EKONOMİ - 08 Nisan 2026 Çarşamba 12:16

Ticaret Bakanlığı: "60 işletmeye toplam 42,3 milyon lira idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir"

A
A
A
Ticaret Bakanlığı: "60 işletmeye toplam 42,3 milyon lira idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir"

Ticaret Bakanlığı, fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen marketler ile sebze-meyve toptan ticareti yapan 60 işletmeye toplam 42,3 milyon lira idari para cezası uygulandığını açıkladı.


Ticaret Bakanlığı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’nun 7 Nisan’da gerçekleştirdiği toplantıda fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen marketler ile sebze-meyve toptan ticaretiyle iştigal eden 60 işletmeye toplam 42,3 milyon lira idari para cezası uygulanmasına karar verildiğini bildirdi. 3 Nisan tarihindeki toplantıda da 183 işletmeye toplam 96,6 milyon lira idari para cezası uygulandığı hatırlatılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:


"Bilindiği üzere özellikle sebze ve meyve ürünlerinde son dönemde yaşanan fiyat artışlarına ilişkin olarak Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’nun 3 Nisan tarihinde gerçekleştirilen toplantısında, fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen zincir marketler ile sebze-meyve toptan ticaretiyle iştigal eden 183 işletmeye toplam 96,6 milyon lira idari para cezası uygulanmıştır. Kurulun 7 Nisan tarihinde gerçekleştirilen toplantısında ise fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen marketler ile sebze-meyve toptan ticaretiyle iştigal eden 60 işletmeye daha toplam 42,3 milyon lira idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Sebze ve meyve üreticileri de dahil olmak üzere üretim noktalarından tedarikçilere, tedarikçilerden perakendecilere kadar tedarik zincirinin tüm aşamaları Bakanlığımızca yakından takip edilmekte olup, haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz kararlılıkla sürdürülecektir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir "Buca’da çöp durumu Hindistan’dan daha berbat" İzmir’in Buca ilçesinde mobilyacı esnafının yoğun olarak bulunduğu sanayi bölgesindeki boş arazi çöplüğe dönüştü. Çevre sakinleri duruma tepki gösterirken, bir esnaf durumu, "Buca’da çöp durumu Hindistan’dan daha berbat" diye tarif etti. Esnaf, her geçen gün artan çevre kirliliği ve yanıcı maddeler sebebiyle çıkan yangınlar yüzünden büyük bir tedirginlik yaşıyor. Seyhan Mahallesi 718 Sokak’ta yer alan ve daha önce spor sahası olarak kullanılan alan zamanla çöplüğe döndü. Plastik, tekstil ürünleri ve molozlarla dolan futbol sahası büyüklüğündeki arazide çevre kirliliği günden güne artıyor. "Bir yangın felakete yol açabilir" Bölgedeki yangınların büyük risk oluşturduğunu söyleyen esnaf Gürkan Çiğdem, "Bizim için küçük bir Hindistan burası. Gördüğünüz gibi moloz, pislik, esnafın pisliği olduğu gibi buraya atılıyor. Uzun süredir araç da geçemiyor. Sürekli her gün itfaiye geliyor, yangın çıkıyor" dedi. Alanla ilgili endişelerini dile getiren Gürkan Çiğdem (45), "Belediye araçları da buraya bırakıyormuş çöplerini. Güya toplama alanı gibi ilan edilmiş ama herhangi bir denetim yok. Sürekli de yangın çıkıyor ve tedirginiz. Bizim buradaki alanımız kereste, sünger, kumaş dolu. Mobilya sanayisi burası. Yanıcı ve parlayıcı madde var. Allah korusun, bütün mahalle yanar, burada bir felakete yol açar" diye konuştu. "Fare ve böcek çoğaldı" Çöp toplama alanı uygulamasından rahatsız olduklarını ifade eden Çiğdem, "Şu anda iki tarafta da yol kapalı. Bunun başında bir yetkilinin olması ve denetlenmesi lazım. Burası şu anda başıboş bir çöp alanı. Çok pis koku var. Fare çoğaldı, böcek çoğaldı. Önümüz yaz. Sinek, sivrisinek aşırı çok fazla oluyor. Köpek ölüsü, kedi ölüsü atıyorlar. O leş kokusu da bize geliyor" ifadelerini kullandı. "Dükkanlarda fareler cirit atıyor" Çöplükle dükkanı arasında çok az mesafe olduğunu vurgulayan Duygu Zencir, "Burası belediyenin kendi çöp döktüğü bir yer. Uyarmamıza rağmen gene getiriyorlar. Zabıtalarla ve fen işleri yetkilileriyle konuştum. Burasının çöp toplama merkezi olduğunu söylediler. Köpek leşi, kedi leşi var, dükkanlarda fareler cirit atıyor. Elemanlar bir şey koyduğu zaman durmuyor, hep fareler kemiriyor. Sabahları ve rüzgar vurduğunda kokudan geçilmiyor" dedi. "Ateş çıktığı zaman hepimiz tedirgin oluyoruz" Yangın tehlikesine dikkat çeken Duygu Zencir, "Ateş çıktığı zaman hepimiz tedirgin oluyoruz. Gece saat 3’te, 4’te gelip dükkanımı kontrol ediyorum. Mobilya yapıyoruz, bir ateş çıksa mahalle biter. Uyarmamıza rağmen çözüm bulamadık. İtfaiyeciler de bıkmış. Belediyenin şoförünü durdurdum, çöp dökmemesini söyledim. Beni yetkililerin gönderdiğini söyledi. Arka tarafa döktü ve orada yangın çıktı. İlgilenen yok, çözüm yok. Yaz geldiği zaman tamamen biteriz" şeklinde konuştu. "Durum Hindistan’dan daha berbat" Bölgedeki kirliliğin işlerini de olumsuz etkilediğini belirten Kadir Boşlamaz ise, Buca’daki çöp durumunun Hindistan’dan daha berbat olduğunu ifade ederek, "Müşteri de gelmiyor artık buralara. Çöp biriktiğinde müşteri kalmadı. Dışarıdan gelenler görüyor, koltuk yapacaksınız ama zengin iş adamları buraya gelmez oldu. Millet İnegöl’e, Bursa’ya gitmek zorunda kalıyor. Esnaf şu anda kan ağlıyor. Ekonomik krizden dolayı işler çok zayıf" diyerek duruma tepki gösterdi.
Kocaeli Üniversite öğrencilerinden yüreklere dokunan proje Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ) Avrupa Meslek Yüksekokulu öğrencileri, hayata geçirdikleri "Küçük Dokunuşlar" adlı sosyal sorumluluk projesiyle ihtiyaç sahiplerine destek oluyor. Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, KOSTÜ Avrupa Meslek Yüksekokulu bünyesindeki Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik, İlk ve Acil Yardım ile Ameliyathane Hizmetleri bölümlerinden bir araya gelen gönüllü öğrenciler, anlamlı bir iyilik hareketi başlattı. Öğr. Gör. Yasemin Akdemir mentörlüğünde yürütülen proje kapsamında, bağışçılardan toplanan kıyafet ve mutfak eşyaları ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Üniversite yönetimi ve paydaşlarla yapılan görüşmelerin ardından dijital platformlar ve afişlerle duyurusu yapılan kampanyaya kısa sürede yoğun ilgi gösterildi. Toplanan yardımlar, öğrenciler tarafından tek tek kontrol edilip ayrıştırılarak Başiskele’deki kampüs içerisinde oluşturulan özel alanda askılara yerleştirildi. Öğrenciler hafta içi her gün nöbet tutuyor "Askıda" konseptiyle hizmet veren alanda, 14 kişiden oluşan gönüllü öğrenci ekibi hafta içi her gün gruplar halinde nöbetleşe görev alıyor. İlk 5 haftası geride kalan ve toplam 12 hafta sürmesi planlanan projeyle, sadece eşya dağıtmak değil aynı zamanda toplumdaki paylaşma kültürünü yaşatarak farkındalık oluşturmak hedefleniyor. Bu anlamlı sosyal sorumluluk projesinin hayata geçirilmesinde Öğr. Gör. Yasemin Akdemir rehberliğinde, öğrenciler Recep Enes Yaykın, Yağmur Mengül, Ömer Faruk Karasu, Bengisu Şat, Fulya Bakıcı, Mehmet Efe Gündüz, Hacer Özmen, Zeynep Şahin, Birsel Dalkılıç, İlayda Kutlu, İrem Tarcan, Hazal Ateş, Serkan Yalçın ve Elif Özgül görev alıyor. Farklı sağlık bölümlerden bir araya gelen 14 kişilik öğrenci ekibi, projenin sürdürülebilirliği için hafta içi her gün kampüsteki stant başında mesai harcamaya devam ediyor.
Manisa Atıklar kadınların elinde sanata dönüşüyor Yunusemre Belediyesi Kadın Dayanışma ve Eğitim Merkezleri’nde eğitim alan kadınlar, atık malzemeleri sanata dönüştürerek hem çevreye katkı sağlıyor hem de ürettikleri ürünleri satarak ev ekonomilerine destek oluyor. Yunusemre Belediyesi Kadın Dayanışma ve Eğitim Merkezleri’nde eğitim alan kadınlar, geri dönüşüm malzemelerini değerlendirerek hem doğaya katkı sağlıyor hem de el emeği ürünleriyle üretime katılıyor. Kadınların hazırladığı göz nuru eserler her hafta salı günü Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda kurulan El Emeği Pazarı’nda satışa sunuluyor. Yunusemre Belediyesi ile Yunusemre Kent Konseyi kadınlarının öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında kursiyerler; yumurta kolileri, eski tencere ve tavalar, soda şişeleri ile gazete kâğıtları gibi günlük hayatta atık olarak görülen birçok malzemeyi yeniden değerlendirerek farklı el sanatları ürünlerine dönüştürüyor. Böylece hem israfın önüne geçiliyor hem de kadın emeği görünür hale geliyor. Yunusemre Kadın Dayanışma ve Eğitim Merkezi el sanatları öğretmeni Ayşe Uzun, kursiyerlerin geri dönüşüm malzemeleriyle birbirinden güzel çalışmalar ortaya koyduğunu belirterek, "Yumurta kolileri, soda şişeleri, eski mutfak eşyaları ve gazete kâğıtları gibi pek çok malzemeyi değerlendiriyoruz. Kursiyerlerimizin üretkenliği bizi mutlu ediyor. Bu çalışmalar sayesinde hem çevre bilinci oluşuyor hem de sanatsal ürünler ortaya çıkıyor." dedi. Kursiyerlerden Kemale Taşkıran ve Ayşe Kucur ise kurslarda hem yeni bilgiler öğrendiklerini hem de sosyalleşme imkânı bulduklarını ifade ederek, "Burada hem çevremize katkı sağlıyoruz hem de el becerilerimizi geliştiriyoruz. Aynı zamanda birlikte üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz." diye konuştu. El emeği ürünlerini pazarda satışa sunan kursiyerlerden Gülseren Uygun da geri dönüşüm çalışmalarının kendilerine büyük mutluluk verdiğini belirterek, "Kullanılabilir kâğıt ve benzeri malzemeleri çöpe atmıyoruz. Onları değerlendirerek yeni ürünler üretiyoruz. Böylece hem doğaya sahip çıkıyor hem de ev ekonomimize katkı sağlıyoruz." ifadelerini kullandı. Kadın emeğinin ve çevre bilincinin ön plana çıktığı bu çalışmalar, her hafta salı günü Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda kurulan El Emeği Pazarı’nda vatandaşlarla buluşuyor.