SAĞLIK - 04 Şubat 2026 Çarşamba 10:54

Prof. Dr. Tek: "Kanserin adı tek ama hastalar farklı"

A
A
A
Prof. Dr. Tek: "Kanserin adı tek ama hastalar farklı"

Artan kanser vakalarıyla birlikte tıptaki ilerlemeler sayesinde bazı kanser türlerinin artık kronik bir hastalık gibi yönetilebildiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tek, "Kanserin adı tek fakat hastalar birey olarak birbirinden çok farklı; kişiye özgü tedavi güncel bir konu" dedi.


Günümüzde kanser tedavisinde başarı multidisipliner yaklaşımlarla sağlanırken, yakın gelecek bu mücadelede daha kişiselleştirilmiş ve etkili yöntemlerin devreye gireceğine işaret ediyor. 4 Şubat Dünya Kanser günü dolayısıyla açıklama yapan Medicana International Ankara Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tek, kanser görülme sıklığının artmasıyla birlikte artık kronik bir hastalık gibi yönetilmesinin, bütüncül ve kişiye özel yaklaşımları günümüzün zorunluluğu haline getirdiğini belirterek, "Artık kanser tedavisinde yalnızca yaşam süresini uzatmak değil, aynı zamanda hastanın yaşam kalitesini korumak ve iyileştirmek de öncelik haline gelmiştir. Tıptaki ilerlemeler, bazı kanser türlerinin artık kronik hastalık gibi yönetilebileceğini gösteriyor. Bu yaklaşım; hastaların uzun vadeli takip ve bakımını, tedavi planlarını ve yaşam kalitesini ön planda tutarak kanserle mücadelede yeni bir paradigmaya işaret ediyor. Kişiye özgü tedavi güncel bir konu. Burada bilmemiz gereken kanserin adı tek fakat hastalar birey olarak birbirinden çok farklı" ifadelerini kullandı.



İmmünoterapi ile yan etki azalacak


İmmünoterapinin, bağışıklık sisteminin kanserle mücadelede aktif rol almasını sağlayan yenilikçi bir yöntem olarak öne çıktığına vurgu yapan Prof. Dr. İbrahim Tek sözlerine şöyle devam etti:


"İmmünoterapi diğer tedavi yöntemleriyle kombine edildiğinde tümör hücrelerine karşı daha güçlü ve hedefe yönelik bir yanıt sağlıyor. Bu yaklaşım, tedavi başarısını artırırken hastaların yaşam kalitesini de korumaya yardımcı oluyor. Gelecekte akıllı ilaçlarla birlikte kullanılan kanser aşılarının, daha kalıcı yanıtlar sağlayarak tedavi başarısını önemli ölçüde artırması bekleniyor. Aşıların, bağışıklık sistemini kanser hücrelerini tanıyıp hedef alacak şekilde eğiterek tedaviye destek olması ve özellikle kişiye özgü tümör antijenlerine göre geliştirildiğinde etkinliğinin daha da artacağı öngörülüyor."



Tarama testleri ve işlemleri ihmal edilmemeli


Kanserin önüne geçmek için ise birey olarak yapılacak şeylerin zor olmadığını hatırlatan Prof. Dr. İbrahim Tek, alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:


"Sigara ve alkolden, hazır gıdalardan, tütsülenmiş yiyeceklerden ve fazla kırmızı et tüketmekten uzak durmak; hayvansal yağları az tüketmek, meyve ve sebze tüketimini artırmak, kilo almamak ve düzenli fiziksel aktivite herkesin yapabileceği rutinlerdir. Stres de artık önemli bir risk faktörü sayılmaktadır; bu nedenle uzak durmak önemlidir. Hepatit B aşılaması ile cinsel aktivitesi başlamadan kız çocuklarına HPV aşısı yapılması, bazı bireyleri karaciğer ve rahim ağzı kanserinden koruyabilir. Belirli yaş gruplarında kanser tarama testleri ve işlemlerini yaptırmak da büyük önem taşır. Kadınlarda 45 yaşından sonra meme ultrason ve mamografi; 18 yaşından itibaren Pap ve smear testi ile yıllık rahim ağzı kanseri taraması; her iki cinste 45 -50 yaşlarından itibaren kolonoskopi incelemesi; erkeklerde prostat muayenesi ve yoğun sigara tüketen bireylerde düşük doz radyasyonlu akciğer tomografisi önerilmektedir. Kanserden korkmayalım, geç evrede tanı almaktan korkalım. Birey olarak kendi vücudumuzu daha iyi tanıyalım, şikayetlerimizi önemseyelim ve basit önlemlerle kanser riskimizi azaltalım."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Uzmanlardan kanser uyarısı: "Erken tanı hayat kurtarıyor" Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniğinde görev yapan uzman hekimler, Dünya Kanser Günü dolayısıyla kanserden korunma, erken tanı ve güncel tedavi yöntemlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniğinde görev yapan uzman hekimler, Dünya Kanser Günü kapsamında kanserden korunma, erken tanı ve tedavideki güncel gelişmeler hakkında bilgilendirmede bulundu. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Feyza Fırat Atay, kanserin vücuttaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucu ortaya çıkan kötü huylu kitleler olduğunu belirterek, Türkiye’de her yıl yaklaşık 250 bin yeni kanser vakasının teşhis edildiğini söyledi. Dr. Atay, dünya genelinde ise 2030 yılına kadar yaklaşık 27 milyon yeni kanser vakası görülmesinin beklendiğini ifade etti. Koruyucu sağlık önlemlerinin önemine dikkat çeken Atay, obezitenin önlenmesi, tütün kullanımının azaltılması, alkol tüketiminin sınırlandırılması ve güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından korunmanın kanser riskini önemli ölçüde azalttığını vurguladı. Erken tanının hayati önem taşıdığını belirten Dr. Atay, tarama programlarının herhangi bir şikayeti olmayan bireylere uygulandığını ve kanserin erken evrede tespit edilmesini sağladığını söyledi. Erken teşhis edilen kanserlerde tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu ifade etti.Kanser taramalarının KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) ile Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yapıldığını hatırlatan Atay, vatandaşları düzenli taramalara katılmaya davet etti. Akciğer kanserinde en büyük risk faktörünün tütün kullanımı olduğunu belirten Atay, tütün kullanımının azaltılmasıyla akciğer kanserlerinin büyük bölümünün önlenebileceğini söyledi. Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu vurgulayan Atay, düzenli kendi kendine meme muayenesi ve mamografinin erken tanıdaki önemine dikkat çekti.Kolon kanserinin genellikle belirti vermeden ilerlediğini ifade eden Atay, 50 yaşından sonra düzenli taramaların erken tanı açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Serviks kanserinin HPV ile ilişkili olduğunu aktaran Atay, aşılama ve düzenli taramalarla bu kanser türünün büyük ölçüde önlenebileceğini söyledi. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Furkan Günen ise, kanser tedavisinde kişiselleştirilmiş yaklaşımların öne çıktığını belirtti. Günen, akıllı ilaçlar ve immünoterapilerin, bağışıklık sistemini kanser hücrelerine karşı harekete geçirerek bazı hastalarda uzun süreli yanıtlar sağladığını ifade etti. Kanserin artık birçok türde kronik bir hastalığa dönüşebildiğini belirten Günen, erken tanı ve doğru tedaviyle kanserle mücadelede umutların her geçen gün arttığını kaydetti.
Kars Kars merkezli 5 ilde "sahte el" operasyonu: 12 tutuklama Kars merkezli 5 ilde, sosyal medya hesaplarını ele geçirerek vatandaşları dolandıran şebekeye yönelik "sahte el" operasyonu düzenlendi. Siber Suçlarla Mücadele Müdürlüğü ekiplerince 17 adrese gerçekleştirilen eş zamanlı baskınlarda yakalanan 22 şüpheliden 12’si tutuklandı. Kars Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde Kars İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarda, Instagram, Facebook, Tiktok ve Messenger isimli sosyal medya uygulamaları üzerinden "sosyal yardım" adı altında sosyal medya hesaplarını ele geçiren, dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştiren, banka hesap bilgilerini ve şirket hesaplarını kullandıran şüpheli şahıslar tespit edildi. İncelemede bu yöntemle 52 kişinin dolandırıcılık mağduru olduğu ve 26 kişinin ise sosyal medya hesaplarının ele geçirildiği, milyonlarca lira müşteki zararının olduğu ortaya çıkarıldı. 4 aylık teknik ve fiziki çalışma sonucu düğmeye basıldı Yaklaşık 4 aylık teknik ve fiziki takibin ardından düğmeye basan ekipler Kars, Batman, Kocaeli, Artvin ve Adana’da toplam 17 adrese eş zamanlı operasyon yaptı. "Sahte el" adı verilen operasyonda 22 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyete getirilen şüphelilerden 1’inin yakalama işlemleri devam ederken, 6 şüpheli ifade işlemleri sonrası serbest bırakıldı. Adliyeye sevki edilen şüphelilerden 3’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 12 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.