POLİTİKA - 13 Kasım 2025 Perşembe 14:15

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(KKTC) Bu devletin varlığının, gücünün uluslararası alanda da tanıtılması en önemli önceliklerimizden birisidir"

A
A
A
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(KKTC) Bu devletin varlığının, gücünün uluslararası alanda da tanıtılması en önemli önceliklerimizden birisidir"

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Büyük mücadelelerle, büyük fedakarlıklarla 50 yıl artık geride kaldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de bütün uzuvlarıyla tam manasıyla mükemmel bir devlet haline gelmiştir. Bu devletin varlığının, gücünün uluslararası alanda da tanıtılması en önemli önceliklerimizden birisidir" dedi.


TBMM Başkanı Kurtulmuş, makamında KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile bir araya geldi. Kurtulmuş, Meclis’e gelişinde karşıladığı Cumhurbaşkanı Erhürman ile Türkiye ve KKTC bayrakları önünde el sıkıştı. Daha sonra Kurtulmuş ve Erhürman, baş başa görüşme gerçekleştirdi. Numan Kurtulmuş, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen askeri kargo uçağında kahraman Mehmetçiklerin şehit olmasından dolayı fevkalade büyük bir acı içerisinde olduklarını belirterek, şehitlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve Türk milletine sabır diledi. Kurtulmuş, Erhürman’ın ilk resmi ziyaretini Türkiye’ye yapmasının önemli olduğunu belirterek, kendisini TBMM’de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyledi. Seçimdeki başarısından dolayı Erhürman’ı tebrik ederek görevinde başarılar dileyen Kurtulmuş, Türkiye ve KKTC’nin ele vererek adadaki Türk halkının haklı davasını bütün uluslararası platformlarda savunmaya devam edeceklerini vurguladı. KKTC ile Türkiye arasındaki ilişkilerin müstesna olduğunu ifade eden Kurtulmuş, bu ilişkilerin şimdiye kadar olgunlaşarak bugünlere kadar geldiğini belirtti. Kurtulmuş, KKTC’nin böylesine önemli bir devlet haline gelene kadar nice badirelerden geçtiğini, nice büyük zulümlerle karşılaştığını, Kıbrıs Türk halkının yok olma tehlikesiyle nasıl karşı karşıya kaldığını bildiklerini ve yakın tarihin Kıbrıs Türkleri bakımından acı sayfalarla dolu olduğunu söyledi. Kurtulmuş, Enosis planları çerçevesinde Kıbrıs’ı tamamıyla Türklerden uzak bir ada haline getirmek istenilen bir yerde yayılmacı ve son derece maksimalist taleplerin artık geçerli olmadığının gün yüzüne çıktığını vurgulayarak, "Bu süreç içerisinde Kıbrıs Barış Harekatımızla birlikte Kıbrıs Türkünün kurtarılması sonrasındaki süreçte hem Kıbrıs Türk halkı hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti, son derece yapıcı bir şekilde iki toplumun birlikte var olması için mücadele etmiştir. Hatta ortaya konulan Annan Planı gibi planlar başta olmak üzere birçok plana evet demiş olmasına rağmen maalesef hayır diyen taraf ödüllendirilmiştir. Güney’deki Rum kesimi, Avrupa Birliği’nin tam üyesi olarak kabul edilmiş ve hep şımartılmış, hep öne çıkartılmış ve Kıbrıs Türklerinin üzerinde bir siyasal baskı unsuru haline gelmesine göz yumulmuştur. Ama çok şükür büyük mücadelelerle, büyük fedakarlıklarla 50 yıl artık geride kaldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de bütün uzuvlarıyla tam manasıyla mükemmel bir devlet haline gelmiştir. Bu devletin varlığının, gücünün uluslararası alanda da tanıtılması en önemli önceliklerimizden birisidir" dedi.


KKTC’de iki devletli çözümden başka bir yol olmadığının altını çizen Kurtulmuş, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti her alanda artık işbirliği tabirinin bile yetersiz kaldığı, mükemmel bir şekilde birlikte hareket etme becerisini kazanmıştır. Görüş ayrılıkları olabilir, siyasi tutum farklılıkları olabilir ama nihayetinde Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti birlikte yan yana, kol kola ortak milli hedefleri doğrultusunda yürüme becerisini sürdürecektir. Türkiye’nin Kıbrıs’taki garantörlüğünün de özellikle bölgedeki son gelişmeler çerçevesinde ne kadar önemli olduğunu, ne kadar hayati olduğunu bir kere daha görmüş olduk. Bazen diyoruz eğer Türkiye’nin garantörlüğü olmasaydı Allah muhafaza belki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti şimdiye kadar Gazze gibi bir yer haline gelirdi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti buna müsaade etmemiş, bundan sonra da müsaade etmeyecektir. Biz uluslararası alanda güçlü ve gerçekten etkili bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin var olması için bütün gücümüzle sizlerle birlikte bu haklı milli davamıza destek olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erhürman ise TRBMM çatısı altında bulunmaktan dolayı memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilişkileri herhalde başka hiçbir iki devlet arasındaki ilişkilerle kıyaslanamayacak kadar özel ilişkilerdir. Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Cumhuriyet Meclisimizin çok yakın teması var. Dostluk gruplarımızla sürekli görüş alışverişi içerisindeyiz" dedi.


Kıbrıs Türk halkının çok büyük bir varoluş mücadelesi verdiğini ve vermeye de devam ettiğini belirten Erhürman, "Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Cumhuriyet Meclisimiz arasındaki ilişkiler, bunları dünyaya anlatmamız açısından da bizim için son derece değerli olmaya devam edecek. Sizin katkılarınız da bu anlamda bizim için son derece kıymetli" diye konuştu.



TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(KKTC) Bu devletin varlığının, gücünün uluslararası alanda da tanıtılması en önemli önceliklerimizden birisidir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TBMM’de İsrail tezkeresi TBMM’de İsrail tezkeresi kabul edildi. TBMM Genel Kurulu’nda İsrail’e yönelik TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un tezkeresi okundu. TBMM Genel Kurulu’nda, "Küresel Sumud Filosu’na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale" hakkında "Meclis Başkanlığı Tezkeresi" tüm partilerin ittifakı ve oy birliğiyle kabul edildi. Okunan tezkereye göre, "İsrail, uluslararası hukuku bir kez daha fütursuzca çiğneyerek, işlemekte olduğu soykırım ve savaş suçlarına bir yenisini eklemiş; sivil ve barışçıl bir teşebbüs olan Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda saldırmıştır. Küresel Sumud Filosu’na silahlı müdahalede bulunan İsrail ordusu hem insani yardımları engellemiş hem de 20’si vatandaşımız toplam 175 Filistin dostu aktivisti alıkoymuştur. Söz konusu korsanlık eylemi açık bir savaş suçudur. İnsanlığın tüm tahammül sınırlarını aşan İsrail’i uyarıyor; zorla alıkonulan aktivistleri ve vatandaşlarımızı derhal serbest bırakmaya çağırıyoruz. Tüm siyasi partilerimiz ve milletvekillerimizle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak hukuksuz bir şekilde alıkonulan vatandaşlarımızın ve Gazze halkına insani yardım ulaştırmak için yola çıkan insanlık cephesinin tüm üyelerinin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. Ayrıca, başta vatandaşlarımız olmak üzere Küresel Sumud Filosu’nun mensuplarına karşı İsrail işgal güçlerince işlenen tüm suçların uluslararası mahkemelerde hesabının sorulmasının öncüsü ve ısrarlı takipçisi olacağız. İsrail’in Filistin halkına uyguladığı işgal, soykırım ve apartheid suçlarının son bulması, Gazze halkının kesintisiz ve kapsamlı insani yardıma erişmesi ve İsrail’in işlediği insanlık suçlarının hesabını vermesi için tüm parlamentolara, uluslararası parlamenter asamblelere ve uluslararası kuruluşlara birlikte tutum alma ve seslerini yükseltme çağrımızı yineliyoruz. Bu çerçevede, bu bildirinin oylanarak kabul edilmesi ve alınan kararın Resmî Gazete’de yayımlanması hususunu Genel Kurulun tasviplerine arz ederim."
Ankara TBMM Akran Zorbalığının Araştırılması Komisyonu toplandı TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde kurulan İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Yıldız Konal Süslü başkanlığında toplandı. Toplantıda; Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı müdürlük yetkilileri sunum yaptı. Toplantının açılışında konuşan Komisyon Başkanı Süslü, "Bugün burada raporla ilgili değerlendirmeleri yapacağız. Ama içeriğe baktığımız zaman, bunu bütün samimiyetimle söyleyeceğim ki o kadar güzel başlıkları konu alıyoruz. Her şey çok güzel içerikte. Sevindiğim şeyler oldu doğru şeyler tespit etmişiz diye ama bir taraftan da çok üzüldüm. Keşke bu tespitler daha önce hayata geçseydi de biz bu acıları yaşamamış olsaydık. Her şeyin bir gerekçesi var elbette ki ama sonuç itibarıyla hayata veda eden oldu. Ailelerin bağrı yandı ve akabinde yaralanan, gözünü kaybeden çocuklarımız oldu. O yüzden bu raporu biz normal bir çalışma yapıp kenara koymaktan öte bunun geri dönüşü ne olacak? Sorunsuz bir dünyayı kimse hayal etmiyor ama çocuklarımız için elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız. O yüzden bu akran zorbalığının akran nezaketine dönebileceği, çocukların arasında iletişimin sağlanabileceği, kurumların birbirleriyle iletişim hâlinde olduğu ve birbirlerini destekleyip bu anlamda çocuğun güvende, mutlu, başarılı bir alan oluşturabileceği, tüm bakanlıkların, tüm çalışma alanlarının ortak bir iş birliğiyle yol alabileceği bir raporu oluşturmaya çalıştık" dedi. "Birçok eylem planı hazırlıyoruz ve aynı temel etrafında dolaşan eylem planlarımız da var" Süslü, konuşmasının ardından Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Politikaları Daire Başkanı Aslıhan İlhan’a söz verdi. Şiddetin önlenmesini ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları olarak rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri üzerinden düşünmemek gerektiğinin altını çizen İlhan "Çünkü rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri aslında bir okul işi. Yani kurumun tamamını ilgilendiren, hatta velinin de dâhil olduğu bir iş. Biz de o yüzden bütün öğretmenlerimizin bu konuda kapasitelerinin güçlendirilmesine, sınıf rehberliği anlamında, niteliklerinin artırılmasına yönelik önemin çok farkındayız Çünkü personel sayısını ne kadar artırırsak artıralım sadece okul rehberlik servisi üzerinden bunun yürümesinin mümkünatı olmayacak. Biz de böyle değerlendiriyoruz. O yüzden, kapsamlı bir şekilde çocuğa dokunarak bütün öğretmenlerimizi ve aileleri de işin içine dâhil ederek bu planlamaları yapmamız gerektiğini düşünüyoruz. Personel durumuyla alakalı değerlendirmelerimiz de bu şekilde. Birçok eylem planı hazırlıyoruz ve aynı temel etrafında dolaşan eylem planlarımız var. Tabii ki eylem planları hazırlayıp takip edelim, bunlar çok kıymetli ama bunlarla ilgili aynı temel etrafında toplayabileceklerimizi bütüncül şekilde ele alabilmenin daha faydalı olacağını düşünüyorum" diye konuştu. "Dijital nezaket kavramını da işin içerisine dâhil edeceğiz" İlhan’ın ardından internet ve sosyal medyanın akran zorbalığındaki rolüne ilişkin değerlendirmede bulunan Bilgi Teknolojileri Ve İletişim Kurumu İnternet Daire Başkanı Bilişim Uzmanı Şahin Bayzan, "Biz 2009’da yola çıkarken bizim motive eden; ‘Biz ’güvenli internet’ kavramını ülkede nasıl yerleştirebiliriz, bu kültürün oluşmasını nasıl sağlayabiliriz?" düşüncesi. Aslında bizim temel, ana misyonumuz buydu. Sanırım, bundan sonraki süreç içerisinde biz bunun içerisine akran nezaketini de dâhil edeceğiz. Hatta ben bir kavram daha ekliyorum ‘dijital nezaket’ kavramını da işin içerisine dâhil edeceğiz. Çünkü sadece gerçek hayatta bir nezaket söz konusu değil, internet ortamında da karşılaştığınız insanlara nazik davranmak zorundasınız, saygılı davranmak zorundasınız. Zorbalık yapmamalısınız, onların haklarına, özgürlüklerine saygı göstermelisiniz. Bu tür kavramların anaokulundan itibaren verilmesi gereken kavramlar olduğunu açıkçası düşünüyoruz" dedi.
Adana Bakan Yumaklı’dan orman yangınlarına karşı uyarı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "28 uçak, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracıyla bu mücadeleye hazırız. 25 bin olan orman yangınlarıyla mücadele edecek kahraman sayımızı 28 bine çıkardık. Bunun yanında 138 bin eğitimli ve ekipmanlı gönüllümüz de bu mücadelenin önemli bir parçası. Lütfen açık alanlarda ateş yakmayalım, ateşe sebep olacak hiçbir faaliyette bulunmayalım" dedi. Türkiye Ormancılık Yarışmaları (TOY) Finali, merkez Sarıçam ilçesindeki Sakıp Sabancı Kent Ormanı’nda düzenlendi. "Tek bir kazanan var, o da yeşil vatan" Toplam 30 orman bölge müdürlüğünün iştirakiyle 81 ilde 4 bin 800 yarışmacı ve 200 görevliyle, 5 bin yeşil vatan sevdalısının tek bir yürek haline gelerek bu oyunların başlangıcını gerçekleştirdiğini ifade eden Yumaklı, "Bu basit bir müsabaka değil. Bu aslında temelinde bir simülasyon; ormancılığın mesleki bilgi, deneyim ve tecrübenin saniyelerle, zamanla yarışmasının bir göstergesi. Yani adeta bir er meydanı. Bu parkurlar, ormancılığın her türlü unsurunu içinde taşıyan; havaların ısınmasıyla birlikte daha da hassas olmamız gereken orman yangınlarıyla mücadeleye hazırlığın, çelik gibi bir iradeyle bütün orman çalışanlarının, Yeşil vatan sevdalılarının bir araya gelmesinden müteşekkil bir şölen. Bu er meydanının kaybedeni olmadığını özellikle ifade etmek istiyorum. Dolayısıyla bu er meydanının tek bir kazananı vardır; o da yeşil vatan, o da Türkiye’dir" dedi. ‘Yeni ekipmanlarla orman yangınıyla mücadeleye hazırız’ Yeni ekipmanlarla birlikte yangınla mücadeleye hazır olduklarını belirten Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, daha sonra şunları söyledi: " Ağacımızı ve toprağımızı birer kaynak olarak görmüyoruz. Bu ülkenin ağacı da toprağı da gelecek nesillerden alınmış birer emanettir ve aynı şekilde teslim edilmelidir. Biz orman yangınlarıyla mücadeleye, orman teşkilatı olarak, bakanlık olarak hazırız. Bu yıl mücadele edecek hava ve kara gücümüze önemli takviyeler yaptık. Şu anda 28 uçak, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracıyla bu mücadeleye hazırız. 25 bin olan orman yangınlarıyla mücadele edecek kahraman sayımızı 28 bine çıkardık. Bunun yanında 138 bin eğitimli ve ekipmanlı gönüllümüz de bu mücadelenin önemli bir parçası. Lütfen açık alanlarda ateş yakmayalım, ateşe sebep olacak hiçbir faaliyette bulunmayalım. Azami dikkat ve hassasiyet, yangınla mücadelenin en etkili yoludur. Çünkü en iyi mücadele, yangının hiç çıkmamasıdır." Konuşmanın ardından Bakan Yumaklı, yarışmayı takip etti Yarışmanın sonunda Ankara Orman Bölge Müdürlüğü ekibi birinci, Adana Bölge Müdürlüğü ekibi ikinci ve Amasya Orman Bölge Müdürlüğü ekibi ise üçüncü oldu. Dereceye giren müdürlüklere kupaları verilirken Bakan Yumaklı da finallerde yarışan ormancıları tebrik etti.