GÜNDEM - 14 Şubat 2026 Cumartesi 11:58

Türk boğazları 2025’te 84 bin 640 gemilik trafiği yönetti

A
A
A
Türk boğazları 2025’te 84 bin 640 gemilik trafiği yönetti

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2025 yılında boğazlardaki gemi hareketliliği 84 bin 640’a ulaşırken 48 bin 579 kılavuzluk hizmeti verildi" dedi.


Bakan Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2025 yılına ait ‘Türk Boğazları Gemi Geçiş İstatistikleri’ni değerlendirdi. Uraloğlu, İstanbul ve Çanakkale boğazlarının dünya deniz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olmayı sürdürdüğünü belirtti.



"İstanbul Boğazı’ndan 40 bin 172, Çanakkale Boğazı’ndan 44 bin 468 gemi geçti"


İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında gerçekleşen kılavuzluk hizmeti verilerini de paylaşan Bakan Uraloğlu, "2025 yılında İstanbul Boğazından geçiş yapan 40 bin 172 geminin yüzde 61,3’ünü oluşturan 24 bin 608 gemiye kılavuzluk hizmeti verdik. Çanakkale Boğazından geçiş yapan 44 bin 468 geminin ise yüzde 53,9’u yani 23 bin 971 gemi kılavuz kaptanlarımız tarafından yönetildi. Böylece 2025 yılında boğazlardaki gemi hareketliliği 84 bin 640’a ulaşırken 48 bin 579 kılavuzluk hizmeti verildi" ifadelerini kullandı.



"İstanbul ve Çanakkale boğazlarını en çok Genel Kargo Gemileri kullandı"


Bakan Uraloğlu, 2025 yılı boyunca İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen gemi türlerine ilişkin de bilgi vererek sözlerine şu şekilde devam etti:


"Geçtiğimiz yıl hem İstanbul hem de Çanakkale boğazlarını en çok Genel Kargo Gemileri kullandı. Bu dönemde, İstanbul Boğazı’ndan 14 bin 724, Çanakkale Boğazı’ndan ise 13 bin 870 Genel Kargo Gemisi geçiş yaptı. Söz konusu dönemde Genel Kargo Gemilerini, Dökme Yük Gemileri takip etti. Bir yılda İstanbul Boğazı’nı 7 bin 493, Çanakkale Boğazı’nı 8 bin 66 Dökme Yük Gemisi kullandı."



İstanbul Boğazı’nı kullanan gemilerde 203,7 milyon tonu tehlikeli yük olmak üzere toplam 422,8 milyon ton, Çanakkale Boğazı’nı kullanan gemilerde 232,5 milyon tonu tehlikeli yük olmak üzere toplam 570,3 milyon ton yük taşındığını belirten Bakan Uraloğlu, "Bu dönemde 300 metreden büyük 128 gemi İstanbul Boğazı’ndan, 660 gemi ise Çanakkale Boğazı’ndan geçti. 250-300 metre boy aralığında ise İstanbul Boğazı’nda bin 836, Çanakkale Boğazı’nda 3 bin 11 gemi geçişi gerçekleşti" açıklamasında bulundu.



"Türk Boğazları’ndan en fazla Panama bayraklı gemiler geçiş yaptı"


Geçen yılın verilerine göre Türk Boğazları’nı en fazla kullanan gemilerin bayrak dağılımına ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "Türk Boğazları’ndan 12 bin 823 gemi ile en fazla Panama bayraklı gemiler geçiş yaptı. Panamayı, 12 bin 765 adet ile Türk bayraklı ve 10 bin 735 ile Liberya bayraklı gemiler takip etti" değerlendirmesinde bulundu.



"Deniz araçlarının karıştığı kaza ve olaylar 2024 yılına göre yüzde 21 azaldı"


Uraloğlu, yoğun gemi trafiğine rağmen deniz emniyetinin en üst seviyede tutulduğunu belirterek, yıl boyunca meydana gelen deniz kazaları ve olaylarına ilişkin verileri de paylaştı. Ana Arama Kurtarma Merkezi Kaza/Olay İstatistiklerini de değerlendiren Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


"Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde icra edilecek tüm arama kurtarma faaliyetlerini en üst düzeyde koordine eden Ana Arama Kurtarma Merkezimiz ile 2025 yılında 299 deniz aracı kazasına müdahalede bulunarak 561 kişiyi sağ olarak kurtardık. Deniz araçlarının karıştığı kaza ve olaylar 2024 yılına göre yüzde 21 azaldı."



"Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği Uygulama Yönergesi 2025 yılında revize edildi"


Uraloğlu, Türk Boğazlarında seyir emniyeti ile can, mal, deniz ve çevre güvenliğini artırmaya yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirterek, "Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği Uygulama Yönergesi, gelişen ihtiyaçlar doğrultusunda 2025 yılında revize edildi" dedi.



"2025 yılında İstanbul’daki limanlara uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30 arttı"


Uraloğlu, kruvaziyer turizminde de önemli bir ivme yakalandığını belirterek, "İstanbul limanlarını 2024 yılında 204 kruvaziyer gemi ile 439 bin 968 kruvaziyer yolcu ziyaret ederken, 2025 yılında İstanbul limanlarına uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30 artışla 265 kruvaziyer gemi ve 625 bin 517 kruvaziyer yolcuya ulaşıldı" ifadelerini kullandı.



Türk boğazları 2025’te 84 bin 640 gemilik trafiği yönetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Başkan Seçer: "Bir kenti tanıtmak için bazı enstrümanları kullanmanız lazım" Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin mayıs ayı ikinci birleşiminde konuşan Başkan Vahap Seçer, Mersin’in tanıtımına yönelik çalışmalara dikkat çekerek, "Bir kenti tanıtmak için bazı enstrümanları kullanmanız lazım" dedi. Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin 2026 Yılı Mayıs Ayı Olağan Toplantısı 2. Birleşimi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirildi. Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salonda gerçekleştirilen toplantında, birimlerden gelen 14 ve komisyonlara havale edilen 26 madde olmak üzere toplam 40 madde görüşüldü. "Bir kenti tanıtmak için bazı enstrümanları kullanmanız lazım" Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Mersin Sinema Ofisinden iki görevlinin, İspanya’nın Valladolid kentinde düzenlenecek olan ‘Valladolid Shooting Locations Marketplace’ etkinliğine gitmesine ilişkin ayrılan bütçenin görüşüldüğü maddeye şerh koyan meclis üyesine yanıt veren Seçer, "Sinema Ofisinin görevi, kendine has özellikleri olan Mersin’i, bir plato görevi yapabilmesi adına hem ulusal hem de uluslararası arenada anlatabilmek. Bir kenti tanıtmak için bazı enstrümanları kullanmanız lazım. Bunun yanı sıra da kentte sanat, spor, bilim ve siyaset dünyası gibi farklı alanlardan çok değerli isimler çıkartmanız lazım" dedi. Mersin’in bir sinema platosu haline gelmesi durumunda kentin gerek ekonomi olarak gerek tanınırlık olarak öne çıkacağını belirten Seçer, "Türkiye’nin tanıtım geliri olan dizilerin burada çekilmesi, Mersin’in tanıtımına da çok büyük katkı sunar. ‘Türkiye’nin izdüşümü’ olarak nitelendirdiğimiz Mersin’de, hangi içerikte film çekerseniz çekin o içeriğe uygun bir mekan bulabilirsiniz. Mersin’de her şey var" ifadelerine yer verdi. "32 milyar TL’den fazla bütçesi olan bir belediyenin Mersin için harcayacağı bütçeyi mesele edeceksek, ortaya vizyon koyamayız" Mersin’de düzenlenen Kültür Yolu Festivaline ilişkin değerlendirmeler yapan Seçer, belediyenin yapmış olduğu konserler ve kültür etkinliklerinin tartışıldığı kadar merkezi iktidarın yapmış olduğu festival ve benzeri etkinliklerin bütçesinin konuşulmamasını eleştirdi. Kültür Yolu Festivalinin Mersin’de ses getirmediğine dikkat çeken ve kentte yapılan konserlerin, etkinliklerin ve festivallerin kente katkı sunması gerektiğine işaret eden Seçer, "32 milyar TL’den fazla bütçesi olan bir belediyenin, Türkiye’nin parlayan yıldızı dediğimiz Mersin için harcayacağı birkaç bin euroyu eğer mesele edeceksek biz ortaya bir vizyon koyamayız. Bu kenti kalkındıramayız ve geliştiremeyiz. Bu konulara daha vizyoner bakmak lazım. Konunun karar verme yetkisi bendeydi, ilgili daire benden ‘olur’ istedi ben de verdim. Gitsinler, İspanya’da Mersin’i tanıtsınlar. Dünyanın her tarafından gelen film şirketleri olacak, bu fırsat bulunmaz. Bir film şirketinin ilgisini çeksek deseler ki, ‘Biz bir ay sonra Mersin’e geleceğiz, bir keşif yapacağız. Siz de madem buraya kadar gelmişsiniz belediye olarak bize mihmandar olun.’ Her türlü desteği sunarım. Yeter ki buraya film endüstrisi gelsin, ilgi duysun, film çeksin" ifadelerine yer verdi. Seçer, Kültür Yolu Festivalinin programından haberleri olmadığı için 19 Mayıs’a konser koyduklarını ve bu programla çakışmaması adına konseri farklı bir tarihe çekmek istediklerini ancak sanatçının uygun olmamasından kaynaklı bunu yapamadıklarını belirtti. Tüm bunları hassasiyetle düşündüklerini aktaran Seçer, kentteki etkinliklerin ve kentin diğer ülkelere tanıtılmasının hem elzem hem lazım olduğunun altını çizdi. Meclis Toplantısı, ilgili maddelerin oylanmasının ardından sona erdi.
Konya Konyaspor, kupa finalinin ilan edildiği gibi Antalya’da oynanmasını istiyor Konyaspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda Trabzonspor ile oynayacakları final maçının daha önce ilan edildiği gibi Antalya’da oynanmasını istiyor. Son günlerde Ziraat Türkiye Kupası finalinin Antalya’dan alınmasına ilişkin kamuoyundaki tartışmalar nedeniyle Konyaspor Genel Sekreteri ve Basın Sözcüsü Cengiz Yönet imzasıyla kulübün sosyal medya organlarından açıklama yapıldı. Açıklamada, finalde Antalya’da oynanacağının, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından haftalar öncesinden açıklandığı ve tüm planlamaların bu doğrultuda yapıldığı hatırlatılarak, "Son günlerde final müsabakasının oynanacağı şehrin değiştirilmesine yönelik çeşitli değerlendirmeler gündeme gelmektedir. Konyaspor olarak, daha önce ilan edildiği şekilde finalin Antalya’da oynanmasının doğru olacağını saygıyla ifade etmek isteriz. Trabzonspor Kulübü ile her zaman karşılıklı saygı ve dostluk çerçevesinde ilişkiler yürüttük, bugün de aynı anlayış devam etmektedir. Aynı şekilde Türkiye Futbol Federasyonu ile ilişkilerimiz de kurumsallık ve karşılıklı saygı temelindedir. Antalya; tesisleri, organizasyon gücü, ulaşım imkanları ve futbol atmosferiyle böyle büyük bir finale en uygun şehirlerden biridir. Final yerinin değiştirilmesini gerektirecek herhangi bir neden olmadığını düşünüyoruz. Temennimiz; fair-play ruhunun ön planda olduğu, dostluğun ve futbolun kazandığı örnek bir final atmosferinin yaşanmasıdır" denildi.