GÜNDEM - 30 Nisan 2026 Perşembe 16:59

RTÜK’ten şiddet sahneleri nedeniyle dizilere ve televizyon kanallarına ceza

A
A
A
RTÜK’ten şiddet sahneleri nedeniyle dizilere ve televizyon kanallarına ceza

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), yoğun şiddet sahneleri barındıran ve çocuk ile gençleri şiddet ve suça özendiren yapımlar nedeniyle bazı dizilere ve televizyon kanallarına ceza verdi. Üst Kurul toplantısında Yeraltı ve Eşref Rüya dizileri ile üç dijital platformdaki yapımlara şiddeti özendirmekten yaptırım uygulanırken, bunların yanı sıra Halk TV ve Sözcü TV’ye eleştiri sınırlarının ötesinde yayın yapılmasından dolayı müeyyide uygulandığı belirtildi.


RTÜK, NOW TV’de yayınlanan Yeraltı adlı dizinin 4 Mart, 11 Mart, 18 Mart, 25 Mart, 1 Nisan ve 8 Nisan tarihli bölümlerindeki şiddet içerikli sahnelere ilişkin yayın ihlallerini görüştü. Dizide çözüm yolu olarak adli makamların kullanılmadığı, şiddetin ise etkili ve kesin sonuç alınan bir yöntem olarak sunulduğunu belirleyen Üst Kurul, estetize edilerek sunulan söz konusu şiddet sahnelerinin şiddete karşı gerçeklik algısını bozduğu, şiddetin bireyler üzerindeki ağır psikolojik etkileri ve hukuki sonuçları ortaya koymadığı ve şiddeti gerçekleştiren karakterleri özendirici birer rol model haline getirdiğini tespit etti. Bu tür içeriklerin suç ve şiddeti özendirdiği, şiddet ile güç, zenginlik, itibar ve saygınlık arasında doğrudan bir ilişki kurulduğunu vurgulayan Üst Kurul, NOW TV’ye 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz" hükmünü ihlal etmekten idari para cezası uyguladığını açıkladı.



Eşref Rüya’ya ise şiddeti özendirmeden ceza


KANAL D’de yayınlanan Eşref Rüya adlı dizinin 38, 39 ve 40. bölümlerindeki şiddet sahneleri de Üst Kurul’da ele alındı. RTÜK İzleyici Bildirimleri Sistemi’ne 1-17 Nisan tarihleri arasında söz konusu diziye ilişkin iletilen 623 şikayeti de değerlendiren Üst Kurul, medyadaki şiddetin gerçek hayattaki şiddetten daha sık tekrar ettiği ve yapılan araştırmalara göre televizyonda gösterilen şiddet içerikli sahnelerin fazlalığının toplumda artan şiddetle bağlantılı olduğuna dikkati çekti. Dizideki şiddet sahnelerinin şiddeti olağanlaştırdığı, yöntem öğretici nitelikte olduğu, özendirici ve model oluşturucu biçimde sunulduğu ve şiddetin gerçek dünyada yer bulmasına yol açabilecek etkilere sebep olabileceğini vurgulayan Üst Kurul, KANAL D’ye 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz" hükmünü ihlal etmekten idari para cezası uyguladığını duyurdu.



HBO Max’taki Altın Çocuk dizisi de cezadan pay aldı


HBO Max adlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayımlanan "Altın Çocuk" adlı dizi de içerdiği yoğun şiddet sahneleri nedeniyle Üst Kurul’un gündeminde yer aldı. Ekranda gösterilen şiddetin gündelik yaşamda sorunların çözümünde şiddete başvurmak yönünde eğilimlere neden olabildiği ve uzun vadede şiddetin kanıksanmasına neden olabileceği ifade edilen Üst Kurul’da HBO Max adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz" hükmünü ihlal etmekten idari para cezası ve katalogdan çıkarma cezası verildiği ifade edildi.



Prime Video’ya katalogdan çıkarma cezası


RTÜK, Prime Video adlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayınlanan Gangs Of Lagos (Lagos Çeteleri) isimli filmdeki aşırı şiddet sahnelerine ilişkin yayın ihlallerine de kayıtsız kalmadı. Filmin şiddeti sorun çözmenin yegane aracı olarak meşrulaştırdığı, yoğun ve detaylı şiddet içeriklerinin şiddetin kanıksatılmasına hizmet ettiği ve çocuk izleyiciler üzerinde yıkıcı rol model etkisi oluşturabileceğinin altını çizen Üst Kurul, Prime Video adlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz" hükmüne aykırılıktan idari para cezası ve katalogdan çıkarma cezası verildiğini duyurdu.



Netflix’teki Trigger dizisine yoğun şiddetten yaptırım uygulandı


Netflix adlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından yayınlanan "Trigger" adlı dizideki yoğun şiddet içerikleri de Üst Kurul’da görüşüldü. Dizide şiddet sahnelerinin yoğun şekilde yer aldığı, suç ve suç unsurlarının detaylandırıldığı, şiddetin estetize edildiği vurgulanırken, dizinin 6. bölümünde işlenen okul saldırısının da sorumlu yayıncılık anlayışıyla bağdaşmadığı, ilgili sahnelerin kronik güvensizlik ve kaygı durumunu besleyebileceği, özellikle genç izleyicilerde taklit etme davranışı oluşturabileceği aktarıldı. Bu gerekçelerle Netflix adlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz" hükmüne aykırılıktan idari para cezası ve katalogdan çıkarma cezası uygulandığı ifade edildi.



Halk TV’ye Milli Eğitim Bakanı Tekin’e hakaretten ceza


RTÜK’te Halk TV’de 15 Nisan tarihinde yayınlanan Sansürsüz isimli programda CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt’un Kahramanmaraş’ta gerçekleşen okul saldırısıyla ilgili Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i hedef alan sözleri de görüşüldü. "Sense sadece öldürmeyi öğretmişsin, sense sadece kin ve nefret akıtıyorsun ya. Halen kin ve nefret akıtan bir Milli Eğitim Bakanı var" şeklindeki ifadelerin doğrudan suç isnadı içeren, eleştiri sınırlarını aşabilecek derecede kişiselleştirilmiş ve kişilik haklarını zedeleyen yayının ihlal niteliği taşıdığını belirten RTÜK, Halk TV’ye 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan "...kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez" hükmünü ihlal etmekten idari para cezası uygulandığını açıkladı.



Sözcü TV de cezalardan nasibini aldı


Üst Kurul, Sözcü TV’de 10 Nisan tarihinde yayınlanan Nokta Atışı isimli programda Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Sera Kadıgil’in TBMM ve çeşitli devlet kurumlarına yönelik kullandığı ifadeleri de yayın ihlali olarak değerlendirdi. Kadıgil’in TBMM üyelerine yönelik "Meclisi itibarsızlaştırmasının bu kadar böyle boş işler müdürü gibi oradaki piyonları aracılığıyla iş gördürmesinin sebebinin de açıkçası bu olduğunu düşünüyorum" sözleri ile uyuşturucu operasyonlarına ilişkin kullandığı "E işi mi yok bu devletin? Hani bir de ne hikmetse sadece kullananları alıyor. Bir tane de torbacı al ya. Hadi bir tane da baron al. Bir tane de uyuşturucu baronu al, kilo ile getirenlere yok. Onların arkası sağlam çünkü" şeklindeki açıklamalarının eleştiri sınırlarını aşan küçük düşürücü ve iftira niteliğinde olduğu belirtildi. Üst Kurul, Sözcü TV’ye 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz. Kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez" hükmünü ihlal etmekten idari para cezası verdi.


RTÜK, toplantıda Adalet Bakanlığı ile koordineli olarak mahkemelerce verilen yayın yasağı kararlarının uygulanmasına yönelik yayıncı kuruluşlara rehber niteliğinde ilke kararlarının belirlenmesine de karar verdiğini duyurdu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Başkan Kepenek; "Emeğin hakkını savunmaya devam edeceğiz" Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, emekçilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekerek adalet ve eşitlik vurgusu yaptı. Başkan Kepenek, emeğin karşılığının her geçen gün daha fazla eridiğini belirterek, "Alın teriyle geçinen milyonlarca emekçi, ağırlaşan hayat koşulları altında yaşam mücadelesi veriyor. Yoksulluk, güvencesizlik ve gelir adaletsizliği artık görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. Çalışma hayatında yaşanan sorunlara değinen Başkan Kepenek, taşeronlaşma, düşük ücretler ve sosyal güvenceden yoksun çalışma koşullarının emekçilerin yaşam kalitesini düşürdüğünü söyledi. Emekçilerin insanca yaşayabileceği bir düzenin kurulmasının sosyal devletin en temel görevi olduğunu vurguladı. Yerel yönetimler olarak sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Kepenek, "Bizler, halkçı belediyecilik anlayışıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmaya, emeğin değerini koruyan politikaları hayata geçirmeye devam ediyoruz" dedi. 1 Mayıs’ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda dayanışma ve hak arama günü olduğunu ifade eden Kepenek, daha adil bir Türkiye için mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti. Başkan Kepenek, tüm işçilerin ve emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlayarak, eşitlik, özgürlük ve adalet çağrısında bulundu.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçi, memur ve işveren temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda işçi, memur ve işveren temsilcilerini kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Sizlerin şahsında tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" dedi. Erdoğan, iş hayatına kendisinin de işçi unvanıyla başladığını söyleyerek, bu yüzden 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kendi bayramı olarak gördüğünü de ifade etti. "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk" Gerek şahsının gerekse AK Parti hükümetinin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi işçilerin bildiğini söyleyen Erdoğan, "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk. Yıllarca istismar edilen, yıllarca hükümetlerin göz ardı, kulak arkası ettiği hususları sizlerle el birliği ve gönül birliği içinde hayata geçirdik. Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık. Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik. Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Kadınların, engellilerin ve diğer hassas kesimlerin çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini güçlendirdik. Tüm bunları yaparken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmedik. Her zaman sizlerle yani çalışanlarımızın temsilcileriyle istişare ettik. Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla ve meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik. En son bir firmadan alacaklarını tahsil edemedikleri için eylem yapan madenci kardeşlerimizin sorunlarının çözülmesini sağladık" diye konuştu. "Ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz" İşçinin, emekçinin ve çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen, ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz. Bizim vizyonumuz nettir" dedi. "İnsanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ediyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ettiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: "Sendikalarımızı da bu önemli hedefe giden yolda yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. İnşallah hep birlikte birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ülkemizi kalkındırmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Sizlerin ve tüm işçilerimizin, çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum."
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçi, memur ve işveren temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda işçi, memur ve işveren temsilcilerini kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, katılımcılarla bir araya gelmekten dolayı memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Sizlerin şahsında tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş hayatına kendisinin de işçi unvanıyla başladığını da sözlerine ekleyerek, bu yüzden dolayı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kendi bayramı olarak gördüğünü de ifade etti. "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk" Gerek şahsının gerekse AK Parti hükümetinin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi işçilerin bildiğini söyleyen Erdoğan, "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk. Yıllarca istismar edilen, yıllarca hükümetlerin göz ardı, kulak arkası ettiği hususları sizlerle el birliği ve gönül birliği içinde hayata geçirdik. Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık. Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik. Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Kadınların, engellilerin ve diğer hassas kesimlerin çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini güçlendirdik. Tüm bunları yaparken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmedik. Her zaman sizlerle yani çalışanlarımızın temsilcileriyle istişare ettik. Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla ve meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik. En son bir firmadan alacaklarını tahsil edemedikleri için eylem yapan madenci kardeşlerimizin sorunlarının çözülmesini sağladık" diye konuştu. "Ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz" İşçinin, emekçinin ve çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen, ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz. Bizim vizyonumuz nettir" dedi. "İnsanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ediyoruz" Başkan Erdoğan, insanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ettiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: "Sendikalarımızı da bu önemli hedefe giden yolda yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. İnşallah hep birlikte, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ülkemizi kalkındırmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Sizlerin ve tüm işçilerimizin, çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum."