EKONOMİ - 29 Nisan 2026 Çarşamba 09:36

Tarım Kredi 2025’i rekorla kapattı

A
A
A
Tarım Kredi 2025’i rekorla kapattı

Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü ve Tarım Kredi Holding Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, "Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda bir önceki yıl sonuna göre aktif büyüklüğünü 219 milyar liraya taşıyarak, yüzde 50 oranında rekor büyüme kaydettik" dedi.



Türkiye’nin en büyük çiftçi kuruluşu olan tarımsal sanayinin lider ismi Tarım Kredi Grubu, 2025 yılını tarihi bir başarı ile tamamladı. Aktif büyüklüğünü yüzde 50, öz kaynak büyüklüğünü yüzde 45 büyüten Tarım Kredi, konsolide net karını ise 5 milyar liradan 18 milyar liraya yükseltti. Geçen yıl rakamlarını değerlendiren Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü ve Tarım Kredi Holding Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, "Çiftçimizle omuz omuza bir başarı hikayesi yazdık, yazmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin tarımsal sanayi lideri haline geldik. Bu karı, bu rakamları tarımsal üretimin her alanında çiftçimizi destekleyerek, aracılardan, fırsatçılardan ve piyasadaki dalgalanmalardan koruyarak gerçekleştirdik" diye konuştu.


Tarım Kredi’nin kasıtlı olarak siyasi tartışmaların merkezine çekilmeye çalışıldığına vurgu yapan Aydın, "Biz bir kamu kurumu değil, çiftçi kuruluşuyuz. Bizi ortaklarımız olan çiftçilerimize sorun. 365 gün çiftçimizin derdi ile dertlenen, kampanyalarla, projelerle, yatırımlarla Türk Tarımını daha ileri taşımaya çalışan çalışma arkadaşlarımıza sorun. Kim üretmek için, gübreden ilaca hangi tarımsal girdiye ihtiyaç duyduysa en iyi koşullarda sunduk. Kim ürettikten sonra satmak için arayışa girdiyse en iyi şartlarda aldık. Tarlasında ürünü kalan kim varsa onu kaderiyle baş başa bırakmadık. Yeni yatırımlarla, yeni kampanya ve projelerle bu kârı çiftçimize, üreticimize geri döndüreceğiz. Biz hep üreticimizin yanında olduk, bundan sonra da daha güçlü bir şekilde olmaya devam edeceğiz. Bize emanet edilen bu dev organizasyonu başarıdan başarıya taşıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın" ifadelerini kullandı.



"Aktif büyüklüğü 219 milyar liraya taşıyarak yüzde 50 oranında rekor büyüme kaydettik"


Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda bir önceki yıl sonuna kıyasla verilerini değerlendiren Aydın, "Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda, bir önceki yıl sonuna göre aktif büyüklüğünü 219 milyar liraya taşıyarak yüzde 50 oranında rekor büyüme kaydettik. Öz kaynaklarımızı da 65 milyar liradan yüzde 45 artışla 94 milyar liraya yükselttik. Grubumuz aynı dönemde faaliyet karlılığını yüzde 3’ten yüzde 7’ye, vergi öncesi karlılığını yüzde 3’ten yüzde 10’a, net karlılığını ise yüzde 3’ten yüzde 8’e çıkardık. Bir önceki yıl 5 milyar lira olan konsolide net karımız 2025 yıl sonu itibarıyla 18 milyar liraya ulaştı. Bu güçlü sonucun arkasında etkin maliyet yönetimi, sıkı mali disiplin, doğru finansman ve yatırım stratejimiz yatıyor. Elde ettiğimiz bu güçlü sonuç tesadüfi değildir. Bu başarı; kaynakların dikkatli yönetilmesi, nakdin doğru zamanda doğru alana yönlendirilmesi, maliyetlerin sıkı biçimde kontrol edilmesi ve grubun tüm imkânlarının ortak hedefler doğrultusunda sevk edilmesiyle sağlanmıştır. Kredi maliyetlerinin yüksek seyrettiği zorlu makroekonomik koşullara rağmen, etkin finansman yönetimi sayesinde kârlılık artışını sürdürülebilir biçimde destekledik. Genel Müdürlük ve yönetim ekibimizin finans kökeninden gelen disiplinli yaklaşımı, bu sonucun ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır" diye konuştu.



"Tüm süreçlerde gerek uygun maliyetle üreticilerimizi destekledik"


Aydın, 2025 yılında üreticilerin zorlu ekonomik ve iklimsel koşullarla karşı karşıya geldiğini ifade ederek, "Yıl boyunca zirai don, su sıkıntısı gibi ülke sathında çiftçilerimizin etkilendiği koşullar oldu. Biz tüm süreçlerde gerek uygun maliyetle girdi temininde gerekse ürünlerin piyasa değerinden daha iyi koşullarda alımıyla üreticilerimizi destekledik. Grubumuzun bilançosundaki bu iyileşme, çiftçimizi mutlu etmemizin ve üreticimizden aldığımız duanın bereketidir" ifadelerine yer verdi.



"Biz bir takımız, tek tek şirketlerle değil, konsolide değerlendirmek gerekir"


Tarım Kredi Grubu sıradan bir şirketler topluluğu olmadığını ve üreticiden tüketiciye kadar uzanan çok katmanlı ve birbirini tamamlayan bir yapıya sahip olduğunu aktaran Aydın, "Biz bir takımız, bu takımın güçlü olduğu alanlar olduğu gibi güçlenmeye çalıştığı alanlar, şirketler de var. Burası toprağa yani çiftçiye, fabrikaya yani üretime, depoya yani arz güvenliğine ve rafa yani tüketiciye aynı anda dokunan entegre bir tarım ekosistemidir. Bu nedenle grubumuzu tek tek şirketlerin dönemsel performansları üzerinden değerlendirmek eksik olduğu kadar yanıltıcıdır. Bizim yapımızda her şirket, üreticinin veya tüketicinin farklı bir ihtiyacına çözüm üretir; dönem dönem bir şirket daha fazla sorumluluk üstlenirken diğer şirketler onu destekler, güçlendirir ve dengeler. Bu yapı içinde nakit de durağan bir bilanço kalemi değil, ihtiyaca göre yön değiştiren canlı ve stratejik bir unsurdur. Dolayısıyla Tarım Kredi’ye bakarken alt toplamlara değil, konsolide yapıya ve bütünün ülkeye sağladığı faydaya odaklanmak gerekir" değerlendirmesinde bulundu.



"Kooperatif gücünden sanayi liderliğine"


Aydın, Tarım Kredi’nin kamuoyunun hafızasında ‘Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi ve köklü bir kooperatif yapısı’ olarak yer aldığını kaydederek, "Birlikte, son yıllarda hayata geçirdiği yatırım ve büyüme hamleleriyle çok daha geniş bir üretim ve sanayi gücüne ulaşmıştır. Bugün Tarım Kredi; yalnızca üreticiyi tarlada destekleyen bir yapı olmanın ötesine geçerek, sanayide, tarımsal sanayide, lojistikte ve perakendede de etkin bir konuma yükselmiştir. 18 şirketi, 2 limanı, 53 fabrikası ile üreticinin emeğini işleyen, katma değere dönüştüren ve tüketiciye ulaştıran entegre bir ekosistem haline gelen Grup, ISO 500 listesinde yer alan 6 şirketiyle de bu gücünü somut biçimde ortaya koymaktadır. Özellikle son dört yılda yapılan yatırımlar ve tesis alımlarıyla gübre ve yem sektörlerinde liderliğini güçlendiren Tarım Kredi, süt ve süt ürünleri ile yağ sanayinde de liderlik yolunda önemli adımlar atarak sektörün belirleyici aktörlerinden biri haline gelmiştir" şeklinde konuştu.



"2025’te tüm şirketlerimiz faaliyet karı elde etti"


Aydın, 2025 yılı çerçevesinde Grup bünyesindeki şirketlerin karına ilişkin de konuşarak, "2025 yılı itibarıyla Grup bünyesindeki tüm şirketlerimiz faaliyet karı elde etti. Bu operasyonel verimliliğin ve mali disiplinin en somut göstergelerinden biridir. Doğru yolda olduğumuzun, tüm yapıyı doğru yönettiğimizin ispatıdır. Bu faaliyet karını üretirken, çiftçimizi üreticimizi mutlu ederek ürettik. Örneğin, süt ve süt ürünlerinde çok yeni bir şirketimiz olan Tarım Kredi Süt ile faaliyet kârı üretirken, üreticiden sütü en iyi koşullarda alarak yaptık. Gübretaş’ta faaliyet karını, üreticimize en uygun koşullarda gübre girdisi sunarak elde ettik. Yağ’da çok önemli yatırımlar yaptık, faaliyette başarı elde ettik ama ürün aldığımız tüm üreticilerimizi de mutlu ettik" dedi.



"Olumsuzluklara rağmen üretici yine yanında bizi buldu"


Aydın, 2025 yılında birçok tarımsal üründe önceki yıllara kıyasla ciddi verim kayıpları yaşandığını da hatırlatarak, "Bu olumsuzluklara rağmen üretici yine yanında bizi buldu. Bu karı elde ederken üreticilere yaptığımız kampanyaları azaltmadık. Bir taraftan üreticilerimize finansman kolaylığı sağlayacak projeler geliştirdik. Diğer taraftan girdilerini en rahat koşullarda almalarını sağladık. En sonunda da ürettikleri ürünleri piyasa koşullarına ezdirmeden onlardan aldık" diye belirtti.



"Tarlasında kimin ürünü kalsa, gittik aldık"


Tarlada kalan ürünleri aldıklarını da ifade eden Aydın, "40 farklı çeşitte toplam 1 milyon ton ürün alımı yaptık. Çiftçimize yaklaşık 20 milyar lira ürün ödemesi yaptık. Türkiye’nin neresinde olursa olsun, tarlasında kimin ürünü kalsa, gittik aldık. Tarım Kredi olarak yalnızca ticari bir refleksle değil, üretimin devamlılığını ve üreticinin korunmasını esas alan bir sorumluluk anlayışıyla hareket ediyoruz" diye konuştu.



"Tarımsal sanayinin lokomotifiyiz"


Tarım Kredi Grubu’nun kapasitesine de değinen Aydın, "Tarım Kredi Grubu, Türkiye’nin tüm coğrafi bölgelerinde faaliyet gösteren bin 598 adet kooperatifi, 6’sı Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde yer alan toplam 18 şirketi, 53 fabrikası, binlerce deposu ve 10 milyon metrekare büyüklüğündeki faaliyet alanıyla Türkiye’nin en yaygın ve en güçlü tarımsal yapılarından biri olmayı sürdürdü. Son yıllarda perakende sektöründe de olağanüstü bir büyüme ivmesi yakalayan Grup, marketçilik faaliyetleri kapsamında yaklaşık 5 bin satış noktasıyla nihai tüketiciye ulaşarak hem üretici hem de tüketici açısından stratejik bir köprü işlevi görmeye devam etti" dedi.



"Elde edilen kar yeniden yatırıma dönüştürülecek"


Aydın, kar anlayışlarının kasada bekletilecek pasif bir büyüklük değil; yeniden üretime, sanayiye, modernizasyona ve çiftçimizi güçlendirecek alanlara yönlendirilecek ülke geleceği için stratejik bir imkan olduğunun altını çizdi. Aydın, "2025 yılında elde edilen bu büyük kar da yine aynı anlayışla değerlendirilecek, grubumuzun büyümesini, üreticimizin desteklenmesini ve tüketicimizin korunmasını sağlayacak yeni yatırımlara dönüştürülecektir" ifadelerine yer verdi.



"Siyasetin sahasına çekilmeye çalışılıyoruz"


Tarım Kredi’nin büyümeye devam ettiğini işaret eden Aydın, şu ifadelere yer verdi:


"Tarım Kredi çiftçisi ile ortakları ile büyüyor. Yaklaşık 1 milyon çiftçimizin hakkını gözetiyoruz, derdi ile dertleniyoruz. Ancak kasıtlı olarak sürekli siyasetin sahasına çekilmeye çalışılıyoruz. Biz yapımızı samimi olarak öğrenmek isteyen herkese anlatırız. Ancak bazı çevrelerin değerlendirmelerine baktığınızda, ortada çoğu zaman belge değil dedikodu, veri değil çarpıtma, gerçek değil algı oyunu görüyorsunuz. Oysa bizim cevabımız nettir; Tarım Kredi’nin başarısı yorumlarla değil, sonuçlarla ölçülür. Tarlada, fabrikada, depoda, mağazada ve konsolide mali tablolarımızda ortaya koyduğumuz tablo ortadadır."



Tarım Kredi 2025’i rekorla kapattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul FIFA, Dünya Kupası’nda ülkelere dağıtacağı parayı 871 milyon dolara çıkardı FIFA, 2026 FIFA Dünya Kupası’na katılacak 48 ülkeye yapılacak ödemeyi yüzde 15 arttırarak 871 milyon Dolar’a yükseltti. 2026 FIFA Dünya Kupası’na ev sahiplerinden olan Kanada’nın Vancouver şehrinde yapılacak 76. FIFA Kongresi öncesinde FIFA Konseyi toplandı. Toplantıda Dünya Kupası’nda uygulanacak bazı kart kuralları onaylanırken, katılımcı ülkelere verilecek para ödülünün de artırılmasına karar verildi. Toplantıda turnuvaya katılacak 48 ülkenin tamamına dağıtılacak kaynakları yüzde 15 artırıldı. Buna göre FIFA’nın, ülkelere vereceği toplam para 871 milyon Dolar oldu. Ayrıca her takıma sağlanan hazırlık ödeneği 1,5 milyon Dolar’dan, 2,5 milyon Dolar’a çıkarılırken, eleme turları için verilecek ücret de 9 milyon Dolar’dan, 10 milyon Dolar’a yükseltildi. FIFA ayrıca ülkelere verilecek ek ödeneğin de 16 milyon Dolar olmasına karar verdi. Toplantıda FIFA Dünya Kupası’nda uygulanacak kart kuralarıyla ilgili değişiklikleri de yapıldı. Sarı kartların grup aşamasından sonra ve elemelerden sonra iptal edileceğini öngören bir değişikliği onayladı. Ayrıca IFAB toplantısında alınan futbolcuların hakem kararına protesto amacıyla sahadan ayrılması ve rakipleriyle konuşurken, ağızlarını kapatmasıyla ilgili iki kural değişikliğinin Dünya Kupası’nda uygulanmasına karar verdi. Futbolcular bu iki olayı gerçekleştirmesi durumunda kırmızı kart görecek. Öte yandan Afgan Kadın Mülteci Futbol Takımı’nın da FIFA organizasyonlarında yarışmasına karar verildi.
Elazığ Elazığ’da immün yetmezliğine dikkat çekildi Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde düzenlenen etkinlikte immün yetmezliğine dikkat çekildi. 22-29 Nisan İmmün Yetmezlik Farkındalık Haftası dolayısıyla Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde düzenlenen etkinlikte Fırat Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Kılıç, immün hakkında bilgiler verdi. Prof. Dr. Kılıç, bu haftanın tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bağışıklık sistemi hastalıklarına dikkat çekmek amacıyla değerlendirildiğini, immün yetmezliklerin, bağışıklık sisteminin görevini yeterince yerine getirememesi sonucu ortaya çıkan hastalıklar olduğunu, bağışıklık sisteminin vücudu mikroplara ve zararlı maddelere karşı koruyan temel mekanizma olduğunu söyledi. Sistemde yer alan unsurlardan bir ya da birkaçının eksikliğinin bu hastalıklara yol açtığını vurguladı. Hastalığın görülme sıklığının gelişmiş ülkelerde 100 binde bir ile 10 binde bir arasında değiştiğini belirten Kılıç, Türkiye’de kesin veriler olmamakla birlikte özellikle akraba evliliklerinin yaygın olduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde daha sık görüldüğünün tahmin edildiğini dile getirdi. İmmün yetmezliklerin büyük bölümünün genetik geçişli olduğunu ve belirtilerin çoğunlukla yaşamın ilk aylarında ortaya çıktığını kaydetti. Sık ve uzun süren enfeksiyonların en önemli belirtiler arasında yer aldığını aktaran Prof. Dr. Mehmet Kılıç, bu durumun zaman zaman hastaneye yatış gerektirebildiğini, erken tanı ve tedavinin hayati önem taşıdığını, sağlık çalışanları arasında farkındalığın artırılması gerektiğini, aksi halde tanıda gecikmeler yaşanabileceğini sözlerine ekledi.
Mersin Yerelden kalkınma hamlesi: Mersin’de turizm eğitimi başladı Mersin Büyükşehir Belediyesi, kentin turizm potansiyelini artırmak ve yerel halkın turizm faaliyetlerine katılımını sağlamak amacıyla kırsal mahallelerde eğitim programı düzenledi. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirilen eğitimler Hamzabeyli, Uzuncaburç, Melemez ve Çömelek mahallelerinde yapıldı. Program kapsamında; kırsal turizm farkındalığı, yerel ürünlerin turizme kazandırılması, ziyaretçi memnuniyeti, konaklama hizmetleri, hijyen, pazarlama teknikleri ve sürdürülebilir turizm gibi birçok konuda teorik ve uygulamalı bilgiler verildi. Eğitimler, turizm uzmanı Erdal Çeri tarafından gerçekleştirildi. Turizm Tanıtım Şube Müdürü Eylem Eren, Örnek Köy ve Arkeoköy projeleri kapsamında yürütülen çalışmalarla bölge halkında turizm bilinci oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, "Amacımız, turizm hareketliliğine doğrudan ya da dolaylı katılım sağlayacak vatandaşlarımızın bu sürece bilinçli şekilde dahil olması" dedi. Turizm uzmanı Erdal Çeri ise Mersin’in güçlü bir turizm altyapısına sahip olduğunu ifade ederek, doğru planlama ile kentin kısa sürede turistlerin uğrak noktalarından biri haline gelebileceğini söyledi. Uzuncaburç Mahalle Muhtarı Haluk Ünal, bölgenin tarihi zenginliğine dikkat çekerek, "Burası adeta tarihin cenneti" derken, Çömelekliler Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Muhsin Yılmaz da Jeoköy projesinin Türkiye’de örnek bir model olacağını vurguladı. Eğitimlere katılan vatandaşlar ise verilen desteklerden memnun olduklarını belirterek, hem üretim hem de turizm açısından önemli kazanımlar elde ettiklerini ifade etti. Büyükşehir Belediyesinin kırsal kalkınma ve turizm odaklı çalışmalarının süreceği bildirildi.