibirya kurdu ile kangalın bir araya gelmesinde hiçbir sorun olmadı. Dilsiz canlıların gönül dilleri birbirleriyle gönül bağı kurdu. Birbirlerini sevmeye başladılar" dedi.