GÜNDEM - 30 Nisan 2026 Perşembe 18:00

Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "GÖKBEY programı dahilinde toplamda 83 helikopteri kurumlarımızın hizmetine sunacağız"

A
A
A
Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "GÖKBEY programı dahilinde toplamda 83 helikopteri kurumlarımızın hizmetine sunacağız"

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Diğer kullanıcılarla beraber GÖKBEY programı dahilinde toplamda 83 helikopteri kurumlarımızın hizmetine sunacağız" dedi.


Türk mühendisleri tarafından tasarlanıp geliştirilen ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) tesislerinde üretilen genel maksat helikopteri T625 GÖKBEY’in Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslimi dolayısıyla TUSAŞ’ta tören gerçekleştirildi. Törene, Savunma Sanayii Başkanı Görgün, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu ve çok sayıda mühendis ile davetli katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, GÖKBEY’in tanıtım filminin seyredilmesiyle devam etti. Ardından açılış konuşmalarına geçildi.


Haluk Görgün, Türkiye’nin savunma sanayisinde attığı adımların ülkeyi ileriye taşıdığını ve uluslararası alanda dikkatle takip edildiğini belirterek, son dönemde yabancı heyetlerin artan ilgisinin bu başarının göstergesi olduğunu ifade etti. Görgün, T625 GÖKBEY’in yalnızca bir platform değil, Türkiye’nin milli inovasyon gücü ve savunma sanayisindeki dönüşümünün somut bir örneği olduğunu vurguladı.



"GÖKBEY programı dahilinde toplamda 83 helikopteri kurumlarımızın hizmetine sunacağız"


Gelecek yıllarda gerçekleştirilecek GÖKBEY teslimatlarına değinen Haluk Görgün, "İlerleyen yıllarda Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza 15 adet, İçişleri Bakanlığımıza 42 adet daha GÖKBEY teslimatını gerçekleştireceğimizi ifade etmek isterim. Diğer kullanıcılarla beraber GÖKBEY programı dahilinde toplamda 83 helikopteri kurumlarımızın hizmetine sunacağız. GÖKBEY, sahip olduğu özelliklerle Kara Kuvvetleri Komutanlığımızın hizmetlerine önemli katkılar sunacak. Çok yönlü kullanım imkanıyla Kara Kuvvetlerimizin harekat kabiliyetini ve görev esnekliğini daha da arttıracak. GÖKBEY’in Kara Kuvvetleri envanterine girmesi sahadan 3beslenerek zaman içinde daha da gelişecek dinamik bir süresinde başlangıcı olduğunu da söylemek gerekir. Geri bildirimler doğrultusunda görev ekipmanları zenginleşecek, yeni alt sistem entegrasyonlarıyla platformlarımızın kabiliyeti giderek derinleşecektir" diye konuştu.



"GÖKBEY’de yerlilik oranımız bugün itibariyle yüzde 70’in üzerindedir"


"GÖKBEY hem sivil hem de askeri sahada kullanılmasıyla ülkemizin gücüne güç katacaktır. Bunun yanı sıra tıpkı birçok platformumuzda olduğu gibi GÖKBEY’in de ihracat başarısı yakalayacağına da tüm kalbimle inanıyorum" diyen Görgün, şunları kaydetti:


"Öte yandan, yerli motorumuz TS 1400’ün sertifikasyon süreçlerinin de devam ettiğini söylemek gerekir. GÖKBEY’de yerlilik oranımız bugün itibariyle yüzde 70’in üzerindedir. Bu oranı yüzde 80’in üzerine çıkaracağız inşallah. Yerli motorlarımızla semalarda olması milli teknoloji hamlemizin stratejik çıktılarından biri olacaktır."



"Kuvvetleri Komutanlığımız, beka sisteminin kurulmasına yönelik faaliyetlere devam etmektedir"


Türk Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcılığının artırılması ve ülke çıkarlarının korunabilmesi için, artan küresel risk ve tehditler karşısında yerli, milli ve modern bir savunma sanayine sahip olmanın kritik önemde olduğunu vurgulayan Orgeneral Metin Tokel, "Kara Kuvvetleri Komutanlığı olarak savunma sanayi projelerine, dünyada ve bölgemizde meydana gelen gelişmelerin geleceğe yansımaları, yaşanan çatışmalardan alınan ders ve tecrübelerle teknolojideki hızlı gelişmeleri dikkate alan bir yaklaşım ve vizyonla bütün projelere destek ve yön vermeye çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın önceliklendirme vizyonu ve direktifleriyle Kara Kuvvetleri Komutanlığımız; kamikaze dron ve İHA, uzun menzilli füzeler, entegre ve çok katmanlı hava savunma sistemleriyle bunları koruyacak beka sisteminin kurulmasına yönelik faaliyetlere devam etmektedir. Bu önceliklerimize ilave olarak günümüzde yerli ve milli olarak üretilen insanlı sistemlere olan ihtiyaçlarımız da devam etmektedir" ifadelerini kullandı.


Tokel, TUSAŞ’ın insanlı hava sistemlerini günümüz teknolojilerine uygun şekilde geliştirip modernize ederek Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na önemli katkılar sunduğunu belirtti. Tokel, teslim edilen milli helikopterin uluslararası standartlara ve müşterek harekât ihtiyaçlarına cevap verebilecek kabiliyette olduğunu, bu sayede Kara Kuvvetleri’nin envanterine önemli bir yetenek kazandırıldığını ifade etti.



"GÖKBEY bizim her şeyiyle yerli ilk helikopterimiz"


İlklerin her zaman önemli olduğunu belirten TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu ise, "GÖKBEY bizim her şeyiyle yerli ilk helikopterimiz. Bu ilkler çoğalarak artacak. Bu teslimat iki helikopterden birincisi. İkincisini Haziran ayında gerçekleştireceğiz. Üretim ve teslimat çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Hem Kara Kuvvetlerimize hem diğer kuvvetlerimize bu sene ve önümüzdeki senelerde hızla artan sayıda teslimatları gerçekleştireceğiz. TUSAŞ yönetim kurulundan başlayarak çalışanların çok emekleri var. Onların sayısız, bitmeyen, tükenmeyen emekleri, uykusuz geceleri olmasaydı biz bu teslimatları yapamazdık. İnşallah her bir ürünümüz, kullandığımız her bir platform bu ve buna benzer benzer yerli ve milli fabrikalarımızda bizler tarafından yapılacak, bizler tarafından teslim edilecek ve bizler tarafından kullanılacak" diye konuştu.


Tören sonunda, GÖKBEY’in maketi Tokel ve Görgün’e takdim edildi. GÖKBEY’in Platform Teslimat Belgesi, Haluk Görgün tarafından Orgeneral Metin Tokel’e teslim edildi. Ardından protokol üyeleri ile toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.



Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "GÖKBEY programı dahilinde toplamda 83 helikopteri kurumlarımızın hizmetine sunacağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de 7 yaşındaki çocuğu istismar eden sabıkalı sanığa önce ceza sonra tahliye İzmir’in Buca ilçesinde 7 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla yargılanan ve daha önceden de benzer suçlardan sabıkası bulunan şahıs, hapis cezasına çarptırılmasına rağmen tahliye edildi. Olay, 2 Ağustos 2025 tarihinde İzmir’in Buca ilçesi Belenbaşı Mahallesi’nde bulunan bir kafede meydana geldi. İddiaya göre, 7 yaşındaki E.G., annesi Ö.G. tarafından su alması için söz konusu işletmeye gönderildi. İşletmede bulunan S.Ç. (36), küçük kızı "Kasaya gel" diyerek karanlık bir bölüme çağırdı. Çocuğu burada alıkoyarak cinsel istismarda bulunan şüpheli, küçük kıza "Annene söyleme" diyerek baskı kurdu. Olayın ardından korkuyla annesinin yanına koşan küçük E.G.’nin durumu anlatması üzerine aile hemen jandarmaya başvurdu. Kamera kayıtları sanığı yalanladı Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan S.Ç., suçlamaları reddederek çocuğun kendisine sarıldığını iddia etti. Ancak Buca İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından incelenen güvenlik kamerası kayıtları, gerçeği gözler önüne serdi. Görüntülerde, şüpheli S.Ç.’nin küçük kızı karanlık ve dışarıdan görülmeyen bir alana çektiği, yaklaşık 2 dakika sonra küçük kızın bu alandan koşarak uzaklaştığı tespit edildi. Elde edilen deliller ve adli görüşme raporları doğrultusunda S.Ç., 5 Ağustos 2025’te tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hem istismardan hem uyuşturucudan sabıkalı çıktı Hazırlanan iddianamede, sanık S.Ç.’nin ’On İki Yaşından Küçük Mağdurların Cinsel İstismarı’ ve ’Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’ suçlarından cezalandırılması talep edildi. Soruşturma aşamasında, S.Ç.’nin daha önceden de çocuk istismarı ve uyuşturucu madde kullanımından sabıka kaydı bulunduğu ortaya çıktı. Mahkemede gözyaşı döktü, tahliye oldu Bugün İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, savunma yaparken ağlayan ve "Çok pişmanım" dediği öğrenilen tutuklu sanık S.Ç. hakkında ’Çocuğun Cinsel İstismarı’ suçundan 5 yıl hapis cezası verilirken, ’Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’ suçundan ise beraat kararı verildi. Mahkeme heyeti, sanığa ceza vermesine rağmen şoke edici bir kararla S.Ç.’nin tahliyesine hükmetti. Duruşmanın ardından sivil toplum kuruluşu temsilcileri, tahliye kararına tepki göstererek, "Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi’ne itirazlarda bulunacağız. İşimiz sonuna kadar devam edecek" dedi. Ailenin, sabıkalı sanığın tahliyesine itiraz ederek kararı İstinaf Mahkemesi’ne taşıyacakları öğrenildi. Olayla ilgili hukuki süreç devam ediyor.
Antalya TUR’da Patara - Kemer etabını Casper Van Uden kazandı 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 180.7 kilometrelik Patara-Kemer etabını Team Picnic Postnl Takımı’ndan Casper Van Uden 4 saat 6 dakika 9 saniye ile kazandı 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Patara-Kemer startına 153 sporcu imza atarak iştirak etti. 11.47’de verilen gerçek startla birlikte anında kaçışlar başladı. Astana takımından Lev Gonov ile Alpecin takımından Tim Marsman’ın 5’inci kilometredeki kaçışları fazla uzun sürmedi. Daha sonra Total Energies takımından Geoffrey Bouchard ile Muğla Büyükşehir Belediyespor’dan Rudolf Remkhi bir kaçış denemesinde bulundu. 16’ncı kilometre böyle geçildi. Etap, tırmanışlarla seyrelen pelotonun sprinti ile sona erdi. Picnic-PostNL takımından Hollandalı Casper van Uden, Mayıs 2025’teki İtalya Turu’nun ardından ilk kez bir etap zaferine erişti. Bu aynı zamanda Picnic-PostNL’in bu sezondaki ilk galibiyeti oldu. Etabı MBH Bank CSB Telecom Fort takımından Polonyalı Marcin Budziski ikinci bitirirken Bardiani CSF 7 Saber takımından Özbek Nikita Tsvetkov üçüncü oldu. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun gerek genel klasman gerekse takım birincisini muhtemelen tayin edecek ikinci tırmanış etabı yarın koşulacak. Antalya-Feslikan etabı 127.9 kilometre olarak belirlendi. Etabın başlama saati 12.15. Turkuaz Mayoyu Khern Pharma takımından Ivan Ramiro Sosa taşıyacak.
Kastamonu Başkan Kavaklıgil, Tosya’daki maden arama sürecini gündeme taşıdı Tosya Belediye Başkanı Volkan Kavaklıgil, Tosya ilçesinde hem içme suyu hem de sulama suyu olarak kullanılan ve yeraltı barajının da yer aldığı Berçin köyü çevresinde maden arama için ruhsatlandırma sürecinin titizlikle incelenerek verilmesini talep etti. Tosya Belediye Başkanı Volkan Kavaklıgil, Kastamonu Valisi Meftun Dallı başkanlığında gerçekleştirilen 2026 Yılı İl Koordinasyon Kurulu 2. Toplantısı’nda Tosya ilçesini yakından ilgilendiren konuları gündeme taşıdı. Toplantıda konuşan Başkan Kavaklıgil, "Nisan ayı içerisinde Tosya’nın Berçin köyü çevresinde yaklaşık bin 71 hektarlık bir alanda maden arama izni ya da ruhsatı ihaleye çıkıyor ve bir firma tarafından alınıyor. Tabii bu alan, Devlet Su İşleri Bölge Müdürümüzün de bildiği üzere, Tosya’nın hem içme suyu kaynağının bulunduğu, hem arıtma tesisinin olduğu, hem içme suyu yeraltı barajının yer aldığı hem de yaklaşık 3 bin 500-4 bin bağın sulama suyunun güzergahının tam merkezinde bulunan bir alan. Bu durum toplum içerisinde farklı algılar oluşturuyor. İnsanlar, farklı noktalarda yanlış bilgiler edinerek bu konuyla ilgili farklı organizasyonlara yönlendiriliyor. Şu an için elimizdeki bilgi, bunun sadece sondaj ya da aramayla ilgili bir ruhsat olduğu yönünde. İlerleyen süreçlerde ise çıkarma ve işleme aşamaları için diğer kurumların da görüşleri alınarak bir organizasyon ortaya çıkacaktır. Biz burada hem bir ön alma hem de ilçemizin o bölgesindeki hassasiyetin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz, Devlet Su İşleri, Orman Bölge Müdürlüğümüz ve Özel İdaremiz tarafından bilinmesi adına bu konuyu dile getiriyoruz. Bunu bir ön bilgilendirme olarak değerlendirirseniz memnun oluruz. Çünkü söz konusu alan hem su kaynaklarımızın bulunduğu hem bağ ve bahçe alanlarımızın sulandığı hem de Devlet Su İşleri ve Tosya Belediyemizin ciddi yatırımlarının yer aldığı bir bölgedir. Ruhsatlandırma aşamasından, çıkarma ve işleme aşamasına geçilirken istenecek belgeler ve kurumlarımızın öncelikleri doğrultusunda süreç titizlikle incelenecektir. Ancak bu hassasiyetin şimdiden gözetilmesinde büyük fayda vardır" dedi. Konuyla ilgili provakasyon yapıldığına dikkat çeken Kavaklıgil, "Ancak şunun da altını çizmek isterim ki bu tür işletmelerde doğabilecek en ufak bir aksaklık ya da ihmal, doğaya ve bölge halkına ciddi zararlar verebilir. Bunun bilincindeyiz. Bu nedenle ilgili tüm kurumlarımızın sürecin en başından itibaren bu hassasiyeti gözetmelerini özellikle istirham ediyoruz. Biz de Tosya Belediye Başkanlığı olarak hem memleketimize hem de ülkemize ekonomik katkı sağlayacak, aynı zamanda doğasını ve çevresini koruyacak her türlü organizasyonun içerisinde yer alacağız. Ancak aksi bir durumda yöremizi, insanımızı ve hayati ihtiyaçlarımızı korumak bizim vicdani sorumluluğumuzdur. Bu sürecin de yakından takipçisi olacağız" diye konuştu.